bugün
- friedrich hegel la bi cay icek13
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı3
- yazarların favori giyim markası8
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- mohamed salah ghaly4
- velvet57
- insan olmaya ceyrek kala15
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim2
- iş vs seks2
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar5
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- bilinçaltı algılama6
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- evde soğuk kahve yapımı7
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- 2026 ekonomik krizi16
- alparslan kuytul14
- migros'a sorulacak tek soru23
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- erotik şiir4
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- yalnızlıkla sevişmek5
- aleksey batrakov28
- hayattaki en değerli şeyler5
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- sana ihtiyacımız olmaz diyen akraba3
- victor osimhen20
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
- sınıfın en güzel kızı4
- hurdacıya gidiyorum7
- akıl3
- kavgada söylenen tehdit cümleleri3
- osuruktan şiirler60
- yoga2
- ioçk silik yesin kampanyası6
- bir erkeğe en çok yakışan şey2
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- tombul efes3
- enayimiknatisii6
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- sokrates in bilgi doğuştan gelir demesi3
- tostumu yaptım11
- g i l d e d l i l y16
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum3
- mutlu ama uzak olsun birader3
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
mükemmel bir sezon finali ile bitirmiştir. 7.sezonda yazarların daha ne kadar psikopatlaşacağını merak ediyorum doğrusu.
--spoiler--
6. sezonun başından itibaren house'un tedavisi meyvelerini sezon finali ile toplatmıştır. sezonun başında hastaneden nolan'dan aldığı psikolojik destek ile başlayan süreç, house'un gerek wilson gerek cuddy ile olan ilişkilerinde daha sakin olmasına, daha kendini bilen bir tavır sahibi olarak davrannmasına zemin oluşturdu.. 5 sezondur yapılan finallerde her seferinde house sonunda bir nevi göt oluyordu, ya da işler sürekli kötü sonuçlanıyordu. açıkçası yine o tarz bir final beklerken itiraf edeyim ki; yazarlar bu kez sağlam ters köşeye yatırdı.
house'un yerde oturur pasaklı bir halde olduduğunu aynanın kırıldığını ve duvarın delindiğini göstererek başlayan bölüm, house'un son bölümde eline geçirdiği kitabı cuddy'e, lucas ve cuddy için, hediye ederek devam etti. cuddy'nin kitabı alırken ki bir anlık duruşu ve house'a bakışı her ne kadar beni kıllandırmış olsa da, bunu house'tan beklemediğini düşünerekten yaptığını düşünmüştüm.
vinç devrilmesi sonucu house ve tayfasının cuddy ile birlikte gittiği enkazda house her zaman ki gibi dedektifliğe soyunan bir yandan teşhislerini koyup bir yandan da bir yerlerden enkazların altından ses duymaya çalıştı. önsezileri ve müneccimliği tavan yapmış house enkazın altından ses duyduğunu iddaa etse de kimseyi ikna edememedi. lakin biz biliyorduk işlerin yolunda gitmediğini ve yanılmadık. enkazın altında bulduğu siyahi kız house'u bastonundan yakaladığı an house'un tepkisi kesinlikle yapmacık değildi. görülmeye değerdi.
enkazın altında kalan hanna'nın, biriyle konuşmaya ihtiyacı olduğu anda karşısında house olması ve ayağının enkazın altında olması sadece bir tesadüf olmasa gerek. house'un hanna ile birlikte tanrıya inanmadıklarını söyleyip dua etmesi house'un da tabularının yıkılabileceğinin birinci göstergesiydi. tabi bu arada house'un ara ara bacağını sıvazlaması akıllara acaba ''vicodin'' kullanır mı kullandı mı kullanacak mı sorularını getirdi. cuddy'nin house'un hayatını bacağı yüzünden mahvettiğini iddaa etmesi hann'nın durumu için de durumu daha da kritikleştirmişti. house fazlasıyla farkında olsa da ''insanlar değişmez'' tabusunu yıkmaktan korkar durumdaydı.
bütün çabalara rağmen bacağı kesilmesi gereken hanna'nın tercihi ısrarla bacağını kaybetmemekten yanaydı. kocasının bacağını çok sevdiğini bilerek kendisinden fedakarlık etmesi işleri fazlasıyla sarpa sardırmıştı cuddy için. cuddy bacağının kesilmesinden yanayken, house kendi bacağına gelenleri onunkine de gelmesine pek sıcak bakmadı. cuddy'nin sorgulayıcı tavırları, kendinin ve wilson'un hayatları rayında ilerlerken house'un hiçbir şeyi olmadığını iddaa ettiğinde, house'un elinde oynayabileceği neredeyse hiçbir kozu yoktu. elde etmek istediği cuddy, üstüne ''seni sevmiyorum'' diyince, elde edebilme imkanı az da olsa bulunan sevdiceği de elinden kayıp gitmiş gibi duruyordu. cuddy'nin, hanna'nın bacağını kesilmesini sağlaması için öncelikle en zor engel olan house engelini aşmalıydı ki hanna ile direk bağlantı kurabilsin. gerçeklerin farkına varan house hastayı uyarıp kendi ayağı kötü olduğu için hayatının değiştiğini söyleyerek de ''insanlar değişmez'' olan ikinci tabusunu da yıkmış bulunuyordu.
ayağını kaybeden hanna'ya yapılan yerinde müdahalelerine rağmen hayatını kaybetmesi house'un ayağının ağrısını daha arttırdı. eğer belki de hanna yaşasaydı ayağı iyileşecekti ve bize o şahane final sahnesini hiç yaşatmayacaktı. bir nevi iyi ki öldün hanna. ayağının ağrısının artması üzerine vicodin almayı kafaya koyan house, aynanın arkasındaki zuladan çıkardığı vicodini çıkarmış hapları eline aldıktan sonraki ufacık bir tebessümü görülmeye değerdi. yine mi tekrar dan halüsinasyonlar başlayacak, tekrardan bağımlı mı olacak derken cuddy'nin gelmesi derin bir oh çektirdi. cuddy'nin house'u unutmak için ev tutup nişanlanması gerçeği ''oha ama bu kadar da dönek olunmaz ki'' dedirtti cuddy'e. house ile cuddy'nin öpüşme sahnesinde dilerdim ki; house geri çekilsin ve öpmesin cuddy de öle göt gibi kalsın ama neyse artık olan oldu iyi de oldu hoş da oldu tamam mı. ayırca senaristler açıkladılar ki son sahne kesinlikle halüsinasyon değil. e bırakın da artık olmasın, bırakın da artık house da mutlu olsun. ayrıca bize böyle mutlu bir son yaşattığı için yazarlara teşekkürlerimi borç bilirim.
kısaca thirteen'e de değinmek istiyorum. sen adam akıllı kendine bakmaz düzenli olarak programlarına katılmazsan işler yolunda olmaz tabi. lanet olsun elimizde bi cameronumuz vardı onu aldılar sıra thirteene de gibi hadi hayırlısı olsun ama öldürmeyin şu kızı nolur.
--spoiler--
--spoiler--
6. sezonun başından itibaren house'un tedavisi meyvelerini sezon finali ile toplatmıştır. sezonun başında hastaneden nolan'dan aldığı psikolojik destek ile başlayan süreç, house'un gerek wilson gerek cuddy ile olan ilişkilerinde daha sakin olmasına, daha kendini bilen bir tavır sahibi olarak davrannmasına zemin oluşturdu.. 5 sezondur yapılan finallerde her seferinde house sonunda bir nevi göt oluyordu, ya da işler sürekli kötü sonuçlanıyordu. açıkçası yine o tarz bir final beklerken itiraf edeyim ki; yazarlar bu kez sağlam ters köşeye yatırdı.
house'un yerde oturur pasaklı bir halde olduduğunu aynanın kırıldığını ve duvarın delindiğini göstererek başlayan bölüm, house'un son bölümde eline geçirdiği kitabı cuddy'e, lucas ve cuddy için, hediye ederek devam etti. cuddy'nin kitabı alırken ki bir anlık duruşu ve house'a bakışı her ne kadar beni kıllandırmış olsa da, bunu house'tan beklemediğini düşünerekten yaptığını düşünmüştüm.
vinç devrilmesi sonucu house ve tayfasının cuddy ile birlikte gittiği enkazda house her zaman ki gibi dedektifliğe soyunan bir yandan teşhislerini koyup bir yandan da bir yerlerden enkazların altından ses duymaya çalıştı. önsezileri ve müneccimliği tavan yapmış house enkazın altından ses duyduğunu iddaa etse de kimseyi ikna edememedi. lakin biz biliyorduk işlerin yolunda gitmediğini ve yanılmadık. enkazın altında bulduğu siyahi kız house'u bastonundan yakaladığı an house'un tepkisi kesinlikle yapmacık değildi. görülmeye değerdi.
enkazın altında kalan hanna'nın, biriyle konuşmaya ihtiyacı olduğu anda karşısında house olması ve ayağının enkazın altında olması sadece bir tesadüf olmasa gerek. house'un hanna ile birlikte tanrıya inanmadıklarını söyleyip dua etmesi house'un da tabularının yıkılabileceğinin birinci göstergesiydi. tabi bu arada house'un ara ara bacağını sıvazlaması akıllara acaba ''vicodin'' kullanır mı kullandı mı kullanacak mı sorularını getirdi. cuddy'nin house'un hayatını bacağı yüzünden mahvettiğini iddaa etmesi hann'nın durumu için de durumu daha da kritikleştirmişti. house fazlasıyla farkında olsa da ''insanlar değişmez'' tabusunu yıkmaktan korkar durumdaydı.
bütün çabalara rağmen bacağı kesilmesi gereken hanna'nın tercihi ısrarla bacağını kaybetmemekten yanaydı. kocasının bacağını çok sevdiğini bilerek kendisinden fedakarlık etmesi işleri fazlasıyla sarpa sardırmıştı cuddy için. cuddy bacağının kesilmesinden yanayken, house kendi bacağına gelenleri onunkine de gelmesine pek sıcak bakmadı. cuddy'nin sorgulayıcı tavırları, kendinin ve wilson'un hayatları rayında ilerlerken house'un hiçbir şeyi olmadığını iddaa ettiğinde, house'un elinde oynayabileceği neredeyse hiçbir kozu yoktu. elde etmek istediği cuddy, üstüne ''seni sevmiyorum'' diyince, elde edebilme imkanı az da olsa bulunan sevdiceği de elinden kayıp gitmiş gibi duruyordu. cuddy'nin, hanna'nın bacağını kesilmesini sağlaması için öncelikle en zor engel olan house engelini aşmalıydı ki hanna ile direk bağlantı kurabilsin. gerçeklerin farkına varan house hastayı uyarıp kendi ayağı kötü olduğu için hayatının değiştiğini söyleyerek de ''insanlar değişmez'' olan ikinci tabusunu da yıkmış bulunuyordu.
ayağını kaybeden hanna'ya yapılan yerinde müdahalelerine rağmen hayatını kaybetmesi house'un ayağının ağrısını daha arttırdı. eğer belki de hanna yaşasaydı ayağı iyileşecekti ve bize o şahane final sahnesini hiç yaşatmayacaktı. bir nevi iyi ki öldün hanna. ayağının ağrısının artması üzerine vicodin almayı kafaya koyan house, aynanın arkasındaki zuladan çıkardığı vicodini çıkarmış hapları eline aldıktan sonraki ufacık bir tebessümü görülmeye değerdi. yine mi tekrar dan halüsinasyonlar başlayacak, tekrardan bağımlı mı olacak derken cuddy'nin gelmesi derin bir oh çektirdi. cuddy'nin house'u unutmak için ev tutup nişanlanması gerçeği ''oha ama bu kadar da dönek olunmaz ki'' dedirtti cuddy'e. house ile cuddy'nin öpüşme sahnesinde dilerdim ki; house geri çekilsin ve öpmesin cuddy de öle göt gibi kalsın ama neyse artık olan oldu iyi de oldu hoş da oldu tamam mı. ayırca senaristler açıkladılar ki son sahne kesinlikle halüsinasyon değil. e bırakın da artık olmasın, bırakın da artık house da mutlu olsun. ayrıca bize böyle mutlu bir son yaşattığı için yazarlara teşekkürlerimi borç bilirim.
kısaca thirteen'e de değinmek istiyorum. sen adam akıllı kendine bakmaz düzenli olarak programlarına katılmazsan işler yolunda olmaz tabi. lanet olsun elimizde bi cameronumuz vardı onu aldılar sıra thirteene de gibi hadi hayırlısı olsun ama öldürmeyin şu kızı nolur.
--spoiler--
birçok housesever için house, bir dizi kahramanı olmaktan çıkmış, günlük hayatın akışı içersinde 'şimdi ne yapıyordur lan acaba?' diye merak edilen, muzur bir arkadaşa dönüşmüştür.
sırf bu merakı kaybetmemek için, birkaç bölüm art arda izlemediğim olmuştur, hatta dişimi sıkıp, bütün bir sezon bekleyerek hepsini birden izlemişliğim de vardır.
en son 6. sezon 12. bölümde bırakmıştım, sanırım house'lu günler beni bekliyor, oh mis. *
sırf bu merakı kaybetmemek için, birkaç bölüm art arda izlemediğim olmuştur, hatta dişimi sıkıp, bütün bir sezon bekleyerek hepsini birden izlemişliğim de vardır.
en son 6. sezon 12. bölümde bırakmıştım, sanırım house'lu günler beni bekliyor, oh mis. *
(bkz: dr gregory house)
bağımlılık yapan, sizi kendine benzeten dizidir. izledikçe ayrıntılara takar, ağrı kesici sayınızı arttırır, yeni hastalıklarınızı keşfedersiniz. house hem acınası hem kıskanılası insandır.
bağımlılık yapan, sizi kendine benzeten dizidir. izledikçe ayrıntılara takar, ağrı kesici sayınızı arttırır, yeni hastalıklarınızı keşfedersiniz. house hem acınası hem kıskanılası insandır.
başlangıçta karakterleri aşırı inatçı, kibirli ve antipatik gelen, ancak izledikçe insani yönlerini bastırıp hastaları tedavi etmekten başka hiçbir şey düşünmedikleri apaçık ortaya çıkan hastane dizisi
--spoiler--
6. sezonda house lars ulrich'e hangi akla dayanarak tüm zamanların en iyi davulcusu demiştir bilmiyorum.
(bkz: mike portnoy)
--spoiler--
6. sezonda house lars ulrich'e hangi akla dayanarak tüm zamanların en iyi davulcusu demiştir bilmiyorum.
(bkz: mike portnoy)
--spoiler--
7.sezon çekimleri 14 haziran 2010 da başlayacak dizidir.
genelde bütün teşhislerini en alakasız diyaloglar esnasında yapan enteresan doktor.
dobra dobra olan doktor.
karizmatik anti kahraman bir doktoru konu alan yabancı dizi. merak celbedici, izlenebilecek bir dizidir.
(ingilizce) ev.
dizisinde pek karizmatik, pek kahraman görünmesiyle birlikte; gerçek hayatta hastası olmayı istemeyebileceğiniz doktor karakterini barındıran dizi...
Bölüm boyunca hastanın sorununu düşünen,kıçını yırtan,ama çok saçma bi esnada birden hastalığı bulması tek eksidir.Gerisi süperdir.
6 sezondur takip ettiğim dizidir. house denilen zeka küpü kendi iç savaşlarında pek zeki davranamayıp iç denge problemi yaşamaktadır. ama kurduğu cümleler ve sözcüklerle yaptığı dans bizi kendimizden alır.
(bkz: iç denge problemi ne ya!)
(bkz: o kurmuyo lan senaristler yazıyo onu!)
(bkz: iç denge problemi ne ya!)
(bkz: o kurmuyo lan senaristler yazıyo onu!)
wilson ve house arasındaki mükemmel diyaloglar, ince espriler, laf sokmalar vs.. diziyi asıl ayakta tutan temellerdir, onun dışında, cuddy'nin kadınsılığı, çekiciliği, ooyyşh aman allahım...
5X12 de House'un bilgisayar başında bir şeyler yazdığı sahnede,klavyeye bakarak yazması neden beni hayal kırıklığına uğrattı ve neden ilgimi çektiğini sorguladığım dizi,House isen bakmayacaksın klavyeye yazarken düşüncesi var.
bu aralar her gece bu saatlerde tnt'de bir bölümü yayınlanan kusursuz dizi.
not: kusursuz dedim ama lisa cuddy'yi house'a manita olarak yakıştıramıyorum arkadaş. "naive atheist" cameron'ı seviyorum ben.
not: kusursuz dedim ama lisa cuddy'yi house'a manita olarak yakıştıramıyorum arkadaş. "naive atheist" cameron'ı seviyorum ben.
6 sezonu 40 tl ye satıyorlar adalet mi lan bu?
gencken gecirmis oldugu bir hastalik sebebiyle on bacak kasinin tamamini kaybeden dr house, agri kesici olan vicodin bagimlisidir. ozellikle analasamayacak hastaliklari cozme konusunda uzman olan house, cok basarili bir doktor olsa da herkesi cileden cikartan simarik bir cocuk gibi davranir... bu diziyi hem eglenceli, hem enteresan, yapar... gittikce house'in kafasinin icine girdigimiz dizi, gercek bir hayat hikayesinden alintidir.
bu kadar az mekan görüntüsü, bu kadar az karakter ve üstelik bir çok jargon kullanımına rağmen gelmiş geçmiş en iyi dram dizilerinden biridir. * tarihe kült olarak kazınacaktır.
dikkat buradan sonrası spoiler içerebilir.
House M.D. geçirdiği bir kaza nedeni ile bacağı aksamış son derece zeki bir doktordur. altı sezon boyunca temel mottosu " everybody lies" tır. etrafındaki herkese laf sokar ama makuldür.herkesin yalanlarını bir bir ortaya çıkarır. tüm karakterler House' tan etkilenir ve ortaya bu muhteşem dizi çıkar. 6 yıldır hiç bir bölümünde sıkılmamışımdır. her bölümde senaristlere biraz daha hayranlık duymuşumdur. ama bazı bölümleri vardır ki beni benden almıştır. 4. sezon final, 6. sezon uzun açılışı* ve 6. sezon finali.
dikkat buradan sonrası spoiler içerebilir.
House M.D. geçirdiği bir kaza nedeni ile bacağı aksamış son derece zeki bir doktordur. altı sezon boyunca temel mottosu " everybody lies" tır. etrafındaki herkese laf sokar ama makuldür.herkesin yalanlarını bir bir ortaya çıkarır. tüm karakterler House' tan etkilenir ve ortaya bu muhteşem dizi çıkar. 6 yıldır hiç bir bölümünde sıkılmamışımdır. her bölümde senaristlere biraz daha hayranlık duymuşumdur. ama bazı bölümleri vardır ki beni benden almıştır. 4. sezon final, 6. sezon uzun açılışı* ve 6. sezon finali.
tnt de neredeyse her gün yayınlanan dizi.
--spoiler--
5. sezonun etkileyici bitişinden sonra, bu sezon finalinin beklentisi yüksekti. Göçük altının kasvetiyle başlayıp, kasvetli devam etti bölüm. Cuddynin sen loosersına varan konusmasıysa pik noktası oldu. Çıkmaza giden bi insan izledik 40 dk. Ağlama noktasına geldik. Bitti denen anda, intiharın bile olabileceğini düşündüğümüz anda, son 3 dakikada aşk sahneyi olumluya çevirdi ve housea daha az üzülerek bir sonraki sezonu beklemeye başladık. 5.sezon son dakikalarıyla üzerken, 6. sezon sevindirmiştir. Bu sezon finalinde tek eksik müzikti bence. As tears go by nasıl yakışmıştı geçen yılki sona.
--spoiler--
Eylülde yine güzel bir sezon bizi bekliyor eminim.
5. sezonun etkileyici bitişinden sonra, bu sezon finalinin beklentisi yüksekti. Göçük altının kasvetiyle başlayıp, kasvetli devam etti bölüm. Cuddynin sen loosersına varan konusmasıysa pik noktası oldu. Çıkmaza giden bi insan izledik 40 dk. Ağlama noktasına geldik. Bitti denen anda, intiharın bile olabileceğini düşündüğümüz anda, son 3 dakikada aşk sahneyi olumluya çevirdi ve housea daha az üzülerek bir sonraki sezonu beklemeye başladık. 5.sezon son dakikalarıyla üzerken, 6. sezon sevindirmiştir. Bu sezon finalinde tek eksik müzikti bence. As tears go by nasıl yakışmıştı geçen yılki sona.
--spoiler--
Eylülde yine güzel bir sezon bizi bekliyor eminim.
Gündemdeki Haberler