bugün
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi10
- romanya52
- türkiye21
- almanya18
- silvermist nickli yazarın gizli ülkücü olması4
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir16
- kanada4
- nikola tesla'nın kürt olması4
- fatma betül sayan kaya39
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- şapka2
- mehdinin en sevdiği balık7
- rapçilerin dümenden kavga etmesi3
- dünya61
- ermeni rum soykırımını inkar etmek16
- borsada 2 milyar kazanan bir kişi eleştirmek3
- gamze akkuş ilgezdi2
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek5
- 28 eylül 2026 emniyette iş bırakma eylemi3
- gilded bayan yazare5
- heyt bea'nın gizli yeni partili çıkması4
- yaptığı çomarlık eleştirilince agresifleşen çomar5
- butlancıların birbirine girmesi3
- ikinci el çamaşır makinesi2
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı2
- anın görüntüsü32
- yarın iş var4
- sözlükteki anlık online sayısı5
- italya5
- amerika birleşik devletleri31
- japonya3
- taşak ağrısı diye rapor alıp patrona yollamak5
- hiçbir şeyin sarmaması5
- fatma betül sayan kaya'nın yeni partili çıkması3
- filistin3
- kerhaneciye domuz kemiği atmak3
- yarın türkiye mi kazanır italya mı2
- hindistan4
- sağanak yağmur2
- mehdi'nin birader olması2
- mehdi almanyadan bize ne getirecek2
- kılıçdaroğlu'nun berhan şimşek le yan yana gelmesi2
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- kemaliklerle ekonomi tartışmak5
- siccin3
- patroniçenin göte vurarak iyi tatiller demesi3
- ismet mehdi ve birader başlıkları2
- ne yapsam iyi olur9
en sevmediğim hayvandır.
Hani böyle tutarsınız da aşağıya doğru süner ya, tam ortasından kesilmesi gerekir.
Bazen satanistlere hak veriyorum, doğrusu.
Hani böyle tutarsınız da aşağıya doğru süner ya, tam ortasından kesilmesi gerekir.
Bazen satanistlere hak veriyorum, doğrusu.
az evvel sahuruma da ortak olmuştur, şu an tüm rahatlığıyla kanepede uzanmış uyumaktadır. keyif kavramını sonuna kadar yaşar bu canlılar.
kedidir kedi.. (aslında korkuyor)
Hani böyle tutup kaldırırsınız ya, o andaki yüz ifadeleri bir tuhaf, bi şirin, çok güzel. Hatta sonra sıkılıp cırmıklarlar filan *
olsa da kaldırsam...
Edit: kediyi kediyi.
olsa da kaldırsam...
Edit: kediyi kediyi.
keşke bir tane de bende olsa da, iki boğuşsak dediğim, sevimli, yumoş, kuduruk hayvan..
her şeyi bilir, anlar bu dört bacak. ağlasanız gelir burnunuzu yalar. eve geldiğinizde olan biteni anlatır. hele iki taneyse bir evde; güreşe tutunurlar ki, gülmekten çeneniz ağrır.
iyilik yap denize at felsefesini insanlara benimsetmiş nankör hayvan.
Çok kurnaz ve nankör hayvandır.
hayvandan sadakat bekleyebilecek zayıf kişilikte insanların sevmediği canlılardır. kedi severler köpek dahil her hayvanı severken. sadakat budalaları sadece köpek sever onu da kendisi için sever...
bu hayvanlara kedi değil de hayrettin demek lazım. hep hayret eden gözle bakarlar çünkü. bu durumda hayrettinlere de kedi desek olur.
Evimizin bahçesinde on beş tane boy boy bulunan canlı. işin garibi ben bunlardan korkuyorum sokağa tek çıkamıyorum. Arada onları gözlemleyerek hayatlarını çözümleme çabasındayım. Anne kedi diğer anne kediler yokken kedi mamasına diğer yavruları yaklaştışmıyor. Yazık minicik yavrulara acımıyor. Bu arada bunu yazarken altta çıkan fotoğrafların bazılarından korkmadım değil hani.
bunları besleyenler var. iyi güzel de tüyleri her yerde.
yurda gizlice soktuğum varlık. bana arkadaşlık edicek soğuk rus gecelerinde.
akşam tek girdiğim yatakta, birlikte uyandığım mahluk. bir de mırr mırr ses çıkartması yok mu? ha şu an yok o ayrı mevzu.
(#20526798) kediler dünyanın en güzel varlıklarıdırlar.
fiziğin yaşayan halidir bana göre. adam ne yaparsan yap 4 ayağı üstüne düşüyor, o iniş o yumuşatma falan hayran oluyorum git gide.
he bir de yavruları çok tatlı oluyor ya burunlarını ısırsak mı napsak?
edit: imla
he bir de yavruları çok tatlı oluyor ya burunlarını ısırsak mı napsak?
edit: imla
küçücük bir çocukken yatağımı paylaşırdım ben o biricik kedimle. kedi sevmek kalbi yumuşatır aga. kedi sevenden korkmayacaksın.
bugün başa gelen bir olay da malzeme olmuş hayvandır.
hatun kişinin küçük erkek kardeşi: miyuu miyuu kedi kidi.
ben: ya ne tatlı çocuk aynı sen.
hatun: öyle mi dersin.
ben: kanıtlar hemen yanımda bak dokunabiliyorum hatta.
hatun: kedileri çok seviyor, konuşamıyor henüz ama kedi gördü mü, hemen tepkisi değişiyor.
ben: bilmiyor ki, asıl kedinin kim olduğunu, kedi sevimlidir ya, işte ablası da benim gözümde minik bir kedi. ama bunun henüz farkında değil kardeşin.
hatun: iltifat mı bu.
ben: evet tamamen gerçek. asıl minik kedi sensin bence. sen benim kedimsin işte ya.
hatun: biraz yürüyelim mi.
ben: yürüyelim dur ya ben kardeşini kucağıma alayım. seni de alırım ama ama sı yok.
hatun kişinin küçük erkek kardeşi: miyuu miyuu kedi kidi.
ben: ya ne tatlı çocuk aynı sen.
hatun: öyle mi dersin.
ben: kanıtlar hemen yanımda bak dokunabiliyorum hatta.
hatun: kedileri çok seviyor, konuşamıyor henüz ama kedi gördü mü, hemen tepkisi değişiyor.
ben: bilmiyor ki, asıl kedinin kim olduğunu, kedi sevimlidir ya, işte ablası da benim gözümde minik bir kedi. ama bunun henüz farkında değil kardeşin.
hatun: iltifat mı bu.
ben: evet tamamen gerçek. asıl minik kedi sensin bence. sen benim kedimsin işte ya.
hatun: biraz yürüyelim mi.
ben: yürüyelim dur ya ben kardeşini kucağıma alayım. seni de alırım ama ama sı yok.
kaybolduğunda, insanin bi parçası da onla kaybolur ve artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.
anne olanlarının işi çok zordur.
görsel
görsel
kaprisleriyle ev arkadaşını hizaya çekebilen karizmatik hayvan.
az evvel carrefour zıkkımından kendime bikaç parça bişey almışken lokum hanımın somonlu, tavuklu, biftekli, ton balıklı kuru mamaları + champion marka yaş mamalarını kallavi poşetlerle eve taşıdık.
neymiş, hanfendi bir tek bunları severek yer yoksa huysuzlaşır koltuk arkalarına saklanarak kendini göstrmeyerek tavır alırmış..
az evvel carrefour zıkkımından kendime bikaç parça bişey almışken lokum hanımın somonlu, tavuklu, biftekli, ton balıklı kuru mamaları + champion marka yaş mamalarını kallavi poşetlerle eve taşıdık.
neymiş, hanfendi bir tek bunları severek yer yoksa huysuzlaşır koltuk arkalarına saklanarak kendini göstrmeyerek tavır alırmış..
işten çıkmış, durağa doğru ilerliyordum. 10 dakikalık yürüme sonucunda hala durağa ulaşamadığımı farkettiğimde midemden sesler gelmeye başlamıştı. bir şeyler yemeliydim ama patronumdan henüz paramı alamamıştım. günde üç saat çalışıyor olabilirdim ama ürünler ben olmadan düzenlenmiyordu. o kadının bana ihtiyacı vardı ama neden paramı mesai sonunda vermiyordu? allah onun belasını versindi. 45 yaşlarında ve bekardı. ama bence bekarlık kendi seçimi değildi zira makyajla bile kapatılamayacak kadar çirkindi. bence votka bile onun çirkinliğini gizleyemezdi. allah onun ve ürünlerinin belasını versindi zaten hepsi işe yaramaz ve gereksiz pahalıydı. cebimdeki son parama baktım ancak bir tost alabilecek kadar param vardı. ya tost alıp eve yürüyerek gidecektim, ya da eve gidecektim. her zamanki gibi mantıksız bir karar verip karnımı doyurmayı seçmiştim. ilerideki cafede tost yaptırmış ve afiyetle ilk ısırığımı almıştım. o sırada eve yürümenin ne kadar zaman alacağını düşünmemeye çalışıp, anımın tadını çıkartıyorum zira midemden gelen sesleri yan masadaki kızların duyup gülmesi an meselesiydi ve o feysbukta dudaklarını büzüp kendi fotoğraflarından kolaj yapan kızlara bu primi veremezdim. karnımı doyurmaya devam ederken ayağımın tüylü bir şeye değdiğini farkettim. evet bu bi kediydi. hayvan dostu olduğuma inanmama rağmen kedilere bir türlü sempati duyamamıştım onları sevdiğim anlar sayılıydı. kedinin ciyaklamaları artmıştı fütursuzca ciyaklıyor ve elimdeki sucuklu tosta bakıyordu. zaten karşı yolda ciğerci vardı. o kimdi de benim üç kuruşluk tostuma gözünü dikmişti he? karşıdaki ciğerciye gitsindi ve benden uzak dursundu. bu tepkimi ona beden diliyle anlatmaya çalıştım. başarılı olamadığımı yanımdaki sandalyeye patadanak oturmasıyla anladım. ciyaklamaları kafasını yana eğmesiyle daha da artmıştı. gözlerimi kaçırsam da benimle göz teması kurmaya çalışıyor, göz göze geldiğimizde de gözlerini yemeğime dikiyordu. adeta benimle oyun oynuyordu. o an kafamda şimşekler çaktı ve ne kadar bencil olduğumu düşündüm. o bir hayvandı ve o kedi bile olsa onu aç bırakmamalıydım bu bana tersti. elimdeki yarısına geldiğim tostu küçük küçük dilip yere koydum. hesabı ödeyip geri geldiğimde "dur şu zottiriyi bir seveyim" dedim. ben bir kediye yaklaşıyordum aman allahım bu tarihe geçmeliydi. yaklaştım ve usul usul kafasına fittiri yapmamla cırmığını yemem bir oldu. evet sol kolumda cırmık izi vardı. kediler nankör derlerdi ama ben bütün ön yargılarımı kenara koyup ona yaklaşmaya çalışmıştım. ayrıca yan taraftaki kızlar da beni görmüş ve ortada olan esmer kız bana kıs kıs gülmeye başlamıştı. kedinin yaptığı yanlıştı. kızların da yaptığı yanlıştı. önce kediye sonra da kızlara yaptıklarının yanlış olduklarını anlatan mimikler yapıp yaklaşık 45 dakika yürüme mesafesinde olan evime doğru yürümeye başlamıştım. karnım doymamıştı, susamıştım. ama büyüklük bende kalmıştı tüm asilliğimle oradan ayrılmıştım. o kediyi haftaya orada bulacağımı umarak antalya sıcağında suratımdaki yarı piç yarı umutsuz gülümsemeyle suratımdan şaptırı şaptırı akan ter damlalarıyla yürümeye devam ettim.
evde 4 tane beslediğim yaratıktır. biri gezmeyi ç0k sever, biri tüylerinin taranmasını çok sever, biri koltukları parçalamayı çok sever, biriyse kucakta uyumayı çok sever bense hepsini severim. hayvandan sadakat vb. bekleyen insanların sevmediği hayvanlardır aynı zamanda. bu hayvanları seviyorum deyip de sadece köpek sevmek ya da köpekleri seviyorum deyip de sokak köpeklerini sevmemek gibi bir duygudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar