bugün

/782
galatasaray ve fenerbahçenin ardından türkiyenin 3. büyüğüdür.
çocuk yaşta abimden yediğim dayaklar sonucu tutmuş olduğum takım. şimdilerde sorsanız yediğim dayaklardan haz alıyorum.
galatasaray ve Fenerbahçe'den çok daha öte olan takım onlar Beşiktaş'ın ne olduğunu anlayacak düzeyde değiller.

kart cezaları ve sakatlık ile boğuşan takım.
necip te sakat olduğu için milli takım kadrosundan çıkarılmış. artık kimse bunu şansla tesadüfle falanla filanla açıklayamaz bir an önce bu işin sorumluları bulunup klüple olan bütün ilişkileri bir an önce kesilmeli.

sahada kaybettiğimiz maçlara üzülemez olduk hergün bir sakatlığa üzülmekten.
amk böyle işin diye isyan edilmesine neden olan kulüp.
ulan bu ligi bitiremeyecegiz. sorumlular bulunsun.
taraftarının büyüklüğüne rağmen, başa gelen yönetimlerinin hadsizliği ile yıllardır haksızlık yaşamış spor kulübüdür. bir kulübün ne geçmiş başarıları ne de yaptığı transferle önemlidir, eğer taraftarı beklediği başarıları görmediği halde takımının arkasında dimdik duruyorsa o takım, yaşamaya değer bir takımdır ve hiçbir zaman sıkıntılarına terk edilecek bir takım değildir.
ligin en şanssız takımı. Her hafta birisi sakatlaniyor.
Aşktır.
Bir türk takımı.Aynı zamanda bugün markette beşiktaşlı olanların içecekleri benden diyen bir dedenin çocuklara seslenirken adını andığı takım.Bir anda bütün çocuklar beşiktaşlı olmuştu orada.Bu da böyle bir anımdır anlatayım dedim.
hilbert'i sağ bek mevkisinden almaması gerek samet aybaba'nin. sağ olsun mehmet Akgün iki maçta da ağımıza etti.

sivok ve hilbert olmadan eksik olan takım.

bence

mc gregor
hilbert
sivok
ibrahim toraman
emre Özkan
veli
Oğuzhan
fernandes
olcay
gökhan
holosko.
elazığspor a fena çakacak olan takım.
aşktır aşk.
ezik takım hep fakir edebiyatı hep fakir edebiyatı.
anlayamaz kimse bu aşkı..
Turkiyedeki serefli tek buyuk takimdir.
bu akşam sb elazığspor ile zorlu bir maça çıkacak olan takımım. takımda bir çok sakat futbolcu var(tek tek yazmaya gerek yok, bilen biliyor). ligin ilk yarısındaki performansın ikinci yarıya yansıtılamamasından korkuyordum fakat olumsuzluk başka bir taraftan, sakatlıktan geldi. tamam ilk yarıda da sakatlıklarla boğuşuyorduk ama aralık ayından sonra durum pes dedirtecek seviyeye geldi. ikinci yarıdaki maçlarda samet aybaba'nın oyuncu tercihleri ve maç içerisindeki değişiklikleri de damga vurdu. mesela ilk yarının son maçı olan kayserispor maçında sahada adeta dökülen ersan gülüm'ü çıkarıp veli kavlak'ı oyuna alarak, ibrahim toraman'ı da stopere çekerek maçı kurtarmıştı adeta. biz beşiktaş taraftarı da samet hocanın bu oyunu okumasına çok sevinmiştik ve ilerleyen haftalar için de ümitliydik. çünkü oyunu okuyabilmek çok önemli bir şeydir. misal çok eleştirilen aykut kocaman'ın en büyük sorunlarından birisi de ouyunu okuyamamaktır. gerçi onun bir değil bir çok sorunu var ama neyse biz beşiktaş'ımıza geri dönelim.

ligin ikinci yarısındaki istanbul bb maçına bir kaç arkadaşımla beraber edirne'den geldim. samet hoca kayseri maçının aksine yanlış kararlar alarak bu sefer olası galibiyeti önledi. durum 2-1 lehimize iken manuel fernandes değişikliğini yapmadı. 2-2 ye geldikten sonra oğuzhan özyakup'u çıkarıp manuel'i aldı ki b bana göre büyük bir yanlıştı. son olarak da karabükspor maçındaki hataları damga vurdu ki onları burada tekrar anlatmama gerek yok. gözü olan herkes gördü.

beşiktaş ile ilgili sorun olan sadece sakatlıklar ve samet hocanın hataları değil elbette. sezon başından beri müthiş formsuz ve eyyamı çok seven hakemlerin, beşiktaş maçlarında beşiktaş'ı yakan düdükleri. beşiktaş bu hakem hataları neticesinde tam 9 puandan oldu. o kayıp giden 9 puan şuanda beşiktaş'ın hanesine ekli olsaydı durum çok daha farklı olurdu elbet.

sezon başında bana gelip ''beşiktaş ligde kafaya oynayacak, lideri 3-5 puanla takip edecek'' deselerdi şaşırdım elbet. bu sezon bizim için geçmiş sezonlara oranla farklı geçeceği haziran ayından belliydi. sezon başında fikret orman bunu açıklıyordu kamuoyuna. biz taraftarların beklentisi de çok yüksek değildi doğal olarak. beşiktaş büyük bir camiadır, her sene hedefi şampiyonluktur elbet ama biz geçtiğimiz senelerde ne kadar ''şampiyonluk'' beklesek de üçüncülükten dördüncülükten öteye gidemedik. hem de o ''yıldız'' yakıştırmaları yaptığımız isimlerle. bu sene öyle yıldızımız yok ezeli rakiplerimiz gibi ama emin olun ki ruhumuz var. koşan futbolcularımız var. ben bir beşiktaş'lı olarak bu sene için ''şampiyonluk'' demiyorum ille de. bu gerçekten çok zor, zordan da öte. ama diyorum ki, medyada ''battı, bitti'' diye bahsedilen beşiktaş bu sene de en kötü üçüncü veya dördüncülüğü alacak. beşiktaş galip geldikçe sevincimiz, mağlup oldukça da bağlılığımız artacak.
carvalhal'ın beşiktaş'a teknik direktör olarak değil, oyuncu izleme komitesinde görev yapması için gönderildiği söyleniyor fikret orman tarafından...

bu muhteşem işleri başaran yıldırım efendi şimdi de türk futbolunun başında...

http://alsancakstadi.net/...mandan-bomba-aciklamalar/

(bkz: o kadar mesudum ki)
Babamdan dolayı desteklemek zorunda kaldığımdır. Öyle ki ne zaman hayır değilim deseydik evden kovardı, futbolcu isimlerini teker teker ezberletir, maç seyredince de para ile ödüllendirirdi. Ha seviyor muyum seviyorum ama çocukluk kabusum işte kendisi.
bugünkü elazığspor maçında sinan kurumuş ile falan fantezi denememesi gereken takımım. koy holosko'yu çekil kontraya. ikinci yarı da veliyi çıkarır niang'ı alırsın, holosko'yu sağa çekip yardırırsın.
elazığspor maçındaki muhtemel 11'i aşağıdaki gibi olan takım.

Cenk Gönen, Roberto Hilbert, Julien Escude, Tomas Sivok, Gökhan Süzen, ibrahim Toraman, Veli Kavlak, Manuel Fernandes, Oğuzhan Özyakup, Olcay Şahan, Filip Holosko.

(bkz: çok sakat var)
elazığ'da tek hedef galibiyet...
herhangi bir hastanenin acil servisinde seyredilmesi gereken maç. elazğı gümbür gümbür geliyor. beşiktaşımızın ise hali ortada.
Çok gol yese de çok gol atan, ligin en seyirlik, keyifli futbolunu oynayan takım. Helal olsun.
hastası olduğum takımdır.
Dünyanın en asil takımıdır.
© copyright 2005 - 2026