bugün
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- izmir'in mis gibi kokması9
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler6
- arkadaşlar çüş6
- salat namaz değildir12
- arkadaşlar aranızda zengin varsa bana yazsın3
- meksika açmazı macerası15
- tekrar izlenebilecek diziler4
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi7
- cemil tugay7
- silkmeye çalışan erkek ilgisi3
- iranlı kızlar4
- izmir lağım gibi kokuyor diyen muhalif2
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi5
- anın görüntüsü31
- okul saldırısı6
- tombik döner dünyanın en iyi sandviçi4
- demokrasi3
- enayimiknatisi9
- akp2
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- bu durumda ne yapardınız9
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi4
- kudüs üç semavi din için önemlidir3
- bir gün herkes ak partili olacak14
- 40 yaşında bekar erkek5
- game of thrones taki kerhaneci24
- 15 temmuz darbe girişimi2
- kelam allahla beraberdi beden aldı ve yaşadı2
- mezut barzani nin yahudi olması18
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- ak partiye geçen herkesin mutlu olması6
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması3
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- oytunkaran nerde sorunsalı4
- salah namazdır2
- cedidacer8
- hiçbir şey yapası olmamak2
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması10
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi11
- çarşamba akşamı evde oturmak2
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- 5 yıl önceye geri gitmek4
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı17
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
- cesete hakaret13
- bik bik'in çıkartıp masaya vurması4
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte bilgiye kolay ulaşabilme, toplumdan bir şeyleri saklamayı neredeyse imkânsız hale getirdi. Web âleminde özellikle Facebook, Twitter ve Youtube yoluyla sürekli paylaşımlar yapılmakta ve bu araçlar vasıtasıyla insanlar çok kısa bir sürede gelişen olaylardan haberdar olmaktadırlar. Bu araçları kullanmak için çok okumuş veya çok yetenekli olmak gerekmiyor. Birkaç defadan sonra ortalama zekâ seviyesine sahip herkes çok rahat Facebookta fotoğraf paylaşıp Youtubea video yükleyebiliyor.
Dün bir arkadaşım vesilesiyle bir caminin önünde birkaç kişilik bir cami cemaatinin sohbetine iştirak etme şansı buldum. Herkes her şey hakkında konuşuyor her zamanki gibi lakin bu zamanın diğer zamanlardan farkı herkesin konuştuklarına internetten deliller getiriyor olması. Kimi Youtubetan izlediği videoyu kimi bilmem hangi cemaatin Facebook sayfasındaki paylaşımı söyleyerek kendi iddiasını kanıtlamaya çalışıyor. Bir şey daha fark ettim bu cemaat vesilesiyle: Piyasada çok fazla islami cemaat, mensupları vesilesiyle kendi düşüncelerini halka duyurmak için hummalı bir şekilde çalışıyor. Tarikatçılardan tutun da radikal düşünceli cemaatlere kadar her türden fikri bulmanız mümkün. Halk da kime aklı yatarsa ona inanıyor ve çoğu zaman karşılaştığı her cemaatin fikri aklına yattığı için içinden çıkılmaz bir kafa karışıklığı yaşıyor. internette yer alan bilgi daha doğrusu veri bombardımanının üzerine onlarca cemaatin tebliğ faaliyetlerine maruz kalan insanlar çoğu zaman neye inanacağını şaşırmış durumda kalıyor veya bir hafta bir görüşü benimserken diğer hafta tam tersi bir şeyleri savunabiliyor. Aynı zamanda farklı düşüncelerin etkisindeki kişiler arasında bir yarışma, bir ihtilafta kendini her cami önü sohbetinde gösteriyor.
Dini mevzularda hâlâ insanların en güvendiği kurum olan Diyanet ve imamlar ise maalesef bu tabloda görülmeyecek kadar gerilerde yer alıyor. imamların kahir ekseriyeti ezandan 5-10 dakika önce camiye giriyor ve namaz sonrası da hemen uzaklaşıp gidiyor. Herhangi bir cemaatin sorusuna muhatap olmamak için kolay kolay bir cemaate katılmıyor. O kadar çok bilgiye maruz kalmalarına rağmen halk hâlâ emin kişiler olarak imamları görüyor ve her türlü konuyu onlara danışmak istiyor. Ama birçok yerden bilgiye ulaşabildiği için halk, imamlardan sorularına ehliyetli cevaplar bekliyor. Dolayısıyla kendini iyi yetiştirmiş, günün meselelerini bilen ve bunlara cevapları olan imamlar halk için hayati derecede önem taşıyor. Ancak üzülerek söylemeliyim ki imamlarımız ne bu hayatiyetin farkında ne de kendilerini sürekli yetiştirmenin gerekliliğine tam olarak kendilerini inandırabilmişler. imam-hatip veya ilahiyatta öğrendiklerinin üzerine neredeyse hiçbir şey katmayan birisi sürekli giriftleşen meselelere yetkin çözümler getiremez. Aynı şekilde Diyanetin de bu boşluğu doldurmak için bir şeyler yaptığını görmek mümkün değil. Hala ağır hantal bürokratik yapısı altında rutinleşen vazifelerinin altında ezilen ve halka gerçek manada yeni hiçbir şey sunmayan Diyanetin personelinden de çok şey beklemek maalesef hayal den öteye geçmiyor. Her yeni Diyanet Başkanı bizlerde yeni bir umut yeşertmekte ama zaman geçtikçe değişen hiçbir şeyin olmadığını görmek meselenin şahsi değil daha yapısal olduğunu anlamamıza vesile olmaktadır. En basit bir örnek vermek gerekirse, Prof. Abdulaziz Bayındırın namaz vakitleri ile ilgili çalışmasına karşın Diyanet kamuoyunu tatmin edecek bir cevapla karşılık verememiştir. Sırf bu mesele bile Diyanetin halk nezdindeki itibarını ciddi bir şekilde sarsmıştır.
yazının devamı: http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=45
Dün bir arkadaşım vesilesiyle bir caminin önünde birkaç kişilik bir cami cemaatinin sohbetine iştirak etme şansı buldum. Herkes her şey hakkında konuşuyor her zamanki gibi lakin bu zamanın diğer zamanlardan farkı herkesin konuştuklarına internetten deliller getiriyor olması. Kimi Youtubetan izlediği videoyu kimi bilmem hangi cemaatin Facebook sayfasındaki paylaşımı söyleyerek kendi iddiasını kanıtlamaya çalışıyor. Bir şey daha fark ettim bu cemaat vesilesiyle: Piyasada çok fazla islami cemaat, mensupları vesilesiyle kendi düşüncelerini halka duyurmak için hummalı bir şekilde çalışıyor. Tarikatçılardan tutun da radikal düşünceli cemaatlere kadar her türden fikri bulmanız mümkün. Halk da kime aklı yatarsa ona inanıyor ve çoğu zaman karşılaştığı her cemaatin fikri aklına yattığı için içinden çıkılmaz bir kafa karışıklığı yaşıyor. internette yer alan bilgi daha doğrusu veri bombardımanının üzerine onlarca cemaatin tebliğ faaliyetlerine maruz kalan insanlar çoğu zaman neye inanacağını şaşırmış durumda kalıyor veya bir hafta bir görüşü benimserken diğer hafta tam tersi bir şeyleri savunabiliyor. Aynı zamanda farklı düşüncelerin etkisindeki kişiler arasında bir yarışma, bir ihtilafta kendini her cami önü sohbetinde gösteriyor.
Dini mevzularda hâlâ insanların en güvendiği kurum olan Diyanet ve imamlar ise maalesef bu tabloda görülmeyecek kadar gerilerde yer alıyor. imamların kahir ekseriyeti ezandan 5-10 dakika önce camiye giriyor ve namaz sonrası da hemen uzaklaşıp gidiyor. Herhangi bir cemaatin sorusuna muhatap olmamak için kolay kolay bir cemaate katılmıyor. O kadar çok bilgiye maruz kalmalarına rağmen halk hâlâ emin kişiler olarak imamları görüyor ve her türlü konuyu onlara danışmak istiyor. Ama birçok yerden bilgiye ulaşabildiği için halk, imamlardan sorularına ehliyetli cevaplar bekliyor. Dolayısıyla kendini iyi yetiştirmiş, günün meselelerini bilen ve bunlara cevapları olan imamlar halk için hayati derecede önem taşıyor. Ancak üzülerek söylemeliyim ki imamlarımız ne bu hayatiyetin farkında ne de kendilerini sürekli yetiştirmenin gerekliliğine tam olarak kendilerini inandırabilmişler. imam-hatip veya ilahiyatta öğrendiklerinin üzerine neredeyse hiçbir şey katmayan birisi sürekli giriftleşen meselelere yetkin çözümler getiremez. Aynı şekilde Diyanetin de bu boşluğu doldurmak için bir şeyler yaptığını görmek mümkün değil. Hala ağır hantal bürokratik yapısı altında rutinleşen vazifelerinin altında ezilen ve halka gerçek manada yeni hiçbir şey sunmayan Diyanetin personelinden de çok şey beklemek maalesef hayal den öteye geçmiyor. Her yeni Diyanet Başkanı bizlerde yeni bir umut yeşertmekte ama zaman geçtikçe değişen hiçbir şeyin olmadığını görmek meselenin şahsi değil daha yapısal olduğunu anlamamıza vesile olmaktadır. En basit bir örnek vermek gerekirse, Prof. Abdulaziz Bayındırın namaz vakitleri ile ilgili çalışmasına karşın Diyanet kamuoyunu tatmin edecek bir cevapla karşılık verememiştir. Sırf bu mesele bile Diyanetin halk nezdindeki itibarını ciddi bir şekilde sarsmıştır.
yazının devamı: http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=45
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar