bugün
- eskortluk yapan sözlük yazarı30
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler57
- queen ravenna büyücülük okulu16
- sözlüğün tat vermemesi13
- eskorta para verecek kadar düşmek5
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı8
- bibik uyumuş olmalı4
- amin güzelmiş diyen tip9
- tutmayınca entry silmek3
- türkiye14
- karı kız için sözlüğe gelen tipler4
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen3
- yogartiksen29
- canın tatlı çekmesi4
- piç arap gel kuçu kuçu3
- kurt cobain karizması3
- kahvaltıda tarhana çorbası içmek3
- verginin hırsızlık olup olmaması5
- zamanda ileri gitmek3
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- whatsapptan gelen mesajları cevaplamayan erkek5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- ilkokul bebesine türbanı savunmak62
- hem oglancı hem kartoncu2
- exlerle arkadaş kalmak8
- izmirbeyefendisi4
- saati 10 bin tl diyen tip3
- hoşlanılan kıza düdüklü tencere hediye etmek3
- yılmaz güney adamlığı12
- ibne arabi2
- flörte durduk yere sövmek3
- bir latte ve telefon numaranı alabilir miyim2
- sevilmeyen yazarın kellesini koparıp itlere atmak4
- sarı teker kod adlı eskort3
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı6
- muğla'nın akp'ye geçmesi5
- cinler aleminde ghosting kavramı4
- cnn türk'ün tunceli'ye dersim demesi5
- twitterda 60 bin twit yazmış esrarengiz adam3
- arap adam olsaydı6
- evdeki cinlerden kira istemek4
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- kelebek dövmeli erkekler2
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- escort olmaya karar vermek2
- futbol14
- verirsen yalarım diyen tip4
- sözlükteki bölücüler16
- gece gelen bunalım2
- escortluk yapan yazarın gecelik fiyatı2
tanımak,bilmek anlamına gelen arapça kelime..
(bkz: tasavvuf)'da Allah'ı tanımak bilmek sevmek yakınlaşmak manasında kullanılır ve tasavvuftaki vechelerden,aşamalardan biraz daha özenelleştirirsen (bkz: ferudiddin attar)'ın çöllerinden birisidir..uzun uğraşlar (çok uzun uğraşlar) sonucu varılabilecek bir noktadır..
(bkz: muhyiddin ibni arabi)'nin bu konuyla ilgili (bkz: hikmet ve marifet) adlı bir eseri vardır.. (bkz: sadrettin konevi) ve (bkz: william chittick) kitabın şerhlerini yapmıştır..
(bkz: tasavvuf)'da Allah'ı tanımak bilmek sevmek yakınlaşmak manasında kullanılır ve tasavvuftaki vechelerden,aşamalardan biraz daha özenelleştirirsen (bkz: ferudiddin attar)'ın çöllerinden birisidir..uzun uğraşlar (çok uzun uğraşlar) sonucu varılabilecek bir noktadır..
(bkz: muhyiddin ibni arabi)'nin bu konuyla ilgili (bkz: hikmet ve marifet) adlı bir eseri vardır.. (bkz: sadrettin konevi) ve (bkz: william chittick) kitabın şerhlerini yapmıştır..
bir konuda ya da bir alanda gösterilen beceri, ustalık, yetkin olma durumu.
yenen bir tür bok.
marifet iltifata tabidir demiş büyüklerimiz.
yerinde bir bedri rahmi eyüboğlu şiiri...
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse
Güzel kokmak
Kekik misali
Lavanta çiçeği misali
Fesleğen misali
Itır misali
isâ misali
Yunus misali
Tonguç misali
Nâzım misali.
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse
Güzel kokmak
Kekik misali
Lavanta çiçeği misali
Fesleğen misali
Itır misali
isâ misali
Yunus misali
Tonguç misali
Nâzım misali.
taşlara bakan gözlerin, çicekleri görmesidir... *
osmanlıca anlamı, arapça'dan farklı olarak 'beceri, ustalık, uzmanlık' sözcüklerini betimler.
Marifet, can için sevgili aramak değil; sevgili için can taşımaktır...
Hz. Mevlana.
Hz. Mevlana.
marifet?!...
azrail'e tebesssüm...
salih mirzabeyoğlu.
azrail'e tebesssüm...
salih mirzabeyoğlu.
güzel bir ido tatlıses şarkısıdır.
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.
can yücel.
can yücel.
vuslat istikametinde bir vadi.
Ondan sonra gözüne, başı sonu olmayan marifet vadisi görünür.
Hiç kimse yoktur ki, yolun uzunluğu yüzünden gönlü karışmasın, acayip bir hale düşmesin! (Çoklarının, yolun uzunluğu yüzünden gönlü karışır yolunu kaybeder)
O vadinin hiçbir yolu, öbürüne benzemez. Ten yolcusu başkadır (onun), can yolcusu başka!
Yine de can ve ten, noksan ve kendi yüzünden daima geri kalıp zeval bulmada, ilerleyip kemale ulaşmadadır.
Hulâsa (özet) o vadide görünen bir çok yol var ama, her bir yol, yolcusuna göre! (O vadinin bir çok yolu vardır ama her yol yolcusuna göredir.)
Bu ulu yolsa nasıl olur da dertlere düşen örümcek, fille beraber yürür, aynı yola yollanır. (Bu ulu yolda dertlere düşen örümcek fille beraber yürümez, ayrı yola yollanır)
Herkesin yürüyüşü kemalincedir; herkesin yakınlığı halli halincedir.
Sivrisinek istediği kadar uçsun; kasırga süratini ve kasırga kuvvetini elde edebilir mi hiç?
Hâsılı (ortaya çıkmak, belirmek) herkesin yürüyüşü başka başkadır; hiçbir kuş öbür kuş gibi gidemez.
işte bilgi(marifet) bu yüzden ayrı ayrıdır. Birisi mihrabı(kabeyi) bilmiş, bulmuştur, öbürü putu!
Bu kadri yüce yolun önünde bilgi(marifet) güneşi doğup parladı mı
Herkes kadrince bir öngörüye sahip olur; herkes hakikat âlemindeki durağını, bucağını bulur.
Yolcuya bu yol aydınlandı mı, dünya külhanı gözüne gül bahçesi görünür.
içindeki sırrı görür o, deriyi değil. Artık sevgiliden başka bir zerre bile göremez zaten.
Ne görürse, hep onun yüzüdür; daima onu seyreder. Birlikte bütün sırları tamamlar, tam ve kâmil bir er olur, birliğe erer.
Nikap (peçe) altındaki yüz binlerce sır, güneş gibi parlar, ona yüz gösterir.
Tek bir kişi bütün sırları görsün de kemale ersin diye, yüz binlerce kişi bu yolda kaybolur gider!
Bu ucu bucağı, dibi kıyısı olmayan denize dalmak, bu denizde dalgıçlık etmek için, iç âlemine dalmış bir kâmil er gerek!
Sana sırlar âleminden bir zevk hâsıl olsa, her an aşkın, şevkın tazelenir durur!
Adamakıllı susuzluk işte buradadır. Yüz binlerce kan işte burada helâl olur, dökülür gider.
Arşa bile el atsan, “daha yok mu” sözünü bir an bile bırakma!
Arşı bile irfan denizinde gark et. Buna imkân bulamazsan, bari başına yolda toprakları saç!
A gaflet uykusuna dalmış kişi, kutlanacak bir halin yoksa, neden kendine yas tutmuyor, neden kendine ağlamıyorsun?
Sevgilinin vuslatına erişemedin, o vuslattan neşelenmediysen, bari kalk da ayrılık yasını tut!
Sevgilinin yüzünü görmüyorsan, hiç olmazsa şaşkın bir halde oturma da, sırlara mahrem olmayı dile!
Bulamıyorsan, bari utan da aramaya koyul. Eşek gibi ne vakte kadar başıboş, yularsız dolaşıp duracaksın?
Mantık'ut Tayr (Kuşça)
Ondan sonra gözüne, başı sonu olmayan marifet vadisi görünür.
Hiç kimse yoktur ki, yolun uzunluğu yüzünden gönlü karışmasın, acayip bir hale düşmesin! (Çoklarının, yolun uzunluğu yüzünden gönlü karışır yolunu kaybeder)
O vadinin hiçbir yolu, öbürüne benzemez. Ten yolcusu başkadır (onun), can yolcusu başka!
Yine de can ve ten, noksan ve kendi yüzünden daima geri kalıp zeval bulmada, ilerleyip kemale ulaşmadadır.
Hulâsa (özet) o vadide görünen bir çok yol var ama, her bir yol, yolcusuna göre! (O vadinin bir çok yolu vardır ama her yol yolcusuna göredir.)
Bu ulu yolsa nasıl olur da dertlere düşen örümcek, fille beraber yürür, aynı yola yollanır. (Bu ulu yolda dertlere düşen örümcek fille beraber yürümez, ayrı yola yollanır)
Herkesin yürüyüşü kemalincedir; herkesin yakınlığı halli halincedir.
Sivrisinek istediği kadar uçsun; kasırga süratini ve kasırga kuvvetini elde edebilir mi hiç?
Hâsılı (ortaya çıkmak, belirmek) herkesin yürüyüşü başka başkadır; hiçbir kuş öbür kuş gibi gidemez.
işte bilgi(marifet) bu yüzden ayrı ayrıdır. Birisi mihrabı(kabeyi) bilmiş, bulmuştur, öbürü putu!
Bu kadri yüce yolun önünde bilgi(marifet) güneşi doğup parladı mı
Herkes kadrince bir öngörüye sahip olur; herkes hakikat âlemindeki durağını, bucağını bulur.
Yolcuya bu yol aydınlandı mı, dünya külhanı gözüne gül bahçesi görünür.
içindeki sırrı görür o, deriyi değil. Artık sevgiliden başka bir zerre bile göremez zaten.
Ne görürse, hep onun yüzüdür; daima onu seyreder. Birlikte bütün sırları tamamlar, tam ve kâmil bir er olur, birliğe erer.
Nikap (peçe) altındaki yüz binlerce sır, güneş gibi parlar, ona yüz gösterir.
Tek bir kişi bütün sırları görsün de kemale ersin diye, yüz binlerce kişi bu yolda kaybolur gider!
Bu ucu bucağı, dibi kıyısı olmayan denize dalmak, bu denizde dalgıçlık etmek için, iç âlemine dalmış bir kâmil er gerek!
Sana sırlar âleminden bir zevk hâsıl olsa, her an aşkın, şevkın tazelenir durur!
Adamakıllı susuzluk işte buradadır. Yüz binlerce kan işte burada helâl olur, dökülür gider.
Arşa bile el atsan, “daha yok mu” sözünü bir an bile bırakma!
Arşı bile irfan denizinde gark et. Buna imkân bulamazsan, bari başına yolda toprakları saç!
A gaflet uykusuna dalmış kişi, kutlanacak bir halin yoksa, neden kendine yas tutmuyor, neden kendine ağlamıyorsun?
Sevgilinin vuslatına erişemedin, o vuslattan neşelenmediysen, bari kalk da ayrılık yasını tut!
Sevgilinin yüzünü görmüyorsan, hiç olmazsa şaşkın bir halde oturma da, sırlara mahrem olmayı dile!
Bulamıyorsan, bari utan da aramaya koyul. Eşek gibi ne vakte kadar başıboş, yularsız dolaşıp duracaksın?
Mantık'ut Tayr (Kuşça)
iyi ve ya kötü yapılan her şeyin ustalıkla yapılmasıdır.
marifet bir şeyi yapabilecekken yapmamakta...körün kadına bakmamasında ne sevap var!?
necip fazıl kısakürek - parmaksız salih
necip fazıl kısakürek - parmaksız salih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar