bugün
- babam hiç dövmezdi insanı11
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- domuz gibi olan yazarlar3
- sözlük yaşlıların fotoğrafları4
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- ösym'nin yks de soru iptal etmesi2
- spor yapmayan erkek9
- fake kadın hesabı açıp abaza dayı yolmak2
- olası israil türkiye savaşı4
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış5
- evlen baskısı2
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- azgın bir boğa gibi çiftleşmek istiyorum2
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın4
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- zaman baba4
- bugün ingiltere kongo maçı saat 19 da trt 1 de2
- true neden sevilmiyor5
- true namussuzdur5
- atatürk düşmanlarını kim yetiştirdi2
- sizi enflasyona ezdirmedik2
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi2
- ağzı kokan emekli2
- pandela25
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- evagreenin sürekli haklı olması2
- 2026 yks de soru iptali2
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- queen feristah6
- 2026 dünya kupası37
- sözlükte başın belaya girmesi3
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- tanga giyen erkek6
- türklerin iq ortalaması4
- true online olunca olunca gelen mutluluk hissi3
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- true'nun yine online olması5
- habersiz gelen misafir3
- meksika9
- yazarlara gelen son mesaj8
- fransa milli futbol takımı2
- semicenk4
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- yavudilerde torpil2
- zor erkeği oynamak4
- iyi futbol oynar mısınız9
okuduğum en ilginç kitaplardan birisi.bir tom robbins kitabıdır kendisi.okurken parfüm üretiminden tutun da tavşanların en iyi koku alan hayvanlar olduğu hakkında, hatta insanların salgıladıkları hormonlarla yaydıkları kokuların başka başka olduğu hakkında engin ve derin bilgilere sahip olabileceğiniz süper eğlenceli kitap.****
pancarı özne yapmış kitap.kudra ve alobar'ın (abartısız) yüzyıllar süren tinsel ölümsüzlük arayışlarıdır. betimlemeleri amerikan yüzeyselliğinin rahatlığını taşır.kanımca dişi bir kitaptır.
kahramanı alobar'ın ölümü yenmek ve ölümsüzlüğe ulaşmak adına yaptığı ilginç yolculuğu anlatan eğlenceli ama bazı bazı kendini tekrar eden tom robbins kitabı.
gerçekten keyif veren, defalarca okunası bir çalışmadır.
ciddi dersler çıkarmak da gayetle mümkündür.
ciddi dersler çıkarmak da gayetle mümkündür.
kudra,alobar ve pan'ın o eşşiz,yüzyıllar süren öyküsünü anlatan harika yapıt.
kitabın başından sonuna kadar hakim olan şey pancardır ve merak edersiniz ne olucak ne anlamı var diye.
(bkz: çivit çivitiyor çivitti)
(bkz: fasulye kralı)
kitabın başından sonuna kadar hakim olan şey pancardır ve merak edersiniz ne olucak ne anlamı var diye.
(bkz: çivit çivitiyor çivitti)
(bkz: fasulye kralı)
ayrıntı yayınları tarafından yayınlanmış olan kitap.
arka kapaktan:
bu kitapta hayatlarını bir deney olarak yaşayanlar anlatılmaz.
onların okumalarına da gerek yoktur!..
bu kitapta hayatlarını bir deney olarak yaşayanlar anlatılmaz.
onların okumalarına da gerek yoktur!..
*:
''...iki yüz bin yıl kadar önce, insan beyninin hacmi 3 katına çıktı. bilim bu ani büyümenin nedenini açıklayamıyor. bilim adamlarının saptadıgı gibi, beynin belli bir noktadan fazla, ki atalarımız iki yüz bin yıl önce o noktaya ulaşmıştı, büyümesi zekaya etki yapmıyor. o halde beynimizin bu kadar büyümesinin ardında yatan evrimsel amaç neydi?
bence beynin büyümesi, bellege yer kazandırmak içindi. son deneyler, bize bellegin, belli sinir merkezlerinde degil, yaygın olarak tüm beyinde bulundugunu açıklıyor. insanoglu daha uzun yaşamaya başlayınca, entelektüel faaliyetlerinin alanı genişleyince, hatırlayacak daha çok şeyi oldu. yani evinde daha çok dolap bulundurması gerekti diyelim. ama işin ilginç olan yönü, yeni dolap alanının, o sıra ihtiyaç duyulanın çok üstünde olmasıydı. hatta bugün gerekenden bile fazladır. oysa bizler o çagın insanından üç kat uzun ömür sürüyoruz. faaliyetlerimiz de geometrik dizi olarak artıyor. yoksa evrim bizi ilerde şimdikinden çok daha uzun yaşayacagımız günlere mi hazırlıyordu? bellek alanının genişlemesi, uzun vadeli bir uzun ömür planının parçası mıydı? bir ölümsüzlük numarası mıydı?
(...)
bu konularda ancak tahmin yürütülebilir. ama bildigimiz bir şey varsa, beş duyumuzdan bellege en yakın olanı koku almadır. insanoglu, yönelimlerinde giderek görselleşmiş de olsa, koku alma organı çok küçülmüş de olsa, bellegi uyandırmak konusunda göz, koku duyusuyla asla rekabet edemez. kokunun çagrıştırdıgı anılar, görsel imgelemin ve sesinkinden çok daha çabuk ve canlı biçimde ortaya çıkar. hatta psikatristler, hastada bastırılmış çocukluk anılarını canlandırmaya ugraşırken, parfümden ve kokulardan yararlanmaya başlamış bulunmaktadırlar.
(...)
koku, ölmekte olan bir insanı en son terk eden duyudur. görme, duyma ve hatta dokunma gittikten sonra, ölmek üzere olanlar koku duyularına tutunurlar. böyle olması biz parfümcülerin çalışma alanının ne kadar önemli oldugunu anlatmıyor mu?''
''...iki yüz bin yıl kadar önce, insan beyninin hacmi 3 katına çıktı. bilim bu ani büyümenin nedenini açıklayamıyor. bilim adamlarının saptadıgı gibi, beynin belli bir noktadan fazla, ki atalarımız iki yüz bin yıl önce o noktaya ulaşmıştı, büyümesi zekaya etki yapmıyor. o halde beynimizin bu kadar büyümesinin ardında yatan evrimsel amaç neydi?
bence beynin büyümesi, bellege yer kazandırmak içindi. son deneyler, bize bellegin, belli sinir merkezlerinde degil, yaygın olarak tüm beyinde bulundugunu açıklıyor. insanoglu daha uzun yaşamaya başlayınca, entelektüel faaliyetlerinin alanı genişleyince, hatırlayacak daha çok şeyi oldu. yani evinde daha çok dolap bulundurması gerekti diyelim. ama işin ilginç olan yönü, yeni dolap alanının, o sıra ihtiyaç duyulanın çok üstünde olmasıydı. hatta bugün gerekenden bile fazladır. oysa bizler o çagın insanından üç kat uzun ömür sürüyoruz. faaliyetlerimiz de geometrik dizi olarak artıyor. yoksa evrim bizi ilerde şimdikinden çok daha uzun yaşayacagımız günlere mi hazırlıyordu? bellek alanının genişlemesi, uzun vadeli bir uzun ömür planının parçası mıydı? bir ölümsüzlük numarası mıydı?
(...)
bu konularda ancak tahmin yürütülebilir. ama bildigimiz bir şey varsa, beş duyumuzdan bellege en yakın olanı koku almadır. insanoglu, yönelimlerinde giderek görselleşmiş de olsa, koku alma organı çok küçülmüş de olsa, bellegi uyandırmak konusunda göz, koku duyusuyla asla rekabet edemez. kokunun çagrıştırdıgı anılar, görsel imgelemin ve sesinkinden çok daha çabuk ve canlı biçimde ortaya çıkar. hatta psikatristler, hastada bastırılmış çocukluk anılarını canlandırmaya ugraşırken, parfümden ve kokulardan yararlanmaya başlamış bulunmaktadırlar.
(...)
koku, ölmekte olan bir insanı en son terk eden duyudur. görme, duyma ve hatta dokunma gittikten sonra, ölmek üzere olanlar koku duyularına tutunurlar. böyle olması biz parfümcülerin çalışma alanının ne kadar önemli oldugunu anlatmıyor mu?''
(bkz: parfumun dansı)
şimdi bir çok sayfasını
atlayarak bitirdiğim şu kitabın
başından başlayabilirim de..
atlayarak bitirdiğim şu kitabın
başından başlayabilirim de..
ilginç bir kitap. parfümün tarihçesini anlatırken ölümsüzlük yolunda hayat süren alobar' ın hikayesinin ilgi çekiciliği, farkına varmadığımız ayrıntılar hakkında bize ipuçları veren hoş kitap. *
kurgu bakımından harika olan ve akıcılığı yüzünden insanın okumaya kıyamadığı türden bir kitap. birbiriyle aynı noktada (parfüm K23)kesişen hayatlar ve bu hayatların da sıradan olmayışı, kitabın sonlarını okurken su içmek için bile elinizden bırakamamanıza neden oluyor. "hayatlarını deney olarak yaşamayan" her insanın okuması gerekir. alınacak ders çoktur.
kudra, pan ve alobar'ın enteresan ve yüzyıllar süren yaşam hikayeleri. sürükleyici ve ilginç kitap. sonu gereğinden fazla mutlu bitiyor olsa da, anlatılanlar yine de göz dolduruyor. ayrıntı yayınlarından çıkan baskının üzerinde olan fotoğraf, ayrıntı yayınları'nın kurucusu ömer faruk'un bir arkadaşı tarafından kitabın ilk baskısı okunduktan sonra yapılmış bir heykelmiş.
orjinal dilinde okuyunca çok daha keyif veren, eğlenceli bir anlatım diline sahip, ölümsüzlüğü arayış ve dünyevi zevkler hakkında yazılmış tom robbins kitabı.
paralel zamanlı olarak anlatılan kitapta, yaşlılık belirtileri* başladığı için gelenekler gereği halkı tarafından katli vacip kılınan iskandinav kralı alobarın ülkesini terk edip çıktığı yolculukta, hristiyanlık inancının yayılmaya başlamasıyla kendisine inanan insan kalmadığı için gücü iyice zayıflamış tanrı pan ve gelenek gereği ölen kocasının bedeniyle birlikte yakılması gerekirken kaçan, çok güzel parfümler yapan ve bir erkeğin nasıl tahrik edileceğini çok iyi bilen hintli kudra ile tanışması ve bu üçlünün ölümden kaçıp, sonsuzluğu arayışları anlatılır.
paralel zamanlı olarak anlatılan kitapta, yaşlılık belirtileri* başladığı için gelenekler gereği halkı tarafından katli vacip kılınan iskandinav kralı alobarın ülkesini terk edip çıktığı yolculukta, hristiyanlık inancının yayılmaya başlamasıyla kendisine inanan insan kalmadığı için gücü iyice zayıflamış tanrı pan ve gelenek gereği ölen kocasının bedeniyle birlikte yakılması gerekirken kaçan, çok güzel parfümler yapan ve bir erkeğin nasıl tahrik edileceğini çok iyi bilen hintli kudra ile tanışması ve bu üçlünün ölümden kaçıp, sonsuzluğu arayışları anlatılır.
okunası bir kitaptır. alobar, kudra ve tanrı pan' in sonsuza giden hayatları sergilenmektedir. kitap sizde pancar, yasemin ve ağaç kabuğundan parfüm üretmeyi bile düşündürtecek etkiyi sağlamaktadır.
okurken pan'ın o çok çirkin kokusunu hissettiren, jitterbug dansı yapıp deli gibi görünmeye sebep olan kutsal eser.
ayrıca, ayrıntı yayınlarından çıkan kitabın kapağındaki heykelin hikayesi de ilginçtir; heykeli yapan kişi kitabı okuduktan sonra yapmıştır o heykeli, ve yıllar sonra başka bir tanıdığı heykeli gördüğünde ona da aynı şekilde bu romanı çağrıştırmıştır.
ayrıca, ayrıntı yayınlarından çıkan kitabın kapağındaki heykelin hikayesi de ilginçtir; heykeli yapan kişi kitabı okuduktan sonra yapmıştır o heykeli, ve yıllar sonra başka bir tanıdığı heykeli gördüğünde ona da aynı şekilde bu romanı çağrıştırmıştır.
tadında bitirilmiş kitap. hayal gücünü kamçılayan, kokulara karşı merak uyandıran, olay örgüsü içinde verilen enfes bilgilerle aydınlatan tom robbins eseri. baş ucu eseri olasıca.
önce güzel kokuyu veren sonra panın kötü kokusuyla yer bir eden, her sayfasında başka bir olaya sürükleyen, beyninizi her bir cümlede bir ileri bir geri götüren, olay örgüsüyle kitabın sonunda şaşkınlık yaratan tom robbins in yazarı olduğu bir roman. *
ismi akla koku filmini getiren kitap.
okurken alobarın öznesinde bu batılıların hakikata erişmek için hindistana gitme alışkanlıkları demek ki çok eskilere dayanıyormuş leyn dedirten kitap. Alobar'ın ve Kudra'nın hikayesi içerisine parfüm, sonsuz yaşam, cennet, cehennem en çokta pan ve musaların yerleştiriliş şekliyle beni okurken çok eğlendiren ve gülümseten kitapları yazarın zekasını ele verir tezine pek uygun düşer.
3 yıldır bir türlü bitiremediğim kitap...
sonuna yaklaştıkça dönüp dönüp ortalarda bir yerlerden tekrar okumaya başlıyorum...
Uzun aralar veriyorum...
Gerçi bütün bu yazdıklarımın kitapla direk bir bağlantısı yok ya da ben öyle zannediyorum...
Güzel kitap... Mistik...
sonuna yaklaştıkça dönüp dönüp ortalarda bir yerlerden tekrar okumaya başlıyorum...
Uzun aralar veriyorum...
Gerçi bütün bu yazdıklarımın kitapla direk bir bağlantısı yok ya da ben öyle zannediyorum...
Güzel kitap... Mistik...
Çok ilginç bir kitaptır, okurken parfüm kokusunu hissedersiniz sanki. tarihte yolculuk yaptığınızı hissedersiniz.
kadın öyle ıslanmıştı ki kayık yüzdürülebilirdi.. süper kitap.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar