bugün
- arkadan yanaşıp selektör yapan it9
- sözlük yazarlarının çayları9
- online yazarlar neden yazmıyor8
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi6
- aranızda doktor var mı3
- sözlük kızlarına nazar değmesi3
- güvenilir yazar4
- acil doktorunun anıları2
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak6
- öbür sözlük4
- sözlüğü gerenler3
- johannes kepler2
- atom bombası patlamasından koşarak kaçmak2
- meczup olmanın kötü sanılması2
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- tası tarağı toplayıp gidip arsaya kaçak ev yapmak2
- bir kadını mutsuz etmek2
- giden gider2
- misafirliğe gitmemek2
- anın görüntüsü10
- yeni parti39
- pelin karahan3
- sözlük yazarlarının hayattaki en büyük şansları2
- devlet bahçeli4
- odanın içine baykuş girmesi9
- yine güneş doğdu2
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- sözlük kezoları7
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- meyveli soda içen erkek7
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- yorgun mermi9
- nervio35
- erkeklerin biraz şey olması7
- parmak patates vs elma dilim patates7
- en güzel sevişme13
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- güne bir şarkı bırak14
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- bu koyden olsam ne olacak18
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- velvet53
- havanın kapalı olması2
half life'taki NPClerin koku alma özelliği olduğunu biliyor muydunuz?
çıkışından 19 yıl sonra bir oyuncu oyunun kodlarını inceler koku alma için yazılmış kodlar olduğunu fark ediyor ve şu ana kadar kimsenin fark etmediği şey ortaya çıkıyor. öldürdüğümüz npcler 30 saniye boyunca koku yayıyor ve diğer npcler bu süre içerisinde olaya tepki verebiliyor. 19 yıl önceden yapılmış küçük bir dokunuşu günümüzde çıkan aaa kaliteli oyunların yapamıyor/yapmıyor oluşu...
video: https://www.youtube.com/watch?v=1tvz0WVaQGg
çıkışından 19 yıl sonra bir oyuncu oyunun kodlarını inceler koku alma için yazılmış kodlar olduğunu fark ediyor ve şu ana kadar kimsenin fark etmediği şey ortaya çıkıyor. öldürdüğümüz npcler 30 saniye boyunca koku yayıyor ve diğer npcler bu süre içerisinde olaya tepki verebiliyor. 19 yıl önceden yapılmış küçük bir dokunuşu günümüzde çıkan aaa kaliteli oyunların yapamıyor/yapmıyor oluşu...
video: https://www.youtube.com/watch?v=1tvz0WVaQGg
oyun commodore64 zamanında kalma, ergenin biri çıkmış grafikten bahsediyor, ulan bu oyun çıktığında dünya kültüründe daha render denen bir kültür yoktu be, dünyaya gelmiş ilk multiplayer babasına yapılacak hakaret mi bu.
şu oyunu oynamak arzusu yüzünden internet kafeye alıştım.
internet kafe yüzünden bir sürü abuk subuk arkadaş sahibi oldum.
o arkadaşlar sayesinde sigaraya başladım.
sigara içmek için akşam yemeğinden sonra dışarı çıkmaya başladım.
dışarı çıktığımda soğuk oluyor diye kahveye, bara müdavim oldum.
gittikçe evden uzaklaştım zamanla pavyona gazinoya sardım.
içtim içtim sarhoş oldum, vurdum kubara kafayı buldum.
para bulamadım, adam vurdum, gasp yaptım ceza evine düştüm.
çıktım elimden tutan, yüzüme bakan olmadı derbeder oldum.
böbreğimi sattım gittim yine half life oynadım.
internet kafe yüzünden bir sürü abuk subuk arkadaş sahibi oldum.
o arkadaşlar sayesinde sigaraya başladım.
sigara içmek için akşam yemeğinden sonra dışarı çıkmaya başladım.
dışarı çıktığımda soğuk oluyor diye kahveye, bara müdavim oldum.
gittikçe evden uzaklaştım zamanla pavyona gazinoya sardım.
içtim içtim sarhoş oldum, vurdum kubara kafayı buldum.
para bulamadım, adam vurdum, gasp yaptım ceza evine düştüm.
çıktım elimden tutan, yüzüme bakan olmadı derbeder oldum.
böbreğimi sattım gittim yine half life oynadım.
Gordon freeman yani ben ilk entrye böcek attı.
"Gluon Gun (egon) kullanmak yasak beyler. Alma lan o silahı yasak o" repliği ile hafızalara kazınmış efsane oyun.
böcek kanı bulaşmış levyedir.
kapılar kapanmak üzeredir içeri girmişsindir, o da ne? zalımlar tarafından öldürülürsün. şu an ekranı buğulu görüyorum.. daha fazla yazamayacam..
O böcekleri salmaktan büyük zevk alırdım ama yanlışlıkla önüme falan düşünce arkama bakmadan kaçardım baktım ısırıyolar hepsini vururdum. Deprem kurarlardı kapı tam kapanıcakken girerdim içeri o yukarıdaki kulelerden ama içerde bekleyenler olurdu vururları puştlar.
Yalnız bişey diyim hikaye modu oynarken o zamanlar küçüktüm korka korka oynardım fenaydı ya ses yok soluk yoktu.
impulse101.
Çocukluğumda deli gibi oynadığım oyun.
isim Delicibaba.
Sembol kurukafa.
Karakter yeşil doktor.
Evet her şey hazır şimdi oyun başlasın.
Gece gece duygulandım ya..
isim Delicibaba.
Sembol kurukafa.
Karakter yeşil doktor.
Evet her şey hazır şimdi oyun başlasın.
Gece gece duygulandım ya..
Mahallede adımı azrail e çıkaran oyun. Oyun nickim azraildi. Adımı bilmezler namımı bilerlerdi o derece.
counter strike oyunu istiyorum deyip alt geçitten satın alıp kurarak tanıştığım oyun.
sonrasında bilgisayarı olan diğer bir arkadaşa aldığım cd den başka bir oyun çıktığını anlatmıştım. baya gülmüştü bana. gerçi internetim de yoktu cs nin de ne olduğunu bilmiyordum, kimden duyup aldıysam onu hatırlamıyorum.
sonrasında bilgisayarı olan diğer bir arkadaşa aldığım cd den başka bir oyun çıktığını anlatmıştım. baya gülmüştü bana. gerçi internetim de yoktu cs nin de ne olduğunu bilmiyordum, kimden duyup aldıysam onu hatırlamıyorum.
hayatımda güzel anılar bırakan oyun.
o zamanlar half-life diye bir oyun yok, daha henüz açılmış internet cafe'de quake 2 oynuyoruz. single olduğu gibi multi oynama şeklide var. biz tabi abimle manjole-injole ikilisi olarak quake'de akıyoruz mahallede üstümüze oynayan yok. neyse bir zaman geçti sonra birisi çıktı geldi dedi ki bizim orada ki kafeye böcekli bi oyun geldi dedi. bizde çocuğu tanımıyoruz gel hele bakalım dedik anlat. çocuk dedi işte adamın elinde böcek var böceği salıyorsun diğer oyunculara saldırıyor falan. baya ilgimizi çekti çocuktan tarif aldık gittik birkaç mahalle aşağıda oturuyormuş. bir baktık ki efsane olacak oyun half-life'ı bize tarif etmiş. çok geçmeden zaten bizim kafeyede geldi oyun.
o zamanlar half-life diye bir oyun yok, daha henüz açılmış internet cafe'de quake 2 oynuyoruz. single olduğu gibi multi oynama şeklide var. biz tabi abimle manjole-injole ikilisi olarak quake'de akıyoruz mahallede üstümüze oynayan yok. neyse bir zaman geçti sonra birisi çıktı geldi dedi ki bizim orada ki kafeye böcekli bi oyun geldi dedi. bizde çocuğu tanımıyoruz gel hele bakalım dedik anlat. çocuk dedi işte adamın elinde böcek var böceği salıyorsun diğer oyunculara saldırıyor falan. baya ilgimizi çekti çocuktan tarif aldık gittik birkaç mahalle aşağıda oturuyormuş. bir baktık ki efsane olacak oyun half-life'ı bize tarif etmiş. çok geçmeden zaten bizim kafeyede geldi oyun.
half life oynamış efsanevi nesil mensubu gardaşlar hatırlayacaktır oyunda iki tür böcük vardı.
biri alttaki resimde gördüğünüz multiplayer modunda devamlı köşeye sinen sinsi pezevenklerin en iddialı silahı olan böcüktür.
görsel
hele bu pezevenkler crossfire haritasındaki meydanda 2-3-4-5 kişinin kapıştığını görmeye görsün hemen balkondan salarlardı böcük taburunu. sonra kenara çekilip keyifle curcunayı izlerlerdi.
vücuda her dokunuşunda etten bir parça koparacak kadar vahşi olsa da bu keratadan ömrüm boyunca ne korktum ne huylandım. tatlı bir yapısı vardı köftehorun. (adamı köfte yapar)
emme oyunda öyle baba bir böcük vardı ki her gördüğümde hala tüylerim diken diken olur. ahan da şu aniden üzerinize sıçrayan zebella gibi böcektir.
görsel
çeşitli rivayetlerde terörist katili olarak geçen sarı kızın bile kendisinden feyiz alıp önünde eğilmesi gereken bir böcüktür bu. evet half life 1'in single player modunu yıllardır bu böcükten korktuğum ve huylandığım için bitirememiştim. yıllardır içime dert oldu, bende bir ukde olarak kaldı. en iyi grafiklere sahip bir çok korku oyununu bitiren ben 1998 yapımı dandik grafiklere sahip half life 1'i bitirememiştim. bu şerefsiz tiksinç böcüğün her girdiğim delikten çıkıp aniden üstüme atlama ihtimali beni deli etti. o psikolojiyi kaldıramayıp oyunu her seferinde yarıda bıraktım. öyle de bir atlıyordu ki hayvan oğlu hayvan 5 metre falan... üzerime her atladığında kalbim duracak gibi olurdu. iğrenç sesini her duyduğumda olduğum yerde donakalır; acaba üstüme nereden atlayacak bu şerefsiz diye bakardım. Heyhaat...
oyunun ilk bölümlerinde yer alan bir sahneyi hiç unutamıyorum, o sahne gözümün önünden gitmiyor. işin içinde yine bu ipne böcük var. insanlar olarak tüm kontrolü kaybetmişiz. telaşlı olarak koridorda ilerlerken bir bilim adamı görüyorum, karşısında da bu ipne böcük duruyor. bilim adamı aciz bir şekilde böcüğe "yeme beni abi" diye yalvarıyor ama böcük bu, laftan anlar mı. hiç dinlemeden bir anda sıçrayıp bilim adamının kabak kafasına yapışıyor ve onu bok yoluna gönderiyor. Nam-ı diğer headcrab (kafa yengeci) insanların kafasına zıplayarak beyinlerini ele geçiriyor ve onları azılı birer zombiye dönüştürüyor.
bu da böcüğün kabak kafasından yakaladığı deli bilim adamı
görsel
tabi ki oyunun çılgın bilim adamları da her boka burunlarını sokmalarından mütevellit böyle absürt bir sonu hak etmişler diyebiliriz o da ayrı bir mevzu.
sonunda ise cesaretimi toplayarak en başından tekrar başladım, yalnız ilkini değil tüm seriyi büyük bir adrenalin ve zevk ile bitiriverdim. sadece son çıkan hl alyx'i vr sistemimiz olmadığı için deneyimleme fırsatı bulamadık ama ölene kadar defalarca sıkılmadan faydalanabileceğim bir eser yarattığı için valve'ye şükranlarımı iletiyorum.
nt: boş bir adamın yıllardır içinde kalan önemsiz bir ukdesi.
biri alttaki resimde gördüğünüz multiplayer modunda devamlı köşeye sinen sinsi pezevenklerin en iddialı silahı olan böcüktür.
görsel
hele bu pezevenkler crossfire haritasındaki meydanda 2-3-4-5 kişinin kapıştığını görmeye görsün hemen balkondan salarlardı böcük taburunu. sonra kenara çekilip keyifle curcunayı izlerlerdi.
vücuda her dokunuşunda etten bir parça koparacak kadar vahşi olsa da bu keratadan ömrüm boyunca ne korktum ne huylandım. tatlı bir yapısı vardı köftehorun. (adamı köfte yapar)
emme oyunda öyle baba bir böcük vardı ki her gördüğümde hala tüylerim diken diken olur. ahan da şu aniden üzerinize sıçrayan zebella gibi böcektir.
görsel
çeşitli rivayetlerde terörist katili olarak geçen sarı kızın bile kendisinden feyiz alıp önünde eğilmesi gereken bir böcüktür bu. evet half life 1'in single player modunu yıllardır bu böcükten korktuğum ve huylandığım için bitirememiştim. yıllardır içime dert oldu, bende bir ukde olarak kaldı. en iyi grafiklere sahip bir çok korku oyununu bitiren ben 1998 yapımı dandik grafiklere sahip half life 1'i bitirememiştim. bu şerefsiz tiksinç böcüğün her girdiğim delikten çıkıp aniden üstüme atlama ihtimali beni deli etti. o psikolojiyi kaldıramayıp oyunu her seferinde yarıda bıraktım. öyle de bir atlıyordu ki hayvan oğlu hayvan 5 metre falan... üzerime her atladığında kalbim duracak gibi olurdu. iğrenç sesini her duyduğumda olduğum yerde donakalır; acaba üstüme nereden atlayacak bu şerefsiz diye bakardım. Heyhaat...
oyunun ilk bölümlerinde yer alan bir sahneyi hiç unutamıyorum, o sahne gözümün önünden gitmiyor. işin içinde yine bu ipne böcük var. insanlar olarak tüm kontrolü kaybetmişiz. telaşlı olarak koridorda ilerlerken bir bilim adamı görüyorum, karşısında da bu ipne böcük duruyor. bilim adamı aciz bir şekilde böcüğe "yeme beni abi" diye yalvarıyor ama böcük bu, laftan anlar mı. hiç dinlemeden bir anda sıçrayıp bilim adamının kabak kafasına yapışıyor ve onu bok yoluna gönderiyor. Nam-ı diğer headcrab (kafa yengeci) insanların kafasına zıplayarak beyinlerini ele geçiriyor ve onları azılı birer zombiye dönüştürüyor.
bu da böcüğün kabak kafasından yakaladığı deli bilim adamı
görsel
tabi ki oyunun çılgın bilim adamları da her boka burunlarını sokmalarından mütevellit böyle absürt bir sonu hak etmişler diyebiliriz o da ayrı bir mevzu.
sonunda ise cesaretimi toplayarak en başından tekrar başladım, yalnız ilkini değil tüm seriyi büyük bir adrenalin ve zevk ile bitiriverdim. sadece son çıkan hl alyx'i vr sistemimiz olmadığı için deneyimleme fırsatı bulamadık ama ölene kadar defalarca sıkılmadan faydalanabileceğim bir eser yarattığı için valve'ye şükranlarımı iletiyorum.
nt: boş bir adamın yıllardır içinde kalan önemsiz bir ukdesi.
Bu oyun benim en sevdiğim oyundur. Unlost üstadımızın half life ile ilgili attığı güzel videolar sayesinde bende bu güzel oyun tekrar ilgi uyandırmış, bu sebepten ötürü şu sıralar kendisiyle teşrik-i mesaimiz başlamış bulunmaktadır. Seni seviyorum half life. iyi ki varsın.
Yıl 2019, Steam'de hala multiplayer oynanıyor. Hatta Opposing Force dahi az oyuncu da olsa oynanıyor.
online olarak serverların olup olmadığını merak ettiğim oyun.
vay be bu oyunda azalarak bitti.
Amme hizmeti: https://www.youtube.com/watch?v=y7n6-Qgn2BQ
Benim gibi half-life seven çok insan var ve sizinle paylaşmak istedim. Hikayenin gizemlerine karanlık noktalarına değinilmiş yeni bir belgesel yayınlandı, üstelik türkçe. Yabancı diliniz yoksa kaçırmayın derim.
Benim gibi half-life seven çok insan var ve sizinle paylaşmak istedim. Hikayenin gizemlerine karanlık noktalarına değinilmiş yeni bir belgesel yayınlandı, üstelik türkçe. Yabancı diliniz yoksa kaçırmayın derim.
"varsa kendisine güvenen, alırım boyunun ölçüsünü. az adrenalinegamer oynamadık." dediğim efsane fps oyundur.
7.sınıftan beri severek oynadığım bir PC oyunu.
ilk oynadığım oyun olduğu için bende yeri ayrı olan efsanevi bir oyundur. Günümüz oyun dünyasına yön veren yapımlardandır.
Çoklu oyuncu modu dışında da oynandığını yıllar yıllar sonra öğrendiğim oyun. Bugüne kadar hep mp yaptığımız oyun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar