bugün
- kadınlar neden aldatır9
- profiline kendi resmini koyan yazarın asıl amacı6
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti9
- spora vakit ayıramayan erkek oje sürsün7
- selahattin demirtaş övücüsü halk tv5
- eski sevgilinin 1 haftada yeni sevgili yapması8
- donald trump4
- 23 haziran 2026 ürdün cezayir maçı3
- iyi araba kullanan iyi sevişir3
- türk siyasetçiliği yapan araplar4
- dut ağacı5
- gocu yla bilek güreşi yapmak6
- orospum2
- sürekli esnemek3
- chp'deki değişimciler5
- performans sanatçısı3
- karşı cinste bağımlılık yapan şeyler4
- karı hoplatmak3
- modern sanatın duvara muz bantlamak olması3
- eren ali bingöl2
- sözlük erkekleri aranıyor mu6
- 23 haziran 2026 norveç senegal maçı2
- sözlük yazarlarının bileklikleri6
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- sedat pekmez12
- selahattin demirtaş cilalı apo dur3
- yagmurcu ile revani yemek4
- türkiye eyalet haritası2
- aylık 378 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kabullenince huzur veren gerçekler5
- cebinde parası olmayan fakir erkek3
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı6
- sen benim kim oldugumu biliyo musun2
- sevgili yapınca her şeyden elini ayağını çekmek3
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması8
- agresif süs köpeği3
- duşta şarkı söylemek2
- futbol8
- muşlettin amca4
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi15
- z kuşağının metal dinlememesi2
- bir kadını araba park ederken izlemek5
- 17 haziran 2026 avrupa parlamentosu'nun raporu3
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- utanmadan şort giyen erkek7
- askerlik4
- kadin2
- hiç ölmeyecek gibi yaşamak2
- red pill2
- kadında güzellik aramayan erkek2
entry'ler (462)
Geçmişimden bir en çok kendimi özlüyorum. Böyle yazınca çok narsist geliyor kulağa ama, tam tersi aslında.
Kediler olarak genelleyebilir miyiz bilemiyorum ama evcil hayvanlar zamanla sahiplerine benzer diye bir laf vardır ya, buna katılıyorum. Sevgili kızım lilith, aynı ben gibi pek insancıl olmamasının yanı sıra bir kere bir insanı sevmezse karşıdaki ne yapsa sevmiyor onu. Çoğu kedi gibi değişimden pek haz etmiyor. Gereksiz kafa tutmalara girebiliyor.. (at’a tıslamışlığı var..)
Velhasıl kelam, kadınlar ve kedilerin en büyük ortak noktaları onlara olan sevginizin ancak onların canı istediği zaman bir kıymeti olmasıdır sanırım.
Velhasıl kelam, kadınlar ve kedilerin en büyük ortak noktaları onlara olan sevginizin ancak onların canı istediği zaman bir kıymeti olmasıdır sanırım.
Şarkıdan çok parça diyelim.
https://www.youtube.com/watch?v=EFJ7kDva7JE
https://www.youtube.com/watch?v=EFJ7kDva7JE
zaman zaman gerçekten çok güldürmüştür, komik adamdır kabul. ama her şeyin mizahı olmaması gerektiğinin de canlı kanıtıdır. trollük seviyesine varan bir mizah anlayışı var, komik olacağım diye insanlıktan çıktığı oluyor.
Buradan çok uzakta, eskiden iyelik ekini fütursuzca kullanabildiğim bana ait sessiz yalnızlıklarımın olabildiği gibi, kahkahalarımın öfkelerimin şefkatimin olabildiği yerde. Zaman, iki taraflı bir casus. Kavgalı aşığı insanın. Özlüyorum.
Sadece dişçim ama senelerdir inatla wiona ryder’e benzetiyor. Bence benzemiyoruz ama.
eski klavyelerin kabartmalı bastıkça kimine göre rahatsız edici bana göre ise yazma sebeplerinden biri olan sesleri vardı. bazı klavyelerde hala var tabi eski olmaya özel bir şey değil. ama şuan yazdığım klavye beni mutlu etmiyor. evet, klavyeden bile mutluluk bekliyorum. şey gibi bu, mutluluğun dibini sıyırmaya çalışmak gibi, meyveli yoğurdun kapağını yalamak gibi veya işte böyle şeyler.
internette senelerdir kullandığım bir kullanıcı adım vardı. artık ismim kadar ayırt edici ismim adar ifşa yeteğini olan bir kullanıcı adı haline gelmişti. birden fazla yerde senelerce kullanmaktan ötürü olabilir tabi. naifliğine, yalınlığına takılı kaldığım kelimelerdendi. ilk görüşte aşka inanmıyor olabilirim ama ilk okuyuşta aşık olduğum kelimelerim vardı. o da onlardandı. "hakikatsever" duruluğu o kadar sevdirdi ki kendini bana, sahiplenmem içselleştirmem çok kısa sürdü. hakikatı seven. sessizliğin huzuruna yaklaştığım şefkatle yaklaşıyordum kelimeye. zaten kendimi bildim bileli varlığımda mihenk taşı olmuş gerçek "hakikat" tutkum bu sıfatı hemen çekip almıştı kendine.
geçenlerde bu kadar cüretkar olmamdan zaten en başından beri rahatsız olan yanım "yeter, sen hayırdır?" deyince ufak bir oynama yaptım üstümde. tamam dedim seviyorum demeyeyim de bir parçam diyeyim. hakikat'a olan takıntılı tutkumu koparamıyordum kendimce. ama insan biliyor. kendine veya başkalarına ne yalan söylerse söylesin, hangi etiketin altında yaşlanırsa yaşlansın ne yaparsa yapsın içinde bir yerlerde hakikat'ı biliyor. bende biliyordum. biliyordum, gerçeğe olan tutkumun yavaş yavaş eriyip yok olduğunu. biliyordum hakikatsever! kelimesini benimmiş gibi sahiplenicek dolaşamayacağımı. üstünde oynamam sağını solunu kurcalamam sadece biraz daha kandırmaktı kendini. hakikat'tense kandırılmış huzura koştuğumu, sessizliği veya kendimi duyamacağım gürültüyü hakikate tercih ediyor olalı o kadar çok uzun zaman olmuştu ki.
yatağımdan bunun için kalktım. hakikat'le ilişkim kalmamıştı bunu somutlaştırmam gerekiyordu. isim kombinasyonum bile olabilirdi yerini alacak olan kullanıcı ismim. neden olmasındı? başka ne yalanı koyucaktım? hangi kelimemi harcayacaktım? isim kombinasyonum. o olamadı malum. internet şartları. ne olmalı ama? ne önemi var ki? yazarak saçmalamayı özlemişim, belki birgün gerçekten bir şey anlatabilirim. iyi uykular.
internette senelerdir kullandığım bir kullanıcı adım vardı. artık ismim kadar ayırt edici ismim adar ifşa yeteğini olan bir kullanıcı adı haline gelmişti. birden fazla yerde senelerce kullanmaktan ötürü olabilir tabi. naifliğine, yalınlığına takılı kaldığım kelimelerdendi. ilk görüşte aşka inanmıyor olabilirim ama ilk okuyuşta aşık olduğum kelimelerim vardı. o da onlardandı. "hakikatsever" duruluğu o kadar sevdirdi ki kendini bana, sahiplenmem içselleştirmem çok kısa sürdü. hakikatı seven. sessizliğin huzuruna yaklaştığım şefkatle yaklaşıyordum kelimeye. zaten kendimi bildim bileli varlığımda mihenk taşı olmuş gerçek "hakikat" tutkum bu sıfatı hemen çekip almıştı kendine.
geçenlerde bu kadar cüretkar olmamdan zaten en başından beri rahatsız olan yanım "yeter, sen hayırdır?" deyince ufak bir oynama yaptım üstümde. tamam dedim seviyorum demeyeyim de bir parçam diyeyim. hakikat'a olan takıntılı tutkumu koparamıyordum kendimce. ama insan biliyor. kendine veya başkalarına ne yalan söylerse söylesin, hangi etiketin altında yaşlanırsa yaşlansın ne yaparsa yapsın içinde bir yerlerde hakikat'ı biliyor. bende biliyordum. biliyordum, gerçeğe olan tutkumun yavaş yavaş eriyip yok olduğunu. biliyordum hakikatsever! kelimesini benimmiş gibi sahiplenicek dolaşamayacağımı. üstünde oynamam sağını solunu kurcalamam sadece biraz daha kandırmaktı kendini. hakikat'tense kandırılmış huzura koştuğumu, sessizliği veya kendimi duyamacağım gürültüyü hakikate tercih ediyor olalı o kadar çok uzun zaman olmuştu ki.
yatağımdan bunun için kalktım. hakikat'le ilişkim kalmamıştı bunu somutlaştırmam gerekiyordu. isim kombinasyonum bile olabilirdi yerini alacak olan kullanıcı ismim. neden olmasındı? başka ne yalanı koyucaktım? hangi kelimemi harcayacaktım? isim kombinasyonum. o olamadı malum. internet şartları. ne olmalı ama? ne önemi var ki? yazarak saçmalamayı özlemişim, belki birgün gerçekten bir şey anlatabilirim. iyi uykular.
Carlsberg ve corona yoksa tercih ettiğimdir. Kötünün iyisi işte.
Amerika'ya gitme ihtimalim çıkınca, sevgilimin benden tek "ricası" orada LGBT'ci eylem ve bireylere bulaşmamam oldu. Güleyim mi sinir mi olayım bilemiyorum.
türkçe'ye "azöz" olarak geçmesini dilediğim akım. ve dekorasyon ayağında minimalizmi türk insanı artık lütfen çok rica ediyorum paçasından bir yerinden tutsun.
gerçek anlamda yeni mezun biri olarak * daha şimdiden bittiğine üzüldüğüm dönemlerdir. insan hayatında birçok dönemi geri sarıp baştan yaşamak ister, ama ben en çok bu dönemimi geri sarıp baştan yaşamak isterdim sanırım.
ortalama imkanlara sahip bir insansanız muhtelemen üniversite dönemi sizin için altın madeni olacaktır. lütfen benim yaptığımı yapmayın, işleyin. her anlamda.
ortalama imkanlara sahip bir insansanız muhtelemen üniversite dönemi sizin için altın madeni olacaktır. lütfen benim yaptığımı yapmayın, işleyin. her anlamda.
En büyük zararı eğitim kavramının içi boşaltılmış olmasıdır. Üniversite diplomasını bir paçavraya çevirmiş, piyasaya nitelikli eleman hazırlamaktan çok diplomalı işsizler hazırlamıştır.
Akademisyenlerin kalitesi ve standartı iyice düşmüş, eğitim hayatını öğrenimini tamamlayamadan bitiren gençler yetiştirmiştir.
Akademisyenlerin kalitesi ve standartı iyice düşmüş, eğitim hayatını öğrenimini tamamlayamadan bitiren gençler yetiştirmiştir.
ilk maddem başlığa uyuşmayacak ama ben yine söyleyeyim.
1- Bölüm seçme durumuna gelirseniz lütfen bölümün derslerine bakın.
2- istediğiniz üniversitenin akademik kadrolarını inceleyin.
3- üniversitenin öğrencilerinden ve hatta mümkünse mezunlarından bilgi edinin.
4- üniversitenin olduğu yer oldukça önemli. Kendinizi geliştirebileceğiniz bir şehir olmasına özen gösterin.
5- eğer bölüm&ünivetsite&şehir kombinasyonlarından en ikisi sizi mutlu etmiyorsa lütfen üniversite tercihi yapmayın. Özellikle bölüm mutlu etmiyorsa.
Daha birçok var ama şimdilik bunlar geldi aklıma.
Ayrıca lütfen hazırlık okuyun. Ben okumadım çok pişmanım.
1- Bölüm seçme durumuna gelirseniz lütfen bölümün derslerine bakın.
2- istediğiniz üniversitenin akademik kadrolarını inceleyin.
3- üniversitenin öğrencilerinden ve hatta mümkünse mezunlarından bilgi edinin.
4- üniversitenin olduğu yer oldukça önemli. Kendinizi geliştirebileceğiniz bir şehir olmasına özen gösterin.
5- eğer bölüm&ünivetsite&şehir kombinasyonlarından en ikisi sizi mutlu etmiyorsa lütfen üniversite tercihi yapmayın. Özellikle bölüm mutlu etmiyorsa.
Daha birçok var ama şimdilik bunlar geldi aklıma.
Ayrıca lütfen hazırlık okuyun. Ben okumadım çok pişmanım.
Savaşçı biri değilim fakat bu kadar baştan mağlup hissettiğim az zaman oldu.
Senelerdir (10 seneyi aştı) taktığım iyi günde kötü günde Beşiktaş bilekliğim koptu. Çok mutsuzum. Bu kaçıncı bilekliğim bilmiyorum azcık sağlam yapıverin şunu ya.
her şeyiyle "praskovya bir diziden ne ister?" sorusunun cevabı olan the mentalist'in başrol oyuncusu. patrick jane karakterinde gösterdiği müthiş oyunculuktan sonra onu niye bir yerlerde görmedim diye hayıflanırken daha sonra rol aldığı oğu filmin romantik komedi olduğunu görmemle anladım.
iç gıcıklatan o kendine has gülüşü, zekası -bundan ötürü haklı ukalılığı- ile büyüleyen patrick jane karakteriyle gönlüme taht kurmuş olmasıyla bana bile romantik komedi izlettirebilir.
iç gıcıklatan o kendine has gülüşü, zekası -bundan ötürü haklı ukalılığı- ile büyüleyen patrick jane karakteriyle gönlüme taht kurmuş olmasıyla bana bile romantik komedi izlettirebilir.
Neredeyse her açıdan beklentilerin çok altında olan bir film.
Özellikle son albümleri kaçıncı defa dinledim bilmiyorum. Albümden "dövme yaptırmalık şarkı sözü" bile çıkarttım kendimce. Dinlenilesi.