bugün
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- reenkarnasyon4
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- s'i l v'e r m'i s t28
- pum pum çorbası7
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- uludağ itiraf12
- günaydın şarkısı2
- anın görüntüsü23
- tavuk budu3
- yörük kızı15
- sikişirken sigara içen kadın6
- kız düşürmenin kısa yolu15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- claudian clouds20
- zorunlu eğitim11
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- sözlüğün en masum yazarları16
- fusya semsiyeli yabanci26
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- command and generals2
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sarapci koala43
- arkadaşlar larissa kim12
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- devlet bahçeli9
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- nervio21
- yemeğe bulyon koyan insan7
- sarımsak yiyen kız6
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pandela 38
- serhat kılıç22
- türkiye13
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- tai lung45
- ismail kartal12
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- mesleki yaşama merkezi denetleme2
- pizza6
- saraca098
- hoşçakal uludağ sözlük7
- şarapçının birden tayyipçi olması10
Körlerin ülkesinde, tek gözlü kral olur.
sözünün sahibi.
not: yaşadığı dönemde avrupayı birlik olmaya çağırmıştır. kime karşı birlik olunacaktı peki? tabiki osmanlıya karşı.
eğitim programları dahilinde öğrenci değişimi ve değişik ülkelerde staj yapma şansı yaratan bir programın adına erasmus adı verilmiştir. erasmustan en çok yararlanan öğrencilere baktığımızda türkler ilk sıradadır. heralde erasmusun kemikleri mezarında sızlıyordur.
sözünün sahibi.
not: yaşadığı dönemde avrupayı birlik olmaya çağırmıştır. kime karşı birlik olunacaktı peki? tabiki osmanlıya karşı.
eğitim programları dahilinde öğrenci değişimi ve değişik ülkelerde staj yapma şansı yaratan bir programın adına erasmus adı verilmiştir. erasmustan en çok yararlanan öğrencilere baktığımızda türkler ilk sıradadır. heralde erasmusun kemikleri mezarında sızlıyordur.
"sunun surasinda iki guncuk kaldi, iki ayini birakmama " dedigim programdir.
ehh, aslinda bunun bir de oncesi vardi sanki, her sey 2003 senesinde universiteye * girince baslamisti tabii ki, o zamanlar kim biliyordu ki, basarili bir ogrenci olacagini ya da, " lan x var ya, yine kalir ya da dd li bi not alir da, diger sumsukler gibi notlari asagi ceker, biz de notlari yukseltiriz" gibilerinden hakaretlere mahrum birakilacak ogrenci olabilecegini...
neyse oyle boyle derken, yds girip de, ingilizce denen b.ka bir turlu universite dersliklerinde okuma sansina nail olamayanlardan birisi olarak da, "ingilizce okumayan ne okur ki, almanca okur tabii ki" mottosunu birileri kulagima kamet getirmis olacak ki, ben de, ingilizce nin yandan yemis olani, bir tur, bir nevi, ingilizce ye kasmaya g.tu yemeyenleri koruma dil i olarak gorulen almanca ya girmistim...
yine efendim, 2003 de basladiktan sonra, ama acisiyle, ama tatlisiyla, yeni insanlarin taninmasi ve de universite hayatina iyice isinilmasiyla (hatta bir bkz cuk oturacaktir derim sanki ben burada) (bkz: universitede ogrenci olmak), ve de en onemlisi, "gir olm su sinava sen kazanmican da ben mi kazancam, lan inek modelli okuuzz" gibilerinden kadir inanirvari motivasyon cumleleri sonucunda, birazcik da ganosuna guvenen bu ademoglu olan bendeniz, olayin vehametini kavrayip da, farkli bir dunya ya acilacaginin bilincine vardiktan sonra, ne olmustur efendim kazanmisimdir tabii ki... "kendini ovme len sabah sabah, kafayi caktim mi monitorden; hastanelik ederim seni" derseniz basim ustunesiz vallahi...
yok oryante edecez sizi, bak toplantilara katilmazsaniz, kaka olursunuz, islemlerinizi gormeyik bak soora, gibilerinden keklemelerle gecen, ve de vize islemleriyle daha gitmeden elin avrupalarina kendisinden yazin sicaginda bezdirmis program olsa da, bayram sonrasi ve de hemen akabinde de, 23 olacak senelik hayatim boyunca ilk defa ucaga da binmeme salik vermis programdir...
neyse, ucaktan indik mi, yok anneler yok babalar, yok vedalasmalar hepsini yazsam, sozlugun veritabani dile gelip de, kizilcik sopasiynan pekmezime tahin bandirir walla, iste iki ayi doldurtmustur bana. oyle ya da boyle, arkanizda biraktiklariniza bakmadan, eger imkaniniz varsa denemenizi kesinlikle tavsiye edecegim programdir. almanca konusacam diye, almanya ya gelirsiniz, bir gidim ingilizce kalmistir aklinizda, kelime namina hicbir sey hatirlamazsiniz, var oldugunuz yurdunuzdaki arkadaslariniz da birakin almanca yi, ingilizce yi, buyuk cogunluluk olustumalarindan dolayi, ispanyolca ya da italyanca konusmaktadirlar; bildiginiz almanca nizla bile, - almanlar haric tabii ki - kral olursunuz aralarinda, yanlislarini duzeltirsiniz. ayrica, parti olaylari da boldur, o da size kalmis bir olgudur tabii ki, eger sadece parti olayina girecegim derseniz ki, tavsiye edilmemektedir, bir de msn deki gerzek turk abazasi arkadaslarinizla fazlacana takilmamak icin, offline takilmaniz tavsiye edilmektedir, cunku sonuna kadar samimi olmaya calisacagim bu yazimda yazacagim uzere, sahsimca su tarz diyaloglar cok yasanmistir;
+ olm naptin lan, ayikliyon mu alman karilarini ?
- yok be abicim, daha dur geleli iki ay oldu *
+ bak var ya bi zikmeden gelirsen, arkadasim demem ben zikerim seni :P
- oldu anacim bi posta da senin icin kayarim...
+iste onu bunu anlamam ben...
- yok olm ben gonul adamiyim, hemen oyle islere gelemem !
+ iyi o zaman ben senin o 5 numara futbol topu kivamindaki koca kafani zikeyim :D
gibilerinden diyaloglarin ardindan iki dakikaya kalinmaz kapatilir msn denen, avrupa ellerinde iken en ucuz iletisim araci olarak sadece ebeveynlere ve de kimi zaman gercekten de ozlediginiz arkadaslariniza karsi kullanilmasi gereken zamazingo, "maykrosoft oyuncagi"...
dersler, dil, odevler, sinavlar tabii ki program olusturur, onlar olmazsa olmazlaridir; tuzu biberidir bu programin, ama o kadar da olsundur; sonucta erasmus programi ile gelmissinizdir; birseyleri kaybetme pahasina burdasinizdir; ya da emeksiz yemek olmaz nidalari kulaklarinizda cinlamalidir...
yemek olayinda da asarsiniz kendinizi, kimi zaman makarna fidani salacak moda girseniz de, mideniz hayatinizda gormedigi kadar abur cubur gorur belki de, ne de olsa market arabasinin kumandasi sizdedir, eger ota b.ka para harcamayan birisi iseniz, ya da sigaraniz olmayip da pek cok icki olayina, gerek kalmadikca girmiyorsaniz, lidl a bol bol, cipil cipil yurocuklari bayilirsiniz. ama yine de dedigim gibi, turkiye den ayrilirken elinizde olan kilonuz, daha da artabilir... eklenmesi gereken yemek olayindaki bir diger nokta ise, hayatinizda turkiye de yediginizden belki de daha fazla doneri burada yiyeceginizdir. "hadi ne yiyelim, ne yiyelim; eee, doner yiyelim" gibi pek cok olaya maruz kalirsiniz...
ogrencilik yaftasina sahip birisi olarak, ders olayi disinda da, avrupa schengen vizenizle birlikte gezilecek bir tur merkezi gibidir; imkaniniz cercevesinde, gidiniz, geziniz, gorunuz demektedir nacizane bunyem...
ehh, bir de arkadaslik olayi vardir tabii ki, ama yurtta ya da kaldiginiz yerde olsun, ama okulda olsun, goreceginiz, tanisacaginiz, belki de yeni arkadasliklara yelken acacaginiz surusuyle de insan taniyacaksinizdir tabii ki; ileriye donuk avrupa planlarinizda, belki de o planlarinizin bir parcasi olabilecek...
efendim, kisacasi, su an 06.10* olan ve de hic uyumamis bir bunyenin yazmis oldugu yaziyi okumanin gazina geliniz, varsa dusunceniz, giriniz bu programa; yaklasik iki ayim var, bakalim neler gorecegim diye gecirmiyor degilim icimden...
(bkz: uludag universitesi)
(bkz: almanca)
(bkz:hamburg
ehh, aslinda bunun bir de oncesi vardi sanki, her sey 2003 senesinde universiteye * girince baslamisti tabii ki, o zamanlar kim biliyordu ki, basarili bir ogrenci olacagini ya da, " lan x var ya, yine kalir ya da dd li bi not alir da, diger sumsukler gibi notlari asagi ceker, biz de notlari yukseltiriz" gibilerinden hakaretlere mahrum birakilacak ogrenci olabilecegini...
neyse oyle boyle derken, yds girip de, ingilizce denen b.ka bir turlu universite dersliklerinde okuma sansina nail olamayanlardan birisi olarak da, "ingilizce okumayan ne okur ki, almanca okur tabii ki" mottosunu birileri kulagima kamet getirmis olacak ki, ben de, ingilizce nin yandan yemis olani, bir tur, bir nevi, ingilizce ye kasmaya g.tu yemeyenleri koruma dil i olarak gorulen almanca ya girmistim...
yine efendim, 2003 de basladiktan sonra, ama acisiyle, ama tatlisiyla, yeni insanlarin taninmasi ve de universite hayatina iyice isinilmasiyla (hatta bir bkz cuk oturacaktir derim sanki ben burada) (bkz: universitede ogrenci olmak), ve de en onemlisi, "gir olm su sinava sen kazanmican da ben mi kazancam, lan inek modelli okuuzz" gibilerinden kadir inanirvari motivasyon cumleleri sonucunda, birazcik da ganosuna guvenen bu ademoglu olan bendeniz, olayin vehametini kavrayip da, farkli bir dunya ya acilacaginin bilincine vardiktan sonra, ne olmustur efendim kazanmisimdir tabii ki... "kendini ovme len sabah sabah, kafayi caktim mi monitorden; hastanelik ederim seni" derseniz basim ustunesiz vallahi...
yok oryante edecez sizi, bak toplantilara katilmazsaniz, kaka olursunuz, islemlerinizi gormeyik bak soora, gibilerinden keklemelerle gecen, ve de vize islemleriyle daha gitmeden elin avrupalarina kendisinden yazin sicaginda bezdirmis program olsa da, bayram sonrasi ve de hemen akabinde de, 23 olacak senelik hayatim boyunca ilk defa ucaga da binmeme salik vermis programdir...
neyse, ucaktan indik mi, yok anneler yok babalar, yok vedalasmalar hepsini yazsam, sozlugun veritabani dile gelip de, kizilcik sopasiynan pekmezime tahin bandirir walla, iste iki ayi doldurtmustur bana. oyle ya da boyle, arkanizda biraktiklariniza bakmadan, eger imkaniniz varsa denemenizi kesinlikle tavsiye edecegim programdir. almanca konusacam diye, almanya ya gelirsiniz, bir gidim ingilizce kalmistir aklinizda, kelime namina hicbir sey hatirlamazsiniz, var oldugunuz yurdunuzdaki arkadaslariniz da birakin almanca yi, ingilizce yi, buyuk cogunluluk olustumalarindan dolayi, ispanyolca ya da italyanca konusmaktadirlar; bildiginiz almanca nizla bile, - almanlar haric tabii ki - kral olursunuz aralarinda, yanlislarini duzeltirsiniz. ayrica, parti olaylari da boldur, o da size kalmis bir olgudur tabii ki, eger sadece parti olayina girecegim derseniz ki, tavsiye edilmemektedir, bir de msn deki gerzek turk abazasi arkadaslarinizla fazlacana takilmamak icin, offline takilmaniz tavsiye edilmektedir, cunku sonuna kadar samimi olmaya calisacagim bu yazimda yazacagim uzere, sahsimca su tarz diyaloglar cok yasanmistir;
+ olm naptin lan, ayikliyon mu alman karilarini ?
- yok be abicim, daha dur geleli iki ay oldu *
+ bak var ya bi zikmeden gelirsen, arkadasim demem ben zikerim seni :P
- oldu anacim bi posta da senin icin kayarim...
+iste onu bunu anlamam ben...
- yok olm ben gonul adamiyim, hemen oyle islere gelemem !
+ iyi o zaman ben senin o 5 numara futbol topu kivamindaki koca kafani zikeyim :D
gibilerinden diyaloglarin ardindan iki dakikaya kalinmaz kapatilir msn denen, avrupa ellerinde iken en ucuz iletisim araci olarak sadece ebeveynlere ve de kimi zaman gercekten de ozlediginiz arkadaslariniza karsi kullanilmasi gereken zamazingo, "maykrosoft oyuncagi"...
dersler, dil, odevler, sinavlar tabii ki program olusturur, onlar olmazsa olmazlaridir; tuzu biberidir bu programin, ama o kadar da olsundur; sonucta erasmus programi ile gelmissinizdir; birseyleri kaybetme pahasina burdasinizdir; ya da emeksiz yemek olmaz nidalari kulaklarinizda cinlamalidir...
yemek olayinda da asarsiniz kendinizi, kimi zaman makarna fidani salacak moda girseniz de, mideniz hayatinizda gormedigi kadar abur cubur gorur belki de, ne de olsa market arabasinin kumandasi sizdedir, eger ota b.ka para harcamayan birisi iseniz, ya da sigaraniz olmayip da pek cok icki olayina, gerek kalmadikca girmiyorsaniz, lidl a bol bol, cipil cipil yurocuklari bayilirsiniz. ama yine de dedigim gibi, turkiye den ayrilirken elinizde olan kilonuz, daha da artabilir... eklenmesi gereken yemek olayindaki bir diger nokta ise, hayatinizda turkiye de yediginizden belki de daha fazla doneri burada yiyeceginizdir. "hadi ne yiyelim, ne yiyelim; eee, doner yiyelim" gibi pek cok olaya maruz kalirsiniz...
ogrencilik yaftasina sahip birisi olarak, ders olayi disinda da, avrupa schengen vizenizle birlikte gezilecek bir tur merkezi gibidir; imkaniniz cercevesinde, gidiniz, geziniz, gorunuz demektedir nacizane bunyem...
ehh, bir de arkadaslik olayi vardir tabii ki, ama yurtta ya da kaldiginiz yerde olsun, ama okulda olsun, goreceginiz, tanisacaginiz, belki de yeni arkadasliklara yelken acacaginiz surusuyle de insan taniyacaksinizdir tabii ki; ileriye donuk avrupa planlarinizda, belki de o planlarinizin bir parcasi olabilecek...
efendim, kisacasi, su an 06.10* olan ve de hic uyumamis bir bunyenin yazmis oldugu yaziyi okumanin gazina geliniz, varsa dusunceniz, giriniz bu programa; yaklasik iki ayim var, bakalim neler gorecegim diye gecirmiyor degilim icimden...
(bkz: uludag universitesi)
(bkz: almanca)
(bkz:hamburg
canımdan bezmememe neden olan programdır kendisi.
(bkz: schwabisch gmünd)
(bkz: schwabisch gmünd)
izmir kahramanlar semtinde viyadükten iner inmez sağınızda göreceğiniz bina:
"ERASMUS RUH SAĞLIĞI ATÖLYESi"
"ERASMUS RUH SAĞLIĞI ATÖLYESi"
(bkz: desiderius erasmus)
Erasmus, rönesans dönemi karakterlerindendir. 'Deliliğe Övgü' günümüzde bilinen en önemli eseridir ve bağnazlığa, spesifik olarak da rönesans öncesinin, Ortaçağ'ın bağnazlığına saldırır. Erasmus denince akla artık o değişim programının gelmesi ne kadar üzücüdür.
hayatınız boyunca sadece bir kez erasmus öğrencisi olabilirsiniz. öğrenim durumunuz değişse de hayatınız aynı ip'de kaldığı için rapidshare yine yüz vermez. anladın sen onu...
"avrupa yolları taşlı,geliyor kara kaşlı"dır.
kaldi 25 gunum dedigim programdir.
ulen, sinavina girdik, ganoydu, bilmem neydi, gavur dami sicaklarinda gumussuyu ndan tut da, eminonu ne uzanan bir gunde vize heyecani yasatti, ilk defa ucaga bindirdi de, hic gormedigim kadar mikser gorevine duhul olmus bir ulkeye gonderdi beni, simdi ise, geri donus icin "biraz daha sik disini diyor", umarim ki, takriben bir ay icinde turkiye ye geri donmeme izin verecek olan programdir.
ulen, sinavina girdik, ganoydu, bilmem neydi, gavur dami sicaklarinda gumussuyu ndan tut da, eminonu ne uzanan bir gunde vize heyecani yasatti, ilk defa ucaga bindirdi de, hic gormedigim kadar mikser gorevine duhul olmus bir ulkeye gonderdi beni, simdi ise, geri donus icin "biraz daha sik disini diyor", umarim ki, takriben bir ay icinde turkiye ye geri donmeme izin verecek olan programdir.
(bkz: deliliğe övgü)
temmuz sonuna dek uzattığım hede. şiddetle tavsiye edilir.
Üniversiteler arasında öğrenci değişimi sağlayan program.
yurtdisinda dogmus ve/veya buyumus, tatiller disinda anavatanini goremeyen, "ulan bir gun temelli donsem mi memlekete?" gibi sorularla kafa parcalayan turk gencinin gelecek kaygisini bir nebze aydinlatmak amaci ile bir sureligine istanbullu olmasi.
uü'de okuyup iskandinav ülkelerine gidecek öğrencilere aylık 600 euro verecek olup, onları sevindiren programdır.
diğer ülkeler için ise şu şekildedir; http://intoffice.uludag.e...r/forum/viewtopic.php?t=8
diğer ülkeler için ise şu şekildedir; http://intoffice.uludag.e...r/forum/viewtopic.php?t=8
dün itibariyle bitirmis oldugum ögrenci degisim programidir. siddetle tavsiye edilir.
rönensas edebiyatçısı.
--spoiler--
"Admonero voluimus, non mordere; prodesse, non laedere; consulere moribus hominum, non officere"
"Amacımız uyarmaktı, ısırmak değil; yararlı olmaktı, yaralamak değil; töreleri esirgemekti, insanlara haksızlık etmek değil."
--spoiler--
Not: erasmus'un bu sözü, la bruyere'nin karakterler kitabının girişinde kullanılmıştır.
--spoiler--
"Admonero voluimus, non mordere; prodesse, non laedere; consulere moribus hominum, non officere"
"Amacımız uyarmaktı, ısırmak değil; yararlı olmaktı, yaralamak değil; töreleri esirgemekti, insanlara haksızlık etmek değil."
--spoiler--
Not: erasmus'un bu sözü, la bruyere'nin karakterler kitabının girişinde kullanılmıştır.
28 ekim'de ankara'da gerçekleşecek olan teknik destek toplantısını bizzat yapacağım gençlik programı.
3-5 tane gariban ispanyolu eğitim öğretim niyetiyle ülkelerinden alıp adapazarına atan program.*
yun. sevgi dolu, sevmeye deger anlamina gelen kelime.
28 ekim'de angora hotel'de teknik destek toplantısı yapılacak hayatboyu öğrenme programlarından biridir.
ayrıntılı bilgi için; http://www.ua.gov.tr
ayrıntılı bilgi için; http://www.ua.gov.tr
öğrencilik hayatı boyunca yaşanabilecek en güzel olay. hayat boyu öğrenme, gidenlerde erasmus öncesi ve erasmus sonrası olarak farklı bakış açıları oluşmaktadır.
tam olarak karar veremediğim,'ulan ya gidince şu an olduğum yer gibi dandik ötesi bi memlekete düşersek tezeği avuçla mı yoksa kaşıkla mı yedirtirler acaba bize?'diye düşündüğüm programın ta kendisi.zaten her yerden kısmetimiz kapandı;work and travel iptal, (bkz: fulbright) hayal oldu,ee ya bu da saçma salak olursa demiyo değilim.şu an okuduğum yere- (bkz: sakarya)/ (bkz: geyve)- gelen gariban ve talihsiz ispanyolları düşünüyorum da,ya ben de ispanya nın geyvesine düşersem?
(bkz: hayal kırıklığı)
(bkz: hayal kırıklığı)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar