bugün
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak5
- avokado yiyen insan7
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler6
- çocuklar niye sünnet edilir4
- tayt vs mini etek3
- olgun karizmatik erkek vs genç erkek3
- kalabalığı seviyor musunuz5
- venüs retrosu3
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta6
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- feminen erkek davranışları5
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz10
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj6
- sonbaharda yapılacaklar4
- yazarların anlık durumları6
- gereksiz bakanlıklar3
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi11
- boğaz ağrısı5
- torpille ünlü olanlar3
- torpil2
- burcunun burcu2
- torpilsiz iş bulmak2
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler2
- bürokrasi gerçeği2
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak7
- sözlükdaşlarım beni seviyor musunuz2
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar18
- yazarların sözlükte attığı son mesaj3
- liseliler için uyku vakti2
- akmerkez3
- hırvatistan 0 ingiltere 73
- işkembe çorbası seven kız6
- şeker hastalığı9
- özel sektör de çalışmak11
- musa2
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
- nickini bir görselle anlat3
- pul biberli pilav6
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- sanatın amacı2
- ingiltere3
- hırvatistan4
- futbol18
- uefa uluslar ligi11
- söğüşçü aco7
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız4
- isviçre ile liechtenstein arası2
- ellerim bos gonlum hos14
I.
cesetleri toplamak bana dü$tü
ölülerimin ardından iyi konu$acağım
II.
karanlık gecede be$ ölü
biraz çocuk biraz delikanlı tümü
umutla umutsuzluk arasında ya$arken
ölümleriyle iyiden koyula$tı acının rengi
kırıldı da dü$lerinin en güzel yeri
$arkılarını bıraktılar giderken belki bir anı
III.
anımsıyorum
düğüne giden çocuklar da böyle gülerdi.
haydar ergülen..
cesetleri toplamak bana dü$tü
ölülerimin ardından iyi konu$acağım
II.
karanlık gecede be$ ölü
biraz çocuk biraz delikanlı tümü
umutla umutsuzluk arasında ya$arken
ölümleriyle iyiden koyula$tı acının rengi
kırıldı da dü$lerinin en güzel yeri
$arkılarını bıraktılar giderken belki bir anı
III.
anımsıyorum
düğüne giden çocuklar da böyle gülerdi.
haydar ergülen..
tahta tekerleklerle ceset taşıyorlar,
cesetlerin bazıları yaşıyorlar,
cesetler ne daha ölebilir,
ne de öldürebilir birden,
cesetler bir daha ölmeyecekler,
cesetler geriye dönmeyecekler..
yaşar kurt..demiş..iyi etmiş..
cesetlerin bazıları yaşıyorlar,
cesetler ne daha ölebilir,
ne de öldürebilir birden,
cesetler bir daha ölmeyecekler,
cesetler geriye dönmeyecekler..
yaşar kurt..demiş..iyi etmiş..
Ölüler, ölüler nerelerdesiniz?
Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz.
Artık gündüzleriniz gece,
Bütün günleriniz: dün.
Artık her sözünüz sükût,
Her işaretiniz gizli.
Tutuyoruz nasihatlerinizi...
Ölüler, ölüler her yerdesiniz!
Ne zaman aynaya baksam,
Görünüveriyor babam...
Bahçem, odam, sofam,
Nereye geçsem, nereye çıksam;
Hâtıram!
Her yerde sizden bir eser.
Gökyüzünde bir bulut
Bıraktığınız sesler
Yakın güneşe, aya.
Dokunabilsem oraya,
Kiminiz konuşacak,
Kiminiz gülecek,
Eski günler gelecek.
Ölüler bilebilsem gittiğiniz yeri,
Ruhum, muradına erecek;
Annem döşeğimi serecek,
Toprağınız toprağım,
Aranızda yatacağım.
ziya osman saba
Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz.
Artık gündüzleriniz gece,
Bütün günleriniz: dün.
Artık her sözünüz sükût,
Her işaretiniz gizli.
Tutuyoruz nasihatlerinizi...
Ölüler, ölüler her yerdesiniz!
Ne zaman aynaya baksam,
Görünüveriyor babam...
Bahçem, odam, sofam,
Nereye geçsem, nereye çıksam;
Hâtıram!
Her yerde sizden bir eser.
Gökyüzünde bir bulut
Bıraktığınız sesler
Yakın güneşe, aya.
Dokunabilsem oraya,
Kiminiz konuşacak,
Kiminiz gülecek,
Eski günler gelecek.
Ölüler bilebilsem gittiğiniz yeri,
Ruhum, muradına erecek;
Annem döşeğimi serecek,
Toprağınız toprağım,
Aranızda yatacağım.
ziya osman saba
(bkz: ölü canlar)
Ölüler bağırıyor mezarlarından;
Yolcular, oturun taşlarımızda!
Onları deviren biziz toprağa,
Biz attık onları böyle ayağa;
Sakın atlamayın kenarlarından!
Ölüler bağırıyor mezarlarından...
Yolcular, uzanın yere upuzun;
Dayayın taşlara başlarınızı!
Tüy yastıklar gibi rahat taşımız,
Birleşsin bir lâhza orda başımız!
Bizdedir cevabı kuruntunuzun;
Yolcular, uzanın yere upuzun!
Ben de bir gün böyle haykıracağım:
Yolcular, oturun mezar taşımda!
Yolcular, önümde fısıldaşacak,
Yolcular, aşılmaz yollar aşacak.
Taşımı yerlere yatıracağım;
Ben de bir gün böyle haykıracağım!
(bkz: necip fazıl kısakürek)
Yolcular, oturun taşlarımızda!
Onları deviren biziz toprağa,
Biz attık onları böyle ayağa;
Sakın atlamayın kenarlarından!
Ölüler bağırıyor mezarlarından...
Yolcular, uzanın yere upuzun;
Dayayın taşlara başlarınızı!
Tüy yastıklar gibi rahat taşımız,
Birleşsin bir lâhza orda başımız!
Bizdedir cevabı kuruntunuzun;
Yolcular, uzanın yere upuzun!
Ben de bir gün böyle haykıracağım:
Yolcular, oturun mezar taşımda!
Yolcular, önümde fısıldaşacak,
Yolcular, aşılmaz yollar aşacak.
Taşımı yerlere yatıracağım;
Ben de bir gün böyle haykıracağım!
(bkz: necip fazıl kısakürek)
insanı korkuturlar.
oysa ne tuhaftır. yerde yatan bu adam bizim sevdiğimiz o insan değil miydi? nedir bizi ölüden ölesiye korkutan? eskiler derler ki; "ölüden korkma, diriden kork!" mantıklı. ölü kalkıp yakamıza yapışamaz. yapışsa seviniriz belki de. bir insanken bir ceset olmuştur. hiçbirşeye muktedir değildir artık. ama yine de diriden değil de ölüden korkuşumuz niyedir?
çünkü yerde boylu boyunca yatan ölü değil, ölümdür aslında. yanıbaşımızda. ete kemiğe bürünmüş, evimizin içine kadar girmiştir. apansız ve hep zamansızdır. ölüm ne kadar da tehditkardır şu haliyle. ne kadar gerçek. kaçınılmazlığı ne de çıplaktır. ölü sessiz, hareketsiz ama bir o kadar avaz avazdır. ölü ölümün ta kendisidir. işte orada yerde yatıyor. kalkıp ayaklarımıza yapışıverecekmiş gibi...
oysa ne tuhaftır. yerde yatan bu adam bizim sevdiğimiz o insan değil miydi? nedir bizi ölüden ölesiye korkutan? eskiler derler ki; "ölüden korkma, diriden kork!" mantıklı. ölü kalkıp yakamıza yapışamaz. yapışsa seviniriz belki de. bir insanken bir ceset olmuştur. hiçbirşeye muktedir değildir artık. ama yine de diriden değil de ölüden korkuşumuz niyedir?
çünkü yerde boylu boyunca yatan ölü değil, ölümdür aslında. yanıbaşımızda. ete kemiğe bürünmüş, evimizin içine kadar girmiştir. apansız ve hep zamansızdır. ölüm ne kadar da tehditkardır şu haliyle. ne kadar gerçek. kaçınılmazlığı ne de çıplaktır. ölü sessiz, hareketsiz ama bir o kadar avaz avazdır. ölü ölümün ta kendisidir. işte orada yerde yatıyor. kalkıp ayaklarımıza yapışıverecekmiş gibi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar