bugün
- kamal4
- 11 ekim 2026 beşiktaş kocaelispor maçı2
- pazar günü aktiviteleri3
- istanbul da mide küçültme sonrası şüpheli ölüm2
- ne kadar yaşlısın8
- dinciler2
- meclis te fon krizi araştırma komisyonu tartışması4
- bedelini ödeyen yazarlar17
- filistin37
- mossat yaptı abi heralde yani2
- anın görüntüsü27
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- fransız arabaları2
- sözlükte kız taklidi yapmak16
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi7
- pazar sabahı2
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan7
- antipanik'e bir şey söyle22
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- ten uyumu vs kafa uyumu4
- silvermist'e iki şey söyle20
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- fon kurdum para yatırır mısınız9
- arkadaşlar ne yesek8
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- seksten önce dua etmek10
- özelden şeftalisini atan yazar14
- tarhana çorbası12
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- alttaki yazara bir şey söyle24
- israil'i allah cezalandıracak9
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- sözlük kızlarının kombinleri15
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan2
- nöbetteyim sözlük4
- parcalandim toparlanamiyorum323
- sözlük kızlarının tantunici7
- israil3
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- ucan tekme atan hipopotam47
- sapık şarkı sözleri9
- güzelsen koy resmini görelim6
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- redbull5
- porno entelektüelliği8
- adana lezzet festivali5
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
Son dakikada Terim'i de yollayarak içimize taş oturtan takımdır. Şereftir seni sevmek ama baştaki şerefsizlere ne diyeceğiz bilmiyoruz.
fatih terim'e kaldıysa işi yaş. başka adam mı yok la!?
Bülent tuncay twitter'da;
"kulislerdeki bomba iddia: aysal bırakacak. idari, sportif ve mali açıdan sıkıntılar çok. Terim kaosunu gerekçe göstererek seçime gidecek"
tanım: fatih terim'in gönderilmesiyle en az 5 yıl geriye giden kulüptür. Yapmayacaktınız bu vefasızlığı!
"kulislerdeki bomba iddia: aysal bırakacak. idari, sportif ve mali açıdan sıkıntılar çok. Terim kaosunu gerekçe göstererek seçime gidecek"
tanım: fatih terim'in gönderilmesiyle en az 5 yıl geriye giden kulüptür. Yapmayacaktınız bu vefasızlığı!
fatih terim'siz ilk antrenman'da futbolculari'nin ak ile karasi ortaya cikmis takim. daha 24 saat gecmeden sneijder - eboue kavgasi, burak yilmaz'in antrenman'a yaklasik 1 saat gec gelmesi, bazi futbolcular'in sneijder'e yüklenmesi. cocuk gibiler amk.
Öyle büyük camia ki, fatih terim'e bile yol verir.
Kardeşim olay o kadar açık ki hala dilsiz şeytan'ı oynuyorsunuz.
Fatih hoca'nın mukavelesi bitti de bu adam sözleşmemi önermedi. Veya durup dururken bye bye fatih hoca mı dedi ?
Fatih hoca mayıs ayına kadar koz olarak milli takımın başına geçti. Bu adam çiftlik yönetmiyor ki, yönetim de hoca'ya 2 yıl sözleşme önerdi. Kovacak adam 1 yıl önerir sonrasına bakar.
Ne yaptı fatih hoca reddetti. Neden ? neden 1 değil de 2 yılmış. Eğer buysa demek ki ''aslolan galatasaray'' değilmiş. kendisi için.
Başkan arıyor ne yaptın hoca bir karar verdin mi ? telefon a çıkılmıyor. Mail atılıyor cevap yok. Başkaları tarafından mesaj yollanıyor, asistanıma gelsin hesabı falan.
Hiç kimse Galatasaray dan daha büyük değil. Biraz gerçeği konuşun amına koyayım ya.
Tamam bizde seviyoruz hoca yı ama aslolan galatasaray'dır.
Kardeşim olay o kadar açık ki hala dilsiz şeytan'ı oynuyorsunuz.
Fatih hoca'nın mukavelesi bitti de bu adam sözleşmemi önermedi. Veya durup dururken bye bye fatih hoca mı dedi ?
Fatih hoca mayıs ayına kadar koz olarak milli takımın başına geçti. Bu adam çiftlik yönetmiyor ki, yönetim de hoca'ya 2 yıl sözleşme önerdi. Kovacak adam 1 yıl önerir sonrasına bakar.
Ne yaptı fatih hoca reddetti. Neden ? neden 1 değil de 2 yılmış. Eğer buysa demek ki ''aslolan galatasaray'' değilmiş. kendisi için.
Başkan arıyor ne yaptın hoca bir karar verdin mi ? telefon a çıkılmıyor. Mail atılıyor cevap yok. Başkaları tarafından mesaj yollanıyor, asistanıma gelsin hesabı falan.
Hiç kimse Galatasaray dan daha büyük değil. Biraz gerçeği konuşun amına koyayım ya.
Tamam bizde seviyoruz hoca yı ama aslolan galatasaray'dır.
büyük takımdır. bi Beşiktaşlı olarak galatasarayı günahım kadar sevmesemde böyle büyük bir kulübün fatih terimden ibaret sanılması beni bile sinirlendiriyor. ne terim ne aysal ne başkası kim giderse gitsin kim gelirse gelsin Galatasaray bu kadrosuyla şampiyonluğa oynayacaktır.
yine yönetim yüzünden bir efsanesine daha saygısızlık etmiş kulüp. yeter yahu nedir bu yönetimlerin keyfi tutumları. hepinizi toplasak fatih terim etmezsiniz.
galatasaray kendine yakışanı yapıp bu yönetimi derhal sonlandırmalıdır.
(bkz: ünal aysalı yönetimden uzaklaştırmak)
galatasaray kendine yakışanı yapıp bu yönetimi derhal sonlandırmalıdır.
(bkz: ünal aysalı yönetimden uzaklaştırmak)
fatih terim'in gidişi ile yine kendisini göstermiş olan diktatörlükle yönetilen kulüp. temel problem liseli olmayan birinin kulüp içerisinde sahip olduğu kredi'nin liseli olan birisi ile aynı olmamasıdır. liseli olmayanlar belli bir süre için ve sadece çok başarılı oldukları sürece içeriye alınmış misafir muamelesi görürken liseliler öz evlat olup başarısız olmaları halinde yardımcı olunur, yanlışları örtülür. kulüp lisenin kulübü olarak görülür ve fenerbahçe'yi tutan veya kalecinin adını bile bilmeyen bir liseli kulübe istediği zaman üye olabilirken takımın her maçına giden, her sene onbinlerce liralık kombine alan, yağmurda çamurda sıra bekleyen taraftar sadece taraftar olarak görülür ve ona sadece para verip ürün alma hakkı tanınır, kulüp yönetiminde yeri ve hakkı yoktur.
aşağıdaki üyelik sürecinden aradaki haksız rekabet kolayca anlaşılabilir.
kulübe kimler üye olabilir :
a grubu - galatasaray lisesi'nde en az iki yıl okumuş olanlar.
b grubu- kulüp başkanının önerisi ile takvim yılı başına en fazla 15 (on beş) kişi, başka bir kayıt aranmaksızın üye olabilir.
c grubu- en az 5 (beş) yıl süre ile amatör veya profesyonel olarak kulüp adına yarışmalara katılmış, spor yaşamını kulüpte tamamlamış, bu hususu gençlik ve spor genel müdürlüğü veya ilgili federasyondan alınan yazılı belge ile kanıtlamış ve spor yaşamını tamamladıktan sonra 5 (beş) yıl içinde üyeliğe başvuran sporcular. (kulüp menfaatleri doğrultusunda transferi gerçekleşen sporcular yönetim kurulu kararı ile spor yaşamını kulüpte tamamlamış olma koşulundan muaf tutulabilirler)
d grubu- en az 5 (beş) yıllık üyelerin çocukları ve eşleri.
e grubu- yukarıdaki grupların dışında kalanlar.
alinacak üye sayisi
madde 8: a ve c gruplarında yukarıda tanımlanan üye adayları için hiçbir sayısal sınırlama uygulanmaz.
a ve c grupları dışında diğer gruplarda tanımlanan adaylardan üyeliğe alınacakların toplam sayısı her yıl ocak ayında yönetim kurulu tarafından belirlenir.
alınacak toplam üye sayısı bir önceki yıl sonu (31 aralık) itibarı ile kulübün kaydı açık üye sayısının %3 (yüzde üç)'ünden fazla olamaz.
yönetim kurulu tarafından belirlenen alınacak toplam üye sayısından fazla üye kabul edilmesi durumunda, işlem sırasına göre sınırı aşan üyelik geçersiz olur ve düşer.
ancak her durumda, bir yılda kabul edilecek toplam üye sayısı 400 (dört yüz)'ü aşamaz
görüldüğü gibi herhangi birşekilde ( herkesin zannettiği gibi sadece anadolu liseleri sınavında en yüksek puanı alanlar liseye girmiyor, yurtdışından gelenler, öğretmen çocukları ( hala devam ediyor mu bilmiyorum) farklı haklar ve koşullarla lisede öğrenci olabiliyor) lisede 2 sene okuyan herhangi biri ister fenerbahçe'yi tutsun, ister stadın yerini bilmesin hiç bir kısıtlamaya tabi olmadan sadece 2 üyenin önerisi ile kulübe üye olabilmektedir. bu şekilde üye olmuş ve kulüp ile tek ilişkisi galatasaray adasındaki havuzu bedava kullanmaktan ibaret olan yüzlerce üye vardır. bunlar kulübü hiç bir şekilde takip etmez , seneliği 200 tl olan aidatı ödemez ve seçim zamanı başkan adayı bunların aidatını cebinden öder, karşılığında liseli adaya oy verilir.
kulüp başkanının 15 kişilik kontenjanına girebilmek için başkanı bizzat tanıyor olmak gerekir ki bu sıradan taraftar için imkansız bir durumdur.
sıradan taraftar yukarıda açıkça belirtildiği gibi '' diğerleri'' kategorisinde yer alır ve lisede 2 sene okuyan fenerbahçeli kulübe bedava üye olabilirken onun üye olması için 10.000 tl den fazla para istenir ki para ödemek de yetmez, üye olabilmesi için senede 400 kişilik kontenjana girebilmesi gerekir, bu da hemen hemen imkansızdır.
üye olabilmeniz için önce lise mezunu ve eski öğrencilerinin ( senede 150-200 kişi)
mevcut üye eş ve çocuklarının ( 16.000 üyenin kaç eş ve çocuğu olduğunu düşünün)
eski sporcuların
başkan kontenjanının
dolmasını ve bunların toplamının 400 den az olmasını beklemeniz gerekiyor yani ''imkansız''
liseliler ile konuştuğunuzda kullanılan temel argüman liseli üyelerin toplam üye sayısının yarısından az olduğu, alp yalman, faruk süren, adnan polat gibi liseli olmayan insanların da başkan olabildiği şeklindedir. burada sorun liseli üye sayısı değil, lise ile hiç bir bağlantısı olmayan sıradan taraftarın kulübe para vererek bile üye yapılmamasıdır.
zaten başkanlar ve görev sürelerine bakıldığında tüm zamanların sportif olarak en başarılı başkanı olan faruk süren 4 sene üst üste şampiyon olup uefa kupasını aldıktan sonra sampiyon olamadığı ilk sene gönderilirken, benim hatırladığım son 30 senenin sportif olarak en başarısız başkanı olan özhan canaydın sadece iyi bir insan olduğu ve ''özhan abimiz'' olduğu için 6 sene başkanlık yapmıştır. kendisinin sağlık durumu elverse canının istediği kadar da başkanlık yapabilirdi. sebebi liseli oluşu ve liselilerin çoğuna elinden geldiğince yardımcı olmuş ( iş bulma, parasal yardım, gerektiğinde torpil vs..) olmasıdır. bunlar takdir edilecek özellikler olmakla beraber milyonlarca taraftarı olan kulübün başkanını seçmek için gerekli kriterler değildir.
sonuç olarak kulübün üyelik sistemi değişmediği sürece başkan adnan polat'da olsa bu dikta değişmez. burada taraftara düşen görev kulüp üyeliğinde takıma gönül veren herkesin eşit koşulları elde etmesini sağlayana kadar maçları, alışverişi ve desteği boykot etmektir. bu sağlanırsa lisenin taraftar gücü, alışveriş gücü neymiş, drogba, sneijder transferine imkan sağlayan şey lise miymiş yoksa sokaktaki galatasaray taraftarı mıymış herkes görür.
bu satırların yazarı galatasaray üniversitesi mezunudur ve galatasaray üniversitesi mezunlarının bile kulüp üyeliğinde yeri yoktur.
aşağıdaki üyelik sürecinden aradaki haksız rekabet kolayca anlaşılabilir.
kulübe kimler üye olabilir :
a grubu - galatasaray lisesi'nde en az iki yıl okumuş olanlar.
b grubu- kulüp başkanının önerisi ile takvim yılı başına en fazla 15 (on beş) kişi, başka bir kayıt aranmaksızın üye olabilir.
c grubu- en az 5 (beş) yıl süre ile amatör veya profesyonel olarak kulüp adına yarışmalara katılmış, spor yaşamını kulüpte tamamlamış, bu hususu gençlik ve spor genel müdürlüğü veya ilgili federasyondan alınan yazılı belge ile kanıtlamış ve spor yaşamını tamamladıktan sonra 5 (beş) yıl içinde üyeliğe başvuran sporcular. (kulüp menfaatleri doğrultusunda transferi gerçekleşen sporcular yönetim kurulu kararı ile spor yaşamını kulüpte tamamlamış olma koşulundan muaf tutulabilirler)
d grubu- en az 5 (beş) yıllık üyelerin çocukları ve eşleri.
e grubu- yukarıdaki grupların dışında kalanlar.
alinacak üye sayisi
madde 8: a ve c gruplarında yukarıda tanımlanan üye adayları için hiçbir sayısal sınırlama uygulanmaz.
a ve c grupları dışında diğer gruplarda tanımlanan adaylardan üyeliğe alınacakların toplam sayısı her yıl ocak ayında yönetim kurulu tarafından belirlenir.
alınacak toplam üye sayısı bir önceki yıl sonu (31 aralık) itibarı ile kulübün kaydı açık üye sayısının %3 (yüzde üç)'ünden fazla olamaz.
yönetim kurulu tarafından belirlenen alınacak toplam üye sayısından fazla üye kabul edilmesi durumunda, işlem sırasına göre sınırı aşan üyelik geçersiz olur ve düşer.
ancak her durumda, bir yılda kabul edilecek toplam üye sayısı 400 (dört yüz)'ü aşamaz
görüldüğü gibi herhangi birşekilde ( herkesin zannettiği gibi sadece anadolu liseleri sınavında en yüksek puanı alanlar liseye girmiyor, yurtdışından gelenler, öğretmen çocukları ( hala devam ediyor mu bilmiyorum) farklı haklar ve koşullarla lisede öğrenci olabiliyor) lisede 2 sene okuyan herhangi biri ister fenerbahçe'yi tutsun, ister stadın yerini bilmesin hiç bir kısıtlamaya tabi olmadan sadece 2 üyenin önerisi ile kulübe üye olabilmektedir. bu şekilde üye olmuş ve kulüp ile tek ilişkisi galatasaray adasındaki havuzu bedava kullanmaktan ibaret olan yüzlerce üye vardır. bunlar kulübü hiç bir şekilde takip etmez , seneliği 200 tl olan aidatı ödemez ve seçim zamanı başkan adayı bunların aidatını cebinden öder, karşılığında liseli adaya oy verilir.
kulüp başkanının 15 kişilik kontenjanına girebilmek için başkanı bizzat tanıyor olmak gerekir ki bu sıradan taraftar için imkansız bir durumdur.
sıradan taraftar yukarıda açıkça belirtildiği gibi '' diğerleri'' kategorisinde yer alır ve lisede 2 sene okuyan fenerbahçeli kulübe bedava üye olabilirken onun üye olması için 10.000 tl den fazla para istenir ki para ödemek de yetmez, üye olabilmesi için senede 400 kişilik kontenjana girebilmesi gerekir, bu da hemen hemen imkansızdır.
üye olabilmeniz için önce lise mezunu ve eski öğrencilerinin ( senede 150-200 kişi)
mevcut üye eş ve çocuklarının ( 16.000 üyenin kaç eş ve çocuğu olduğunu düşünün)
eski sporcuların
başkan kontenjanının
dolmasını ve bunların toplamının 400 den az olmasını beklemeniz gerekiyor yani ''imkansız''
liseliler ile konuştuğunuzda kullanılan temel argüman liseli üyelerin toplam üye sayısının yarısından az olduğu, alp yalman, faruk süren, adnan polat gibi liseli olmayan insanların da başkan olabildiği şeklindedir. burada sorun liseli üye sayısı değil, lise ile hiç bir bağlantısı olmayan sıradan taraftarın kulübe para vererek bile üye yapılmamasıdır.
zaten başkanlar ve görev sürelerine bakıldığında tüm zamanların sportif olarak en başarılı başkanı olan faruk süren 4 sene üst üste şampiyon olup uefa kupasını aldıktan sonra sampiyon olamadığı ilk sene gönderilirken, benim hatırladığım son 30 senenin sportif olarak en başarısız başkanı olan özhan canaydın sadece iyi bir insan olduğu ve ''özhan abimiz'' olduğu için 6 sene başkanlık yapmıştır. kendisinin sağlık durumu elverse canının istediği kadar da başkanlık yapabilirdi. sebebi liseli oluşu ve liselilerin çoğuna elinden geldiğince yardımcı olmuş ( iş bulma, parasal yardım, gerektiğinde torpil vs..) olmasıdır. bunlar takdir edilecek özellikler olmakla beraber milyonlarca taraftarı olan kulübün başkanını seçmek için gerekli kriterler değildir.
sonuç olarak kulübün üyelik sistemi değişmediği sürece başkan adnan polat'da olsa bu dikta değişmez. burada taraftara düşen görev kulüp üyeliğinde takıma gönül veren herkesin eşit koşulları elde etmesini sağlayana kadar maçları, alışverişi ve desteği boykot etmektir. bu sağlanırsa lisenin taraftar gücü, alışveriş gücü neymiş, drogba, sneijder transferine imkan sağlayan şey lise miymiş yoksa sokaktaki galatasaray taraftarı mıymış herkes görür.
bu satırların yazarı galatasaray üniversitesi mezunudur ve galatasaray üniversitesi mezunlarının bile kulüp üyeliğinde yeri yoktur.
artık çöküş sürecine girmiş olan kulüp.
rakip taraftar falan değilim bende galatasaray' lıyım ama kimse burada " biz galatasaray' ız bize bir şey olmaz" demesin.
kulübün iç karışıklık da olduğu bugünkü antrenmanda da ortaya çıktı.
artık bu saatten sonra takım kalburüstü devam eder. ş. liginde de gruptan çıkamaz avrupa ligine gidip elenir.
ligi de 3 veya 4. bitirir. sene sonu da ünal aysal gider.
tekrar eski günlere dönmeye başladık. bunlar felaket senaryosu değil gerçekler.
rakip taraftar falan değilim bende galatasaray' lıyım ama kimse burada " biz galatasaray' ız bize bir şey olmaz" demesin.
kulübün iç karışıklık da olduğu bugünkü antrenmanda da ortaya çıktı.
artık bu saatten sonra takım kalburüstü devam eder. ş. liginde de gruptan çıkamaz avrupa ligine gidip elenir.
ligi de 3 veya 4. bitirir. sene sonu da ünal aysal gider.
tekrar eski günlere dönmeye başladık. bunlar felaket senaryosu değil gerçekler.
ligdeki varlığı diğer takımlara eşittir. türkiye ligindeki avrupa standartlarındaki tek takımdır.. avrupa standartı derken bir liverpool, atletico madril, juventus vari bir takımdır..
rakip takim taraftari olarak, olup biteni su sekilde izledigimiz kulüp:
http://k1309.hizliresim.com/1f/d/smw0b.gif
http://k1309.hizliresim.com/1f/d/smw0b.gif
Fenerbahçe : Seyircisiz maçta ' seyircisiz oynama ' cezası alır...
Beşiktaş : Kendi stadı dışında oynadığı maçta ' saha kapatma ' cezası alır...
Galatasaray : Rakiplerinin sahasında kupa kaldırır. ...
Beşiktaş : Kendi stadı dışında oynadığı maçta ' saha kapatma ' cezası alır...
Galatasaray : Rakiplerinin sahasında kupa kaldırır. ...
Şanslı bulduğum takım. Çünkü bu camia hep böyle günlerde kenetlenmeyi bildi. Özhan Canaydın'lı, Gerets'li dönemi hatırlayın; barzolarca kaşı yarılan Gerets, şampiyonluğun bahtiyarlığıyla ayrıldı stattan. Ve takımdaki simya, o dönemde hiçbir takımda yoktu. Zaten bunun sonucu olarak da şampiyonluk geldi. Bence Galatasaray'ın rakipleri, şu andan itibaren korkmaya başlamalılar. Bir de ara transfer, revizyon dönemi var ki, evlere şenlik! 11'e girmek isteyeni hırs basacak.
2013-2014 sezonunda bir mucize olmassa göte gelmiş takımdır. Başkanları ünal aysal önderliğinde sezona bismillah demeden fatih terim gibi türkiyenin tartışmasız en kariyerli ve en başarılı hocasını kovmuştur. ayrıca sayın aysal, yerine mourinho dan başka kim gelirse gelsin dikiş tutmayacak yarayı vermiştir. şimdi olacaklar sırasıyla; takım konsantrasyon ve uyum sorunu çekecektir, olası bir kötü sonuçta tribünler yönetimi istifaya davet edip fatih terimin adını haykıracaklardır. bu stres ve baskı altında bocalamamak imkansız. kısacası allah kerim fatih terim.
gönderdiği hoca, samet aybaba veya aykut kocaman değil koskoca fatih terim'dir.. diğer takımlarla olan çap kalite ve taşak farkını buradan bile anlayabilirsiniz..
fabio capello'nun başına geldiği söylenen takım. https://twitter.com/cagka...status/382902657704161280
italya'nın en büyük takımlarından biri olan Juventusla bugünlerde kötü günler geçirse de Liverpool'la bir tutulan kulup. Oğlum kafayı mı yediniz yoksa futbol izlemeye daha dün mü başladınız ?
Ayrıca Terim meselesinden de düzgün bir teknik adam tercihiyle muhtemelen güçlenerek çıkacak kuluptür de. Terim iyidir hoştur ama kapasitesi bellidir. Sniejder, Drogba, burak, selçuk, melo'lu kadroda dengeyi sağlayamamıştır, doğrudan kendisinin istediği ve yapılan transferlerde istenilen alınamamıştır (GS'deki 2. terim dönemindeki rezalet transferleri gs yıllar sonra ancak toparlayabildi). RMD maçına 2 forvet, kanatsız ortasaha ve rezalet bir defans dörtlüsüyle çıkabilecek kadar balatayı yakabilmektedir. 2000 yılında Terim Uefa kupasını kazanmıştır, kurduğu kadro yetiştirdiği futbolcular iyidir, güzeldir lakin o devirler geride kalmıştır. Nitekim Terimden sonra Lucescu ile GS şampiyonlar liginde deplasman olsun, kendi evinde olsun A sınıfı takımları bir istikrar dahilinde yenebilecek bir takım olmuştur. Eğer ki GS'nin amacı avrupa'nın gerçekten önde gelen kuluplerinden biri olmaksa (ki şuanki kadroya birkaç takviyeyle bu rahatlıkla olur) Terimle yolların ayrılması daha iyisi daha vizyonlusu, daha futbol bilgisili gelmesi nedeniyle normaldir.
Muhtemelen şuan Terim terim diye ağlayanların birçoğu Terim'in GS'de geçirdiği dönemlerin doğru düzgün hatırlayamayacak yaştadırlar. Yani bir nevi efsanedir onlar için sadece haliyle nesnel bir fikirde bulunmamaları da normal.
Ayrıca Terim meselesinden de düzgün bir teknik adam tercihiyle muhtemelen güçlenerek çıkacak kuluptür de. Terim iyidir hoştur ama kapasitesi bellidir. Sniejder, Drogba, burak, selçuk, melo'lu kadroda dengeyi sağlayamamıştır, doğrudan kendisinin istediği ve yapılan transferlerde istenilen alınamamıştır (GS'deki 2. terim dönemindeki rezalet transferleri gs yıllar sonra ancak toparlayabildi). RMD maçına 2 forvet, kanatsız ortasaha ve rezalet bir defans dörtlüsüyle çıkabilecek kadar balatayı yakabilmektedir. 2000 yılında Terim Uefa kupasını kazanmıştır, kurduğu kadro yetiştirdiği futbolcular iyidir, güzeldir lakin o devirler geride kalmıştır. Nitekim Terimden sonra Lucescu ile GS şampiyonlar liginde deplasman olsun, kendi evinde olsun A sınıfı takımları bir istikrar dahilinde yenebilecek bir takım olmuştur. Eğer ki GS'nin amacı avrupa'nın gerçekten önde gelen kuluplerinden biri olmaksa (ki şuanki kadroya birkaç takviyeyle bu rahatlıkla olur) Terimle yolların ayrılması daha iyisi daha vizyonlusu, daha futbol bilgisili gelmesi nedeniyle normaldir.
Muhtemelen şuan Terim terim diye ağlayanların birçoğu Terim'in GS'de geçirdiği dönemlerin doğru düzgün hatırlayamayacak yaştadırlar. Yani bir nevi efsanedir onlar için sadece haliyle nesnel bir fikirde bulunmamaları da normal.
yoksa erman toroğlu'nun dediği mi oluyor? adam haftalardır bas bas bağırıyor. mali kriz kapıda. terim ile anlaşamıyor. kendi kuyularını kazacaklar bu işten sıyrılmanın tek yolu budur arkadaş. dediydi de inanmamıştım.
dünyaya entegre olmasını istemeyen, galatasaray'ı tapulu malları olarak algılayan bir azınlık tarafından öne çıkan her ismin kafasının kopartıldığı camia.
bu klik esasında 90 lardan sonra ortaya çıkmıştır. ondan önce kulüp yapısal olarak küçüktü zaten. ne zaman büyüme başladı hop önü kesildi. büyümeyi sağlayan aktörlerin de aynı şekilde. 'kişiler gelip geçici' zırvası da aşağı yukarı son 15-20 yılın safsatasıdır. kişiler yoksa kulüp de yoktur. ali sami yen bey olmasa ne olacaktı? galatasaray kendi kendine mi kurulacaktı?
madem kişilerin önemi yok neden milyon dolarlar harcanıyor her sene bu takıma? galatasaray lisesinden toplama bir takım kurulsun. başına da okulun beden hocası geçsin. taraftar hiç harcama yapmasın genel kurul bağışlarıyla dönsün göreyim ben o zaman kulübü.
galatasaray küçük olsun ama bizim istediğimiz gibi olsunculardan kurtulamadığı sürece daima hep 1 adım ileri 2 adım geri gitmeye mahkumdur. bu devrimi gerçekleştirecek kişi galatasaray'ın 2. kurucusu olarak da tarihe geçecektir...
bu klik esasında 90 lardan sonra ortaya çıkmıştır. ondan önce kulüp yapısal olarak küçüktü zaten. ne zaman büyüme başladı hop önü kesildi. büyümeyi sağlayan aktörlerin de aynı şekilde. 'kişiler gelip geçici' zırvası da aşağı yukarı son 15-20 yılın safsatasıdır. kişiler yoksa kulüp de yoktur. ali sami yen bey olmasa ne olacaktı? galatasaray kendi kendine mi kurulacaktı?
madem kişilerin önemi yok neden milyon dolarlar harcanıyor her sene bu takıma? galatasaray lisesinden toplama bir takım kurulsun. başına da okulun beden hocası geçsin. taraftar hiç harcama yapmasın genel kurul bağışlarıyla dönsün göreyim ben o zaman kulübü.
galatasaray küçük olsun ama bizim istediğimiz gibi olsunculardan kurtulamadığı sürece daima hep 1 adım ileri 2 adım geri gitmeye mahkumdur. bu devrimi gerçekleştirecek kişi galatasaray'ın 2. kurucusu olarak da tarihe geçecektir...
en büyük rakibinin yine kendisi olduğunu son fatih terim olayında bir kez daha gösteren kulüp.
fatih terim'in gidişi ile yine kendisini göstermiş diktaya sahip kulüp. temel problem liseli olmayan birinin kulüp içerisinde sahip olduğu kredi'nin liseli olan birisi ile aynı olmamasıdır. liseli olmayanlar belli bir süre için ve sadece çok başarılı oldukları sürece içeriye alınmış misafir muamelesi görürken liseliler öz evlat olup başarısız olmaları halinde yardımcı olunur, yanlışları örtülür. kulüp lisenin kulübü olarak görülür ve fenerbahçe'yi tutan veya kalecinin adını bile bilmeyen bir liseli kulübe istediği zaman üye olabilirken takımın her maçına giden, her sene onbinlerce liralık kombine alan, yağmurda çamurda sıra bekleyen taraftar sadece taraftar olarak görülür ve ona sadece para verip ürün alma hakkı tanınır, kulüp yönetiminde yeri ve hakkı yoktur.
aşağıdaki üyelik sürecinden aradaki haksız rekabet kolayca anlaşılabilir.
kulübe kimler üye olabilir :
a grubu - galatasaray lisesi'nde en az iki yıl okumuş olanlar.
b grubu- kulüp başkanının önerisi ile takvim yılı başına en fazla 15 (on beş) kişi, başka bir kayıt aranmaksızın üye olabilir.
c grubu- en az 5 (beş) yıl süre ile amatör veya profesyonel olarak kulüp adına yarışmalara katılmış, spor yaşamını kulüpte tamamlamış, bu hususu gençlik ve spor genel müdürlüğü veya ilgili federasyondan alınan yazılı belge ile kanıtlamış ve spor yaşamını tamamladıktan sonra 5 (beş) yıl içinde üyeliğe başvuran sporcular. (kulüp menfaatleri doğrultusunda transferi gerçekleşen sporcular yönetim kurulu kararı ile spor yaşamını kulüpte tamamlamış olma koşulundan muaf tutulabilirler)
d grubu- en az 5 (beş) yıllık üyelerin çocukları ve eşleri.
e grubu- yukarıdaki grupların dışında kalanlar.
alinacak üye sayisi
madde 8: a ve c gruplarında yukarıda tanımlanan üye adayları için hiçbir sayısal sınırlama uygulanmaz.
a ve c grupları dışında diğer gruplarda tanımlanan adaylardan üyeliğe alınacakların toplam sayısı her yıl ocak ayında yönetim kurulu tarafından belirlenir.
alınacak toplam üye sayısı bir önceki yıl sonu (31 aralık) itibarı ile kulübün kaydı açık üye sayısının %3 (yüzde üç)'ünden fazla olamaz.
yönetim kurulu tarafından belirlenen alınacak toplam üye sayısından fazla üye kabul edilmesi durumunda, işlem sırasına göre sınırı aşan üyelik geçersiz olur ve düşer.
ancak her durumda, bir yılda kabul edilecek toplam üye sayısı 400 (dört yüz)'ü aşamaz
görüldüğü gibi herhangi birşekilde ( herkesin zannettiği gibi sadece anadolu liseleri sınavında en yüksek puanı alanlar liseye girmiyor, yurtdışından gelenler, öğretmen çocukları ( hala devam ediyor mu bilmiyorum) farklı haklar ve koşullarla lisede öğrenci olabiliyor) lisede 2 sene okuyan herhangi biri ister fenerbahçe'yi tutsun, ister stadın yerini bilmesin hiç bir kısıtlamaya tabi olmadan sadece 2 üyenin önerisi ile kulübe üye olabilmektedir. bu şekilde üye olmuş ve kulüp ile tek ilişkisi galatasaray adasındaki havuzu bedava kullanmaktan ibaret olan yüzlerce üye vardır. bunlar kulübü hiç bir şekilde takip etmez , seneliği 200 tl olan aidatı ödemez ve seçim zamanı başkan adayı bunların aidatını cebinden öder, karşılığında liseli adaya oy verilir.
kulüp başkanının 15 kişilik kontenjanına girebilmek için başkanı bizzat tanıyor olmak gerekir ki bu sıradan taraftar için imkansız bir durumdur.
sıradan taraftar yukarıda açıkça belirtildiği gibi '' diğerleri'' kategorisinde yer alır ve lisede 2 sene okuyan fenerbahçeli kulübe bedava üye olabilirken onun üye olması için 10.000 tl den fazla para istenir ki para ödemek de yetmez, üye olabilmesi için senede 400 kişilik kontenjana girebilmesi gerekir, bu da hemen hemen imkansızdır.
üye olabilmeniz için önce lise mezunu ve eski öğrencilerinin ( senede 150-200 kişi)
mevcut üye eş ve çocuklarının ( 16.000 üyenin kaç eş ve çocuğu olduğunu düşünün)
eski sporcuların
başkan kontenjanının
dolmasını ve bunların toplamının 400 den az olmasını beklemeniz gerekiyor yani ''imkansız''
liseliler ile konuştuğunuzda kullanılan temel argüman liseli üyelerin toplam üye sayısının yarısından az olduğu, alp yalman, faruk süren, adnan polat gibi liseli olmayan insanların da başkan olabildiği şeklindedir. burada sorun liseli üye sayısı değil, lise ile hiç bir bağlantısı olmayan sıradan taraftarın kulübe para vererek bile üye yapılmamasıdır.
zaten başkanlar ve görev sürelerine bakıldığında tüm zamanların sportif olarak en başarılı başkanı olan faruk süren 4 sene üst üste şampiyon olup uefa kupasını aldıktan sonra sampiyon olamadığı ilk sene gönderilirken, benim hatırladığım son 30 senenin sportif olarak en başarısız başkanı olan özhan canaydın sadece iyi bir insan olduğu ve ''özhan abimiz'' olduğu için 6 sene başkanlık yapmıştır. kendisinin sağlık durumu elverse canının istediği kadar da başkanlık yapabilirdi. sebebi liseli oluşu ve liselilerin çoğuna elinden geldiğince yardımcı olmuş ( iş bulma, parasal yardım, gerektiğinde torpil vs..) olmasıdır. bunlar takdir edilecek özellikler olmakla beraber milyonlarca taraftarı olan kulübün başkanını seçmek için gerekli kriterler değildir.
sonuç olarak kulübün üyelik sistemi değişmediği sürece başkan adnan polat'da olsa bu dikta değişmez. burada taraftara düşen görev kulüp üyeliğinde takıma gönül veren herkesin eşit koşulları elde etmesini sağlayana kadar maçları, alışverişi ve desteği boykot etmektir. bu sağlanırsa lisenin taraftar gücü, alışveriş gücü neymiş, drogba, sneijder transferine imkan sağlayan şey lise miymiş yoksa sokaktaki galatasaray taraftarı mıymış herkes görür.
bu satırların yazarı galatasaray üniversitesi mezunudur ve galatasaray üniversitesi mezunlarının bile kulüp üyeliğinde yeri yoktur.
aşağıdaki üyelik sürecinden aradaki haksız rekabet kolayca anlaşılabilir.
kulübe kimler üye olabilir :
a grubu - galatasaray lisesi'nde en az iki yıl okumuş olanlar.
b grubu- kulüp başkanının önerisi ile takvim yılı başına en fazla 15 (on beş) kişi, başka bir kayıt aranmaksızın üye olabilir.
c grubu- en az 5 (beş) yıl süre ile amatör veya profesyonel olarak kulüp adına yarışmalara katılmış, spor yaşamını kulüpte tamamlamış, bu hususu gençlik ve spor genel müdürlüğü veya ilgili federasyondan alınan yazılı belge ile kanıtlamış ve spor yaşamını tamamladıktan sonra 5 (beş) yıl içinde üyeliğe başvuran sporcular. (kulüp menfaatleri doğrultusunda transferi gerçekleşen sporcular yönetim kurulu kararı ile spor yaşamını kulüpte tamamlamış olma koşulundan muaf tutulabilirler)
d grubu- en az 5 (beş) yıllık üyelerin çocukları ve eşleri.
e grubu- yukarıdaki grupların dışında kalanlar.
alinacak üye sayisi
madde 8: a ve c gruplarında yukarıda tanımlanan üye adayları için hiçbir sayısal sınırlama uygulanmaz.
a ve c grupları dışında diğer gruplarda tanımlanan adaylardan üyeliğe alınacakların toplam sayısı her yıl ocak ayında yönetim kurulu tarafından belirlenir.
alınacak toplam üye sayısı bir önceki yıl sonu (31 aralık) itibarı ile kulübün kaydı açık üye sayısının %3 (yüzde üç)'ünden fazla olamaz.
yönetim kurulu tarafından belirlenen alınacak toplam üye sayısından fazla üye kabul edilmesi durumunda, işlem sırasına göre sınırı aşan üyelik geçersiz olur ve düşer.
ancak her durumda, bir yılda kabul edilecek toplam üye sayısı 400 (dört yüz)'ü aşamaz
görüldüğü gibi herhangi birşekilde ( herkesin zannettiği gibi sadece anadolu liseleri sınavında en yüksek puanı alanlar liseye girmiyor, yurtdışından gelenler, öğretmen çocukları ( hala devam ediyor mu bilmiyorum) farklı haklar ve koşullarla lisede öğrenci olabiliyor) lisede 2 sene okuyan herhangi biri ister fenerbahçe'yi tutsun, ister stadın yerini bilmesin hiç bir kısıtlamaya tabi olmadan sadece 2 üyenin önerisi ile kulübe üye olabilmektedir. bu şekilde üye olmuş ve kulüp ile tek ilişkisi galatasaray adasındaki havuzu bedava kullanmaktan ibaret olan yüzlerce üye vardır. bunlar kulübü hiç bir şekilde takip etmez , seneliği 200 tl olan aidatı ödemez ve seçim zamanı başkan adayı bunların aidatını cebinden öder, karşılığında liseli adaya oy verilir.
kulüp başkanının 15 kişilik kontenjanına girebilmek için başkanı bizzat tanıyor olmak gerekir ki bu sıradan taraftar için imkansız bir durumdur.
sıradan taraftar yukarıda açıkça belirtildiği gibi '' diğerleri'' kategorisinde yer alır ve lisede 2 sene okuyan fenerbahçeli kulübe bedava üye olabilirken onun üye olması için 10.000 tl den fazla para istenir ki para ödemek de yetmez, üye olabilmesi için senede 400 kişilik kontenjana girebilmesi gerekir, bu da hemen hemen imkansızdır.
üye olabilmeniz için önce lise mezunu ve eski öğrencilerinin ( senede 150-200 kişi)
mevcut üye eş ve çocuklarının ( 16.000 üyenin kaç eş ve çocuğu olduğunu düşünün)
eski sporcuların
başkan kontenjanının
dolmasını ve bunların toplamının 400 den az olmasını beklemeniz gerekiyor yani ''imkansız''
liseliler ile konuştuğunuzda kullanılan temel argüman liseli üyelerin toplam üye sayısının yarısından az olduğu, alp yalman, faruk süren, adnan polat gibi liseli olmayan insanların da başkan olabildiği şeklindedir. burada sorun liseli üye sayısı değil, lise ile hiç bir bağlantısı olmayan sıradan taraftarın kulübe para vererek bile üye yapılmamasıdır.
zaten başkanlar ve görev sürelerine bakıldığında tüm zamanların sportif olarak en başarılı başkanı olan faruk süren 4 sene üst üste şampiyon olup uefa kupasını aldıktan sonra sampiyon olamadığı ilk sene gönderilirken, benim hatırladığım son 30 senenin sportif olarak en başarısız başkanı olan özhan canaydın sadece iyi bir insan olduğu ve ''özhan abimiz'' olduğu için 6 sene başkanlık yapmıştır. kendisinin sağlık durumu elverse canının istediği kadar da başkanlık yapabilirdi. sebebi liseli oluşu ve liselilerin çoğuna elinden geldiğince yardımcı olmuş ( iş bulma, parasal yardım, gerektiğinde torpil vs..) olmasıdır. bunlar takdir edilecek özellikler olmakla beraber milyonlarca taraftarı olan kulübün başkanını seçmek için gerekli kriterler değildir.
sonuç olarak kulübün üyelik sistemi değişmediği sürece başkan adnan polat'da olsa bu dikta değişmez. burada taraftara düşen görev kulüp üyeliğinde takıma gönül veren herkesin eşit koşulları elde etmesini sağlayana kadar maçları, alışverişi ve desteği boykot etmektir. bu sağlanırsa lisenin taraftar gücü, alışveriş gücü neymiş, drogba, sneijder transferine imkan sağlayan şey lise miymiş yoksa sokaktaki galatasaray taraftarı mıymış herkes görür.
bu satırların yazarı galatasaray üniversitesi mezunudur ve galatasaray üniversitesi mezunlarının bile kulüp üyeliğinde yeri yoktur.
fatih hocayla yolları ayırdıktan sonra maddi olarak fedakarlıktan kaçınmayacağını söyleyen ünal aysal ın teknik adam listesinin kabarık olduğu takımımdır. ben hala yanlış yapıldığını düşünüyorum ama şu listeden biri gelse gerçekten iyi olurdu. gönlüm yine de listede gözükmeyen mircea lucescu dan yana...
(bkz: roberto mancini)
(bkz: rafael benitez)
(bkz: roberto di matteo)
(bkz: jupp heynckes)
(bkz: marcello lippi)
(bkz: dick advocaat)
(bkz: thomas shaff)
bu listede de en favori tabii ki heynckes ama hiçbiri olmazsa 5 sene önce son 6 maçımızın tamamını kazanarak bizi şampiyon yapmış cevat güler hocamız bile olabilir neden olmasın?
(bkz: roberto mancini)
(bkz: rafael benitez)
(bkz: roberto di matteo)
(bkz: jupp heynckes)
(bkz: marcello lippi)
(bkz: dick advocaat)
(bkz: thomas shaff)
bu listede de en favori tabii ki heynckes ama hiçbiri olmazsa 5 sene önce son 6 maçımızın tamamını kazanarak bizi şampiyon yapmış cevat güler hocamız bile olabilir neden olmasın?
efsanesini yemiş, yerine düşündüğü isimlerden hiçbirisi terimden iyi olmayan takımımdır.
yeni mottosu kişiler geçici olmuş kulübüm. game of thrones'daki ailelerden biri, mottomuz da bu.
kişiler gelip geçiciyse ve söylendiği gibi kurumsallaşmışsa en kolay yeri dolacak insanlar yönetim kurulu üyeleri, yani aysal'lar, nas'lar, ergün'ler ve doğan'lardır. spor yöneticisi de başkan da bulmak kulübün yaşayan en önemli figürünü bulmaktan daha kolay. gidip ortalığı karıştıracak sezgin ve tulun gibilerin bini bir para zaten dışarıda. kurumun kurumsal kısmı sportif aş'dir, gelir gider dengesidir, ağırlamadır, prdır, lobidir, store'dur. herhalde terim store'un işlerine karışmıyordu.
yoksa 11 ortaokul mezununun çim üstünde top kovaladığı şeyde kurumsallık olmaz, kulüp kültürü olur (ikisinin ne denli farklı olduğunu maddi ve manevi değerlerin ayırdına varanlar fark edeceklerdir) hırs olur, ter olur, duygu olur. aksini iddia eden kariyer.net'e üniversite mezunu topçu ilanı versin.
kişiler gelip geçiciyse ve söylendiği gibi kurumsallaşmışsa en kolay yeri dolacak insanlar yönetim kurulu üyeleri, yani aysal'lar, nas'lar, ergün'ler ve doğan'lardır. spor yöneticisi de başkan da bulmak kulübün yaşayan en önemli figürünü bulmaktan daha kolay. gidip ortalığı karıştıracak sezgin ve tulun gibilerin bini bir para zaten dışarıda. kurumun kurumsal kısmı sportif aş'dir, gelir gider dengesidir, ağırlamadır, prdır, lobidir, store'dur. herhalde terim store'un işlerine karışmıyordu.
yoksa 11 ortaokul mezununun çim üstünde top kovaladığı şeyde kurumsallık olmaz, kulüp kültürü olur (ikisinin ne denli farklı olduğunu maddi ve manevi değerlerin ayırdına varanlar fark edeceklerdir) hırs olur, ter olur, duygu olur. aksini iddia eden kariyer.net'e üniversite mezunu topçu ilanı versin.
26 eylül 2013 tarihli antrenmanda a takım oyuncularının ne kadar neşeli ve keyifli olduğu dikkat çeken takım.
görsel
not: bu takımın enerjisini alanlar umarım her şeyi geri getirecek bir formül bulabilirler. yönetime kızmak istemiyorum ama yemin ediyorum 2 gündür ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. fatih terim resimlerine bile bakamaz olduk lan. kimi sevdiysek gitti, kimi bağrımıza bastıysak gönderdiniz lan. kapatın şu galatasaray lisesi'ni de bitsin şu iç savaşlar, gitsin şu içten pazarlıklı yöneticiler. biz taraftarlara da kendinize de zulmetmeyin yeter!
görsel
not: bu takımın enerjisini alanlar umarım her şeyi geri getirecek bir formül bulabilirler. yönetime kızmak istemiyorum ama yemin ediyorum 2 gündür ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. fatih terim resimlerine bile bakamaz olduk lan. kimi sevdiysek gitti, kimi bağrımıza bastıysak gönderdiniz lan. kapatın şu galatasaray lisesi'ni de bitsin şu iç savaşlar, gitsin şu içten pazarlıklı yöneticiler. biz taraftarlara da kendinize de zulmetmeyin yeter!
Gündemdeki Haberler