bugün
- kadir mısıroğlu'nun soyu7
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor11
- sözlüğün tadının kaçması6
- demet evgar10
- aylık 311 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- boğa güreşlerini türkiye de yapsak2
- kemalistler6
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor13
- venezuela5
- dinleri masonlar kontrol ediyor4
- şu an ihtiyacım var dediğin şey6
- kadınların yanlış yapması3
- alan greenspan3
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi2
- dikkatli izlersen anlarsın haklı megatron3
- kadınların yüzlerine sürekli bir şeyler sürmesi6
- pozantı2
- üniversitelerin gereksiz olması2
- curaçao fildişi sahili maçı saat 23 te trt spor da4
- aşure2
- yazarların imza parfümleri14
- zippo2
- kazım koyuncu2
- cips alırken utanmak2
- hızlı para kazanmanın yolları11
- türkiye abd maçını izleyecek misiniz8
- abd'nin kaan'a motor satışına izin vermesi3
- panter emel2
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- türk kızı egosu6
- araplar puta taparken türkler tek tanrıya inanırdı3
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler9
- akp'ye katılan belediye başkanları11
- mehdi hayatta ama herkes tanımıyor7
- am okşama4
- 2030 larda robotların aktif rol oynayacak olması2
- erkekler neden az yaşar10
- evde kaş bıyık alımı3
- 2026 dünya kupası22
- bir insanı sevmek11
- türk erkeği egosu4
- imdat arkadaşlar4
- m uludagsozluk com da görsel yüklenmeme sorunu4
- vajinizm3
- güzel huylu kezo4
- dünya11
- futbol fanatiklerinin birer aptal olması4
- 24 haziran 2026 venezuela depremi7
- mutluluğun fark edilmemesi8
- tramer kaydı olan kız4
mantıksız bir inanç. tanrı dünyayı yaratmış kendi haline bırakmış ve müdahale etmiyor... hadi lan ordan! düşünceye bak. yazık...
Kendilerine atenizmi tavsiye ediyorum madem tek tanrılı din arıyorsunuz ilk versiyona inanın.
Hem ayranım dökülmesin hem götüm sikilmesin.
Bir yaratıcı var ama sizinle ilgilenmiyor. işte ne bileyim patatesler, domatesler yani genel olarak tohumlar kendi kendiliğine büyüyor falan.
Mesela bir kalbin var. Bir saniye durmadan, bak bir saniye bile durmadan sen ölene kadar çalışıyor.
Fizik, kimya ve biyoloji dinlemek ve öğrenmek insanı bu konularda düşünmeye itiyor.
Buraya werner Heisenberg'in en beğendiğim sözünü bırakıyorum:
"Doğa Bilimleri bardağından alınan ilk yudum insanı ateist yapar lakin bardak bittiğinde yaratıcı sizi beklemektedir. "
Edit: diyelim ki fizik kimya ve biyolojiyi de genel hatlarıyla öğrendik ve bir yaratıcı olduğu sonucuna vardık. Peki şimdi ne yapmalıyız?
Yaratıcının ne istediğini mi merak etmeliyiz, yoksa tamam işte ben sadece onu arıyodum ve buldum deyip çekilmeli miyiz? Burda her kişi farklı farklı cevap verebilir. Eğer yaratıcının senden isteklerini önemsiyorsan aramaya devam etmelisin. Hristiyanlığı, yahudiliği, müslümanlığı araştır. Tek tek hepsini karşılaştır. Mesela üçünde de ibadet kavramı vardır. Üçünde de oruç vardır. Kitap ehlidir hepsi. Eğer diğerleri bozulmasaydı zaten onlar devam ederdi. Buradan sonrası kısımlarda akıl geçerli değildir. Tamamen inanmaya kalmıştır.
Mesela bir kalbin var. Bir saniye durmadan, bak bir saniye bile durmadan sen ölene kadar çalışıyor.
Fizik, kimya ve biyoloji dinlemek ve öğrenmek insanı bu konularda düşünmeye itiyor.
Buraya werner Heisenberg'in en beğendiğim sözünü bırakıyorum:
"Doğa Bilimleri bardağından alınan ilk yudum insanı ateist yapar lakin bardak bittiğinde yaratıcı sizi beklemektedir. "
Edit: diyelim ki fizik kimya ve biyolojiyi de genel hatlarıyla öğrendik ve bir yaratıcı olduğu sonucuna vardık. Peki şimdi ne yapmalıyız?
Yaratıcının ne istediğini mi merak etmeliyiz, yoksa tamam işte ben sadece onu arıyodum ve buldum deyip çekilmeli miyiz? Burda her kişi farklı farklı cevap verebilir. Eğer yaratıcının senden isteklerini önemsiyorsan aramaya devam etmelisin. Hristiyanlığı, yahudiliği, müslümanlığı araştır. Tek tek hepsini karşılaştır. Mesela üçünde de ibadet kavramı vardır. Üçünde de oruç vardır. Kitap ehlidir hepsi. Eğer diğerleri bozulmasaydı zaten onlar devam ederdi. Buradan sonrası kısımlarda akıl geçerli değildir. Tamamen inanmaya kalmıştır.
Bunları anlıyorum ama ateistleri hiç anlamıyorum anlamayacağım.
agnostik deist olarak içinde bulunduğum inançtır.
patateslerle ilgileniyor olabilir sonuçta canı o kadar sıkılsa gider insanoğlunu yaratırdı.
Domates tohumlarını toplanıp hadi büyüyelim diyor da olabilir bu da mantıklı size göre. Domates tohumu hakkında şu yorumu yapan tip gelmiş biyoloji kimya öğrenip tanrıya ulaşacak. Kalbin işleyişindeki kusurları görmezden gelerek sadece "kan pompalama" görevini yerine getirdiği için "yav çok kusursuz yeğenim" demek ayrı bir konu zaten.
Neyse laf anlatmaya çalıştığımız tipler tatlı su Müslümanları olduğu için çok da şey yapmamak lazım.
Ayrıca ne deistim ne ateist, sadece bu kavramlardan fazlasıyla boğulmuş biri.
Domates tohumlarını toplanıp hadi büyüyelim diyor da olabilir bu da mantıklı size göre. Domates tohumu hakkında şu yorumu yapan tip gelmiş biyoloji kimya öğrenip tanrıya ulaşacak. Kalbin işleyişindeki kusurları görmezden gelerek sadece "kan pompalama" görevini yerine getirdiği için "yav çok kusursuz yeğenim" demek ayrı bir konu zaten.
Neyse laf anlatmaya çalıştığımız tipler tatlı su Müslümanları olduğu için çok da şey yapmamak lazım.
Ayrıca ne deistim ne ateist, sadece bu kavramlardan fazlasıyla boğulmuş biri.
tüm yaşamı ve hatta yaşam olmayan nesneleri dahi yaradan bir kudretin bir yaratıcının varlığını kabul eden ancak bu yaratıcının yarattıkları ile ilgilenmediğini savunan inançtır.
yaratıcı kudretin tek unsuru yaratmaktır...sonrası onun ilgi alanına girmiyor...
uçsuz bucaksız kainatta tek canlı formunun bu gezegende olduğuna gerçekten inanıyor musunuz ?
üstelik bu gezegendeki canlı formu karbon bazlı, belki farklı bir galaktik yapıda oksijen bazlı bir yaşam formu belki farklı bir güneş sisteminde azot bazlı yaşam formu var...olmadığını ispatlayabilir misiniz ?
peki tüm bu yaşan formlarını yaradan tek bir yaratıcı varsa, yarattıklarının kendisine tapmasını neden istesin ? bu kadar egoist bir yaratıcı mı sizin hayallerinizdeki allah? "seni ben yarattım, bana tapacaksın..." bu mudur hayalini kurduğunuz yüce kudret?
insanlar, binlerce yıldır yüce bir kudrete inanmak, yoktan var olunmadığını düşünmek ve bu yüze kudretin, insanlığın var olma sebebi olduğunu düşünmek istemişlerdir. çünkü inanmak (diğer bir ifade ile biat etmek) her zaman sorgulamaktan daha kolaydır.
kendinden güçlü olan her şeye biat etmiştir insanlar, kimi zaman ateşe, kimi zaman aya, kimi zaman güneşe, kimi zaman bir öküze, hatta kendi yaptığı çamurdan heykele veya bıgdaydan yaptığı ekmeğe...öyle ya da böyle bir şeye biat etmek her zaman kolay gelmiştir insanlara. biat edilen varlığın bizden çok daha yüce olduğuna inanmak iç huzuru bulma konusunda rahatlatmıştır insanları. "nereden geldim","nasıl yaşıyorum","nereye gideceğim","öldünce ne oluyor","doğmadan önce neredeydim","vicdanımı nasıl rahatlatırım" vb milyonlarca sorunun cevabını bulabilmek adına "din" unsuru peyda olmuştur...
Yaradıcı güç (bundan sonra "tanrı" diye devam edicem ), insanı yarattı...insan da dinleri...
Dinleri insanların yarattığı çok açık ve net şekilde önümüzde serili aslında, dünya üstünde 782 adet dini inanç bulunuyor bunların bir kısmı 10.000-20.000 kişinin inandığı bir kısmı da yüz milyonların inandığı dinler... bu dinlerin en büyükleri, hıristiyanlık ( hz.isa) , müslümanlık ( hz.muhammed), yahudilik/musevilik (hz.davud) bunların yanında bu 3 dinin de kabul ettiği bir isim daha var o da hz.musa...
kendilerine "kitap" inmiş 4 büyük peygamber...4 büyük sosyalist...4 büyük kitle yönetim uzmanı...
bahsi geçen kitaplardani kuran-ı kerim'i 4 sefer, incil (matta) 2 sefer, tevrat (tekvin-yaradış 1 sefer, levililer 1 sefer, tesniye 1 sefer ) okumuş biri olarak zebur'u okumamış olmanın utancı içindeyim...ancak bu 3 kitap bile şunu dememe sebep oldu, "tanrı kitaplar arasında fikir değiştirmiş olamaz, o zaman bu kitapları yazan tanrı olamaz."
bakınız yarattıklarına karşı "sınıf ayrımı" uygulayan bir tanrı size mantıklı geliyor mu ?
Tevrat’ta köle azadıyla ilgili bir hüküm yoktur. Fakat ibrani ve yahudi olmayan kölelerin hukuki, cezaî, azadlık ve insanî statülüleri ile ilgili hükümler ibrani kölelerin lehine gelişmiştir.
Kuran hiçbir ayetinde, köle ve cariyeliği kaldırdım dememiş, Hicaz bölgesindeki uygulamayı reforme ederek devam ettirmiştir.
incil'den alıntıdır "Ey köleler, dünyadaki efendilerinizin sözünü Mesih’in sözünü dinler gibi saygı ve korkuyla, saf yürekle dinleyin. Bunu, yalnız insanları hoşnut etmek isteyenler gibi göze hoş görünmek için yapmayın. Mesih’in kulları olarak Tanrı’nın isteğini candan yerine getirin. insanlara değil, Rab’be hizmet eder gibi gönülden hizmet edin."
Köleyi de yaratan aynı tanrı...efendiyi de yaratan aynı tanrı...ama tanrı kutsal kitabında yukarıda geçen ifadeleri kullanıyorsa, tanrı sosyal sınıf farkı uygulayan "insan" gibi düşünen, efendilerin sosyal statüsünü ve servetini korumak için uğraşan bir güç haline dönüşmüyor mu? o zaman tanrı gerçekten tanrı mı ?
bu sorular ve daha binlercesi....
neden mi deist oldum...
bu sorulara cevap veremediğim, kafamdaki yaradıcı kudret bu kitaplarda anlatılandan çok daha farklı olduğu için...
ve tekrar yazıyorum.... tanrı insanları yarattı, insanlar da dinleri...
yaratıcı kudretin tek unsuru yaratmaktır...sonrası onun ilgi alanına girmiyor...
uçsuz bucaksız kainatta tek canlı formunun bu gezegende olduğuna gerçekten inanıyor musunuz ?
üstelik bu gezegendeki canlı formu karbon bazlı, belki farklı bir galaktik yapıda oksijen bazlı bir yaşam formu belki farklı bir güneş sisteminde azot bazlı yaşam formu var...olmadığını ispatlayabilir misiniz ?
peki tüm bu yaşan formlarını yaradan tek bir yaratıcı varsa, yarattıklarının kendisine tapmasını neden istesin ? bu kadar egoist bir yaratıcı mı sizin hayallerinizdeki allah? "seni ben yarattım, bana tapacaksın..." bu mudur hayalini kurduğunuz yüce kudret?
insanlar, binlerce yıldır yüce bir kudrete inanmak, yoktan var olunmadığını düşünmek ve bu yüze kudretin, insanlığın var olma sebebi olduğunu düşünmek istemişlerdir. çünkü inanmak (diğer bir ifade ile biat etmek) her zaman sorgulamaktan daha kolaydır.
kendinden güçlü olan her şeye biat etmiştir insanlar, kimi zaman ateşe, kimi zaman aya, kimi zaman güneşe, kimi zaman bir öküze, hatta kendi yaptığı çamurdan heykele veya bıgdaydan yaptığı ekmeğe...öyle ya da böyle bir şeye biat etmek her zaman kolay gelmiştir insanlara. biat edilen varlığın bizden çok daha yüce olduğuna inanmak iç huzuru bulma konusunda rahatlatmıştır insanları. "nereden geldim","nasıl yaşıyorum","nereye gideceğim","öldünce ne oluyor","doğmadan önce neredeydim","vicdanımı nasıl rahatlatırım" vb milyonlarca sorunun cevabını bulabilmek adına "din" unsuru peyda olmuştur...
Yaradıcı güç (bundan sonra "tanrı" diye devam edicem ), insanı yarattı...insan da dinleri...
Dinleri insanların yarattığı çok açık ve net şekilde önümüzde serili aslında, dünya üstünde 782 adet dini inanç bulunuyor bunların bir kısmı 10.000-20.000 kişinin inandığı bir kısmı da yüz milyonların inandığı dinler... bu dinlerin en büyükleri, hıristiyanlık ( hz.isa) , müslümanlık ( hz.muhammed), yahudilik/musevilik (hz.davud) bunların yanında bu 3 dinin de kabul ettiği bir isim daha var o da hz.musa...
kendilerine "kitap" inmiş 4 büyük peygamber...4 büyük sosyalist...4 büyük kitle yönetim uzmanı...
bahsi geçen kitaplardani kuran-ı kerim'i 4 sefer, incil (matta) 2 sefer, tevrat (tekvin-yaradış 1 sefer, levililer 1 sefer, tesniye 1 sefer ) okumuş biri olarak zebur'u okumamış olmanın utancı içindeyim...ancak bu 3 kitap bile şunu dememe sebep oldu, "tanrı kitaplar arasında fikir değiştirmiş olamaz, o zaman bu kitapları yazan tanrı olamaz."
bakınız yarattıklarına karşı "sınıf ayrımı" uygulayan bir tanrı size mantıklı geliyor mu ?
Tevrat’ta köle azadıyla ilgili bir hüküm yoktur. Fakat ibrani ve yahudi olmayan kölelerin hukuki, cezaî, azadlık ve insanî statülüleri ile ilgili hükümler ibrani kölelerin lehine gelişmiştir.
Kuran hiçbir ayetinde, köle ve cariyeliği kaldırdım dememiş, Hicaz bölgesindeki uygulamayı reforme ederek devam ettirmiştir.
incil'den alıntıdır "Ey köleler, dünyadaki efendilerinizin sözünü Mesih’in sözünü dinler gibi saygı ve korkuyla, saf yürekle dinleyin. Bunu, yalnız insanları hoşnut etmek isteyenler gibi göze hoş görünmek için yapmayın. Mesih’in kulları olarak Tanrı’nın isteğini candan yerine getirin. insanlara değil, Rab’be hizmet eder gibi gönülden hizmet edin."
Köleyi de yaratan aynı tanrı...efendiyi de yaratan aynı tanrı...ama tanrı kutsal kitabında yukarıda geçen ifadeleri kullanıyorsa, tanrı sosyal sınıf farkı uygulayan "insan" gibi düşünen, efendilerin sosyal statüsünü ve servetini korumak için uğraşan bir güç haline dönüşmüyor mu? o zaman tanrı gerçekten tanrı mı ?
bu sorular ve daha binlercesi....
neden mi deist oldum...
bu sorulara cevap veremediğim, kafamdaki yaradıcı kudret bu kitaplarda anlatılandan çok daha farklı olduğu için...
ve tekrar yazıyorum.... tanrı insanları yarattı, insanlar da dinleri...
Deist'in mü'min fakat müslimden sayılmadığı gerçek.
Deizm islamsız imandır. imansız islam olmadığı gibi islamsız iman da olmaz. Onun için deistin imanı islam'a göre -zahiren- faydasız ve geçersizdir. Hıristiyanlığın saçmalıklarına karşı meşru bir entelektüel siper olan deizmi, islam karşısında da istimal etmek abesle iştigaldir.
Muattıl (ya da “yorgun kral”) bir tanrının insanlığa gösterebileceği sahici hiçbir ufuk yok. Her şeyi yarattıktan sonra hepsini terk ederek köşesine çekilmeyi tercih eden bir tanrı en avam tabirle aciz, bezgin, karamsar ve tembeldir, bu ise tanrılığın ontolojisine zıt bir durumdur. Her şeye kâdir olmak ama hiçbir şey yapmamak.
Onun için deist arkadaşlara insan olarak saygı duyuyorum ama deizm bana göre çok saçma. Ateist olacak kadar cesareti olmayanların sığındığı geçici bir liman deizm. Müslüman olmasaydım tercih edebileceğim tek tutarlı akım negatif ateizm (agnostisizm) olurdu. Ateizm -ters taraftan- islam’a en yakın sistem diyor Cemil Meriç.
Bu topraklarda yükselen deizmin cılız ayak seslerini meşru göstermek için islami geleneğin içinde mündemiç olan bir dane hurafatı bahane etmek hakikate muhaliftir. Zira ülkemizde Müslüman iken deist olduğu söylenen bazı insanların kahir ekseriyetinin deizme eğilim göstermesinin en önemli sebeplerinden biri Kur’an mealleri.
Bu saikle deizme olan temayülden Kur’an mealleri sorumlu olmadığı gibi geleneğin içerisine sızmış bazı hurafeler bahane edilerek yapılan bir deizm teveccühünden gelenek sorumlu değildir. Hiçbir neden tek başına varılan sonucu meşru kılmaz. Sonuç nedenden çok daha ciddi bir tercih, bir ısrar, bir bilinç, bir irade tasarrufudur çünkü.
islam ile teskin olmaya yanaşmamış arayış içindeki mütereddit ve tedirgin bir ruhun deizm ile sûkun ve huzur bulacağını tahayyül etmek gerçekçi değil pek. Çünkü ayine-i sâmed olan batın-ı kalp islam’ın Allah’ı dışındaki bütün sevgileri, inançları ve kabulleri istifsar eder sadece.
Hâsıl-ı kelam, ateizmden şüphe duymaya başlayan bir ateistin veya deizmden bizar olmuş bir deistin son kertede varabileceği en makul ve en sahih yer islam'dır. Mealcilik, tarihselcilik, gelenekselcilik ve hatta Şia gibi islam’ın en heretik sayılabilecek yorumları bile deizme kıyasla çok daha tercihe şayandır.
Deizm islamsız imandır. imansız islam olmadığı gibi islamsız iman da olmaz. Onun için deistin imanı islam'a göre -zahiren- faydasız ve geçersizdir. Hıristiyanlığın saçmalıklarına karşı meşru bir entelektüel siper olan deizmi, islam karşısında da istimal etmek abesle iştigaldir.
Muattıl (ya da “yorgun kral”) bir tanrının insanlığa gösterebileceği sahici hiçbir ufuk yok. Her şeyi yarattıktan sonra hepsini terk ederek köşesine çekilmeyi tercih eden bir tanrı en avam tabirle aciz, bezgin, karamsar ve tembeldir, bu ise tanrılığın ontolojisine zıt bir durumdur. Her şeye kâdir olmak ama hiçbir şey yapmamak.
Onun için deist arkadaşlara insan olarak saygı duyuyorum ama deizm bana göre çok saçma. Ateist olacak kadar cesareti olmayanların sığındığı geçici bir liman deizm. Müslüman olmasaydım tercih edebileceğim tek tutarlı akım negatif ateizm (agnostisizm) olurdu. Ateizm -ters taraftan- islam’a en yakın sistem diyor Cemil Meriç.
Bu topraklarda yükselen deizmin cılız ayak seslerini meşru göstermek için islami geleneğin içinde mündemiç olan bir dane hurafatı bahane etmek hakikate muhaliftir. Zira ülkemizde Müslüman iken deist olduğu söylenen bazı insanların kahir ekseriyetinin deizme eğilim göstermesinin en önemli sebeplerinden biri Kur’an mealleri.
Bu saikle deizme olan temayülden Kur’an mealleri sorumlu olmadığı gibi geleneğin içerisine sızmış bazı hurafeler bahane edilerek yapılan bir deizm teveccühünden gelenek sorumlu değildir. Hiçbir neden tek başına varılan sonucu meşru kılmaz. Sonuç nedenden çok daha ciddi bir tercih, bir ısrar, bir bilinç, bir irade tasarrufudur çünkü.
islam ile teskin olmaya yanaşmamış arayış içindeki mütereddit ve tedirgin bir ruhun deizm ile sûkun ve huzur bulacağını tahayyül etmek gerçekçi değil pek. Çünkü ayine-i sâmed olan batın-ı kalp islam’ın Allah’ı dışındaki bütün sevgileri, inançları ve kabulleri istifsar eder sadece.
Hâsıl-ı kelam, ateizmden şüphe duymaya başlayan bir ateistin veya deizmden bizar olmuş bir deistin son kertede varabileceği en makul ve en sahih yer islam'dır. Mealcilik, tarihselcilik, gelenekselcilik ve hatta Şia gibi islam’ın en heretik sayılabilecek yorumları bile deizme kıyasla çok daha tercihe şayandır.
tanrıya inanıp gerisine inanmayan bir inanç veyahut felsefe.
Hiç bir dinin kanıtını bulamayan sorularına hep saçma sapan cevaplar alan insanların, evrendeki mükemmel düzen ve oluşumuda göz önünde bulundurarak dinleri yok sayıp sadece yaratıcı'yı kabul eden inanç biçimidir. Daha ötesi ise Evrenin ve canlılığın koşullara göre evrimleşmesinden oluştuğunu kabul eden ve bütün inanç sistemini reddeden Ateizm'dir.
aynı anda müslüman ve ateist olan tuhaf kişilerin inancı.
Sadece bir Yaratıcı olduğuna inanıp diğer herşeyi reddeden inanç.
Yaratıcı vardır diyen ama hiçbir şekilde bizimle temas kurmamıştır diyerek vahiy ve peygamberleri reddeden inançtır.
Yakında Türkiye'deki gençlerin çoğunun dini görüşü olacak olaydır. Acaba neden diye düşünmek gereklidir.
dünyanın kurtuluşu.
şeyh şık peygamber gibi aracıların insanları söğüşlemesinin önü kesilecek zamanla.
şeyh şık peygamber gibi aracıların insanları söğüşlemesinin önü kesilecek zamanla.
Şimdi olmasa bile 10 yıl sonra ciddi ciddi memleket meselesi olacak olan inanç türü. Şu anda bile Türkiye nin yüzde 7-8 i deist olarak kendini tanımlıyor. Bu rakam yüzde 20 lere çıktığı zaman cübbeli gibi şarlatanlar nasıl ekmek yiyecek merak ediyorum.
adam olmaktır.
Saçmalık.
“Uçsuz bucaksız Bu evreni, hala akıl sır ermeyen bu gezegeni, 3 gün su içmese yaşayamayacak bu insanı yaratan güç her neyse bu kadar yetersiz, anlamsız kitaplar göndermiş olamaz” diyenlerin inancı...
Deistler için aslolan ahlak ve vicdandır.
Deistler için aslolan ahlak ve vicdandır.
Tanrı kavramının tanımı belli değildir. iyi, güçlü, kudretli, gücü her şeye yeten gibi tanımlar hep var olan inançlarla ortaya çıkmıştır.
Mesela kuran Tanrı'sı baz alınarak yapılan tanrı tanımında, Tanrının insani özellikler barındırdığını, sinirlenip öfkelendiğini veyahut sevgi dolu duygular taşıdığı aynı zamanda her şeye gücü yeten bir varlık olduğu söylenebilir.
Yunan tanrılarına bakarsak onların da insani özellikler barındırdığını ancak kısmi güçlerinin olduğunu söyleyebiliriz.
Deistler arasında bile farklı "tanrı" görüşleri mevcuttur.
Yani elimizde saf bir şekilde bakacağımız tanrı kavramı olmadığı deizme eleştiri yapılamaz.
Tabi kuranda anlatılan Allah'a biat edip de kurana inanmamak biraz absürt geliyor. O kitaplara inanmadan inandığın Tanrının Allah olduğunu nasıl düşündün? Diye sorarlar adama.
Başlatıcı güç, ilk enerji, enerjinin özü gibi şeylere tanrısallığı atfetmekten bahsediyordum deizm için.
T: bir inanç biçimi.
Edit:
"inandığın yaratıcı -ki biz ona allah diyoruz- şu âlemi niçin yaratmıştır? yani şu nakış nakış süslenmiş kuşlar, kelebekler, çiçekler, ağaçlar ve diğer bütün varlıklar niçin yaratılmıştır?.."
Hala bu soruları soruyorsanız bir problem var demektir. Dünyanın bu kadar toz pembe olduğunu mu düşünüyorsunuz gerçekten?
Edit 2: entryde belirtmedim ama "tanrı" ile "yaratıcı" kelimesi aynı anlama gelmez.
Mesela kuran Tanrı'sı baz alınarak yapılan tanrı tanımında, Tanrının insani özellikler barındırdığını, sinirlenip öfkelendiğini veyahut sevgi dolu duygular taşıdığı aynı zamanda her şeye gücü yeten bir varlık olduğu söylenebilir.
Yunan tanrılarına bakarsak onların da insani özellikler barındırdığını ancak kısmi güçlerinin olduğunu söyleyebiliriz.
Deistler arasında bile farklı "tanrı" görüşleri mevcuttur.
Yani elimizde saf bir şekilde bakacağımız tanrı kavramı olmadığı deizme eleştiri yapılamaz.
Tabi kuranda anlatılan Allah'a biat edip de kurana inanmamak biraz absürt geliyor. O kitaplara inanmadan inandığın Tanrının Allah olduğunu nasıl düşündün? Diye sorarlar adama.
Başlatıcı güç, ilk enerji, enerjinin özü gibi şeylere tanrısallığı atfetmekten bahsediyordum deizm için.
T: bir inanç biçimi.
Edit:
"inandığın yaratıcı -ki biz ona allah diyoruz- şu âlemi niçin yaratmıştır? yani şu nakış nakış süslenmiş kuşlar, kelebekler, çiçekler, ağaçlar ve diğer bütün varlıklar niçin yaratılmıştır?.."
Hala bu soruları soruyorsanız bir problem var demektir. Dünyanın bu kadar toz pembe olduğunu mu düşünüyorsunuz gerçekten?
Edit 2: entryde belirtmedim ama "tanrı" ile "yaratıcı" kelimesi aynı anlama gelmez.
agnostizmin abisi, ateizmin oğludur.
https://www.uludagsozluk.com/e/44682559/
Bu soruları soran insanları gerçekten anlayamıyorum. Troll demek istiyorum.
T: bir inanç.
Bu soruları soran insanları gerçekten anlayamıyorum. Troll demek istiyorum.
T: bir inanç.
Ateizmden farklıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar