bugün
- bütün dövmeli kızlar patlaktır6
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- e r'e k t o r4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- fikir paylaşma günü3
- tava böreği3
- nineteen ninety four3
- şehrin bağırsaklarını sevmek3
- sudekiray7
- küs olan yazarları öpüştürüp barıştırmak7
- mutfağına konuk olunan yazara arkadan sarılmak5
- osimhensiz galatasaray6
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan4
- izzet altınmeşe dinlemenin felsefesi2
- okul zilinin pavlovsal etkisi7
- bisikletle çok ama çok böyle acayip hızlı gitmek2
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak6
- üniversiteli eskort kadınlar2
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız6
- ikizler burcu4
- ruhi çenet12
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı17
- sözlüğün akmaması3
- pilot karısı bile olamamak2
- anne with an e2
- kiraz cicegi kolonyasi20
- televizyonda sevdiğin filme denk gelmek2
- futbol4
- eski sevgilinin yeni sevgilisi4
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı2
- gece gece bamya yenir mi8
- rus kadınla evlenir misiniz10
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- recep tayyip erdoğan15
- bakarız diyen erkek17
- silvermist'in mutfağına konuk olmak12
- kafada yumurta patlatarak şaka yapmak2
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması6
- okan buruk9
- polis çevirmesi4
- dm yazarlığı9
- ne kadar paranız var10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- 0 0 710
- ey insan6
- bankaların üç ayda bir şifre yeniletmesi2
- eski sevgilinin yeni sevgilisinin eski sevgilisi2
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- kendin gibi biriyle arkadaş olmak2
lutesyumunsimgesi'nin 1 tane "dost"u olmuştur. onu çalmıştır kendisinden. demek istanbul sen dostluğa tercih edilebilir bişeysin.. güzelsin .. Allah güzellik versin.
adının nerden geldiğine dair bir rivayet daha için ;
http://hurarsiv.hurriyet....0407&tarih=2009-09-06
http://hurarsiv.hurriyet....0407&tarih=2009-09-06
sevilesi şehir.
öyle büyük öyle ihtişamlı öyle yücesin ki. keşke her gün kız kulenin karşısında çayından yudumlayabilsem..
öyle büyük öyle ihtişamlı öyle yücesin ki. keşke her gün kız kulenin karşısında çayından yudumlayabilsem..
bu sehir herzamankinden daha bir güzel bana bu bahar. her bahardan daha canlı daha çok çağrıyor kendine bu sehir. neden ki?
sanırım özlem, uzaklık daha da çok sevdirdi bana bu masallar sehrini. oysa ki gene aynı dalgalar dövüyor aynı kıyıları.
ben gittiğimden beri neden daha tatlı eser oldu sert lodos? yada daha mı çok okşuyor ben yokken çehreleri kızıl güneş?
bana inadınamı ağlar oldu o sehir?
oysa oyuncular değişsede aynı değil mi sahne? belkide seyirciyken daha tatlıdır bu şehir? uzaktan sevdiriyordur kendini...
bilmez miyim kaç kişiyi ağlattı kaçını sildi attı bu sehir? nekadar ah aldı, kaç mazlumun göz yaşları döküldü o sokaklara?
belkide gunahla yıkandığı için güzel bukadar bu şehir. her adımında ayrı bir hikaye ayrı bir hüzün saklı olduğu için bukadar
çekici bu sehir. insanları çeken, kendine hayran eden de bu karanlıktir belkide?
okadar acıya, hüzüne, kedere gebe iken bu sehirin aslnda okdarda güzel vurur ki 7 tepesine güneş tüm kederi unuturur. ah be istanbul
rüyalar sehri gene özlettin kendini...
sanırım özlem, uzaklık daha da çok sevdirdi bana bu masallar sehrini. oysa ki gene aynı dalgalar dövüyor aynı kıyıları.
ben gittiğimden beri neden daha tatlı eser oldu sert lodos? yada daha mı çok okşuyor ben yokken çehreleri kızıl güneş?
bana inadınamı ağlar oldu o sehir?
oysa oyuncular değişsede aynı değil mi sahne? belkide seyirciyken daha tatlıdır bu şehir? uzaktan sevdiriyordur kendini...
bilmez miyim kaç kişiyi ağlattı kaçını sildi attı bu sehir? nekadar ah aldı, kaç mazlumun göz yaşları döküldü o sokaklara?
belkide gunahla yıkandığı için güzel bukadar bu şehir. her adımında ayrı bir hikaye ayrı bir hüzün saklı olduğu için bukadar
çekici bu sehir. insanları çeken, kendine hayran eden de bu karanlıktir belkide?
okadar acıya, hüzüne, kedere gebe iken bu sehirin aslnda okdarda güzel vurur ki 7 tepesine güneş tüm kederi unuturur. ah be istanbul
rüyalar sehri gene özlettin kendini...
bugün bazı insanların işlerine giderlerken alışılagelmişin dışına çıkarak "boğularak" öldükleri şehir. yazık, çok yazık.
çakma venediktir.
Papucumun kültür başkenti.
her nekadar malum sebeplerle sevilmesede, asla vazgeçemeyeceğim doğup büyüdüğüm çocukluğumun gençliğimin geçtiği kutsal şehir. değerini ancak uzak kaldığınızda anlayacağınız bağımlılık yapan Dünya'nın en güzel şehri.
Meteorolojinin cuma ve cumartesi günü daha fazla yağış bekleniyor açıklamasından sonra alınacak önlemlerden bahsetmek yerine inşallah fazla yağmur yağmaz diyen bir belediye başkanına sahip olan il. Birde bu il önümüzdeki yıl 2010 avrupa kültür başkenti olacak. Sadece o da değil birde tam bu dönemde 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nın finaline de ev sahipliği yapacak. Eğer gerekli önlemler alınmamaya devam ederse hem bir çok vatandaşımız hayatını kaybetmeye devam edecek hemde Türkiye'nin adını daha iyi duyurmamız gereken organizasyonlarda rezil olmakla kalacağız.
(bkz: megaköy)
Türk erkeğinin karısını benzettiği şehir.. (bkz: fethi zor fatihi tek))
ota boka dizi yapılan şu günlerde, hakkında topbaş's creek adında bir dizi çekilmesi muhtemel kent.
yaşanan sel felaketi sonucu b.kunda boncuk bulanların yine sataştığı şehir."olm koca metropolsünüz ama sel götürüyo, ne iş?" diyen kara cahillerin hakkında kulaktan dolma bilgilerle kirletmeye çalıştığı şehir. halbuki bilmezler ki sel sehrin göbeginde değil daha cok kırsal kesiminde olmuştur. (bu tabi ki rezalete bulunacak bahanelerden değildir)
siz gidin ne bileyin kızılay'da iki tur atın, karşıyaka taraftarı olarak çarşının ortasında ana avrat millete küfrederek anırın.
siz gidin ne bileyin kızılay'da iki tur atın, karşıyaka taraftarı olarak çarşının ortasında ana avrat millete küfrederek anırın.
ah be istanbul!
eh be istanbul!
bir sevdiğimi daha aldın elimden. bir canımı daha aldın benden.
o otobüsün arkasından el sallerken, o canımı, dostumu öyle hıçkırıklar içinde uğurlarken, sana çok sövdüm be istanbul!
mutlu musun lan şimdi?
mutlu musun?
eh be istanbul!
bir sevdiğimi daha aldın elimden. bir canımı daha aldın benden.
o otobüsün arkasından el sallerken, o canımı, dostumu öyle hıçkırıklar içinde uğurlarken, sana çok sövdüm be istanbul!
mutlu musun lan şimdi?
mutlu musun?
yağmur yağmasa su sorunu olan, yağsa yine su sorunu olan il.
gelirken mutlu olunan içinde yaşarken rüyada gibi olunan insanı şaşırtan şehirdir.
(bkz: sel)
Türkiye'nin nufüs bakımından en kalabalık şehridir ve bugünlerde istanbul, sel felaketiyle uğraşmaktadır. *
küçük bir kentten istanbul a ilk defa geliyorsanız eğer, bu şehrin doğası hakkında bilmeniz gereken tek bir şey var sadece; bu şehirde rüzgar yağmuru getirir. tıpkı etkisine kapılıp sürüklendiğiniz her aşk sonunda göz yaşına boğulmanız gibi... bu şehrin sığınakları güvensizdir, altına saklandığınız otobüs durağının çatısı her an uçabilir, yolları anlaşılmazdır, siz sadece büyük su birikintilerinin yanındayken dolmuşlar geçer, altyapısı bozuktur, iki damla düşmüştür henüz fakat siz çoraplarınıza kadar çamurun içinde bulursunuz kendinizi, şemsiyeler en ihtiyacınız olduğu anda elinizden kaçıp giderler, taksi hiçbir zaman ihtiyacınız olduğu zaman geçmez yanınızdan ve bu şehirde rüzgar bazen öyle hırçındır ki yağmurla birlikte ıslanmış vücudunuzun her yerine toz ve çamur parçaları fırlatır ve inanın bu canınızı çok acıtır...
eğer istanbul a tutunmak istiyorsanız, rüzgarlara kapılmayın derim, ama o zaman da istanbul istanbul olmaktan çıkar...
istanbbul da hayat rüzgardır ve bütün hikayelerin sonu hep yağmurla biter...
eğer istanbul a tutunmak istiyorsanız, rüzgarlara kapılmayın derim, ama o zaman da istanbul istanbul olmaktan çıkar...
istanbbul da hayat rüzgardır ve bütün hikayelerin sonu hep yağmurla biter...
istanbul Türkiye'nin en kalabalık, iktisadi açıdan önde gelen şehri, kültür ve finans merkezi.
denizi deniz kokmayan, havanın kapalı olmasına rağmen inönü'nden taksime çıkana kadar iki kilo verdirecek kadar sıcak, pahalı, çok ama çok kalabalık, ankara'yı beğenmeyen insanlarla dolu çok büyük şehir.
o kadar sevilirken uzak düşülüp, sevilenleride içine alıp götüren lanet şehir.
Hani derler ya, şehirler insanları değil, insanlar şehirleri sevmeli, çocuk gibi, eş gibi aşk gibi...
işte öyle sevilesi bir sevgilidir istanbul, bakan değil görebilen gözlere. Allahın dünyadaki tek lutf ettiği bir coğrafya, ortasından deniz geçen tek şehir... Taşına toprağına altın denmiş, anadolu insanını çok sevdiği sadık yari karatopraktan vazgeçirmiş burası.
Yıllar boyu bir avuç toprakta milyonların hikayeleri yazılmış, çizilmiş, silinmiş burda. senin ya da benim değil belki ama belkide tüm türkiyenin günlüğüdür istanbul. Sorunca anlatmaz, sormadan sadece dinlemek gerekir anlamak için, üstad orhan veli gibi.
Çıkacaksın aşiyana, yüzünde cilveli bir boğaz esintisi, tam böyle güneş batarken, gökyüzü yarı kızıl... ışıklar belli belirsiz,barış manço vapuru kadıköye seyr-ü sefer ederken göreceksin ve kapatacaksın gözlerini, diyeceksin;
''anlat istanbul''...
o başlayacak sen susacaksın, sen sustukça o anlatacak, gözlerini hiç açmayacaksın, istanbul, istanbulluğunu kulağına fısıldayacak. Beyoğlunun hayat kadınlarını, karaköyün esnafını, fatihin çarşambasını anlatacak sana, bebeğin balıkçısına getirecek lafı, ordan eminönünün martısına, sonra alacak seni götürecek moda'ya.
farkında olmayacaksın zamanın nasıl nefes gibi içinden geçtiğinin, gözün açılacak hafiften ve başlayacak susmaya istanbul... başını çevirdiğinde bakışların hisarın kokca gölgelerine takılcak, hava çoktan kararmış sen fark etmemişsin.
iki duble rakı kıvamında dinlediğin istanbul bir koca yetmişliği devirmiş senle, doğrulacaksın ağır ağır, derince çekecesin içine sözleri biten istabulu ciğerinin en derinine. ve diyeceksin içinden;
Kimi aşklara tanıklık etmiş,
kimini daha çok aşık etmiş,
bir fahişe cilvesinde yedi tepesin sen ey istanbul...
işte öyle sevilesi bir sevgilidir istanbul, bakan değil görebilen gözlere. Allahın dünyadaki tek lutf ettiği bir coğrafya, ortasından deniz geçen tek şehir... Taşına toprağına altın denmiş, anadolu insanını çok sevdiği sadık yari karatopraktan vazgeçirmiş burası.
Yıllar boyu bir avuç toprakta milyonların hikayeleri yazılmış, çizilmiş, silinmiş burda. senin ya da benim değil belki ama belkide tüm türkiyenin günlüğüdür istanbul. Sorunca anlatmaz, sormadan sadece dinlemek gerekir anlamak için, üstad orhan veli gibi.
Çıkacaksın aşiyana, yüzünde cilveli bir boğaz esintisi, tam böyle güneş batarken, gökyüzü yarı kızıl... ışıklar belli belirsiz,barış manço vapuru kadıköye seyr-ü sefer ederken göreceksin ve kapatacaksın gözlerini, diyeceksin;
''anlat istanbul''...
o başlayacak sen susacaksın, sen sustukça o anlatacak, gözlerini hiç açmayacaksın, istanbul, istanbulluğunu kulağına fısıldayacak. Beyoğlunun hayat kadınlarını, karaköyün esnafını, fatihin çarşambasını anlatacak sana, bebeğin balıkçısına getirecek lafı, ordan eminönünün martısına, sonra alacak seni götürecek moda'ya.
farkında olmayacaksın zamanın nasıl nefes gibi içinden geçtiğinin, gözün açılacak hafiften ve başlayacak susmaya istanbul... başını çevirdiğinde bakışların hisarın kokca gölgelerine takılcak, hava çoktan kararmış sen fark etmemişsin.
iki duble rakı kıvamında dinlediğin istanbul bir koca yetmişliği devirmiş senle, doğrulacaksın ağır ağır, derince çekecesin içine sözleri biten istabulu ciğerinin en derinine. ve diyeceksin içinden;
Kimi aşklara tanıklık etmiş,
kimini daha çok aşık etmiş,
bir fahişe cilvesinde yedi tepesin sen ey istanbul...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar