bugün
- yazarların sağlık sorunları7
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi4
- patatesin her ortama uyum sağlaması5
- kız sanılan yazarlar2
- uyuyan insanın asıl amacı3
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı10
- insanların durduk yere birbirine ayar vermesi2
- hangi yazarla çift olursunuz28
- uzaylıların insanları belgeselde izlemesi2
- gölgenizin peşinizi bırakmaması2
- hurma gözlüm2
- dün biri gidicem diyordu2
- salllama ladino konuşuyoruz2
- tomtom mahallesi4
- biri için düşünülen kötü şeyin başa gelme ihtimali2
- kendinden zeki biriyle konuştuğunu anladığın an3
- gülüşü çirkin insan2
- mezar komşunuzun çok ses yapması3
- çindeki üç boğaz barajı dünyanın eksenini kaydırdı3
- cemil tugay12
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- penis boyu takıntısı6
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- türkiye almanya'dan 10 kat daha iyi2
- durduk yere eski bir rezilliği hatırlamak2
- ben ve sevdiklerim hariç herkes aptal hissi2
- solucanların bel fıtığı olmaması2
- herkesin kendini normal sanması2
- güne bir şiir dizesi bırak2
- ya bi siktirin gidin15
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- ucan tekme atan hipopotam43
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- uyurken ağzına böcek girmiş olma ihtimali2
- sabah tostu3
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- kazım karabekir ali fuat cebesoy ruf orbay2
- sözlükte bile yalnız olmak10
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- nick vermeden bir yazara seslen13
- sözlük çiftleştirme servisi11
- ulu sözlük telegram grubu12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- üzülünce kime gidersiniz8
- şapka takar mısınız12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
'Kitapları bir kenara bırakıp açık açık konuşacak olursak, aşk denilen şey, arzulanan bir varlıkta bulacağımız tada susamaktan başka bir şey değildir'
montaigne'nin müthiş eseri.
--spoiler--
EĞiTiM VE HALK
Oğullarım olsaydı, benim gibi büyümelerini isterdim.
Babamdan Allah razı olsun, beni daha beşikte iken bir köylünün evine
yollamış, orada süt emmişim; uzun süre en yoksul, en gelişigüzel bir
hayat içinde kalmışım. Çocuklarınızı kendiniz yedirmeyin; hele bu işi
sakın karınıza bırakmayın. Bırakın, çocuklarınız halkın ve doğanın
yasaları içinde büyüsün; aç kalmasını, güçlüğe göğüs germesini
öğrensinler hayatın çetinliği onlar için gittikçe çoğalmasın, azalsın.
Babamın beni böyle büyütmekte bir başka maksadı daha vardı; beni
halka bağlamak, bizden yardım bekleyen insanların haline
ortak etmek istiyordu; gözlerimin, bana sırtını çevirenlerden
değil, kollarını açanlardan yana bakmasını daha doğru buluyordu. Bu
düşünce ile beni düşkün insanlara bağlamak, borçlu bırakmak istedi.
istediği oldu. Zayıf, zavallı insanlara kolayca bağlanabiliyorum. Bunu
hem şerefli bir iş sayıyorum, hem de içimden öyle geliyor. Ülkemde
kargaşalıklara neden olan bir partiye kızıyorum; hele bu parti başa
geçip, her şeyi elde edince öfkem büsbütün artıyor çoğu kez bir
partiye ezilmiş olduğu için bağlanmışımdır. (Kitap 3, bölüm 12)
--spoiler--
--spoiler--
EĞiTiM VE HALK
Oğullarım olsaydı, benim gibi büyümelerini isterdim.
Babamdan Allah razı olsun, beni daha beşikte iken bir köylünün evine
yollamış, orada süt emmişim; uzun süre en yoksul, en gelişigüzel bir
hayat içinde kalmışım. Çocuklarınızı kendiniz yedirmeyin; hele bu işi
sakın karınıza bırakmayın. Bırakın, çocuklarınız halkın ve doğanın
yasaları içinde büyüsün; aç kalmasını, güçlüğe göğüs germesini
öğrensinler hayatın çetinliği onlar için gittikçe çoğalmasın, azalsın.
Babamın beni böyle büyütmekte bir başka maksadı daha vardı; beni
halka bağlamak, bizden yardım bekleyen insanların haline
ortak etmek istiyordu; gözlerimin, bana sırtını çevirenlerden
değil, kollarını açanlardan yana bakmasını daha doğru buluyordu. Bu
düşünce ile beni düşkün insanlara bağlamak, borçlu bırakmak istedi.
istediği oldu. Zayıf, zavallı insanlara kolayca bağlanabiliyorum. Bunu
hem şerefli bir iş sayıyorum, hem de içimden öyle geliyor. Ülkemde
kargaşalıklara neden olan bir partiye kızıyorum; hele bu parti başa
geçip, her şeyi elde edince öfkem büsbütün artıyor çoğu kez bir
partiye ezilmiş olduğu için bağlanmışımdır. (Kitap 3, bölüm 12)
--spoiler--
kitabı okuduktan sonra aklınızda sadece isminin kaldığı eser.
SAbahattin Eyüboğlu tarafından dilimize çevrilen deneme kitabıdır.
(bkz: denemeler)
türünün ilk örnekleridir. adam denemiş olmuş.
en bilineni montaignenin olsa da bacon, andre gide, samuel taylor coleridge, aldous huxley, albert camus, t.s. eliot, suut kemal yetkin, ismail tunalı ve hilmi yavuz da aynı adlı birer kitaba sahiptirler.
(bkz: yanılmalar)
"gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır gelmez"
"kendine dost olan bilin ki herkese de dosttur."
"paranın saklanılması kazanılmasından daha zahmetli bir iştir."
"başkalarının bilgisiyle bilgin olabilsek bile, ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz."
"kendine dost olan bilin ki herkese de dosttur."
"paranın saklanılması kazanılmasından daha zahmetli bir iştir."
"başkalarının bilgisiyle bilgin olabilsek bile, ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz."
"çünkü, bilirsiniz, en az kullanılan, en az yazılan, en saklı kalan sözler en iyi akılda tutulan, insanca en çok bilinen sözlerdir."
montaigne'nin yaratıcılıktan ne kadar yoksun olduğunu anlamamıza vesile olan kitabı. okumaya dahi gerek yok, adından belli. insan denemelerini topladığı kitaba denemeler ismini koyar mı. bak adam varolmanın dayanılmaz hafifliği demiş. okumaya bile gerek yok kafadan on puan. *
her şeyin kaybedildiği dünyada kaybetmeye devam ediyoruz ne yazık ki.. bu da bir denemedir.
montaigne'in kitaplığınızda olması gereken, mutlaka okunması gereken eseridir.
montaigne'in tek eseri, hayatı daha iyi anlamaya ve yönetmeye yardımcı olabilen kaynak. eserin önemli yanı montaigne'in kalemi değil, verdiği örnekler ve yaptığı alıntılardır -ya da biz çevirisini okuduğumuz için öyle geliyor-. çok çeşitli konularda denemeler içerir; aşk, cinsellik, para, bilim, çocuklar, gerçekler, iyi ve kötü, vicdan, yönetim ve yönetilenler, bilgi, korku, zenginlik, osmanlı ordusunun düzeni,disiplin gibi.
Montaigne'in kusursuz kitabı.
nurullah ataç'ın anlatımı ile ben'in ülkesidir...
montaigne nin kendi yaşamını anlattığı en önemli eseridir.
ilk eserimi bu yazmayı düşündüğüm ve konu olarak seri eksi oy veren ibneyi seçeceğim edebiyat türü..
(bkz: denememeler)
(bkz: montaigne)
Geçenlerde, bana çok yakında olan ama defalarca bakmama rağmen hiç öyle görmediğim bir evi fark ettim. Durup incelemeye başladım; yıllardır bakımsız kaldığı göze çarpıyordu... Havuzlu, geniş bir bahçenin içinde yer alan büyük ve eski bir evdi burası.
Anlaşılan bu eski ama güzel evde yıllar önce kalabalık bir aile yaşamıştı... Yaz akşamlarında verandasında sofralar kurulmuş, mutlu saatler yaşanmıştı... Ziyafetler verilmişti şimdi sararmış otların ve sarmaşıkların sardığı bahçesinde... Çocuklar oynamıştı artık kuru yaprakların doldurduğu havuzunda... Bayramlarda tüm ailenin toplandığı evden neşeli kahkahalar yükselmişti muhtemelen yıllar evvel.
Şimdi ürkütücü bir sessizlik vardı her kuytusunda, belki böcekler yuvalanmıştı karanlık köşelerde... Kırık pencere camlarında artık hiçbir mutlu yüzün yansıması yoktu... Tüm duvarlar, yıkılmayı bekleyen bir umutsuzluk içindeydi sanki.
Nereden çıktıysa bir kumru kanat çırparak kondu havuzun kenarına... Alarak küçük bir dal parçasını, uçuverdi eski çatının altına doğru... Zevkli ve telaşlı bir çaba içerisinde gidip geliyordu... Anlaşılan yeni bir hayat başlıyordu bu eski evde. Nihayet, mutlu günler gelecekti, kanat sesleri ve sevgi şarkılarıyla yok olacaktı ümitsizlik, eski evin de bundan çok memnun olduğunu hissederek sevindim.
işte o eski ev benim yorgun yüreğim,
Gelişiyle hayat veren kumru da; sensin sevgilim.
Seni çok seviyorum.
Anlaşılan bu eski ama güzel evde yıllar önce kalabalık bir aile yaşamıştı... Yaz akşamlarında verandasında sofralar kurulmuş, mutlu saatler yaşanmıştı... Ziyafetler verilmişti şimdi sararmış otların ve sarmaşıkların sardığı bahçesinde... Çocuklar oynamıştı artık kuru yaprakların doldurduğu havuzunda... Bayramlarda tüm ailenin toplandığı evden neşeli kahkahalar yükselmişti muhtemelen yıllar evvel.
Şimdi ürkütücü bir sessizlik vardı her kuytusunda, belki böcekler yuvalanmıştı karanlık köşelerde... Kırık pencere camlarında artık hiçbir mutlu yüzün yansıması yoktu... Tüm duvarlar, yıkılmayı bekleyen bir umutsuzluk içindeydi sanki.
Nereden çıktıysa bir kumru kanat çırparak kondu havuzun kenarına... Alarak küçük bir dal parçasını, uçuverdi eski çatının altına doğru... Zevkli ve telaşlı bir çaba içerisinde gidip geliyordu... Anlaşılan yeni bir hayat başlıyordu bu eski evde. Nihayet, mutlu günler gelecekti, kanat sesleri ve sevgi şarkılarıyla yok olacaktı ümitsizlik, eski evin de bundan çok memnun olduğunu hissederek sevindim.
işte o eski ev benim yorgun yüreğim,
Gelişiyle hayat veren kumru da; sensin sevgilim.
Seni çok seviyorum.
yazma gayreti yüksek ama azmi az olan bireyin, ve başlangıç dönemindeki yazar adaylarının çok sevdiği yazın* türü...
türkiye de bu akıma Nurullah Ataç önayak olmuştur.
türkiye de bu akıma Nurullah Ataç önayak olmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar