bugün

entry'ler (141)

vizede çıkan soru finalde çıkar mı sorunsalı

büyük ikilemler yaratan sorunsaldır. bir yanın o soru çıktı, tekrar sorulmaz diyip o kısma çalışmak istemez, bir yanınsa hocanın ' bunu vizede yapamamışlar bir daha sorayım nihaha' diyen görüntüsünü hayal eder. için rahat etmez, bakarsın, % 90 da çıkmaz.

(bkz: final dönemi)

seksi şarkılar

teoman ın tüm şarkıları.
(bkz: istanbul da)

her şey bitsin unutmalı anıları
ağzımda ağzı
omzumda bacağı

kavak yelleri

bu akşamki bölüm dizinin ilk bölümlerine ait görüntülerle başlamıştır. güzelmiş hakikaten o zamanlar.

fazla dizi izlemenin bünyeye yan etkileri

yabancı dizileri biriktirip ardı ardına izleyenlerdenseniz, beyin karıncalanması şeklinde görülen etkilerdir. mesela fringe izliyorsanız, toplu taşıma araçlarında biraz farklı görünen ya da öksüren-hapşıran birini görünce şüphelenerek bakıyorsunuz, az sonra garip biçimde ölecek, otobüsü patlatacak gibi düşüncelerle. 24 izliyorsanız yolda yürürken yandan geçen arabadan size ateş edeceklerine dair paranoya oluşturuyosunuz. house md izledikten sonra çakma doktor psikolojisiyle en ufak birşeye bile teşhiste bulunuyorsunuz. kısaca, yabancı diziler iyidir, hoştur ama kontrolümüzü kaybetmeyelim efenim. *

nil bar

biranın yanında sınırsızca patlamış mısır tükettiğimiz, küçük, güzel müzik yapan mekandı. uzun saçlı bi arkadaş çalıyodu şimdi yokmuş sanırım. uzun yıllık bir ilişkinin başlangıç cümleleri de orda kurulmuştu. bu açıdan da önemlidir benim için.

sevgiliden ayrıldıktan sonraki ilk gün

uzun uzun düşünüp, ikinci şansı hakediyor bu ilişki, herşey çok güzel olacak özetinde uzun bir mesaj atıp, geri dönüşü yok bunun gibi kısa cevaplar aldığın gündür. vazgeçtiğin gündür yani.

babanın yüzünden sevdiği diziyi izleyemeyen anne

babanın tuvalete gitmek için kalktığı an kumandaya hamle yapan annedir.

umut sarıkaya tipi mutsuzluk

cep telefonunun şarjı bitip, saatlerce kapalı kaldığında, kim bilir kaç kişi aramıştır, çok merak etmişlerdir beni düşüncesiyle eve koşup telefonu şarja takmak ve 1 kişinin bile aramadığını görmek.

incesaz

bu akşam bursa senfoni orkestrasıyla birlikte konseri olan gruptur. merakla beklenmektedir.

anlatacak çok şey varken susmak

öyle bir adamdı ki hüznünü gamzelerinde saklayabiliyordu. kederi kahkahasının alt yazısında gizliydi. yani yukarıdan bakınca görülmüyordu gözlerindeki kristaller. öyle bir adamdı ki gidişiyle kalırdı. gitmelerde asılı kaldı gitme demediler. bulanık gördüğü dünyayı net algılama yanılgısına düşmüştü aynada kendini bile göremiyorken. öyle bir adamdı konuşmak istedikçe sustu, susmak istedikçe sustu.

(bkz: suskunun saati)

roman kahramanı

ben yazmanın cesaret istediği yazılarda cankurtarandır.

Düşündü roman kahramanı. hayatta şimdiye kadar çok istediğim bir şey olmadı dedi istediklerim oldu ama hep pay ayırdım olmasa da olura. Bu yüzden, kaybettim sayılmam. Ama; bugün dün ve gelecek önümde. Kazandığımı da söylemiyor hiçbir vaktim. Sonra eskiden okuduğu bir yazıdan 2 kelime düştü aklına. Tam benim durumum dedi yazdı bir kenara, varlığım yok. iç geçirdi. Neyse dedi ve devam etti işine. sayfalarda yaşamaya. yaşlanmaya.

yazarların 2010 yılı özetleri

varlığını fazla hissetirmeyen yıldı. sakindi, 2009 un çalkantısından sonra belki de gerekliydi. nöbet kulesinden son anda çıkıp girilen yıldan fazla birşey beklememek gerekirdi zaten..bütün yıl nöbette geçmesin klişesiyle erken bırakılan nöbete rağmen beklemeyle geçti 2010 üstelik tam olarak ne beklediğini bilmeden.. 'meğerse 2010 geçiş yılıymış' deyip 2011 den umalım 2010 da olmayan olması gerekenleri olması istenenleri..

sirkecidentrengider

ersin karabulut'un sandık içi köşesi tadında entryler giren yazarmış. tebrik ediyoruz efendim.

seni şimdi görsem

şimdi seni görsem sizden kaçarım. en iyisi sensizlik.

legend of the guardians

fragmanında 30 seconds to mars ın kings and queens şarkısı kullanılmıştır. çok da doğru bir seçim yapılmıştır.

seyyahxx

tertemiz yazar.

çift sendromu

grup aktivitelerinde ortamda bulunan çiftlerin sırnaşmak, sarılmak, öpüşmek suretiyle arkadaşlarına yaşattıkları durumdur.

ikindi

haşmet babaoğlu dünkü yazısında çok güzel tanımlamıştır:

' ikindi vakti... günün ergenlik çağı. hüznü ondandır. çünkü çocuklar gibi şen sabahlar geride kalmıştır ve yetişkin akşama daha çok vardır. '

basına sansür isteyen gazeteci

sansürsüz adında program yapandır üstelik.

cuma günü mesai saati bitimi

akabinde eve gidiliyorsa çok can sıkandır. cuma gecesi dışarıda olmalı insan, güzel bir yemek, haftayı bitirmenin verdiği huzur, güzel arkadaş sohbeti , yanında 2 güne dair planlar. ya da sırt çantanla yollara düşmeli insan başka şehirlerde haftasonları için. haftasonu candır, cuma günü mesai bitimi candır.
© copyright 2005 - 2026