bugün
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar14
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği10
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam11
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu9
- deniz göktaş22
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi13
- eşiniz rol gereği öpüşse5
- sözlükte flörtleşmek20
- sizce ben güzel miyim7
- nemin en çok olduğu il3
- true nickli yazar4
- erkekleri taciz eden kadın8
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz11
- yazarlara verilmiş lakaplar12
- suca suruklenen cocuk6
- uzay neyin içerisinde genişliyor5
- evli kadınla ilişki yaşar mısınız2
- mevlana2
- sizlerdenbirisi2
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı8
- tai lung24
- kemal kılıçdaroğlu12
- özgür özel'in kastamonu da orman köylülerine sesle2
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi2
- pandela44
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum5
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler5
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- karanlık kafese inen ruh kuşu3
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği3
- kale3112 nickli sözlük yazarı2
- güzel satranç oynayan kız var mıdır3
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
- ona bir şey söyle9
- ben geldim naneler19
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- başlıkların silinme sebepleri3
- son kitaptan öncekiler bozulsun diye mi yaratıldı3
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- en son gelen mesaj2
- 35 yaşında ölmek6
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- ev kedisi2
- ali haydar fırat2
- alttaki yazar ile kafes dövüşü yapıyoruz2
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- tulumba tatlısı2
- sıla türkoğlu2
- ferdi özbeğen9
entry'ler (784)
subjektif bir değerlendirmeden öteye gidemeyen bir yargıdır.
çünkü IQ tek başına dünyayı insanlığı ve evreni değerlendirmek için yeterli değildir.
eğer öyle olsaydı IQ'su yüksek insanlar daima başarılı insanlar
olurdu ki bunun doğru olmadığı hatta
bu tip insanların tutunamayanın önde gideni olduğu bir gerçektir.
özellikle ilk çocukluk dönemlerinde yüksek IQ'nun insan üzerinde kendini ifade edememe, asosyallik ve belki hiparaktivite gibi etkileri bile vardır.
tanrı yoktur ya da vardır önermesini yapmak için IQ'ya ihtiyaç yoktur.
sadece düşümmeye ihtiyaç vardır ve tabi ki bilgiye.
en yüksek IQ'lu olan en çok bilgiye sahip olan anlamına gelmemektedir.
zaten böyle bir önerme doğru olsaydı bütün bilimadamları tanrıyı reddetmeliydi.
ama bilim tarihi bize gösteriyor ki böyle bir şey yoktur.
gayet inançlı birçok bilimadamı yaşamıştır.
ama bunların inançsız olup olmamalarını belirleyen şey IQ'ları değil.
tanrı vardır yoktur sorusu üzerine düşünüp düşünmemeleriyle ilgilidir.
çünkü IQ tek başına dünyayı insanlığı ve evreni değerlendirmek için yeterli değildir.
eğer öyle olsaydı IQ'su yüksek insanlar daima başarılı insanlar
olurdu ki bunun doğru olmadığı hatta
bu tip insanların tutunamayanın önde gideni olduğu bir gerçektir.
özellikle ilk çocukluk dönemlerinde yüksek IQ'nun insan üzerinde kendini ifade edememe, asosyallik ve belki hiparaktivite gibi etkileri bile vardır.
tanrı yoktur ya da vardır önermesini yapmak için IQ'ya ihtiyaç yoktur.
sadece düşümmeye ihtiyaç vardır ve tabi ki bilgiye.
en yüksek IQ'lu olan en çok bilgiye sahip olan anlamına gelmemektedir.
zaten böyle bir önerme doğru olsaydı bütün bilimadamları tanrıyı reddetmeliydi.
ama bilim tarihi bize gösteriyor ki böyle bir şey yoktur.
gayet inançlı birçok bilimadamı yaşamıştır.
ama bunların inançsız olup olmamalarını belirleyen şey IQ'ları değil.
tanrı vardır yoktur sorusu üzerine düşünüp düşünmemeleriyle ilgilidir.
mezarlıkları şehrin içine ya da girişine koymak eski bir türk geleneğidir zaten.
gözünü mal mülk para iktidar hırsı bürümüş insanoğluna bir uyarıdır.
işte senin gideceğin yerde orası demeye getirilir.
hoş işe yaramış mıdır.
zinhar insanoğlu yine çalıp çırpmaya bin türlü alavereye devam etmiş kendi türünden olanlara zalimliğini sürdürmüştür.
gözünü mal mülk para iktidar hırsı bürümüş insanoğluna bir uyarıdır.
işte senin gideceğin yerde orası demeye getirilir.
hoş işe yaramış mıdır.
zinhar insanoğlu yine çalıp çırpmaya bin türlü alavereye devam etmiş kendi türünden olanlara zalimliğini sürdürmüştür.
dilimizdeki en uzun kelimelerdendir.
aslında
afyonkarahisarlilastiramadiklarimizdanmissiniz
şekliyle bir harf daha uzuyor bu kelime.
aslında
afyonkarahisarlilastiramadiklarimizdanmissiniz
şekliyle bir harf daha uzuyor bu kelime.
kurgusu başarılı ama anlatımı zayıf, olaylarının bir kısmı istanbul'da geçen polisiye-gerilim romanı.
keş adlı romanın yazarı.
türkiyede kendine ait belli bir okur kitlesi bulunan ama hala tam olarak tanınmayan yeraltı edebiyatının temsilcilerinden.
garsonluktan tezgahtarlığa cumhuriyet savcılığından tiyatro yönetmenliğine kadar pek çok farklı mesleği yapmış kısacası hayat mektebinde sıkı bir eğitim almış.
türkiyede kendine ait belli bir okur kitlesi bulunan ama hala tam olarak tanınmayan yeraltı edebiyatının temsilcilerinden.
garsonluktan tezgahtarlığa cumhuriyet savcılığından tiyatro yönetmenliğine kadar pek çok farklı mesleği yapmış kısacası hayat mektebinde sıkı bir eğitim almış.
bir seri katil hikayesi anlatan polisiye roman.
algan sezgintüredi nin ilk romanıdır.
roman başkahraman özel dedektif vedat kurdel in ağzından anlatılıyor.
daha doğrusu vedat kurdel roman içinde roman yazıyor.
bu yüzden de gayet rahat bir anlatım kurmuş kendine yazar.
hiç kasmamış okuyucuyla sohbet eder gibi yazmış.
türkçede az denenen bir tür olan polisiye edebiyatın bir örneği olan bu kitap da eninden sonunda ilgiyi hak ediyor.
algan sezgintüredi nin ilk romanıdır.
roman başkahraman özel dedektif vedat kurdel in ağzından anlatılıyor.
daha doğrusu vedat kurdel roman içinde roman yazıyor.
bu yüzden de gayet rahat bir anlatım kurmuş kendine yazar.
hiç kasmamış okuyucuyla sohbet eder gibi yazmış.
türkçede az denenen bir tür olan polisiye edebiyatın bir örneği olan bu kitap da eninden sonunda ilgiyi hak ediyor.
Bazı kısımlarda-mağara tasvirlerinin uzun uzun anlatıldığı kısım gibi-ritmi düşen, okuyucuyu sıkan ama alt metninde sağlam felsefi vuruşlar yapan hatta dünya siyasetine dair sıkı tespitlerde bulunan okunası bir kitap.
bence kitabın en güzel karakteri basklı bir şair ve özgürlük savaşçısı olan Le Cagot'dur.
ağzından çıkan her cümle hem eğlenceli hem de kaba olmasına rağmen bilgecedir.
bence kitabın en güzel karakteri basklı bir şair ve özgürlük savaşçısı olan Le Cagot'dur.
ağzından çıkan her cümle hem eğlenceli hem de kaba olmasına rağmen bilgecedir.
hollanda-rusya çeyrek final maçının ilk yarısı boyunca mathijssen adlı oyuncunun adını "matayjın" şeklinde telaffuz eden sunucu kişisi.
matayjın ne yahu?
uzaktan yakından ilgisi var gibi duruyor mu...
matayjın ne yahu?
uzaktan yakından ilgisi var gibi duruyor mu...
arada bir gelen, sözlüğe şöyle bir bakıp giden.
beklenen yeni kasetlerini nihayet çıkartmış olan popüler(ne yazık ki) grup.
benim gibi pinhani fanatiklerine ilaç gibi gelen albümdür bu bahsi geçen.
çok başarılı bir albüm gibi durmamaktadır başta ama sonra kulak alışıyor biraz.
diyorum ki inşallah hiç satmaz kasetleri hiçbir diziye filan da yamayamazlar müziklerini de pinhani yine ilk çıktıkları zamanki gibi sadece bizim yani gerçek pinhanicilerin olur.
benim gibi pinhani fanatiklerine ilaç gibi gelen albümdür bu bahsi geçen.
çok başarılı bir albüm gibi durmamaktadır başta ama sonra kulak alışıyor biraz.
diyorum ki inşallah hiç satmaz kasetleri hiçbir diziye filan da yamayamazlar müziklerini de pinhani yine ilk çıktıkları zamanki gibi sadece bizim yani gerçek pinhanicilerin olur.
daha önce hakkında girdiğim ve bolca artı oy alan entrysini sildiğim teneşire gelesice muvazenesiz pis ihtiyar.
haftalık yarı resmi mizah dergisi sloganıyla yayın hayatına adım atan yepyeni bir mizah dergisi.
bu mizah dergisi uzun yıllardır radikal gazetesinde cilalı taş devri adlı bantı çizen emre ulaş'a ait.
cilalı taş devri'ndeki muhalif tavrıyla gönlümüzde taht kuran emre ulaş'ın yeni icraatı tam bir deli işi.
çünkü emre ulaş bu 16 sayfalık dergiyi tek başına resimlemiş.
piyasanın popüler dergileri olan penguen ve uykusuzu bir düşünün kaç çizer tarafından çıkartılıyorlar.
onlarla aynı sayfa sayısına sahip olan bu dergicik tek bir kişi tarafından çizilmiş ki gerçekten insana pes dedirttiriyor ve muhtemelen insan üstü bir gayret gerektiriyor.
derginin künyesinde tek çizer olan emre ulaşın yanısıra üç tane de yazar görünüyor.
henüz iki sayı çıktı ama umarız emre ulaş bu enerjiyi uzun süre bulabilir kendisinde.
derginin bir de sitesi var:
--spoiler--
http://www.resmigaste.com
--spoiler--
bu mizah dergisi uzun yıllardır radikal gazetesinde cilalı taş devri adlı bantı çizen emre ulaş'a ait.
cilalı taş devri'ndeki muhalif tavrıyla gönlümüzde taht kuran emre ulaş'ın yeni icraatı tam bir deli işi.
çünkü emre ulaş bu 16 sayfalık dergiyi tek başına resimlemiş.
piyasanın popüler dergileri olan penguen ve uykusuzu bir düşünün kaç çizer tarafından çıkartılıyorlar.
onlarla aynı sayfa sayısına sahip olan bu dergicik tek bir kişi tarafından çizilmiş ki gerçekten insana pes dedirttiriyor ve muhtemelen insan üstü bir gayret gerektiriyor.
derginin künyesinde tek çizer olan emre ulaşın yanısıra üç tane de yazar görünüyor.
henüz iki sayı çıktı ama umarız emre ulaş bu enerjiyi uzun süre bulabilir kendisinde.
derginin bir de sitesi var:
--spoiler--
http://www.resmigaste.com
--spoiler--
tek başına mizah gazetesi çıkarma işine soyunan saygı duyulası bir don kişot.
kulağa inanılmaz geliyor ama doğru.
emre ulaş şu anda resmi mizah dergisi sloganıyla resmi gaste adın da bir mizah dergisi çıkarıyor.
ve bunu tek başına yapıyor.
yıllarca radikal'deki cilalı taş devri adlı köşeyi çizen ve gerçekten o küçücük köşeden müthiş bir muhalefet yapan emre ulaş şimdi de medyayı ve tabi ki yine iktidarı yeni mevzisinde eleştiriyor.
henüz iki sayı çıktı bu dergi ama umarım uzun soluklu olur çünkü buna ihtiyacımız var zira bu ülkede en doğrudan ve gerçekçi muhalefeti bu gülünüp geçilen güya ciddiye alınmayan mizah dergileri yapıyor.
kulağa inanılmaz geliyor ama doğru.
emre ulaş şu anda resmi mizah dergisi sloganıyla resmi gaste adın da bir mizah dergisi çıkarıyor.
ve bunu tek başına yapıyor.
yıllarca radikal'deki cilalı taş devri adlı köşeyi çizen ve gerçekten o küçücük köşeden müthiş bir muhalefet yapan emre ulaş şimdi de medyayı ve tabi ki yine iktidarı yeni mevzisinde eleştiriyor.
henüz iki sayı çıktı bu dergi ama umarım uzun soluklu olur çünkü buna ihtiyacımız var zira bu ülkede en doğrudan ve gerçekçi muhalefeti bu gülünüp geçilen güya ciddiye alınmayan mizah dergileri yapıyor.
bu sezon izmir devlet tiyatrosu tarafından sahnelenen bilgesu erenus'a ait tiyatro oyunu.
istanbulda feridun karakaya sahnesine konuk oldular da izledik.
değişik yaşlardan altı erkekten oluşan kadro müthiş enerjileriyle alıp götürüyor seyirciyi.
umarım uzun yıllar sahnelerler bu oyunu da birçok insan görme şansı bulur.
60lı yıllarda başlayan almanya ya işçi göçünü ve doğurduğu sonuçlara ilgili trajik bir öyküsü var misafirin.
ve şu replikle hafızalarda yer ediyor oyun:
"kimbilir
bu dünyada
hangimiz kalıcı
hangimiz misafir."
istanbulda feridun karakaya sahnesine konuk oldular da izledik.
değişik yaşlardan altı erkekten oluşan kadro müthiş enerjileriyle alıp götürüyor seyirciyi.
umarım uzun yıllar sahnelerler bu oyunu da birçok insan görme şansı bulur.
60lı yıllarda başlayan almanya ya işçi göçünü ve doğurduğu sonuçlara ilgili trajik bir öyküsü var misafirin.
ve şu replikle hafızalarda yer ediyor oyun:
"kimbilir
bu dünyada
hangimiz kalıcı
hangimiz misafir."
küçük bir salona ama sıcak bir atmosfere sahip tiyatro.
ikinci köprü yolundan anadoluhisarına dönün. kendinizi aşağıya sallayın.ikinci ışıklardan sağa girin.hemen migrosun yanında göreceksin bu şirin tiyatro binasını.
eğer sahil yolundan geliyorsanız anadoluhisarına varmadan göksu çıkışına verdiniz mi kendinizi birazdan karşınızda göreceksiniz demektir.
ikinci köprü yolundan anadoluhisarına dönün. kendinizi aşağıya sallayın.ikinci ışıklardan sağa girin.hemen migrosun yanında göreceksin bu şirin tiyatro binasını.
eğer sahil yolundan geliyorsanız anadoluhisarına varmadan göksu çıkışına verdiniz mi kendinizi birazdan karşınızda göreceksiniz demektir.
bir aziz nesin klasiği.
bursa devlet tiyatroları tarafından sahneye konulmakta.
nisan ayı içerisinde devlet tiyatroları beykoz feridun karakaya sahnesinde misafir oyun olarak yer aldı.
başka bir şekilde yakalarsanız mutlaka izleyin.
bursa devlet tiyatroları oyuncularının yorumu da gayet leziz olmuş.
sahneye koyan ali düşenkalkar.
ve bunu gayet leziz bir şekilde başarmış.
tuncer salman da dahil bütün oyunculuklara da ancak şapka çıkartılır.
bursa devlet tiyatroları tarafından sahneye konulmakta.
nisan ayı içerisinde devlet tiyatroları beykoz feridun karakaya sahnesinde misafir oyun olarak yer aldı.
başka bir şekilde yakalarsanız mutlaka izleyin.
bursa devlet tiyatroları oyuncularının yorumu da gayet leziz olmuş.
sahneye koyan ali düşenkalkar.
ve bunu gayet leziz bir şekilde başarmış.
tuncer salman da dahil bütün oyunculuklara da ancak şapka çıkartılır.