bugün
- iskilipli atıf hoca20
- favlayan yazarın asıl amacı9
- kasımda aşk başkadır4
- kablosuz mouse7
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- robert de niro denince akla gelen ilk film5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması3
- evli bir kadını sikmek4
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- otel odasında yalnız kalmak4
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- iş yerinde atletle çalışmak3
- sevimli kafir3
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı2
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- kale3112 tarzı entry girmek2
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- casino2
- pazarama com3
- millette manyak para var21
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- ahmet nazif zorlu6
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- zenci kadın poposu2
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- red flag sözlük yazarları2
- osmanlı hanedanı3
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- anın görüntüsü32
- 693
- sözlük kürdü54
- nick vermeden bir yazara seslen3
- tanımadığı kadına tokat atan adam2
- boşandığı eşine araba alan adam8
- ismail kartal16
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler2
- escort ile para kavgası6
- nar tanelemek5
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- handjob3
- gıda çarşısında çalışan yuzır2
- artılama ile manevi gururu ihya edilen kezo2
- yere düşen araba anahtarı3
- geç bas geç bas diye bağıran kişi psikolojisi2
- erken uyanmak4
iman, bildirilen altı esasa inanmak ve Allahü teâlâ tarafından bildirilen, Muhammed aleyhisselamın Allahü teâlâ tarafından getirdiği emir ve yasakların hepsine inanmak ve inandığını dil ile söylemek demektir.
“Senin vasıtanla bir kimsenin îmana kavuşması, senin için sahralar dolusu kırmızı koyunlardan daha hayırlıdır.”
buhari.
buhari.
tarihin her döneminde bele ağdalı laflar edenler çıktı... kimi ordan kimi burdan...
normal insan anlamadı...
hacı hoca ruhban tayfası çıktı...
siz anlamazsınız zaten bu sözler zaten çok derin dedi...
kimi tarikat kurdu kimi dergah kimi gizli cemaat...
uuu adama bak... derin bilgili ermiş adam dediler...
kimi aziz ilan etti kimi eyliya kimi derviş...
bele bele tekeline aldı tanrı ile insan arasındaki yeri kimileri...
normal insan anlamadı...
hacı hoca ruhban tayfası çıktı...
siz anlamazsınız zaten bu sözler zaten çok derin dedi...
kimi tarikat kurdu kimi dergah kimi gizli cemaat...
uuu adama bak... derin bilgili ermiş adam dediler...
kimi aziz ilan etti kimi eyliya kimi derviş...
bele bele tekeline aldı tanrı ile insan arasındaki yeri kimileri...
iman, yalnız icmalî ve taklidî bir tasdike münhasır değil. Bir çekirdekten, tâ büyük hurma ağacına kadar ve eldeki âyinede görünen misalî güneşten tâ deniz yüzündeki aksine, tâ güneşe kadar mertebeleri ve inkişafları olduğu gibi; imanın o derece kesretli hakikatları var ki, binbir esma-i ilahiye ve sair erkân-ı imaniyenin kâinat hakikatlarıyla alâkadar çok hakikatları var ki: "Bütün ilimlerin ve marifetlerin ve kemalât-ı insaniyenin en büyüğü imandır ve iman-ı tahkikîden gelen tafsilli ve bürhanlı marifet-i kudsiyedir" diye ehl-i hakikat ittifak etmişler.
-Emirdağ Lahikası
-Emirdağ Lahikası
iman inanmak anlamına gelir fakat dini olarak daha çok inanmak yerine iman kelimesi tercih edilir ki Kur'an'da da iman geçer.
iman, Resûl-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâm’ın tebliğ ettiği zaruriyât-ı diniyeyi tafsîlen ve zaruriyâtın gayrisini icmalen tasdik etmekten hâsıl olan bir nurdur.”
“iman, Sa’d-ı Taftazaninin tefsirine göre, Cenâb-ı Hakk’ın, istediği kulunun kalbine, cüz-i iradenin sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur.”
“iman, Şems-i ezelîden vicdan-ı beşere ihsan edilen bir nur ve bir şuâdır ki, vicdanın iç yüzünü tamamıyla ışıklandırır.”
“iman, Şems-i Ezelîden ihsan edilmiş bir nur olduğu gibi, saadet-i ebediyeden de bir parıltıdır.”
Evet, kainatta hiçbir zişuur, kainatın bütün eczası kadar şahidleri bulunan Halik-ı Zülcelali inkar edemez... Etse, bütün kainat onu tekzib edeceği için susar, lakayd kalır.
Fakat Ona iman etmek, Kur’ân-ı Azimüşşanın ders verdiği gibi, O Halıkı, sıfatlarıyla, isimleriyle, umum kainatın şehadetine istinaden kalben tasdik etmek; ve elçileriyle gönderdiği emirleri tanımak; ve günah ve emre muhalefet ettiği vakit, kalben tevbe ve nedamet etmek iledir. Yoksa, büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak, o imandan hissesi olmadığına delildir. Her neyse...
