bugün

/888
26 eylül 2013 tarihli antrenmanda a takım oyuncularının ne kadar neşeli ve keyifli olduğu dikkat çeken takım.

görsel

not: bu takımın enerjisini alanlar umarım her şeyi geri getirecek bir formül bulabilirler. yönetime kızmak istemiyorum ama yemin ediyorum 2 gündür ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. fatih terim resimlerine bile bakamaz olduk lan. kimi sevdiysek gitti, kimi bağrımıza bastıysak gönderdiniz lan. kapatın şu galatasaray lisesi'ni de bitsin şu iç savaşlar, gitsin şu içten pazarlıklı yöneticiler. biz taraftarlara da kendinize de zulmetmeyin yeter!
ligi kurulduğundan beri domine eden efsane takım. teknik direktörün gidişini ağzında salyalarla izleyen sırtlanları görmek bile keyifli..
2 yillik sampiyonlugun ardindan nefis bir istikrar ortami yakalayabilecekken tamamen yanindaki komisyoncularin ve hirsizlarin lafina, ve dahi direktifine uyarak fatih terim'in basini yiyen, hep iyi gunleri gormus bir baskana sahip takim.

Baskan sana iki cift lafim var:

Sana duydugumuz sayginin sebebi takimi basarili yapman, takimi basarili yapmanin ana sebebiyse fatih terim'dir. Futboldan anlamam diyordun, inanmiyorduk. Bok yemisiz.

Ama yarin obur gun takim ligi 5.bitirirken avrupali bir teknik direktore rekor bir tazminat oderken bulursan kendini, sen de anlarsin ne bok yedigini.

Kurumsallik adi altinda yaptigin simarikliklarin bedelini galatasaray odemeye baslarsa, bugunlerde yasadigin olaylarin ustune koruma isteyen sen; iste o gun tankla mi dolasirsin, tasi tarafi toplar belcika'ya mi kacarsin bilmem.

Ama aklini basina alicaksin.

Sana insanlari satma demiyorum, arkalarindan is cevirme, yalan soyleme de demiyorum; bu saatten sonra zaten o kadar degisemezsin.

Hee madem boyle geldin, boyle gidiceksin... madem basarilarinin kaymagina guveneceksin...

O zaman basarili olmaya da devam ediceksin.

Bundan once her seyi fatih terim yapiyordu. Biraz da sen basar bakalim.

Mesela candan ercetin'e talimat ver, hoca bulsun.
derini vardır.

yıllardır az biraz ipuçları veririm derin galatasaray ile ilgili... misalen galatasaray için "cemaat takımı" falan derler ya hani. hep söylemişimdir, bu ülkede yapısı itibariyle cemaat takımı olacak ya da cemaatle yakınlaşacak en son kulüp galatasaray'dır.

"kök" itibariyle mümkün değil...

bugün ünal aysal mı var? az biraz sivrilsin görelim...

bakın, bunlar iddia falan değil. öyle örnekler veririm ki diliniz götünüze yapışır. dünyanızı şaşırırsınız...
içeride 3-4-1-2 dışarıda zor rakiplere 3-6-1 gibi bir sistemle oynayacak galatasaray epey etkili olacaktır.

kalede muslera, sol stoper semih, göbekte gökhan, sağ stoperde chedjou, sol açıkta bruma, orta alanda melo,selçuk, sağ kanatta sabri/hamit, ileri orta sahada sneijder, forvette burak ve drogbayı oynatarak etkili olabiliriz. açıkçası sağ stoper olarak eboue ve dany' nin de kullanılabileceğini düşünüyorum. sağ tarafta sabrinin enerjisiyle birlikte fazla açık vermeyeceğimizi düşünüyorum. bruma' da beşiktaş maçında geriyi boşlayan bir oyuncu olmadığı yönünde ışı verdi. gökhan/ceyhun rotasyonunu bolca izleyebiliriz ki ceyhun daha faydalı olabilir. sakatlık durumunda enerjisi kullanılabilecek bir amrabat ta hep köşede bucakta bizimle olacaktır.

3-6-1' de ise burağın sağ kanada geçmesi ya da oyundan çıkması alternatifi var. defansif orta saha olarak ceyhunu kullanabileceğimizi düşünüyorum. melo tamam, iyi kesici ama gerçekten dikine harika gidiyor. ceyhun gibi iyi kesici/az riskli oynayan birini oraya koyduktan sonra melo, selçuk, sneijder bu takımı ileri taşır. ilk paslar selçuktan çıkacaktır, melo ve sneijder dağıtımda daha çok etkili olacaktır. araya kaçan oyunculara gidecek pasların çıkış noktası olacak bruma, sneijder, selçuk gibi isimler gerçekten çift haneli asist rakamları görebilirler. ki ileride bu dağıtımı ve saklama işini harika yapan drogba' nın dağıtım yükü azalınca saklama, depara kalkma işleri için + enerjisi olacaktır. drogba iyi mi ? iyi değil. mükemmel bir oyuncu. ama biz adama diyoruz ki geriden de top al drogba, topa da vur drogba, pas ta at drogba. adamın enerjisi yeterli olmuyor. drogba hücum pres ve ilerideki top saklama, sırtı dönükken kaçan adama pas atma olaylarına yoğunlaşınca 10+gol 10+ asist rakamlarını muhakkak görecektir.

bu takım kötü değil. savunmayı üçlü kurmak ta risk falan değil. dizilişler sabit değildir. top sendeyken 3-4-1-2 oynarsın, top rakipteyken 3-4-1-2 devam edersin, rakip orta sahanı geçince 5-2-2-1 olursun. kanatlar beke geçer, stoperler pozisyonunu alır, drogba sneijder dönen toplarda kontraya kalkmak için orta saha çizgide bekler, burak mucize eseri ofsayta düşmezse* hücuma kalkılır.

bahsettiğim dinamiklerde oyuncu rollerine daha ince göz atalım.

muslera : madrid maçı kazaydı, canı sağolsun. dağıtım konsunda tam bir usta kendisi, gerçekten. muslera' nın ne yapacağını en iyi muslera biliyordur.

semih : bu adamın hırsından, sezgisinden gelen bir hızı var. bir yerde kanat topu ayağından mı açtı, ara top mu atıldı semih müdahaleye giden ilk isim olup yatarak topu alıyor yada taca gönderiyor. böyle pozisyonu çok vardır. webo' nun onu sakatladığı pozisyon, spikerin semih çok hızlı geldi dediği pozisyonlar aklıma ilk gelenler. sol stoper olarak kontralarda bek/stoper olacaktır ve hızı gerçekten yeterli. hakan baltayı oynattığımızı düşünürsek o çizgide, semihin hızı bizim için bir sorun olamayacak kadar fazla zaten. sanmıyorum ki hakan balta' ya nazaran bir eksisi olsun. ki kendisinin alternatifi de hakan balta olacaktır.

gökhan : geçen sene madrid maçında ve oynadığı maçlarda gördük. güçlü bir stoper. düz bir stoper kendisi. alır, topu arkadaşlarına atar bunu da gerçekten iyi yapar. ayağı düzgün bir oyuncu gökhan. alternatifi olan ceyhunu da arsenal maçında, geçen sene kayseride ve gökhan' ın sakatladığı maçta izledik. kendisi kaliteli bir futbolcu. belki gökhandan fazla maç yapabilir.

chedjou : thiago silva' nın olduğu ligde 2 sene üst üste en iyi savunmacı seçilmiş bir eleman bu. şu an beğenmediğimizin farkındayım ama kaliteli bir futbolcu kendisi. zamanla göreceğiz. alternatifi de çok. dany ve eboue. dany ve eboue aşırı süratli sol kanatları olan rakiplerle oynanacağı zaman düşünülebilir.

bruma : kendisi açık alan oyuncusu deyip geçilecek bir futbolcu değil. yaşından gelen bir açlığı, isteği, azmi var ve futbolu bilen bir ülkenin iyi bir takımının altyapısında yetişti. şutları etkili, savunma arkası koşu yapabilecek çok etkili bir topçu. ama bir keita mı ? değil. ronaldo bile bir keita değil. ah keita ah... ah keita ah... alternatifi amrabatı hepimiz tanıyoruz zaten.

melo : bu adamın yeteneğine biz gerçekten en büyük hakareti ediyoruz. defansif ortasahada ve çapa olarak kullanmak, gerçekten ayıp. bu eleman iyi şut çeken, iyi kafa topuna çıkan, iyi dripling yapan, iyi pas atan, hırslı, sezgisi kuvvetli, risk te alan bir oyuncu. o riskleri geride aldığında kaptırdığı toplar bize pahalıya patlıyor ama bu adamın orta sahada ileri de fazlasıyla çıkacağı bir yapıda oynaması bize 5-10 gol fazladan getirmesi demek. ileri çıkışlarını hayranlıkla izliyoruz beraber. bunu daha sık yapacaktır yeni görevinde.

selçuk : frikikleri almak için drogbayı adam toplayıp dövmesi gerekiyosa, vur desin vuralım. ama kendisi de kornerlerden uzak dursun. atamıyor. gerçi sneijder' de yetiştiremiyor. gökhan atsın kornerleri. heriften iyi orta açan görmedim ben takımda... neyse, kendisi defansif/ofansif dengeyi tutturarak ilk dağıtımları yapıp, dönen toplarda arapas veya şut tercihini yapacaktır. final paslarda müsait pozisyondaysa pas/şut tercihlerini yapan adam da olabilir. basit oynayarak çok güzel işini yapan, çok etkili bir oyuncu selçuk. kıymetini bilmek gerek. frikiklerini de özledik. vursana olm ! yedeği yekta/engin de kaliteli topçulardır. bu işi onun kadar olmasa da yapacak topçular.

sabri : sabri bir maç bizi kanser edip bir maç taşağına kurban olmamızı sağlayacaktır. kefil olacağım tek özelliği o kanatta mücadele gücümüzün artacağıdır. hamit demek istiyorum ama gönlüm elvermiyor. hamit olmaz yani. sabri mücadeleleriyle, güldürecek şutlarıyla, ara ara muazzam ortalarıyla ve uzun taçlarıyla bize birşeyler katacaktır.

sneijder : kullan olm artık şu yeteneğini. daha çok şut çek, o top sana gelecek meloyla selçuk, brumayla sabri sana getirecek o topu. tee defansa kadar gidip alınca 30 metrede final pasını yapacak bi drogba kalıyo, o da burağa atmıyo artık. sinirlendi adamcağız, atamıyo burak diye. sen bi öte dur, final paslarını sen atarsan gol atıcaz, şutların kaleyi buldu mu yüksek yüzdeyle gol de olacak. süper topçusun abi biliyoruz da, kendine inan tekrar. yengeye söyle bi masaj yapsın. abi sana güveniyoz biz ya. üzme sevenlerini, sikerim. sana güveniyoz.

drogba : ileride top tutup final şutlarını vasat atarsa, kafa toplarına vasat çıkarsa bile 10 golü geçecektir. vasat yapmayacağını hepimiz biliyoruz. azalan iş yüküyle daha güçlü, enerjik bir drogba çılgın atacaktır. bide bu adam hala hızlı. ya da stoperler korkudan yaklaşmıyo pek.

burak : araya kaçıcan, finalde vurucan hocu. bu senin işin. top saklamaya çalışma, yakarsın takımı. usta sen boşa kaç, kontra yiyecek gibi olursak o süratini iyi kullan, kendini atma, güçlü kal zaten 25 golü geçiyosun. o cesaretin de yerine gelsin. sana kızdığımıza bakma, galatasaray topçususun sonuçta. sevgimiz var sana da. yedeğin umut formayı alırsa valla bırakmaz.
Ünal Aysal gibi bir başkana sahip olduğu için şanslı olan takım.
Ülkem insanı duygusal olduğu için, "vefa var", "işsiz kalmasın", "kupa almıştı" gibi düşünceler ile kimseyi bir yere gönderemez, ancak bu adam, yarayan kanayı bastırmamış, pansumanı yapmıştır.
Belki de ilk kez bir kulup başkanı başarıya rağmen duygusal davranmamış ve gerekeni yapmıştır.
yöneticileri iyice sapıtmış takımım. fatih terim ile anlaşamama olayını tamam anlarım da diğer herkesi niye kovuyorsunuz? scott piri yi hangi mantıkla ''işine son verdik'' diyebiliyorsunuz? onu geçtim u-19 antrenörü vedat inceefe'yi ne diye kovarsınız? hadi bunları kovdunuz Müfit Erkasap tan ne istediniz? adam ömrünü galatasaray'a verdi be!

fantastik tahmin: ünal aysal fm genie scout hilesi buldu ve ucuza çok iyi antrenörleri toplayacak! başka mantıklı bir açıklama gelmiyor aklıma.

sanıyorlar ki mancini'yi getirseler 20 kişilik ekibiyle birlikte gelecek....
fenerbahçe, beşiktaş ve trabzonspor yönetimi bu galatasaray yönetimine bir teşekkür borçlular. Derhal her biri basın toplantısı düzenleyerek bunu iletmelidirler.

sezon sonunda şampiyon olacak olan kulüp ise aldığı kupayı ünal aysal'a ithaf etse yeridir. şampiyonluktaki payını kimse unutmayacak çünkü...
çalkantılı bir dönemden geçen, hoca arayışında olan güzide kulübüm.

Listede bir çok yabancı isim olmasına rağmen en ciddi iddia italya'dan geldi. fotoğrafta Roberto Mancini ve tulun var. Beyaz Tv ekranlarında beşiktaş maçına mancini'nin yardımcısının geldiği de açıklanmıştı. Yine o konulara girmeden derhal hoca değerlendirmesine geçmek istiyorum. Mancini ne getirir? tabii ki magazinel bir tiraj, avrupa piyasasında ünal aysal'ın manevra kabiliyetini artırma, kısa vadeli bir sıçrama. Ancak götürecekleri getireceklerinden çok fazla olacaktır. Bir kere bu adamın gelişi dahi ciddi para. Yıllık ücreti bizim gibi Arap sermayesine yaslanmamış kulüpler için gereksiz ölçüde fazla. bunun dışında transfer edeceği oyuncular yetenekli ve gelecek vaad eden cüzi ücretli oyunculardan ziyade olmuş, parlamış oyuncular olacaktır. Dolayısıyla Galatasaray'ın mancini gibi bir adamın transfer fantezilerine saçacak parası yoktur. Türkiye'ye ve Türkiye gerçeklerine alışacak mı, bunlar karşısında nasıl davranacak bunu bilemiyoruz. Sözün özü, Ünal Aysal mancini'yi getirerek üç beş getiri sağlayabilir ancak götürülerinin çok fazla olacağını da bilmesi gerekir ayrıca bundan mütevellit söz konusu başarısızlığının kendi başını da yiyeceğini umarım görür.

Roberto Mancini ismini veto etmek çok daha makul. Di Matteo, Dick Advocaat gibi çok daha kolay gelebilir amiyane tabirler oluru kolay isimler var. Bunlara tek tek girmeyeceğim. Benim önerim Ünal Aysal'ın genç, dinamik, başarıya aç bir hocayla anlaşması eğer bu tip bir antrenör bulamıyorsak da riske kaçmayıp ligi tanıyan her ne kadar Galatasaray taraftarına sempatik gelmese de Mustafa Denizli ya da Şenol Güneş gibi isimlerle anlaşılmasıdır. Böyle olursa hem türk medyasının sesi kesilir hem de içerideki muhalefetin tepkisi perdelenir. Ne olursa olsun bu isimler saygı duyulması gereken isimler. Türk liginde bize istediğimiz başarıyı sağlayıp 4.yıldıza ulaşmamızı sağlarlarsa başka da bir şey yapmalarına gerek yok. Ünal Aysal da boynuna geçirilmek istenen ilmiği söküp atar.

Umarım birileri bunları düşünür. ben kuru bir taraftar olarak düşünüyorsam illa ki onlar da düşünüyorlardır. Tek derdimiz galatasaray olduğu için pragmatik davranıp, terim-aysal spekülasyonlarını geride bırakıp en iyi hocayı seçmek durumundayız.

Camiam için hayırlı olması dileğiyle.
küçüklüğümden beri tuttuğum takım.

avrupa fatihi
bizim değil liselilerin klübü, eğer liseli değilsen bir şekilde ipin çekilir. hakanlar bülentler son olarak imparator, hepsinin çekildi ipi, senaryo bile aynı büyük kaptanın gidiş döneminde haberler çıkıyordu başlıkları ise manidardı, bülent telefonları açmıyor. nereden tutulduk bu sevdaya bilmiyorum, elimde olsa bırakırdım taraftarlığı ama bırakamıyorum.
fransız ideolojisini devam ettiren galatasaray lisesi mezunları tarafından yönetilen takım.

bir çok başkanı galatasaray lisesi mezunudur olmayan çok azdır.Bunların en büyük örneği 1971 yılında Erzurum Işık Lisesi'nden mezun olan adnan polat onunda klüpten ihracı söz konusu.
Şu bilinmelidir ki Galatasaray asla bir anonim şirketi değildir. ismini öyle yapsanız bile işler asla bir şirketin yönetilmesi gibi olamaz. Sportif başarı olmadan olmaz. Galatasaray gibi büyük kulüplerde bu gerekir. ikinci olarak bilinmesi gereken şey ise Galatasaray kulübü asla liselilere ait değildir. Galatasaray spor kulübü ile Galatasaray Lisesi arasında organik bağ olduğu açıktır. Ancak Galatasaray asla liselilerin tekelinde olmamalıdır. Gerçek Galatasaray, Metin Oktaylarındır, Coşkun Özarılarındır, Turgay Şerenlerindir, Hagilerindir, Hakan Şükürlerindir, Taffarellerindir, Bülent Korkmazlarındır, Simoviçlerindir... Herşeyden önemlisi Galatasaray, Büyük Galatasaray taraftarınındır. 2001 yılnda takımı şampiyon yapan, çeyrek finale çıkaran, süper kupayı aldıran, 2002 yılnda yine şampiyon yapıp şampiyonlar liginde tur atlatan lucescuyu kovan da aynı zihniyettir. Kurumsallık falan yalandır. Galatasaray bir ruh takımıdır. Yukarda saydığım isimler ne de Fatih Terim asla Galatasaray Başkanın Elemanı değildir. Olamaz. Çünkü Galatasaray bir ruh takımıdır. Bunu kimse unutmamalıdır. Şanlı tarihe bakıldığında bu görülür. Metin Oktay ruhuyla beslenen herkes bunu zaten yapar. Galatasaraya bu ruhta bir başkan gerekir. Yoksa her başarıda yine kişisel egolar yüzünden Galatasaray heba olacaktır ve dünya kulübü olma yolundaki fırsatı bir kez daha kaçıracaktır.
Yönetimi fransız hayranı , kurumsallaşarak sadece maddiyat odaklı külüp olma yolunda
Liseli takımı.

Fazla söze gerek yok.
Iyi gün taraftarlarının amina koyim dedigim kulüptur. Kötü gün taraftarıyız ulan! Her zaman her yerde arkandayiz.
galatasaray bir hayat felsefesidir.başarılı olursa sevinirsin,başarısız olsa bile yanında olun susmayın.tek aşk galatasaray!!!
kendi başarısızlıklarına bakmadan sürekli bok atmaya devam ettikleri takımım.
dünyanın muhtemelen en vefasız takımıdır.

bülent korkmaz, ergün penbe gibi futbolculara çektiği tarife iyi hatırlansın.

daha sonrasında bülent korkmaz'ın teknik direktör olup tekrar gönderilmesi de hatırlansın.

ve şimdi sırf fatih terim'i gönderdi diye istifa denilen ünal aysal hatırlansın.

ünal başganı yedirtmeyiz.
ünal aysal'ın dediği gibi çıkarlarının gözetilmesi gereken bir şirket falan değil galatasaray. bize eğlence satan bir yer değil ki orası. öyle olsa real'den 6 yediğimizde müşteri temsilcisini aramamız gerekirdi. ama öyle bir yer yok?

arkadaş arasında otururken pepsi'yi mi coca cola'yı mı tutarsın diye de sormuyoruz misal. ya da pepsi'nin şirket politikalarını pek tartışmıyoruz. ama galatasaray için utanabiliyoruz. ya da sevinebiliyoruz. yani bi duygu var. bi bağ var. o halde galatasaray bir şirket değil!? ve şu yönetim kurulu baskınlığının siktir olarak azalmasını temenni ediyoruz.
takım dağılmı$tır. açık ve net. ünal aysal kurumsalla$mayı alabilir.
her şeye rağmen ligin yenilgisiz tek takımı. 2 senedir güzel giden her şeyin son demleri bu olsa gerek galatasaray için. çünkü ben daha da kötüye gideceğimizi düşünüyorum.
galatasaray karanlık döneme girme sinyalleri veriyor. bu dönemde ne kadar az zarar ederse o kadar iyi olur.
(bkz: gs) .
pembe dizidir. sürekli bi ihtiras, kıskançlık hali.
© copyright 2005 - 2026