bugün
- babam hiç dövmezdi insanı11
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- domuz gibi olan yazarlar3
- sözlük yaşlıların fotoğrafları4
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- ösym'nin yks de soru iptal etmesi2
- spor yapmayan erkek9
- fake kadın hesabı açıp abaza dayı yolmak2
- olası israil türkiye savaşı4
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış5
- evlen baskısı2
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- azgın bir boğa gibi çiftleşmek istiyorum2
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın4
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- zaman baba4
- bugün ingiltere kongo maçı saat 19 da trt 1 de2
- true neden sevilmiyor5
- true namussuzdur5
- atatürk düşmanlarını kim yetiştirdi2
- sizi enflasyona ezdirmedik2
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi2
- ağzı kokan emekli2
- pandela25
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- evagreenin sürekli haklı olması2
- 2026 yks de soru iptali2
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- queen feristah6
- 2026 dünya kupası37
- sözlükte başın belaya girmesi3
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- tanga giyen erkek6
- türklerin iq ortalaması4
- true online olunca olunca gelen mutluluk hissi3
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- true'nun yine online olması5
- habersiz gelen misafir3
- meksika9
- yazarlara gelen son mesaj8
- fransa milli futbol takımı2
- semicenk4
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- yavudilerde torpil2
- zor erkeği oynamak4
- iyi futbol oynar mısınız9
*:
''...iki yüz bin yıl kadar önce, insan beyninin hacmi 3 katına çıktı. bilim bu ani büyümenin nedenini açıklayamıyor. bilim adamlarının saptadıgı gibi, beynin belli bir noktadan fazla, ki atalarımız iki yüz bin yıl önce o noktaya ulaşmıştı, büyümesi zekaya etki yapmıyor. o halde beynimizin bu kadar büyümesinin ardında yatan evrimsel amaç neydi?
bence beynin büyümesi, bellege yer kazandırmak içindi. son deneyler, bize bellegin, belli sinir merkezlerinde degil, yaygın olarak tüm beyinde bulundugunu açıklıyor. insanoglu daha uzun yaşamaya başlayınca, entelektüel faaliyetlerinin alanı genişleyince, hatırlayacak daha çok şeyi oldu. yani evinde daha çok dolap bulundurması gerekti diyelim. ama işin ilginç olan yönü, yeni dolap alanının, o sıra ihtiyaç duyulanın çok üstünde olmasıydı. hatta bugün gerekenden bile fazladır. oysa bizler o çagın insanından üç kat uzun ömür sürüyoruz. faaliyetlerimiz de geometrik dizi olarak artıyor. yoksa evrim bizi ilerde şimdikinden çok daha uzun yaşayacagımız günlere mi hazırlıyordu? bellek alanının genişlemesi, uzun vadeli bir uzun ömür planının parçası mıydı? bir ölümsüzlük numarası mıydı?
(...)
bu konularda ancak tahmin yürütülebilir. ama bildigimiz bir şey varsa, beş duyumuzdan bellege en yakın olanı koku almadır. insanoglu, yönelimlerinde giderek görselleşmiş de olsa, koku alma organı çok küçülmüş de olsa, bellegi uyandırmak konusunda göz, koku duyusuyla asla rekabet edemez. kokunun çagrıştırdıgı anılar, görsel imgelemin ve sesinkinden çok daha çabuk ve canlı biçimde ortaya çıkar. hatta psikatristler, hastada bastırılmış çocukluk anılarını canlandırmaya ugraşırken, parfümden ve kokulardan yararlanmaya başlamış bulunmaktadırlar.
(...)
koku, ölmekte olan bir insanı en son terk eden duyudur. görme, duyma ve hatta dokunma gittikten sonra, ölmek üzere olanlar koku duyularına tutunurlar. böyle olması biz parfümcülerin çalışma alanının ne kadar önemli oldugunu anlatmıyor mu?''
''...iki yüz bin yıl kadar önce, insan beyninin hacmi 3 katına çıktı. bilim bu ani büyümenin nedenini açıklayamıyor. bilim adamlarının saptadıgı gibi, beynin belli bir noktadan fazla, ki atalarımız iki yüz bin yıl önce o noktaya ulaşmıştı, büyümesi zekaya etki yapmıyor. o halde beynimizin bu kadar büyümesinin ardında yatan evrimsel amaç neydi?
bence beynin büyümesi, bellege yer kazandırmak içindi. son deneyler, bize bellegin, belli sinir merkezlerinde degil, yaygın olarak tüm beyinde bulundugunu açıklıyor. insanoglu daha uzun yaşamaya başlayınca, entelektüel faaliyetlerinin alanı genişleyince, hatırlayacak daha çok şeyi oldu. yani evinde daha çok dolap bulundurması gerekti diyelim. ama işin ilginç olan yönü, yeni dolap alanının, o sıra ihtiyaç duyulanın çok üstünde olmasıydı. hatta bugün gerekenden bile fazladır. oysa bizler o çagın insanından üç kat uzun ömür sürüyoruz. faaliyetlerimiz de geometrik dizi olarak artıyor. yoksa evrim bizi ilerde şimdikinden çok daha uzun yaşayacagımız günlere mi hazırlıyordu? bellek alanının genişlemesi, uzun vadeli bir uzun ömür planının parçası mıydı? bir ölümsüzlük numarası mıydı?
(...)
bu konularda ancak tahmin yürütülebilir. ama bildigimiz bir şey varsa, beş duyumuzdan bellege en yakın olanı koku almadır. insanoglu, yönelimlerinde giderek görselleşmiş de olsa, koku alma organı çok küçülmüş de olsa, bellegi uyandırmak konusunda göz, koku duyusuyla asla rekabet edemez. kokunun çagrıştırdıgı anılar, görsel imgelemin ve sesinkinden çok daha çabuk ve canlı biçimde ortaya çıkar. hatta psikatristler, hastada bastırılmış çocukluk anılarını canlandırmaya ugraşırken, parfümden ve kokulardan yararlanmaya başlamış bulunmaktadırlar.
(...)
koku, ölmekte olan bir insanı en son terk eden duyudur. görme, duyma ve hatta dokunma gittikten sonra, ölmek üzere olanlar koku duyularına tutunurlar. böyle olması biz parfümcülerin çalışma alanının ne kadar önemli oldugunu anlatmıyor mu?''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar