bugün
- kolye123
- at6
- lale9
- var olmak için ne yaptınız12
- pıtı atma4
- billie eilish'in memeleri4
- z kusagi3
- duayı bencil bir iş haline getirmek4
- brezilya7
- gül7
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- sevgili nedir7
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması6
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- kaplan17
- fil8
- aslan15
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz2
- kötüyü alaşağı etmek3
- hatay usulü soslu döner2
- evi ev yapan şeyler14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- elma5
- kırgızistan3
- gece gece sinirlenmek2
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- çocukları okumaya erken başlatmak2
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak2
- nick vermeden bir yazara seslen9
- zebra7
- bileklik19
- sarı teker kim sorunsalı8
- cemil tugay4
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- ankara8
- amerika birleşik devletleri6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- muz2
- ona bir şey söyle10
- recep tayyip erdoğan8
- ekrem imamoğlu8
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek3
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak3
- güne psikolojik bir tespit bırak2
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- misafir döngüsü2
bizim ülkemizde lanet, şekilsiz, kitsch apartmanların üstüste yığılması anlamına gelen kelime. kendine özgü özellikleri olan bütün yerleşim yerleri, kentleşme adı altında birbirinin aynı müthiş bir zevksizlik ürünü yüksek binalarla donatılmış durumda. izmir, istanbul, ankara, gaziantep, adana, antalya, bursa, konya, kayseri gibi kentlere bakıldığında kendine özgü izleri taşıyan çok az yer kaldığını, şehirlerin doğal yapısının nasıl da tahrip edildiğini ve bu iğrençliğin bize gelişme ve kentleşme olarak yutturulduğunu göreceksiniz. biraz evvel bahsettiğim şehirlerin hangisinde belli başlı, özelliğini şimdilik koruyan semtleri haricinde neresinde keyifle binalara bakarak, şehrin geçmişini özümseyerek yürüyebilirsiniz?
kentleşmenin getirdiği bir diğer sorun da insan sorunu. insanları binaların içine, betonların arasına yığan, birbirinin kopyası robotlara dönüştüren bir şey olmaya başladı kentlilik. kentli olmak demek aynı şeylerden hoşlanan, aynı şeyleri yapan insanlar olmak değil. bütün hafta çalışıp cuma günü aleme akan, tatile çıkmayan arada bir şile'ye kaçan, güney yapan, çok çok haftada bir halı saha maçıyla kendini ödüllendiren, sırf gitmezse kınanacağını düşündüğü için sinemaya tiyatroya giden, erkek dergileri okuyan, onu elde etmenin on yolu gibi ne idüğü belirsiz kitaplar okuyan erkekler ve topuğu kırılan, en büyük hayali şirin bir pastane açmak olan, işyerinde yükselme hırsıyla sivrilen, günde ikibuçuk litre su içen, şekerim diye hitap eden, cosmopolitan okuru, mango'dan zara'dan giyinen, hatta sigara tutuşları, kadeh tutuşları bile birbirinin kopyası kadınlara dönüşmek midir kentlilik?
kentleşme nedir? ne olmalıdır? bunlar sorgulanmalı ve artık para kazanma hırslarından "benim bırakacağım eser bu mu olmalı?" diye kendi kendine soramayan müteahitler, rant peşinde koşturan siyasetçiler değil biraz da mimarlar, sosyologlar, şehir planlamacıları dinlenmeli, bu şekilde şehir planlaması yapılmalıdır. yahut bilmiyorum, artık iş işten geçmiş olabilir. o zaman hep birlikte haydarpaşa yangınına, gs üniversitesi yangınına ve buna benzer bütün olaylara şaşırmaya, inönü stadının yıkılmasına sinirlenmeye devam.
kentleşmenin getirdiği bir diğer sorun da insan sorunu. insanları binaların içine, betonların arasına yığan, birbirinin kopyası robotlara dönüştüren bir şey olmaya başladı kentlilik. kentli olmak demek aynı şeylerden hoşlanan, aynı şeyleri yapan insanlar olmak değil. bütün hafta çalışıp cuma günü aleme akan, tatile çıkmayan arada bir şile'ye kaçan, güney yapan, çok çok haftada bir halı saha maçıyla kendini ödüllendiren, sırf gitmezse kınanacağını düşündüğü için sinemaya tiyatroya giden, erkek dergileri okuyan, onu elde etmenin on yolu gibi ne idüğü belirsiz kitaplar okuyan erkekler ve topuğu kırılan, en büyük hayali şirin bir pastane açmak olan, işyerinde yükselme hırsıyla sivrilen, günde ikibuçuk litre su içen, şekerim diye hitap eden, cosmopolitan okuru, mango'dan zara'dan giyinen, hatta sigara tutuşları, kadeh tutuşları bile birbirinin kopyası kadınlara dönüşmek midir kentlilik?
kentleşme nedir? ne olmalıdır? bunlar sorgulanmalı ve artık para kazanma hırslarından "benim bırakacağım eser bu mu olmalı?" diye kendi kendine soramayan müteahitler, rant peşinde koşturan siyasetçiler değil biraz da mimarlar, sosyologlar, şehir planlamacıları dinlenmeli, bu şekilde şehir planlaması yapılmalıdır. yahut bilmiyorum, artık iş işten geçmiş olabilir. o zaman hep birlikte haydarpaşa yangınına, gs üniversitesi yangınına ve buna benzer bütün olaylara şaşırmaya, inönü stadının yıkılmasına sinirlenmeye devam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar