bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    14 temmuz 1918'de doğmuş isveç'li yönetmendir. insanın yalnızlığı, güçsüzlüğü ve acı çekişini karamsarlıkla anlatmaya çalışır. ilk filmi ise 1949'da çektiği zindan'dir.
    4 ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    det sjunde inseglet filmindeki inanç, tanrı, gerçeklik gibi kavramlara bakış açısıyla sinemada fikir nedir'e açıklık getiren yirminci yüzyılın en iyi yönetmenlerinden biri.
    3 ... jackmartins
  3. 3.
    yedinci mühür, yaban çilekleri, persona, bir evlilikten manzaralar filmleriyle hayatıma girmiş sinema dünyasının en önemli yönetmenlerinden...
    2 ... manifesto
  4. 4.
    teması insanın bireysel ve toplumda varoluşu, insanlararası ilişkiler olan yönetmen.
    3.entry'de okumuş olduğunuz filmler saga etiketiyle piyasada ve çok gecikmezseniz bulabilirsiniz. hayatının köşetaşlarına bakıcak olursak;
    bir papazın oğlu olarak dünyaya geldi.
    babasının evde çok katı davranması sonucu
    sık sık evden kaçarak sinemayla tanıştığı rivayet edilir ki
    babasına bir teşekkürü borç biliyorum. *
    sinema kariyerine senaryo yazarlığıyla başladı.
    1945'te ilk filmini çekti.
    ilk başarılı olduğu film ise 1955'te çektiği
    sommarnattens leende(bir yaz gecesi tebessümü) oldu.* *
    (bergman'a hayranlığıyla bilinen woody allen daha sonra bu filme bir saygı duruşu olan
    a midsummer night's sex comedy'yi çekti.)
    ilk çıkışını yaptığı 1955'ten sonra başarılarının ardı arkası kesilmedi...
    2 ... arsmagna
  5. 5.
    filmleri akşamdan sabaha, sabahtan akşama izlenesi yönetmen.
    2 ... kuzgun
  6. 6.
    yedinci mühür adlı filmi mutlaka izlenilmesi gereken klasikler arasındadır.
    1 ... ucamayanmemeli
  7. 7.
    (bkz: det sjunde inseglet)
    (bkz: funny och alexander)
    (bkz: vargitimmen)
    (bkz: persona)
    (bkz: victor sjostrom)
    (bkz: passion of anna)
    2 ... calderon de la barca
  8. 8.
    "insanın yüzüne yaklaşma olanağı, hiç kuşku yok ki sinemanın temel ilkesi, belli başlı özelliğidir. "
    Ingmar Bergman.

    Çağın en önemli tiyatro ve sinema yönetmenlerinden biri olan Bergman, filmlerinde daha çok insanın kendisi ve Tanrı ile çatışmalarını ortaya koyar ve devamlı olarak insan bilincinini alt-üst edip oradan birşeyler çıkarmaya çalışır. Yönetmen filmlerinde sevgisiz bir dünyanın sefaletini, Pascal7ın ünlü deyişiyle "Tanrısız bir dünyanın sefaleti"ni anlatır. Tanrı'nın aradan çekilmesiyle oluşan boşlukta duygularının yanı sıra dilinide yitirmiş olan insanın, hayata bir anlam verememe çaresizliği, Bergman filmlerinin özü sayılabilir .

    Filmlerinden bahsedelim;
    1 - Det Sjunde inseglet / The Seventh Seal / Yedinci Mühür (1957)

    Ölümle karşı karşıya bir şövalye… (bkz: Yedinci Mühür), kıyamet tehdidi altında yaşæmın anlamını çözmeye çalışan yalnız bir adamın çarpıcı bir portresidir. Film, inanç sistemlerinin erozyona uğradığı, nükleer bir kıyametin gündelik tehdit olduğu 1950lerin dünyasında insanlığın hangi değerlere sarılması gerektiğini sorgular. Her sinemaseverin izlemesi gerken bir yapım .

    2 - Smultronstället / Wild Strawberries / (bkz: Yaban Çilekleri)(1957)

    Sessiz sinema döneminin en önemli yönetmenlerinden Victor Sjöström, Profesör Borg rolünde akıllardan çıkmayacak bir oyunculuk sergiliyor. Filmin tonunu melankoliden neşeye ve gençliğe, geçmişten yaşanılan güne, içsellikten doğaya ustaca çeviren Bergman, sinema tarihinin en önemli filmlerinden birine imzasını atmıştır .

    3 - Persona (1966)

    Anlatan bir sesle, dinleyen bir yüz arasındaki diyalog şeklinde başlayan film, sonunda iki karakterin içiçe geçmesiyle iki yüzün farklı kompozisyonları olarak son bulur. Persona, sinemada modernizmin en çarpıcı örneklerindendir.

    4 - Scener ur ett äktenskap / Scenes from a Marriage / (bkz: Bir Evlilikten Manzalar)(1973)

    Sorunlu bir evliliği yakın planda izleyen bu film, kuşku, umutsuzluk, güvensizlik gibi karmaşık duyguları Bergman’ın duru ve çarpıcı anlatımıyla aktarıyor. Yönetmenin diğer önemli filmlerinde de yer alan Liv Ullman (Persona) ve Erland Josephson göz alıcı performanslarıyla etkileyici ve izlenmeye değer

    5 - Krisis / Bunalım(1945);

    Yönetmenin ilk filmi olma özelliğini başarıyla taşıyan,melodramatik bir tiyatro oyununun gerçekçi bir uyarlaması olan bu filmde ikinci Dünya Savaşı sonrası isveç’e özgü hayatın bunalımları anlatılıyor.
    6 ... 05snoopdogg05
  9. 9.
    çok sakin ama bir o kadar da içe işleyen, delip geçen bir üsluba sahip süper yönetmen.. onun anlattığı olayla bir diğer yönetmenin anlattığı olay aynı da olsa fark dağlar kadar.. sebebi de bu sakin ama etkili anlatım sanırım.. ayrıntılar epey önemli yer tutuyor, diyaloglar öylesine değil. her şey direkt konuyla bağlantılı, ama yavaş ilerliyor. sonuç olarak da ortaya sakin ve etkili filmler çıkıyor..

    en iyilerden olduğu su götürmez..
    3 ... lyla
  10. 10.
    bugün kaybettiğimiz, bizi üzen yönetmen..
    1 ... unwanted