bugün

ingilizlerin konuştuğu dil. Türkiye'de herkes bildiğini zanneder.
12 yıllık öğrencilik hayatımda 9 yıl gördüğüm ama my name is den başka bişey bilmediğim ders.
12 yıla ek kursa gidilip öğrenilemeyen dil.
globalleşen şu dünyada artık kesinlikle bilinmesi gereken lisan.her yerde çok gerekli zira.
öğrenilmesi şart diye dayatılan ve dayatma yüzünden bir türlü öğrenilemeyen dil.
kabile dillerinden sonra hemen hemen en niteliksiz dil.
öğrenmek isteyenler için nette bir sürü sitesi olan anglosaksonların bulduğu dil.ayrıca en yararlı site için,http://www.englishpage.com
bu dili en iyi sir anthony hopkins konuşur.
dünyada en çok konuşulan yabancı dil.
(bkz: yabancı dilim ingilizce)
(bkz: ingilizceye yabancıyım) * *
öğrenmek zorunda kalınca bana r'leri daha iştahlı söyleten dil

+hi
-hi
+what is your name?
-murrrrrrat
türkiye de ilköğretim mezununa bile iş imkanı sağlayabilen ama öğrenmeye kalakanların her kurda fire verdiği bir dil
kelt (celts)şarkılarıyla başlayıp beawoulf destanıyla devam edip ada üzerindeki etkileşimlerini sonuna kadar avantaja çevirerek *anglikanların dil köklerini arkalarına alıp serpile serpile,mutasyon,formasyon,evrasyon vb..herşeye uğrayıp bugünki mevcut varlığına kavuşan ingiliz ırkının dilidir. (bkz: monster of popularism)
ses benzerliklerine sıkca rastlanan aslında çok dar kapsamlı bir dildir. ilgi duymadan öğrenmek imkansızdır. ses benzerliğine örnek:
"she sells sea shells on the sea shore"
(bkz: that s)
bir ders olarak düşünüldüğünde* daha da iğrençleşen..
çünkü ilerleyeceğiniz seviye genel olarak bir ingilizin ortaokuldaki seviyesini **asla geçmez. sınıftaki herkes olduğundan beş yıl daha küçükmüş gibi düşünmek ve konuşmak zorundadır. çiledir ingilizce dersleri çile..
amerika birleşik devletleri ve ingiltere' nin resmi, dünyanın evrensel dili.
Global dil. Dünyada insanların ortak dili. 1 milyona (yazıyla bir milyon) yaklaşan kelime sayısıyla derdinizi anlatabileceğiniz kelime konusunda sıkıntı çekmeyeceğiniz dil..
bir germanik* dildir.
fransızcanın kötü telafuz edilmiş halidir..
türkiye de eğitimi verilemeyen dildir. zavallı öğrenciler yıllarca ingilizce eğitimi görür ama ingilizce konuşamazlar. bilgi üniversitesine girmesem ben de onlardan biri olacaktım sanırım.
önceden ders çalışırsın hatta haftalar önceden çalışmaya başlarsın, tüm kelimeleri filan ezberlersin, grammer bilgilerin de harikadır ama gel gör ki finale bir girersin, final sana girer. öyle gıcık ve sinir olunası, öğrenmek istemediğim derstir.
diger dillere ilham kaynagi olmus evrensel dil. dunya uzerindeki bir cok dile bakildiginda, bu durum cok net bir sekilde goze carpar.
doğru dürüst türkçe konuşamayanların özenti amaçlı öğrendikleri tarzanca..yarı türkçe yarı ingilizce daha da anlamsız konuşan bazı sanatçıların yeni modası..
aptal amerikalıların ülkesinde köylüler bile bilmesine rağmen *, ülkemde kaymak tabaka da bile hakkını vererek konuşabilen çok az insanın bulunduğu dil.
bilenin bir pi$man bilmeyenin bin pi$man oldugu bir dil.
dünyanın en kolay öğrenilen dili aynı zamanda en eğlencelisi**
(bkz: itch)
(bkz: bitch)
dünyanın en zengin dillerinden birisidir. ingiliz futbolcuların da konuştuğu dildir.
hemen hemen bir çok şirkette hiç alakası olmayan bölümlere bile başvurduğunuz da istenilen dil...
emperyalizmin en etkili silahlarından biri.
arapça, çince gibi zengin dillerin kıçının kenarından bile geçemeyecek fakir dil.
yanılmıyorsam 9 senedir gördüğüm ders. ve nedenini hala anlayamadığım türde iyi bildiğim ve konuştuğum dil. eğer sempati duyuluyorsa ve yetenek de varsa çalışmaya bile gerek yoktur bu dili öğrenmek için.
(bkz: http://tr.wikipedia.org/wiki/ingilizce)
iki kez tam anlamıyla format değiştiren bir dildir. önce anglo-saxson'ların istilasıyla değişmiş arkaik denilen ingilizce oluşmuştur. daha sonra ise norman istilasına uğrayarak %60 oranında fransızca kelimelere ev sahipliği yapan karma bir dile dönüşmüştür.
üstelik toplam 11 yıldır yakamı bırakmayan, mensubu olduğum güzel bölümde kullanılan dildir. *
tüm kelimelirinin fuck tan türediğini düşündüğüm dildir. şöyleki; altyazılı olarak izlediğim filmlerin diyaloglarının hemen hemen hepsinde fuck geçiyor.
hemen hemen herkesin s..tim diye bilinen kelime meğerse "allah kahretsin, siktir, ulen,ağzına bilmem ne yapayım v.s türü bir argo kelimeymiş. şimdi fenerbahçeli kezman ın neden kırmızı kart yedim diye isyan etmesini anlıyorum. kusura bakma kezman. sizdeki fuck her anlama geliyor ama bizde tek bir anlama geliyor üzgünüm.
beş ve altıncı yüzyılda büyük britanya'ya hükmeden cermen ırkından olan oymaklara yani anglosaksonlara ait olan dil. gerçi artık hepimizin.
Hint-Avrupa, Cermen kökenli bir dildir. ingilizce'nin dünya üzerinde yayılışı dil tarihi boyunca benzeri görülmemiş bir olaydır. Dünyada 350 milyondan fazla insan ingilizce'yi ana dili olarak konuşuyor. Bir o kadarı da bu dili ikinci dil olarak kullanır, dahası 100 milyon kişi bu dili yabancı dil olarak akıcı bir şekilde konuşur. Dünya nüfusunun beşte biri ingilizce'de yeterli düzeydedir. Uluslararası ticaret ve uluslararası iletişimde, öğretmenlik, teknik yazım, diplomasi, uluslararası ticaret ve gazetecilikte büyük ölçüde ingilizce kullanılır.


ingilizce ile Türkçe arasındaki farklar :
**~ingilizce mantığına göre zaman gider, Türkçe mantığında ise insan gider.
(bkz: ingilazca)
http://www.ingilizce-ders.com sitesinde birçok hoş ayrıntısının bulunduğu öğrenmesi en kolay dil(miş).
Kedi miyavlamasina benzeyen dil . Norman istilasindan sonra pek cok fransizca kelime karismistir bu dile .
çok avam bir dil. hiç hazzetmiyorum. bilginize.
nankör dil. kullanmazsan pas vermiyo.
günümüzde dünyada en yaygın kullanılan dillerden başlıcası.en çok kelime bu dilde bulunmaktadır, takipçisi almancadır. bunun sebebi ise ingiliz medeniyetinin yüzyıllardır süren emperyalist politikasıdır.her gittiği memleketten, medeniyetten birşeyler almışlardır, buna dilde dahildir.bu yüzden ingilizce'yi tam bir çöp kutusuna benzetirim.bir sürü abuk sabuk kelime vardır. ingilizce'nin en kötü tarafı ise hem gramer,hem telafuz olarak son derece düzensiz, kuralsız (bkz: irregular) olmasıdır. aynı yazıldığı halde farklı farklı telaffuz edilen kelimeler,ya da farklı yazılışları olmasına rağmen aynı telafuz edilen kelimeler.ya da normal okunma kurallarına çok aykırı telaffuz edilen kelimeler. örnek olarak "blood" ve "flood" kelimelerini verebilirim. ingilizce öğrenen ve temiz bir telaffuza sahip olmak isteyen kişi illaki yanında telaffuzları gösteren bir sözlüğe sahip olmalıdır. yoksa cidden komik duruma düşebilirsiniz."flood" kelimesini "flud" diye okuduğumuz için sınıfça hocadan azar işittiğimizi bilirim."e hocam 2 "o" yan yana "u" diye okunmaz mı?" diyerekten arnavut hocamızı daha da bir kızdırarak "fuck out" diye sınıftan atılmamız da cabası olmuştu. flood kelimesini o zamandan beri hiç sevmedim.
Okullarda verilen bir ders ve iş ararken aranan şartlardan birisi.
11 senelik öğrenim hayatı boyunca görülen ancak mezun olunduğunda akılda kalan tek şey "hello, vat iz yor neym" olan ders. bilgisayar ile ilgili bölüme girip derslerin ingilizce olduğu öğrenildikten sonra harıl harıl öğrenilmeye çalışılan dil. ama gelin görün ki hala aynı düzeydeyim a dostlar.

- hello, vat iz yor neym?
- may neymiz uğur

ingilizce öğrenme merakı olmayınca böyle oluyor arkadaş. hay ben bu ingilizceyi bulanında, dersleri ingilizce yapanında, ingilizce bilen eleman arayan patronunda... ya ben lan neyse birşey demiyorum
Herkesin biliyor olması gerektiğinin yaygın bir görüş olduğu dildir. Uğruna seneler harcanabilen dil.
yaklaşık 475.000 kelimeye sahip olup, anadili ingilizce olanların eğitim ve kültür seviyelerine bağlı olarak 50.000 ile 100.000 arasında sözcüğü kullandıkları dil. ingilizce öğrenmeyi zorlaştıran en önemli sebeplerden biri bu olsa gerek, türkçenin topu topu 65.000 kelimeye sahip olduğunu düşünürsek.
devamlı pratikin olmazsa nah konusursun ulan dili.
türkiye de öğrenmenin çok kolay olduğu dil. yurtiçinde veya yurtdışında dil okullarına para harcayanlara acıyorum. açın türk tv.lerini her gün kelime haznenize kafadan 30-40 kelime garantisi veriyorum.

şu an cnn turk te nası yani yi izliyorum. geçen sözlerden örnekler:

bu işi legalize ettiler.
dün akşam bir search ettim.
sevmediğinde facebook ta ignore edebiliyorsun.
valla entertainment sektöründe...
aslında business dünyası.

ve daha neler neler..iyice içine sıçtılar dilin.
(bkz: mecburiyet)
diger angolosakson dillere göre oldukca basit olan dil. bi de nasıl bir kultur emperyalizmidir arkadas, nereye gitsen dunyada ingilizce bilen bir insan evladı cıkıyor karsına.