Herkesin,iman mukàbilinde, bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlarla müzeyyen ve bâki ve daimî bir tarla ve mülkü kazanmak veya kaybetmek dâvâsı başına açılmış. Eğer iman vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek. Ve bu asırda, maddiyyunluk tâunuyla çoklar o dâvâsını kaybediyor.
Bu zamanda, hakikî imanı yüzde doksan kazandıran ve Kur’ân-ı Hâkim’in mucize-i maneviyesinden neş’et edip çıkan Risâle-i Nur, bu cami ve küllî ve yüksek marifet caddesini tefsir edip, bin seneden beri Kur’ân aleyhine ve islâmiyet ve insaniyetzararına ve tahribâtçı küllî cereyanlara karşı Kur’ân ve iman namına mukabele ediyor, müdafaa ediyor. imanın hadsiz mertebelerinde terakkiyât ve inkişâfâta medar oluyor. Ehl-i imanın imanını muhafazasına Kur’ân nuruyla vesile oluyor.
Risâle-i Nur; “imanı olmayanı inşallah imana getirir, imanı zayıf olanın imanını kuvvetleştirir, imanı kavî ve taklidi olanın imanını tahkikî yapar, imanı tahkikî olanın imanını genişlendirir, imanı geniş olana bütün kemâlât-ı hakikiyenin medarı ve esası olan marifetullahta terakkiyatverir, daha nurânî, daha parlak manzaraları açar.”
“iman, Sa’d-ı Taftazaninin tefsirine göre, Cenâb-ı Hakk’ın, istediği kulunun kalbine, cüz-i iradenin sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur.”
“iman, Şems-i ezelîden vicdan-ı beşere ihsan edilen bir nur ve bir şuâdır ki, vicdanın iç yüzünü tamamıyla ışıklandırır.”
“iman, Şems-i Ezelîden ihsan edilmiş bir nur olduğu gibi, saadet-i ebediyeden de bir parıltıdır.”
Evet, kainatta hiçbir zişuur, kainatın bütün eczası kadar şahidleri bulunan Halik-ı Zülcelali inkar edemez... Etse, bütün kainat onu tekzib edeceği için susar, lakayd kalır.
Fakat Ona iman etmek, Kur’ân-ı Azimüşşanın ders verdiği gibi, O Halıkı, sıfatlarıyla, isimleriyle, umum kainatın şehadetine istinaden kalben tasdik etmek; ve elçileriyle gönderdiği emirleri tanımak; ve günah ve emre muhalefet ettiği vakit, kalben tevbe ve nedamet etmek iledir. Yoksa, büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak, o imandan hissesi olmadığına delildir. Her neyse...
Herkesin,iman mukàbilinde, bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlarla müzeyyen ve bâki ve daimî bir tarla ve mülkü kazanmak veya kaybetmek dâvâsı başına açılmış. Eğer iman vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek. Ve bu asırda, maddiyyunluk tâunuyla çoklar o dâvâsını kaybediyor.
Bu zamanda, hakikî imanı yüzde doksan kazandıran ve Kur’ân-ı Hâkim’in mucize-i maneviyesinden neş’et edip çıkan Risâle-i Nur, bu cami ve küllî ve yüksek marifet caddesini tefsir edip, bin seneden beri Kur’ân aleyhine ve islâmiyet ve insaniyetzararına ve tahribâtçı küllî cereyanlara karşı Kur’ân ve iman namına mukabele ediyor, müdafaa ediyor. imanın hadsiz mertebelerinde terakkiyât ve inkişâfâta medar oluyor. Ehl-i imanın imanını muhafazasına Kur’ân nuruyla vesile oluyor.
Risâle-i Nur; “imanı olmayanı inşallah imana getirir, imanı zayıf olanın imanını kuvvetleştirir, imanı kavî ve taklidi olanın imanını tahkikî yapar, imanı tahkikî olanın imanını genişlendirir, imanı geniş olana bütün kemâlât-ı hakikiyenin medarı ve esası olan marifetullahta terakkiyatverir, daha nurânî, daha parlak manzaraları açar.”
etimolojik olarak güvenmek ve samimiyetle inanmak anlamlarına gelir.
Güvenmek, inanmak, itimat etmek anlamlarına gelen bir kelimedir.
"imân hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakiki imânı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve imânın kuvvetine göre, hâdisâtın tazyikâtından kurtulabilir..."
Bu söze imzamı basıyorum, kalıbımı da basıyorum hatta icap etse ruhumu ve canımı dahi doğruluğu hususunda masaya bırakırım. Evet bendeki bu iman olmasa beni ya meyhanelerden ya hapishanelerden toplardınız yada vurmuş vurulmuş olur mezarda yatıyor olurdum. Ama hayatımı cennete çeviren birşey var. Bir efsun. Ve evet bu kainatın dahi bir sırrı azimi var. Bu memleketinde bir sahibi...
Bu söze imzamı basıyorum, kalıbımı da basıyorum hatta icap etse ruhumu ve canımı dahi doğruluğu hususunda masaya bırakırım. Evet bendeki bu iman olmasa beni ya meyhanelerden ya hapishanelerden toplardınız yada vurmuş vurulmuş olur mezarda yatıyor olurdum. Ama hayatımı cennete çeviren birşey var. Bir efsun. Ve evet bu kainatın dahi bir sırrı azimi var. Bu memleketinde bir sahibi...
“imanın anlaşılabilmesini sağlayacak hiçbir kategori yoktur; imanı kategoriler içine sokmak, onun imhasına yönelmiş bir zulümdür.”
Allah a olan bağlılığı ve itaati kalben yaşatmak dilde ikrar etmek tir. Allah a olan itaat in yegane belirtisi dir iman.
Asla garantisi olmayan olgu. Kimin imanla kimin kafir olarak öleceğini allah bilir. Evet.
Kelime anlamı tam olarak inandığını bir hayat tarzı olarak benimseyip uygulamakTIR. iman ile inanmak arasındaki fark ise şu şekilde açıklanabilir.
- ben x hisse senedinin 1 senede 30% artacağına inanıyorum.
- ben z hisse senedinin 1 senede 30% artacağına inandığım için paramı o hisse senedine yatırıp 1 sene beklemeye karar veriyorum.
- ben x hisse senedinin 1 senede 30% artacağına inanıyorum.
- ben z hisse senedinin 1 senede 30% artacağına inandığım için paramı o hisse senedine yatırıp 1 sene beklemeye karar veriyorum.
altı şartı vardır:
1 - allah'a iman
2 - meleklere iman
3 - kitaplara iman
4 - peygamberlere iman
5 - ahiret gününe iman
6 - kader ve kazaya iman.
1 - allah'a iman
2 - meleklere iman
3 - kitaplara iman
4 - peygamberlere iman
5 - ahiret gününe iman
6 - kader ve kazaya iman.
iman dağlar kadar günaha tahammül eder, zerre kadar şüpheye tahammül edemez.
mantıksız gelen birçok olayı kabul etmemize vesile olan durum. iman teslimiyettir.
aklim kalbime "iman nedir?" diye sordu.
kalbim ise aklimin kulagina egilerek "iman edep'tir." dedi.
kalbim ise aklimin kulagina egilerek "iman edep'tir." dedi.
Ehl-i Sünnet’in farklı kesimleri, “iman nedir?” sorusuna farklı cevaplar vermiştir. Kimi sadece “Kalp ile tasdik ve dil ile ikrardır” demiş, kimi de bunlara “azalarla amel”i eklemiştir. “iman nedir?” sorusunun Kur’an ve Sünnet tarafından verildiğini bildiğimiz farklı cevapları vardır ve bu ihtilaf o cevaplardan hangisinin tercih edileceği sorusuna verilen cevaptan kaynaklanmaktadır.
Mesela meşhur “Cibril hadisi”nde iman, “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Allah’a kavuşacağına, peygamberlerine ve diriliş gününe iman etmendir” diye tarif buyurulduğu halde, başka rivayetlerde “namaz kılmak ve oruç tutmak” da imanın cüzlerinden olarak zikredilmiştir. Oysa Cibril hadisinde bu ibadetlerin “iman”dan değil, “islam”dan sayıldığını görüyoruz.
Mesela meşhur “Cibril hadisi”nde iman, “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Allah’a kavuşacağına, peygamberlerine ve diriliş gününe iman etmendir” diye tarif buyurulduğu halde, başka rivayetlerde “namaz kılmak ve oruç tutmak” da imanın cüzlerinden olarak zikredilmiştir. Oysa Cibril hadisinde bu ibadetlerin “iman”dan değil, “islam”dan sayıldığını görüyoruz.
manevi anlamda adeta bir hazine. kişinin inancının temeli, olmazsa olmazı. allah kimseyi ondan mahrum bırakmasın olanı da ondan ayrı koymasın diye duacı olmamız gereken değer.
Dünyanın en güçlü kelimesini her zaman nefret zannederdim. Taki inançlarıya benim bürün kinime karşı koyan kişiyle karşılaşana kadar. Sen güçsüz olduğunu düşünsende bana imanın gücünü sen gösterdin.
Birincil anlamıyla inançtır. ikincil anlamıyla düşünecek olursan uzak gelecekte piyasaya sürüleceği tahmin edilen apple ürünü insan şeklindeki robottur.
Ayrıca iman'ın en mükemmeli sabır, cömertlik ve güzel ahlaktan ibarettir." Hz. muhammed Ayrıca her türlü iman, bir çift kanattır.
imansız insan yürür fakat asla uçamaz.
imansız insan yürür fakat asla uçamaz.
Herkese nasip olmaz iman ateştir o ateşle gönlünü yakmanı ister iman , nefsine hakim olmayı öğretir iman herkes yapamaz ..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar