bugün
- ismail kartal11
- felsefe8
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu6
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması4
- tarikatlar ve cemaatler5
- içki içen akp li6
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız4
- kadın öğretmenler2
- apo orospu çocuğu değildir demek8
- alparslan kuytul7
- iran barışı reddederse kötü olur huckabee2
- yasakçı zihniyet4
- erecto birader birader bay3
- açlıktan karnına taş bağlayan peygamber4
- rüzgar2
- habaş'ın yerli otomobil projesi5
- yahudilerin istihbaratta cinnileri kullanması6
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- bugün ne yapsam4
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı6
- evde lahmacun yapmak6
- ekşi sözlük15
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi3
- cristiano ronaldo4
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- okul formalarının dayatılması3
- insanı yoran duygular3
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- yobazlar3
- gemilerin denizde yüzmesi2
- sevgilinin omuzlarına ceketini atmak2
- teknofaşizm4
- ağzıma almam diyen kız4
- maddi dünyayı yöneten kabala tarikatı3
- tıp okumanın avantajı5
- osuruktan şiirler47
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi6
- çağla idi5
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- ismet gürbüz11
- zeki olmanın avantajları8
- ayak fantezisi3
- denizci2
- kendine yabancılaşmak3
- hiçbir şey yapmadan yorulmak3
- dünya fotoğrafçılık günü2
- rock n park2
- her şeyi hatırlayan insan7
- söz gümüş ise sükut altındır3
- osmanlının yıkılma sebebi ittihak terakki3
istanbul'un semtlerinden biri, ayrıca rakılarla eşlik edilen bir münir nurettin selçuk şarkısı. kalamış ismi yunanca'dan gelmektedir, kamış-sazlık gibi bir anlamı vardır.
zekai tunca aradaki gazeli acaip güzel okur,ferhat göçer ise bence katleder güzelim gazeli
(bkz: kalamış parkı)
her sınav öncesi birden akla gelen ve söylenmeye başlanan, bir süre sonra çevrenizdekilerle birlikte trt söyleyenleri gibi söylediğinizi fark ettiğiniz şarkı.
ŞARKININ MAKAMI NiHAVEND DiR. ARDINA AHESTE ÇEK KÜREKLERi GAZEL OLARAK EKLENEBiLiR. VE ÇOK DA GÜZEL OLUR.
sözleri:
yok başka yerin lütfu ne yazdan ne de kıştan
bir tatlı huzur almaya geldik kalamış'tan, ah kalamış'tan
yok zerre teselli ne gülüşten ne bakıştan
bir tatlı huzur almaya geldik kalamış'tan, ah kalamış'tan
istanbul'u sevmezse gönül aşkı ne anlar
düşsün suya yer yer erisin eski zamanlar
sarsın bizi akşamda şarap rengi dumanlar
bir tatlı huzur almaya geldik kalamış'tan, ah kalamış'tan.
of of fethettiniz ay parlayarak şen gülerekten
gündüz koya sen gel gece kalsın aya nöbet of
ses çıkmıyor artık ne kürekten ne yürekten
emret güzelim istediğin şarkıyı emret of of
bir tatlı huzur almaya geldik kalamış'tan ah kalamış'tan.
yok başka yerin lütfu ne yazdan ne de kıştan
bir tatlı huzur almaya geldik kalamış'tan, ah kalamış'tan
yok zerre teselli ne gülüşten ne bakıştan
bir tatlı huzur almaya geldik kalamış'tan, ah kalamış'tan
istanbul'u sevmezse gönül aşkı ne anlar
düşsün suya yer yer erisin eski zamanlar
sarsın bizi akşamda şarap rengi dumanlar
bir tatlı huzur almaya geldik kalamış'tan, ah kalamış'tan.
of of fethettiniz ay parlayarak şen gülerekten
gündüz koya sen gel gece kalsın aya nöbet of
ses çıkmıyor artık ne kürekten ne yürekten
emret güzelim istediğin şarkıyı emret of of
bir tatlı huzur almaya geldik kalamış'tan ah kalamış'tan.
lüküs hayat'ta zihni goktay, suna pekuysal ve sezai altekin'in soyledikleri sarki.
not: sezai altekin yerine baska sanatcilar da cesitli zamanlarda diger iki ustaya eslik etmislerdir.
kalamıştan bir vapur kalkıyor, kalkıyor
beresini yan giymiş geliyor, geliyor
gelen yarim, hey , beni arıyor, arıyor
iç rakıyı, iç, yarim geliyor, geliyor
ah berelim, ah berelim
senlen şöyle bir gezelim
ah berelim, ah berelim
sevda önde biz gidelim
sarı fulya mevsimi bahardır, bahardır
mezelerin iyisi havyardır, havyardır
deli eden, ahh, beni bir yardır, bir yardır
kollarında tek bana yer vardır, yer vardır
ah berelim, ah berelim
senlen şöyle bir gezelim
ah berelim, ah berelim
sevda önde biz gidelim
adaların her yanı denizdir, denizdir
gerdanında şu inci ah birdir**, ah birdir
otomobil tut, dünya bizimdir, bizimdir
sür şöförüm, gel bizi gezdir, sen gezdir
ah berelim, ah berelim
senlen şöyle bir gezelim
ah berelim, ah berelim
sevda önde biz gidelim
not: sezai altekin yerine baska sanatcilar da cesitli zamanlarda diger iki ustaya eslik etmislerdir.
kalamıştan bir vapur kalkıyor, kalkıyor
beresini yan giymiş geliyor, geliyor
gelen yarim, hey , beni arıyor, arıyor
iç rakıyı, iç, yarim geliyor, geliyor
ah berelim, ah berelim
senlen şöyle bir gezelim
ah berelim, ah berelim
sevda önde biz gidelim
sarı fulya mevsimi bahardır, bahardır
mezelerin iyisi havyardır, havyardır
deli eden, ahh, beni bir yardır, bir yardır
kollarında tek bana yer vardır, yer vardır
ah berelim, ah berelim
senlen şöyle bir gezelim
ah berelim, ah berelim
sevda önde biz gidelim
adaların her yanı denizdir, denizdir
gerdanında şu inci ah birdir**, ah birdir
otomobil tut, dünya bizimdir, bizimdir
sür şöförüm, gel bizi gezdir, sen gezdir
ah berelim, ah berelim
senlen şöyle bir gezelim
ah berelim, ah berelim
sevda önde biz gidelim
Eskiden bir tatlı huzur almaya gelinirken güzelim sahili doldurulduğunda kızlığı delinen,doldurulan sahiline yapılan marina nedeniyle artık denizi dürbünle görülebilen, eski halini bilenlerin şu andaki halinden nefret ettikleri yer.
'istanbul u sevmezse gönül aşkı ne anlar' efsanedir...
artık adı fuhuşla anılmaya başlamış semtimizdir.
istanbul'un en istanbul kokan semtidir.
minur nurettin selçuğun bestesidir. bir tatlı huzur almaya geldik kalamıştan ah kalamıştan diyerek devam eder sözleri.
khakledon olan eski adından ziyade "münir nurettin selçuk"un bestesi ile bilinir.
güzel, dingin ve mangal istilasına henz uğramamış bir parkı vardır; parkın içinde de halı saha...
güzel, sıcak atmosferi ile -bana göre fena değil- kategorisinde bir kafe vardır içinde ayrıca. civarında lüks kebapçı, eğlence mekanları ve tabii ki kalamış'ın -son yıllarda- olmazsa olmazı marina bulunur.
kalamış'tan, semtten -maç günleri dışında- halen daha bir tatlı huzur almak, huzurlu dakikalar yaşamak mümkündür.
burası körler ülkesiymiş aslında tarihte... karşı kıyıdaki güzellikleri(?!) görememiş olanların gelip yerleştiği bu bölgenin tarihi, geçmişi, bilindiği kadarı ile istanbul'un merkezi olarak adlandırılabilecek (the old town, ayasofya-topkapi sarayı-sultanahmet camisi'nin yer aldığı) tarihi yarımadadan bile çok daha eskiye dayanır kimi kaynaklara göre.
eski hali, deniz doldurulmamış hali şüphesizki daha güzel, daha insani anlamda tar-u mar edilmemişti. ne var ki, geçen zaman bazı ihtiyaçlara ortaya çıkarır, semt kıyısı bugünkü halini alır.
marina, eğlence mekanı, denizin doldurulmasından ziyade; değil bölgenin derbi maç günlerinde neredeyse Anadolu Yakası'nın trafiğini ve/veya bu ve civar semtlerdeki günlük yaşamı külliyen etkilemekte olan ve bu semtin neredeyse sınırlarında yer alan 50 küsur bin kişilik stada herhangi bir yorum yapılmamış olması, söz söylenmemiş olması da ayrıca gariptir.
marina, büyük stad, denize dolgu park, yol, vb. zaman içinde tarihi dokuyu bozmadan, günlük yaşamı, biyolojik çeşitliliği ekstrem -uç noktalarda- etkilemeden var olacak değişikliklerdir, Kalamış da payına düşeni almıştır.
kalamış divan, develi, chocolate, khalkedon cafe, todori aklıma ilk gelen eğlence, yeme-içme mekanlarıdır. hepsi de birbirinden güzel, her ipini koparanın gelemeyeceği, semt ve civar semt sakinlerinin "bizbize" yiyip içebilmesinin sırrı fiyatlar ve kalitesidir. bu da buralarda yaşamanın getirdiği bir farklılık olarak kendini gösterir.
güzel, dingin ve mangal istilasına henz uğramamış bir parkı vardır; parkın içinde de halı saha...
güzel, sıcak atmosferi ile -bana göre fena değil- kategorisinde bir kafe vardır içinde ayrıca. civarında lüks kebapçı, eğlence mekanları ve tabii ki kalamış'ın -son yıllarda- olmazsa olmazı marina bulunur.
kalamış'tan, semtten -maç günleri dışında- halen daha bir tatlı huzur almak, huzurlu dakikalar yaşamak mümkündür.
burası körler ülkesiymiş aslında tarihte... karşı kıyıdaki güzellikleri(?!) görememiş olanların gelip yerleştiği bu bölgenin tarihi, geçmişi, bilindiği kadarı ile istanbul'un merkezi olarak adlandırılabilecek (the old town, ayasofya-topkapi sarayı-sultanahmet camisi'nin yer aldığı) tarihi yarımadadan bile çok daha eskiye dayanır kimi kaynaklara göre.
eski hali, deniz doldurulmamış hali şüphesizki daha güzel, daha insani anlamda tar-u mar edilmemişti. ne var ki, geçen zaman bazı ihtiyaçlara ortaya çıkarır, semt kıyısı bugünkü halini alır.
marina, eğlence mekanı, denizin doldurulmasından ziyade; değil bölgenin derbi maç günlerinde neredeyse Anadolu Yakası'nın trafiğini ve/veya bu ve civar semtlerdeki günlük yaşamı külliyen etkilemekte olan ve bu semtin neredeyse sınırlarında yer alan 50 küsur bin kişilik stada herhangi bir yorum yapılmamış olması, söz söylenmemiş olması da ayrıca gariptir.
marina, büyük stad, denize dolgu park, yol, vb. zaman içinde tarihi dokuyu bozmadan, günlük yaşamı, biyolojik çeşitliliği ekstrem -uç noktalarda- etkilemeden var olacak değişikliklerdir, Kalamış da payına düşeni almıştır.
kalamış divan, develi, chocolate, khalkedon cafe, todori aklıma ilk gelen eğlence, yeme-içme mekanlarıdır. hepsi de birbirinden güzel, her ipini koparanın gelemeyeceği, semt ve civar semt sakinlerinin "bizbize" yiyip içebilmesinin sırrı fiyatlar ve kalitesidir. bu da buralarda yaşamanın getirdiği bir farklılık olarak kendini gösterir.
nihavent bir şarkıya konu olan istanbul semtidir..
lüküs hayatta geçmişti bu semt.
ayrıca kalamış destanı mı ne vardı.
ayrıca kalamış destanı mı ne vardı.
umut akyüreğin yüreğine sağlık dediğim şarkısıdır.
kadın bülbül gibi şakımıştır.
kadın bülbül gibi şakımıştır.
parkı büyük ve güzel olan yer. huzur denilen şeyin alınma yeride burası da olabilir.
Münir nurettin selçuğun bestelediği ve bunun ancak 13. entryde dile getirilebildiği şarkı, sonra türkiyede sanat niye gelişmiyor? gelişmesi mi lazımdı?
bir ara sahilleri ünlü olan istanbul'un şarkılara ve filmlere konu olan semtleri arasında yer alır.
bir bölümünde sevgiliye şöyle sesleniliyor ;
"fethettiniz ay parlayarak,sen gülerekten "diyerek sevgilinin gülüşünü ayın parlaklığına benzetiyor münir abimiz.
zamanında bir kızda böyle bir gülüş görmüş ki yazmış bu mısrayı.
şimdi yaşasaydı mümkün değildi böyle bir şey söylemesi,
çünkü günümüzde hanım kızlarımızın gülüşleri de bir değişik oldu,
"nihohahaha",,"zaaaaa" tarzında,erol taş ve bilal inci karışımı gülüşler yapıyorlar.
"fethettiniz ay parlayarak,sen gülerekten "diyerek sevgilinin gülüşünü ayın parlaklığına benzetiyor münir abimiz.
zamanında bir kızda böyle bir gülüş görmüş ki yazmış bu mısrayı.
şimdi yaşasaydı mümkün değildi böyle bir şey söylemesi,
çünkü günümüzde hanım kızlarımızın gülüşleri de bir değişik oldu,
"nihohahaha",,"zaaaaa" tarzında,erol taş ve bilal inci karışımı gülüşler yapıyorlar.
Hayatı mutluluk içinde yaşayanların semti olduğunu düşündüğüm güzide semt.
"bir tatlı huzur almaya geldik kalamış'tan" şeklindeki bestesi ile ünlü semt.
bir tatlı huzur almaya gelinen semt..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar