bugün
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor13
- filistin in ermeni soykırımını tanıması31
- hastanedeyim ful kadınlar hasta10
- ziya gökalp5
- türklerin soykırımdaki ustalığı4
- sözlüğün aptal kaynaması16
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- haysenin123
- bulgar göçmeni kız vs türk kızı3
- gram altın3
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı7
- araba kovalamayan köpek6
- bugün brezilya japonya maçı saat 20 de trt 1 de3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- pandela'nın medeniyete katkıları2
- sadat2
- arkadaşlar bakar mısınız7
- 2026 dünya kupası37
- sözlükteki en güzel kadın yazar olmak5
- ustalara kek yapmak6
- filmlerdeki sorgu sahneleri6
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- evde makarna yapmanın maliyeti7
- türk dizi ve filmlerindeki klişeler5
- eski nickimi özlüyor olmam7
- türkiye14
- can sıkıntısı3
- turnike de 7 numaralı topu tutan kız2
- cumhuriyetin intikamı8
- turnike de 5 numaralı topu tutan kız2
- turnike de 4 numaralı topu tutan kız2
- turnike de 2 numaralı topu tutan kız2
- turnike de 3 numaralı topu tutan kız2
- sabahın köründe siyaseti düşünen insan7
- fransız arabaları4
- şeyhperestlerin ibne olması3
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
- anın görüntüsü22
- velvet45
- sözlüğün kalitesinin artık düşmemesi5
- aşk5
- israil'in 1915 olaylarını soykırım tanıması8
- durup dururken kapıya tırmanan erkek çocuk4
- başlığı açıklamak yerine açanı cevaplamak3
- ssilvermist'in kızıl kızlardan daha güzel olması5
- tai lung5
- erecto bay beylerin birader beyler olmaları3
- pandela9
I.
cesetleri toplamak bana dü$tü
ölülerimin ardından iyi konu$acağım
II.
karanlık gecede be$ ölü
biraz çocuk biraz delikanlı tümü
umutla umutsuzluk arasında ya$arken
ölümleriyle iyiden koyula$tı acının rengi
kırıldı da dü$lerinin en güzel yeri
$arkılarını bıraktılar giderken belki bir anı
III.
anımsıyorum
düğüne giden çocuklar da böyle gülerdi.
haydar ergülen..
cesetleri toplamak bana dü$tü
ölülerimin ardından iyi konu$acağım
II.
karanlık gecede be$ ölü
biraz çocuk biraz delikanlı tümü
umutla umutsuzluk arasında ya$arken
ölümleriyle iyiden koyula$tı acının rengi
kırıldı da dü$lerinin en güzel yeri
$arkılarını bıraktılar giderken belki bir anı
III.
anımsıyorum
düğüne giden çocuklar da böyle gülerdi.
haydar ergülen..
tahta tekerleklerle ceset taşıyorlar,
cesetlerin bazıları yaşıyorlar,
cesetler ne daha ölebilir,
ne de öldürebilir birden,
cesetler bir daha ölmeyecekler,
cesetler geriye dönmeyecekler..
yaşar kurt..demiş..iyi etmiş..
cesetlerin bazıları yaşıyorlar,
cesetler ne daha ölebilir,
ne de öldürebilir birden,
cesetler bir daha ölmeyecekler,
cesetler geriye dönmeyecekler..
yaşar kurt..demiş..iyi etmiş..
Ölüler, ölüler nerelerdesiniz?
Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz.
Artık gündüzleriniz gece,
Bütün günleriniz: dün.
Artık her sözünüz sükût,
Her işaretiniz gizli.
Tutuyoruz nasihatlerinizi...
Ölüler, ölüler her yerdesiniz!
Ne zaman aynaya baksam,
Görünüveriyor babam...
Bahçem, odam, sofam,
Nereye geçsem, nereye çıksam;
Hâtıram!
Her yerde sizden bir eser.
Gökyüzünde bir bulut
Bıraktığınız sesler
Yakın güneşe, aya.
Dokunabilsem oraya,
Kiminiz konuşacak,
Kiminiz gülecek,
Eski günler gelecek.
Ölüler bilebilsem gittiğiniz yeri,
Ruhum, muradına erecek;
Annem döşeğimi serecek,
Toprağınız toprağım,
Aranızda yatacağım.
ziya osman saba
Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz.
Artık gündüzleriniz gece,
Bütün günleriniz: dün.
Artık her sözünüz sükût,
Her işaretiniz gizli.
Tutuyoruz nasihatlerinizi...
Ölüler, ölüler her yerdesiniz!
Ne zaman aynaya baksam,
Görünüveriyor babam...
Bahçem, odam, sofam,
Nereye geçsem, nereye çıksam;
Hâtıram!
Her yerde sizden bir eser.
Gökyüzünde bir bulut
Bıraktığınız sesler
Yakın güneşe, aya.
Dokunabilsem oraya,
Kiminiz konuşacak,
Kiminiz gülecek,
Eski günler gelecek.
Ölüler bilebilsem gittiğiniz yeri,
Ruhum, muradına erecek;
Annem döşeğimi serecek,
Toprağınız toprağım,
Aranızda yatacağım.
ziya osman saba
(bkz: ölü canlar)
Ölüler bağırıyor mezarlarından;
Yolcular, oturun taşlarımızda!
Onları deviren biziz toprağa,
Biz attık onları böyle ayağa;
Sakın atlamayın kenarlarından!
Ölüler bağırıyor mezarlarından...
Yolcular, uzanın yere upuzun;
Dayayın taşlara başlarınızı!
Tüy yastıklar gibi rahat taşımız,
Birleşsin bir lâhza orda başımız!
Bizdedir cevabı kuruntunuzun;
Yolcular, uzanın yere upuzun!
Ben de bir gün böyle haykıracağım:
Yolcular, oturun mezar taşımda!
Yolcular, önümde fısıldaşacak,
Yolcular, aşılmaz yollar aşacak.
Taşımı yerlere yatıracağım;
Ben de bir gün böyle haykıracağım!
(bkz: necip fazıl kısakürek)
Yolcular, oturun taşlarımızda!
Onları deviren biziz toprağa,
Biz attık onları böyle ayağa;
Sakın atlamayın kenarlarından!
Ölüler bağırıyor mezarlarından...
Yolcular, uzanın yere upuzun;
Dayayın taşlara başlarınızı!
Tüy yastıklar gibi rahat taşımız,
Birleşsin bir lâhza orda başımız!
Bizdedir cevabı kuruntunuzun;
Yolcular, uzanın yere upuzun!
Ben de bir gün böyle haykıracağım:
Yolcular, oturun mezar taşımda!
Yolcular, önümde fısıldaşacak,
Yolcular, aşılmaz yollar aşacak.
Taşımı yerlere yatıracağım;
Ben de bir gün böyle haykıracağım!
(bkz: necip fazıl kısakürek)
insanı korkuturlar.
oysa ne tuhaftır. yerde yatan bu adam bizim sevdiğimiz o insan değil miydi? nedir bizi ölüden ölesiye korkutan? eskiler derler ki; "ölüden korkma, diriden kork!" mantıklı. ölü kalkıp yakamıza yapışamaz. yapışsa seviniriz belki de. bir insanken bir ceset olmuştur. hiçbirşeye muktedir değildir artık. ama yine de diriden değil de ölüden korkuşumuz niyedir?
çünkü yerde boylu boyunca yatan ölü değil, ölümdür aslında. yanıbaşımızda. ete kemiğe bürünmüş, evimizin içine kadar girmiştir. apansız ve hep zamansızdır. ölüm ne kadar da tehditkardır şu haliyle. ne kadar gerçek. kaçınılmazlığı ne de çıplaktır. ölü sessiz, hareketsiz ama bir o kadar avaz avazdır. ölü ölümün ta kendisidir. işte orada yerde yatıyor. kalkıp ayaklarımıza yapışıverecekmiş gibi...
oysa ne tuhaftır. yerde yatan bu adam bizim sevdiğimiz o insan değil miydi? nedir bizi ölüden ölesiye korkutan? eskiler derler ki; "ölüden korkma, diriden kork!" mantıklı. ölü kalkıp yakamıza yapışamaz. yapışsa seviniriz belki de. bir insanken bir ceset olmuştur. hiçbirşeye muktedir değildir artık. ama yine de diriden değil de ölüden korkuşumuz niyedir?
çünkü yerde boylu boyunca yatan ölü değil, ölümdür aslında. yanıbaşımızda. ete kemiğe bürünmüş, evimizin içine kadar girmiştir. apansız ve hep zamansızdır. ölüm ne kadar da tehditkardır şu haliyle. ne kadar gerçek. kaçınılmazlığı ne de çıplaktır. ölü sessiz, hareketsiz ama bir o kadar avaz avazdır. ölü ölümün ta kendisidir. işte orada yerde yatıyor. kalkıp ayaklarımıza yapışıverecekmiş gibi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar