bugün
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı17
- queen ravenna ifşası15
- sözlük kızlarının bicepsleri13
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği9
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- saat12
- kol saati8
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- beşiktaş21
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- ayaklara fısıldayan adam5
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri6
- crystal palace8
- gocu nerede gocu3
- true'nun çaylak olması5
- denenecek çok şey var4
- tavuklu pilav7
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- fırın sütlaç8
- ümit akdağ3
- beşiktaş 2 crystal palace 22
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- özlemek3
- güney afrika4
- 40'a doğru yaklaşmak4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı2
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- yeşil3
- futbol19
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- izmirin en güzel semtleri10
- meksika açmazı macerası3
- izmirde murtakeye nezih yer diyen tip3
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati3
- akepe dönemi15
- avrupa10
- hay day3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- kadınların araba kullanmasına izin vermek3
- hayatın son gününde yapılabilecekler4
- kaslı erkekler varken cılız kadınlardan hoşlanmak2
- gocu reyizimizin sözlüğe dönmesi3
- nike2
- cep telefonu25
- türkiye24
gördüğüm en orjinal avrupa şehirlerinden biridir. gidersen :
kwac birası iç yani çok bi dalgası yok bardağı enteresan gerçi ama iç işte maksat muhabbet dönünce içtim olum ben dersin.
güzel fotoğraf makinan varsa kesin al yanına dolu şarjla.
yazın yada son bahara doğru git.
2 geceden fazla da kalma kusarsın sıkıntıdan.
geceleri kaybol sokaklarında.
4-5 sap gitme. romantik yer orası böyle kız arkadaşınla yada karışık arkadaş grubuyla git bence.
oradan sonra trenle 1-2 durak daha git ingiltereye doğru bak deniz kenarından.
kwac birası iç yani çok bi dalgası yok bardağı enteresan gerçi ama iç işte maksat muhabbet dönünce içtim olum ben dersin.
güzel fotoğraf makinan varsa kesin al yanına dolu şarjla.
yazın yada son bahara doğru git.
2 geceden fazla da kalma kusarsın sıkıntıdan.
geceleri kaybol sokaklarında.
4-5 sap gitme. romantik yer orası böyle kız arkadaşınla yada karışık arkadaş grubuyla git bence.
oradan sonra trenle 1-2 durak daha git ingiltereye doğru bak deniz kenarından.
Geçmişe yolculuk yapıp ortaçağda bir kral veya kraliçe olarak uyanabilirsiniz.hayallerin ötesinde bir şehir.
brugge ortaçağ avrupasının modernleşmiş halini anımsatan güzide bir yerdir. vişneli bira ve patates kızartması tavsiye edilendir. emeklilik yıllarını heba edebileceğiniz huzurlu sessiz şehir.
belcika gibi rezil otesi bir ulkenin inanilmaz guzel ve sirin bir sehridir.
son zamanlarda eşin dostun instagram fotoğraflarında sık sık arka fonu süsleyen şehir. baya baya trend tatil noktası...
şehrin en büyük özelliği, 2. dünya savaşı sırasında hiç zarar görmediği için o dönemlerden bu yana mimarisinin hiç değişmemesi. yani öyle apartman falan değil de eski eski taş evler, kanallar, paket taştan yollar falan. genel olarak şehrin en büyük özelliği bu. özet olarak yaldır yaldır ortaçağ mimarisi...
tabi ki gezilesi görülesi yerleri mevcut ama görülecek yerlerde ortalama bir avrupa şehrinde bulabileceğiniz katedraller, tarih müzeleri ıvırlar zıvırlar...
şehirde ne yenir ne içilir sorusunun cevabı; çikolata ve bira. brugge bu konuda belçika'nın tamamı gibi eşsiz bir deneyim imkanı sağlıyor. o yüzden abidik gubidik ne kadar yerel bira varsa deneyin. özellikle blonde biralar çok başarılı. çikolata konusunda, şehrin sağında solunda bol bol çikolatacı mevcut zaten...
gece hayatı pek yok. zaten şehirde gece hayat yok... dükkanların hepsi güneşin batmasıyla birlikte kapanıyor. yerel publar belli bir saate kadar açık. bir de gece klübü var ancak asmalı mescit'te bulabileceğiniz alelade mekanlardan farklı değil. zaten insanlar da öyle bir eğlence anlayışı da yok. içeride kız erkek stand'ların başında birer bira içip birbirlerini kesiyorlar... gitmeyi planayanlar için gloot vlaenderen diye bir cocktail bar'ını önerebilirim. çok şık, çok başarılı cocktail'leri var, ve öyle bir atmosfer için fiyatlar çok pahalı sayılmaz.
sonuç olarak brugge küçük, şirin, yaldır yaldır tarih kokan, görülesi bir şehir ama 2 günden daha uzun süreli bir tatil planlayanlar için yanlış bir tercih. daha çok belçika, hollanda, fransa taraflarına yolunuz düşerse 1 geceliğine uğranabilecek bir yer...
şehrin en büyük özelliği, 2. dünya savaşı sırasında hiç zarar görmediği için o dönemlerden bu yana mimarisinin hiç değişmemesi. yani öyle apartman falan değil de eski eski taş evler, kanallar, paket taştan yollar falan. genel olarak şehrin en büyük özelliği bu. özet olarak yaldır yaldır ortaçağ mimarisi...
tabi ki gezilesi görülesi yerleri mevcut ama görülecek yerlerde ortalama bir avrupa şehrinde bulabileceğiniz katedraller, tarih müzeleri ıvırlar zıvırlar...
şehirde ne yenir ne içilir sorusunun cevabı; çikolata ve bira. brugge bu konuda belçika'nın tamamı gibi eşsiz bir deneyim imkanı sağlıyor. o yüzden abidik gubidik ne kadar yerel bira varsa deneyin. özellikle blonde biralar çok başarılı. çikolata konusunda, şehrin sağında solunda bol bol çikolatacı mevcut zaten...
gece hayatı pek yok. zaten şehirde gece hayat yok... dükkanların hepsi güneşin batmasıyla birlikte kapanıyor. yerel publar belli bir saate kadar açık. bir de gece klübü var ancak asmalı mescit'te bulabileceğiniz alelade mekanlardan farklı değil. zaten insanlar da öyle bir eğlence anlayışı da yok. içeride kız erkek stand'ların başında birer bira içip birbirlerini kesiyorlar... gitmeyi planayanlar için gloot vlaenderen diye bir cocktail bar'ını önerebilirim. çok şık, çok başarılı cocktail'leri var, ve öyle bir atmosfer için fiyatlar çok pahalı sayılmaz.
sonuç olarak brugge küçük, şirin, yaldır yaldır tarih kokan, görülesi bir şehir ama 2 günden daha uzun süreli bir tatil planlayanlar için yanlış bir tercih. daha çok belçika, hollanda, fransa taraflarına yolunuz düşerse 1 geceliğine uğranabilecek bir yer...
Brussels e gore cook cok gorulesi bir sehir. Eger bir rehber esliginde gezerseniz mekanlarin tarihleri ile ilgili cok ilgi ceken hikayeler duyacaksiniz. Amsterdam yada Brussels e gelen birisinin muhakak gormesi gereken bir yer.
içinde bulunduğun zamanı unutturan şehirdir. sokaklarından dolaşırken kendinizi bir hikayenin içindeymiş gibi hissedersiniz.
görsel
Sakin bir sehir. Bir bruksel değil, olmasin da zaten. Bruksel, istanbulun bağcılar'ı. Burada meydanda oturup kafa dinleyebilirsiniz. Avrupanın her yeri aynı zaten, dik keskin mimarili binalar falan filan ama brugge'de daha baskin; zaten mimarisiyle ünlü. Hepsi aynı kısaca ama yine de geziyoruz işte.
Sakin bir sehir. Bir bruksel değil, olmasin da zaten. Bruksel, istanbulun bağcılar'ı. Burada meydanda oturup kafa dinleyebilirsiniz. Avrupanın her yeri aynı zaten, dik keskin mimarili binalar falan filan ama brugge'de daha baskin; zaten mimarisiyle ünlü. Hepsi aynı kısaca ama yine de geziyoruz işte.
Kasvetli bir cennet.
Ölmek için mekan seçebilsem burayı seçerdim.
Ölmek için mekan seçebilsem burayı seçerdim.
gothic mimarisi öne çıkan şehir.
bir belçika şehri. hayvan gibi bir limanı vardır, denk gelir de gezdirirlerse gezin, çok enterasandır.
bi de çok iyi biraları ve patates kızartmaları vardır.
müthiş bir demiryolu ağı vardır, liman yüzünden- avrupa´nın en önemli limanlarından biridir. dünyanın en büyük gemileri gelir oraya.
bi de çok iyi biraları ve patates kızartmaları vardır.
müthiş bir demiryolu ağı vardır, liman yüzünden- avrupa´nın en önemli limanlarından biridir. dünyanın en büyük gemileri gelir oraya.
Zamanı unutturan şehir.
geçen hafta ziyaret ettiğim belçika şehri.
şehir çok güzel, ona söz yok. ancak biraz fazla abartıldığını düşünüyorum. ayrıca bu popülerlik kendisine hafiften bir pahalılık katmış. ama görülmeye değer yine de.
brugge'e ulaşımı charleroi havaalanından flibco'nun otobüsleriyle sağladım ben. 2 ay önceden aldığım için bileti 10 euro ödemiştim. eğer son dakika alırsanız fiyat 17 euro'ya kadar çıkıyor. otobüsler gayet konforlu ve yaklaşık 2 buçuk saatte ulaştırıyor brugge'e. sürenin bu kadar uzamasının sebebi, otobüs gent'e uğruyor oradan yoluna devam ediyor. brugge'e vardığınızda otobüs sizi merkez tren istasyonunun hemen arkasına bırakıyor ve ön tarafa yürüyerek belediye otobüslerine ulaşabiliyorsunuz.
şehirde her yere yürümek mümkün. yalnızca şehre ilk vardığımda merkeze gidebilmek adına otobüs kullandım, onun dışında tamamen tabanvay. tek otobüs biletinin 3 euro olduğunu belirtmekte de fayda var.
merkeze 10 dakika yürüme mesafesindeki snuffel hostel'de geceliği 16 euro'ya konakladım. içinde kahvaltı da vardı ki avrupa standartlarını ve bir hostel olduğunu baz alırsak cidden güzel bir kahvaltısı vardı buranın, gidecek olanlara kesinlikle tavsiye edebilirim.
benim brugge'de en hoşuma giden çikolata müzesiydi şüphesiz. müzede çikolatanın tarihi baştan sona anlatılıyor ve girişte bir çikolata hediye ediyorlar. ayrıca müzeyi gezerken ufak çikolata makinalarından istediğiniz çikolatayı tadabilirsiniz, cidden tadı efsane her birinin.
belçika denince akla ilk gelen şey waffle oluyor haliyle. ben "books & brunch" adlı şirin bir cafe'de deneme şansı buldum ve gerçekten diyecek söz yok, efsane. orada waffle'ı deneyince, "türkiye'de yapılan şey waffle falan değil" diyorsunuz. fiyatı ise oldukça uygun. 4 euro tanesi.
patates kızartması ise belçika'nın bir diğer ünlü yiyeceği. ama ben bunun çok abartıldığını düşünüyorum. evet güzel yapıyorlar ama destansı bir tarafı yok. yemeseniz de olur hatta.
bunun dışında biraları ise oldukça leziz. vişneli olan biralar gerçekten güzel. fiyatlar ise yine uygun. old town'ın kalbi diyebileceğim konumda 3-4 euro'ya gayet leziz biralar içebilirsiniz.
şehir çok güzel, ona söz yok. ancak biraz fazla abartıldığını düşünüyorum. ayrıca bu popülerlik kendisine hafiften bir pahalılık katmış. ama görülmeye değer yine de.
brugge'e ulaşımı charleroi havaalanından flibco'nun otobüsleriyle sağladım ben. 2 ay önceden aldığım için bileti 10 euro ödemiştim. eğer son dakika alırsanız fiyat 17 euro'ya kadar çıkıyor. otobüsler gayet konforlu ve yaklaşık 2 buçuk saatte ulaştırıyor brugge'e. sürenin bu kadar uzamasının sebebi, otobüs gent'e uğruyor oradan yoluna devam ediyor. brugge'e vardığınızda otobüs sizi merkez tren istasyonunun hemen arkasına bırakıyor ve ön tarafa yürüyerek belediye otobüslerine ulaşabiliyorsunuz.
şehirde her yere yürümek mümkün. yalnızca şehre ilk vardığımda merkeze gidebilmek adına otobüs kullandım, onun dışında tamamen tabanvay. tek otobüs biletinin 3 euro olduğunu belirtmekte de fayda var.
merkeze 10 dakika yürüme mesafesindeki snuffel hostel'de geceliği 16 euro'ya konakladım. içinde kahvaltı da vardı ki avrupa standartlarını ve bir hostel olduğunu baz alırsak cidden güzel bir kahvaltısı vardı buranın, gidecek olanlara kesinlikle tavsiye edebilirim.
benim brugge'de en hoşuma giden çikolata müzesiydi şüphesiz. müzede çikolatanın tarihi baştan sona anlatılıyor ve girişte bir çikolata hediye ediyorlar. ayrıca müzeyi gezerken ufak çikolata makinalarından istediğiniz çikolatayı tadabilirsiniz, cidden tadı efsane her birinin.
belçika denince akla ilk gelen şey waffle oluyor haliyle. ben "books & brunch" adlı şirin bir cafe'de deneme şansı buldum ve gerçekten diyecek söz yok, efsane. orada waffle'ı deneyince, "türkiye'de yapılan şey waffle falan değil" diyorsunuz. fiyatı ise oldukça uygun. 4 euro tanesi.
patates kızartması ise belçika'nın bir diğer ünlü yiyeceği. ama ben bunun çok abartıldığını düşünüyorum. evet güzel yapıyorlar ama destansı bir tarafı yok. yemeseniz de olur hatta.
bunun dışında biraları ise oldukça leziz. vişneli olan biralar gerçekten güzel. fiyatlar ise yine uygun. old town'ın kalbi diyebileceğim konumda 3-4 euro'ya gayet leziz biralar içebilirsiniz.
özellikle hava kararınca, sokaklar boşalınca kış günü gezilmesini tavsiye derim, turist olmadan o surlar arasında gezerken hissedilenler müthişti, brugge'u görünce avrupa'daki diğer şehirler gözümden düştü.
Club brugge..
insana tarihin korunmuş dokusu içerisinde dolaştığı hissi verdiği rivayet edilen şehir.
mükemmel bir şehir, bir kez bulundum, geçtiğimiz kış döneminde, böyle erkenden bilet alıp ucuza seyahat planları yapmayı severim.
bu şehir sizi yüzlerce yıl eski bir tarihte yaşıyor gibi hissettirecek.
kaldığım hostelin altında bir bar vardı, herkese açık, akşamları etkinlikler oluyordu, hiç ingilizce bilmeyen şilili bir kızla sarhoş olup dans etmiştik, öpüşmüştük, çeviri uygulaması kullanarak daha ileri gidebileceğimizi söyledim ama kararsız kaldı ve reddetti, Instagram'ını da almıştım, sonra beni engellemiş, sanırım sevgilisi vardı ve fazla ileriye gitmek istemedi.
ispanyol bir dayı vardı çok eğlenceliydi, bir Türk arkadaşla tanışmıştım, ilk kez yurtdışına çıkıyormuş, çekingendi. Bir de Hindistanlı bir kız ile tanıştım, çok tatlı birisi, hala arada konuşuruz. daha aklıma gelmeyen bir sürü şey yaşadım ve çok eğlenceliydi.
brugge hatıralarım böyledir işte.
bu şehir sizi yüzlerce yıl eski bir tarihte yaşıyor gibi hissettirecek.
kaldığım hostelin altında bir bar vardı, herkese açık, akşamları etkinlikler oluyordu, hiç ingilizce bilmeyen şilili bir kızla sarhoş olup dans etmiştik, öpüşmüştük, çeviri uygulaması kullanarak daha ileri gidebileceğimizi söyledim ama kararsız kaldı ve reddetti, Instagram'ını da almıştım, sonra beni engellemiş, sanırım sevgilisi vardı ve fazla ileriye gitmek istemedi.
ispanyol bir dayı vardı çok eğlenceliydi, bir Türk arkadaşla tanışmıştım, ilk kez yurtdışına çıkıyormuş, çekingendi. Bir de Hindistanlı bir kız ile tanıştım, çok tatlı birisi, hala arada konuşuruz. daha aklıma gelmeyen bir sürü şey yaşadım ve çok eğlenceliydi.
brugge hatıralarım böyledir işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar