bugün
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- dün gece ne oldu7
- silver ile evlenecek erkek53
- sırrı süreyya önder13
- popeyes6
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın16
- insan olmaya çeyrek kala5
- araba sileceği4
- gocu35
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- çomar sahiplenme3
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- sarapci koala60
- osmanlı haremi3
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz4
- sözlükteki bayan azlığı6
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- resmine 31 çektim de yattım5
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- iki tas çorba3
- sözlük sapığı kim5
- çomarların ülkeye faydası2
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- hristiyanlık3
- gammaz çetesi8
- şarapçının mal varlığı5
- melekenin balıkları kavurması3
- ellerim boş gönlüm hos2
- fetö mitolojisi3
- deniz gül3
- saadetler dilemek3
- el chadaille bitshiabu9
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- friedrich hegel la bi cay icek6
- annesine küfür edilmesinden hoşlanan yazar3
- cehennemde isyan çıkarmak2
- seraphim melekleri2
- büyük insan3
- kalyon nail polish2
- aslan boğa kartal ve insan başlı melekler2
- ellerim bos gonlum hos29
- teomancalmasur8
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- carrefour3
- rica etsem beni linçler misiniz13
- mitsubishi lancer2
sanayileşme ve ekonomiye bağlı olarak kent sayısının artması ve bugünkü kentlerin büyümesi sonucunu doğuran, toplum yapısında örgütlenmenin artmasına neden olan, iş bölümü ve uzmanlaşma yaratan ve insan davranış ve ilişkilerinde kentlere özgü değişikliklere yol açan bir süreçtir.
bizim ülkemizde lanet, şekilsiz, kitsch apartmanların üstüste yığılması anlamına gelen kelime. kendine özgü özellikleri olan bütün yerleşim yerleri, kentleşme adı altında birbirinin aynı müthiş bir zevksizlik ürünü yüksek binalarla donatılmış durumda. izmir, istanbul, ankara, gaziantep, adana, antalya, bursa, konya, kayseri gibi kentlere bakıldığında kendine özgü izleri taşıyan çok az yer kaldığını, şehirlerin doğal yapısının nasıl da tahrip edildiğini ve bu iğrençliğin bize gelişme ve kentleşme olarak yutturulduğunu göreceksiniz. biraz evvel bahsettiğim şehirlerin hangisinde belli başlı, özelliğini şimdilik koruyan semtleri haricinde neresinde keyifle binalara bakarak, şehrin geçmişini özümseyerek yürüyebilirsiniz?
kentleşmenin getirdiği bir diğer sorun da insan sorunu. insanları binaların içine, betonların arasına yığan, birbirinin kopyası robotlara dönüştüren bir şey olmaya başladı kentlilik. kentli olmak demek aynı şeylerden hoşlanan, aynı şeyleri yapan insanlar olmak değil. bütün hafta çalışıp cuma günü aleme akan, tatile çıkmayan arada bir şile'ye kaçan, güney yapan, çok çok haftada bir halı saha maçıyla kendini ödüllendiren, sırf gitmezse kınanacağını düşündüğü için sinemaya tiyatroya giden, erkek dergileri okuyan, onu elde etmenin on yolu gibi ne idüğü belirsiz kitaplar okuyan erkekler ve topuğu kırılan, en büyük hayali şirin bir pastane açmak olan, işyerinde yükselme hırsıyla sivrilen, günde ikibuçuk litre su içen, şekerim diye hitap eden, cosmopolitan okuru, mango'dan zara'dan giyinen, hatta sigara tutuşları, kadeh tutuşları bile birbirinin kopyası kadınlara dönüşmek midir kentlilik?
kentleşme nedir? ne olmalıdır? bunlar sorgulanmalı ve artık para kazanma hırslarından "benim bırakacağım eser bu mu olmalı?" diye kendi kendine soramayan müteahitler, rant peşinde koşturan siyasetçiler değil biraz da mimarlar, sosyologlar, şehir planlamacıları dinlenmeli, bu şekilde şehir planlaması yapılmalıdır. yahut bilmiyorum, artık iş işten geçmiş olabilir. o zaman hep birlikte haydarpaşa yangınına, gs üniversitesi yangınına ve buna benzer bütün olaylara şaşırmaya, inönü stadının yıkılmasına sinirlenmeye devam.
kentleşmenin getirdiği bir diğer sorun da insan sorunu. insanları binaların içine, betonların arasına yığan, birbirinin kopyası robotlara dönüştüren bir şey olmaya başladı kentlilik. kentli olmak demek aynı şeylerden hoşlanan, aynı şeyleri yapan insanlar olmak değil. bütün hafta çalışıp cuma günü aleme akan, tatile çıkmayan arada bir şile'ye kaçan, güney yapan, çok çok haftada bir halı saha maçıyla kendini ödüllendiren, sırf gitmezse kınanacağını düşündüğü için sinemaya tiyatroya giden, erkek dergileri okuyan, onu elde etmenin on yolu gibi ne idüğü belirsiz kitaplar okuyan erkekler ve topuğu kırılan, en büyük hayali şirin bir pastane açmak olan, işyerinde yükselme hırsıyla sivrilen, günde ikibuçuk litre su içen, şekerim diye hitap eden, cosmopolitan okuru, mango'dan zara'dan giyinen, hatta sigara tutuşları, kadeh tutuşları bile birbirinin kopyası kadınlara dönüşmek midir kentlilik?
kentleşme nedir? ne olmalıdır? bunlar sorgulanmalı ve artık para kazanma hırslarından "benim bırakacağım eser bu mu olmalı?" diye kendi kendine soramayan müteahitler, rant peşinde koşturan siyasetçiler değil biraz da mimarlar, sosyologlar, şehir planlamacıları dinlenmeli, bu şekilde şehir planlaması yapılmalıdır. yahut bilmiyorum, artık iş işten geçmiş olabilir. o zaman hep birlikte haydarpaşa yangınına, gs üniversitesi yangınına ve buna benzer bütün olaylara şaşırmaya, inönü stadının yıkılmasına sinirlenmeye devam.
sinema salonları yani esas görevi sinema salonu olmak olan yerler kapanıp, bankaların sponsorluğunda alışveriş merkezlerine konumlanan sinema salonları açılıyor, şehirlerin her yeri avm'ye dönüştürülüyor. ve bunun adı "kentleşme" oluyor. yersen.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar