bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    din kurallarına tam bağlı olma durumu. (bkz: diyanet işleri)
    1 -1 ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    her yıl 1.5 milyar yt vergılerimizin gittigi 20 milyon aleviye ibadet yeri açmaktan aciz. 200 bin heristiyana kilise açmayan habire oraya buraya camiler yapan kofti bakanlık.
    4 ... scurtel
  3. 3.
    Ülkedeki müslüman vatandaşların kafalarına göre davranmalarını önlemek için kurulmuş, kendisine verilen vergileri yine bu ülkenin vatandaşı olan alevi ve hristiyanlar için harcama gibi bir görev verilmeyen kurumdur. Bu da o ülkede yaşayan müslüman halkın değil, diyanete böyle bir misyon yükleyen devletin yanlışıdır. Diyanet bir devlet kurumudur alevileri hristiyanları ve diğerlerini yok saymasını ülkedeki müslüman halka mal etmek de yanlıştır.
    -1 ... tuckleberry
  4. 3.
    torpil yuvası.
    1 ... kanla kirlenmis evrak
  5. 4.
    Beğendiğim web sitesi için;

    http://www.diyanet.gov.tr
    ... akinburak
  6. 5.
    dinayet olması gerekmez mi ? mantıken yani... en azından benim için.
    ... erospucocugu
  7. 6.
    diyanet
    -1 ... recomax
  8. 7.
    din kurallarına tam bağlı olma durumu.
    ... ay lav yu
  9. 8.
    türkiyede bütçeden hayvan gibi pay alıp ne işe yaradıgı bilinmeyen başkanlık. onun üstüne her allahın günü camilerdede para toplarlar. heryere bok varmış gibi cami yaparlar. kütüphane okul eksik ülkemizde ama camimiz var allaha şükür!!!

    bize din değil eğitim lazım, bu ülkenin başına ne geldiyse eğitimsizlikten geldi cehaletten geldi. halada bu nedenlerden geliyor. bu diyanete verilen parayla misyonerliğe verilen para eğitime verilse zaten millet kendi kendine müslüman olur.

    bu kadar para nereye gidiyor gerçekten merak içerisindeyim. bu emevi camilerinden emevi geleneklerinden gına geldi.

    ayrıca çeşitli kademelerinde bol para yendigini düşündügüm bakanlıktır. (her bakanlıkta olduğu gibi)

    bende müslümanım. ülkemizin sorunu camiye giden insanların gerizekalı olması. kafası çalışan iş yapan kesiminde camiye gitmemesi. (burdan kasıt allah korkusu olmayan dürüst olmayan insanlar olmaları)
    2 -1 ... alucard nosferatu
  10. 9.
    Teknolojinin gelişmesi ile birlikte bilgiye kolay ulaşabilme, toplumdan bir şeyleri saklamayı neredeyse imkânsız hale getirdi. Web âleminde özellikle Facebook, Twitter ve Youtube yoluyla sürekli paylaşımlar yapılmakta ve bu araçlar vasıtasıyla insanlar çok kısa bir sürede gelişen olaylardan haberdar olmaktadırlar. Bu araçları kullanmak için çok okumuş veya çok yetenekli olmak gerekmiyor. Birkaç defadan sonra ortalama zekâ seviyesine sahip herkes çok rahat Facebook’ta fotoğraf paylaşıp Youtube’a video yükleyebiliyor.

    Dün bir arkadaşım vesilesiyle bir caminin önünde birkaç kişilik bir cami cemaatinin sohbetine iştirak etme şansı buldum. Herkes her şey hakkında konuşuyor her zamanki gibi lakin bu zamanın diğer zamanlardan farkı herkesin konuştuklarına internetten deliller getiriyor olması. Kimi Youtube’tan izlediği videoyu kimi bilmem hangi cemaatin Facebook sayfasındaki paylaşımı söyleyerek kendi iddiasını kanıtlamaya çalışıyor. Bir şey daha fark ettim bu cemaat vesilesiyle: Piyasada çok fazla islami cemaat, mensupları vesilesiyle kendi düşüncelerini halka duyurmak için hummalı bir şekilde çalışıyor. Tarikatçılardan tutun da radikal düşünceli cemaatlere kadar her türden fikri bulmanız mümkün. Halk da kime aklı yatarsa ona inanıyor ve çoğu zaman karşılaştığı her cemaatin fikri aklına yattığı için içinden çıkılmaz bir kafa karışıklığı yaşıyor. internette yer alan bilgi daha doğrusu veri bombardımanının üzerine onlarca cemaatin tebliğ faaliyetlerine maruz kalan insanlar çoğu zaman neye inanacağını şaşırmış durumda kalıyor veya bir hafta bir görüşü benimserken diğer hafta tam tersi bir şeyleri savunabiliyor. Aynı zamanda farklı düşüncelerin etkisindeki kişiler arasında bir yarışma, bir ihtilafta kendini her cami önü sohbetinde gösteriyor.

    Dini mevzularda hâlâ insanların en güvendiği kurum olan Diyanet ve imamlar ise maalesef bu tabloda görülmeyecek kadar gerilerde yer alıyor. imamların kahir ekseriyeti ezandan 5-10 dakika önce camiye giriyor ve namaz sonrası da hemen uzaklaşıp gidiyor. Herhangi bir cemaatin sorusuna muhatap olmamak için kolay kolay bir cemaate katılmıyor. O kadar çok bilgiye maruz kalmalarına rağmen halk hâlâ emin kişiler olarak imamları görüyor ve her türlü konuyu onlara danışmak istiyor. Ama birçok yerden bilgiye ulaşabildiği için halk, imamlardan sorularına ehliyetli cevaplar bekliyor. Dolayısıyla kendini iyi yetiştirmiş, günün meselelerini bilen ve bunlara cevapları olan imamlar halk için hayati derecede önem taşıyor. Ancak üzülerek söylemeliyim ki imamlarımız ne bu hayatiyetin farkında ne de kendilerini sürekli yetiştirmenin gerekliliğine tam olarak kendilerini inandırabilmişler. imam-hatip veya ilahiyatta öğrendiklerinin üzerine neredeyse hiçbir şey katmayan birisi sürekli giriftleşen meselelere yetkin çözümler getiremez. Aynı şekilde Diyanetin de bu boşluğu doldurmak için bir şeyler yaptığını görmek mümkün değil. Hala ağır hantal bürokratik yapısı altında rutinleşen vazifelerinin altında ezilen ve halka gerçek manada yeni hiçbir şey sunmayan Diyanetin personelinden de çok şey beklemek maalesef hayal den öteye geçmiyor. Her yeni Diyanet Başkanı bizlerde yeni bir umut yeşertmekte ama zaman geçtikçe değişen hiçbir şeyin olmadığını görmek meselenin şahsi değil daha yapısal olduğunu anlamamıza vesile olmaktadır. En basit bir örnek vermek gerekirse, Prof. Abdulaziz Bayındır’ın namaz vakitleri ile ilgili çalışmasına karşın Diyanet kamuoyunu tatmin edecek bir cevapla karşılık verememiştir. Sırf bu mesele bile Diyanet’in halk nezdindeki itibarını ciddi bir şekilde sarsmıştır.

    yazının devamı: http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=45
    ... nebi derya nebi deniz