bugün

Aykut Kocaman, 4 Mayıs 1965 tarihinde Sakarya'da doğdu. Şuan da Konyaspor'un teknik direktörlüğünü yapmaktadır. Futbolculuk döneminde Fenerbahçe formasıyla yıldızlaşmıştır. Türk Milli Takımı formasını da çok kez giymiştir.

Futbolculuk Kariyeri
Sakaryaspor,
Fenerbahçe Spor Kulübü,
istanbulspor

Teknik Direktörlük Kariyeri
istanbulspor (2000-2004),
Malatyaspor (2004-2005),
Konyaspor (2005- )
"nası koydu aykut kocamaaaannnn" şeklinde bir tezahürata ilham vermiş ünlü Türk futbol adamı..
fenerbahce'nin gol kralı futbolcusu. teknik direktörlük hayatında da futbolculuğunda olduğu gibi başarılı olmuş ve istanbulspor'da çok zor şartlar altında çalışmasına rağmen takım satılana kadar ligden düşürmemiştir. bu arada istanbulspor'un neredeyse taraftarı olmayan bir takım olduğunu da unutmamak gerekir. kendisi hakkında yazılmış "kocaman bir adam" isimli bir de kitap vardır.
esas meslegi jimnastik hocalıgıdır,türkiyede jimnastik cevikliği ile futbolu birleştiren ender isimlerdendir.
soyadindan oturu arka tarafinin buyuk oldugu konusunda tezahuratlara maruz kalan futbol kisisi.
kariyerine ankarasporda sürdürecek teknik direktör...
Fenerbahçe'nin 11 numaralı efsanevi futbolcusu. soyadı gibi yüreği de kocamandır.
ertuğrul sağlam ile görülebilecek en efendi futbolculardan birisi olabilen, futbolculuk zamanındaki başarısını yine, ertuğrul sağlam gibi, ''antrenörlük'' evresinde de sürdüren, adam gibi adam, galatasaray'a kamyon dolusu gol atmış olmasına rağmen, galatasaraylılarca da sevilebilen nadir isimlerden birisi olan eski futbolcu; antrenör...
1965 doğumlu olup, 15 yılı aşan profesyonel futbol hayatında ''3 kez gol kralı'' olup, ''fenerbahçe formasıyla, 1. lig'de en çok gol atan futbolcu'' unvanını da elinde bulundurmaktadır...
endüstriyel futbol cehenneminde, futbolun sadece futbol olmadığını bilen melek gibi adam.
radikal gazetesinin spor ekine verdiği bir demeci hatırlıyorum: "80 sonrası gelişen bireycilik düsturu..." diye başlayıp aynı uslüpla devam ediyordu. iki kelimeyi bir araya getirmekten aciz futbolcularımızı gözönünde bulundurursak, yeşil sahaların dilidir.
sadece futbol oynayan, gol atan, şuanda çoğu terbiyesizliklerin çirkinliklerin sergilendiği yeşil sahalarda görevini yapan, hakeme bağırıp çağırmayan, maç bitiminde ise klişe bir konuşma yapmaktansa güzel cümleler kurabilen, efendi kişiliğe sahip, fenerbahçe'nin 100.yıl kutlamalarında onore etmesi gerektiği eski futbolcu. kocaman bir adam.
keşke fenerbahçe 'nin 100.yılında o takımın başında olsaydı dediğim futbol adamı. Öyle ki takımları genelde dan dun oynamaz, mantıklı hücum ve savunma anlayışlarına sahiptir. ayrıca 95-96 sezonu şampiyonluk maçında attığı galibiyet golüyle de fenerlilerin ayrıca sevdiği bir kraldır kendisi.
futbol bilgisinin yanında karakterli olmasıyla da beğeni toplayan, ankaraspor' un teknik direktörü.
70 li yillarin sonu 80 li yillarin basinda dogan bircok cocugun fenerbahceli olmasini saglayan sahalarin en efendi teknik adami.
futbolun içindeki insan duruşunu bozmayan adam gibi adam.
türk futbolu' nun içine düştüğü ya da çekilmeye çalışıldığı kaos ortamında, değerlerini kaybetmemiş tertemiz bir futbol aşığı.
ankaraspor' un günden güne zevk veren futbolunun kaynağı.
fenerbahçe' den gönderilişini soranlara, fenerbahçe sevgisini anlatarak cevap veren, fenerbahçe' ye alınganlıktan uzak bir sevgi besleyen ankaraspor teknik direktörü. taktiksel anlamdaki derin bilgisinin yanısıra, istanbulspor, konyaspor ve ankaraspor' un kısıtlı kadrolarına aşıladığı motivasyonla, futbolsuz lige renk getiren bir isim olmuştur. renklerin bulandığı ve tartışmaların ezeli dostlukları zedelemeye çalıştığı günümüzde, aykut kocaman, profesyonel ve özgün düşünce tarzının yanında, ciddiyetiyle de örnek bir karakter olarak sivrilmektedir.
karakter olarak fenerbahçe tarihinin en büyük futbolcularından. fakat ne yazık ki, vefalı bir kulüp olma geleneği sergileyen fenerbahçe'nin prensipleri dışında üzücü bir şekilde veda etmişti, ali şen yüzünden.

four four two dergisinin haziran 2007 sayısındaki harika röportajı okuyarak, kendisini tanıma yolunda ilk adımı atabilirsiniz. türk futbolunun böyle aklıselim, medeni insanlara çok ihtiyacı var. işte bu röportajdan ufak bir pasaj;

''ankaraspor ligin ilk yarısında 11 beraberlik alınca üstümüze yafta yapıştırıldı, takımı çok defansif oynattığım iddia edildi. takımımın yenilmektense beraberlik için özellikle çaba sarfettiğim söylendi. oysa tam tersi, ben takımımın büyük ekipler gibi oyuna hakim olarak oynamasını istiyorum. ve bunu sürekli pres yaparak, daha fazla sertlik uygulayarak değil, topla oynayarak uygulatmaya çalışıyorum. bu çok zor bir iş. ama ülkemizde çok kolay yafta yapıştırılıyor. 90 dakikalık maçı 90 saat konuşmaya dayalı bir futbol kültürümüz olduğu için, 90 saat konuşanlara uygun bir düzen yaratıldığı için -belki klişe olacak ama- bu işin emekçilerinin yaptıklarının, söylediklerinin hiçbir önemi yok ülkemizde...bunu ne yazık ki üzülerek söylemek zorundayım.''

kısacası kendisi 43 yaşında ve türk futbolunun en büyük yürekli, en idealist ve kişilikli futbol adamı olarak emin adımlarla ilerliyor hedefine, sakin sakin...

ve bir gün mutlaka, fenerbahçeli o'na, o fenerbahçe'sine kavuşacak...

çünkü o; (bkz: kocaman bir adam)
eski gol krali fenerbahceli futbolcu.

fenerbahce tarihine ismini kocaman ve altin harflerle yazdirmasina ragmen fenerbahce'nin 100. yil formasinda resmine yer verilmemis; 100. yil torenlerine cagrilmamis ve nostalji macinda seyirci yillar sonra tekrar bir adam gibi bir golcuyu cubuklu formayla gormekten mahrum birakilmistir. zannimca da kendisine buyuk bir ayip edilmistir.

3 mayis 1989 galatasaray fenerbahce macinda da galatasaray'a attigi goldeki donusuyle fizik kurallarini alt ust etmis; jimnastigin yararlarini bize gostermistir.

nasil koydu aykut kocaman bestesinin cikis sebebi ise 8 kasim 1992 galatasaray fenerbahce macidir. maca fenerbahce sigma hezimeti, galatasaray ise frankfurt zaferiyle gelmistir ki fenerbahce maci aykut'un goluyle kazanmis; ayni aykut 90. dakikada bir pozisyonda stumpf'i madara ettikten sonra stumpf tarafindan bicilmistir. bunun uzerine stumpf kirmizi kart gormus ve oyundan cikarken aykut'un elini sikarak tebrik etmistir.

(bkz: nasil koydu aykut kocaman)
ankaraspordaki görevinden istifa etmiş olan teknik direktör.
gönlümüzdeki yeri tartismasiz hep ayri olacak ve öyle kalacak olan insan. bu bir tarafa, yillar öncesinde basladigi ve bircok futbolsevere ümit verdigi teknik adamlik görevini malatyaspor'dan itibaren mütemadiyen basarisizliklarla sürdürmüstür. aci ama gercek bu. zaman ne gösterir bilmiyorum ama; uzun bir süre teknik adamlik yapmayi düsünmüyorum demis. isabet olur. hattâ mentalitesini degistirmeyecekse, gidip biraz vizyonunu ve kendini gelistirmeyecekse hic dönmesin geriye. cünkü onun da sonu sayet böyle giderse vasat ve seyyar teknik adamlardan farkli olamayacak. biz ise ona devrimci teknik adam sifatini yakistiriyorduk. onu basaramadi. ama en azindan hatiramizdaki yerine saygi gösterir.
fenerbahçe camiasına yakışmayan tek isim.
görev aldığı takımlarda emrine hep potansiyeli olan bir kadro verilmiş teknik direktör. bu takımlarla 1-1.5 yıl boyunca başarılı işler çıkaran, 4 büyüklere karşı başa baş mücadele eden bir takım yaratmasına rağmen, gerek oyuncuların başka takımlara satılması gerekse bir türlü gelmeyen başarılı sonuçlar yüzünden takımların grafikleri aşağıya doğru gitmeye başlamıştır.
1.5 sezon önce anlaştığı takım ankaraspor yerine kayserispor olsaydı hem takımın güçlü kadrosu hem de şehrin-taraftarın sınırsız desteğiyle mükemmel bir takım ortaya çıkabilirdi. ileride daha büyük hedefleri olan, daha güçlü bir kadroya sahip takımlarda görev almasını diliyoruz. yoksa aykut'un da sonu hikmet karaman, erdoğan arıca, yılmaz vural gibi nöbetçi hocalara benzeyecek.
fi tarihindeki bir altay-istanbulspor maçında, alsancak stadında önümüzdeki amca tamda tribünlerde pek ses seda yokken "aykut efendi görünen o.ç'sun lan sen" diye durup dururken haykırmıştı gevrek sesiyle.
An itibariyle Ankaraspor'dan istifa etmiş olan teknik direktördür. Fenerbahçe'nin defalarca gol kralı olmuş, top tekniği yüksek forvetiydi bir zamanlar. Göğüste topu çok iyi yumuşatırdı. Akıllı bir oyuncuydu. O dönemlerde oğuz ve rıdvan gibi oyuncuların arasında gölgede kalmıştır.
acaba zico gider aykut mu gelir sorusunu akıllara getirmiştir.
milli takım için düşünülmesi gereken ilk isimdir. çalıştırdığı dar bütçeli takımlarla mucizeler yaratmıştır. milli takımı çoşturması muhtemeldir.
bu federasyonla ve bu kirlilik içerisinde milli takımın başında bir hafta kalamayacak kadar ilkeli bir adamdır.
futbolun bu kadar kirletildiği bir ülkede temiz kalmayı becerebilmiş fenerbahçe'li kocam bir adam.
yeniden ankaraspor gibi ne olduğu belli olmayan bir takımın başına geçerek bizleri üzen büyük hoca.
geçen yıl bıraktığı ankaraspor'a olan borcunu ödemek için dönmüştür. geçen yıl kötü bıraktı ama bu yıl iyi işler yapacağına inanıyorum.
önce adamdır. sonra kraldır. sonra da iyi bir hocadır.
son zamanlarda yetişen kaliteli türk antrenörler arasında en çok dikkatimi çeken teknik direktör. zira ankaraspor kötü günler geçirirken sorumluluğu üzerine alıp istifa ederken yönetim gitmesini istememişti takımın konumuna rağmen. zira aykut hoca iyi bir hocaydı farkındaydı yönetim. bu sene bakıyorum takımı üst sıralarda mutlu ediyor beni. yılmaz vural gibi sürekli takım düşüren adamların bi iki büyük maç kazanmasıyla prim yaptığı bir ortamda aykut hocalara ihtiyacı var türk futbolunun. tolunay kafkas olsun abdullah avcı olsun bu jenerasyonun kaliteli temsilcileri. türk futboluna yön verecek isimler. mesut bakkallar, yılmaz vurallar emekli olup bu hocalar gibi diğerlerinin de önü açıldığında anadolu'nun sesi daha gür çıkacaktır. aykut hoca başarılarını devam ettirir ve büyük bir takıma gider umarım.
iyi bir teknik direktor nasil olmali sorusuna cevap olarak gosterilebilecek iyi bir ornektir. bazilari gibi yenilgileri hakeme bagmayan , sorunlari kendinde arayan bir teknik direktordur.
herkes tarafindan sevilen eski fenerbahce golcusu simdinin teknik direktoru. mantikli, akli basinda yorumlariyla takdiri hakeden, orasi burasi oynamayan adam gibi bir adam. yolu acik olsun.
üç büyüklerin başına getirilse büyük başarılara imza atacağını tahmin ettiğim kurt hoca.
ankaraspor'a gerçek bir takım ruhunu aşılamış ve süper ligde sürpriz sonuçlara imza attırmıştır ankaraspor'u.
ayrıca bu tip hocalar anadolu takımlarında büyük başarılar elde eder.
metin oktay'in 'nasil gol atildigini, bir forvetin neler dusundugunu cok iyi biliyorum ama aykut'u tarifte zorluk cekiyorum' diye tanimladigi klas gollerin adami. 11 numarayi anlamli kilan, yasayan efsane. gelecegin fenerbahce teknik direktoru.

sami yen'de bile ayakta alkislanan, gol attigi gs macindan sonra kendisini marke eden rakibi tarafindan tebrik edilecek saygi uyandiran aykut dun gece hayatinda ilk kez butun bir stadin kufurlerine maruz kaldi. yapanlar utansin. mac sonu lig tv'ye verdigi roportaj ise gayet manidardi. anlamasi gerekenler anlamamis olsa da.. (bkz: nasil koydu aykut kocaman)
fenerbahçe maçında oynattığı futbolla eleştirilen adam.

http://www.internetspor.com/news_detail.php?id=84086
hıncal uluç tarafından medyanın önüne atılmıştır. hıncal uluç tarafından ankaraspor'u fenerbahçe'ye karşı oynatmamakla itham edilmiştir.

hıncal uluç emeklerinin karşılığını aldı. türk futbolunun en düzgün en efendi ve en centilmen adamına bir an önce kapatılmasını dilediğimiz bir sirkte dakikalar boyunca ana avrat küfredildi.

ayrıca ankaraspor fenerbahçe maçı sonrası "ben fenerliyim napabilirim" dememiştir. kocaman bir iftiradır bu.

lig tv sipikeri sormuştur? aykut sana sevgi gösterileri var ne dersin? aykutda ben fenerbahçe için hizmet verdim, o forma için ter döktüm taraftar da bunu biliyor demiştir.
fenerbahce'nin hizmetkarini oldugunu iddia edenler vardir. yuh olsun, yaziklar olsun.

aykut kocaman fenerbahce'den sampiyonluk golunu attigi mactan sonra "trabzon da bizim kadar sampiyonlugu hak etmisti. daha cok emek verdiler, cok uzgunum." dedigi icin gonderilmis bir kimsedir.

hadi bunu bilmiyorsun da, 2 sezon once konya macinda fenerbahce elle gol attigi icin fenerbahce camiasina, kimseye sirin gorunme yoluna gitmeden nasil tepki gosterdigi daha arsivlerde duruyor. onu da mi bilmezsin?

aykut'un laflari da carpitilir olmus. kendisi 2 hafta once oynanan fenerbahce-ankara macindan sonra "size yogun sevgi gosterilerinde bulunuldu, nasil degerlendiriyorsunuz?" sorusuna, "normal. cunku ben fenerbahceliyim. bu forma icin emek verdim, taraftar da bunu biliyor" demistir. bu lafi carpitma yoluna gidenlere de yaziklar olsun.
fenerbahçe'de lefter kucukandonyadis'ten sonra efsane olmaya aday tek isim. oldukça başarılı götürdüğü teknik direktörlik kariyeri sebebiyle galatasaray'dan teklif alırsa ve bu teklifi reddedip 'ben fenerbahçe'li doğdum fenerbahçe'li öleceğim' diyip 'beni sevenlere ihanet etmiyim' diyebilirse gözümdeki değeri binlerce katına çıkacaktır. ayrıca evet, lanet olsun endüstriyel futbola...
efendi dürüst çalışan açıksözlü kimliğiyle gönüllerde taht kuran, oğuzla birlikte fenerbahçe de haksızlığa uğrayarak takımdan ayrılan müstesna beyefendi. vefa kelimesinin unutulmaya başlandığı zamanları temsil eder.
ali şenin gazabına uğrayarak fb de jübile yapması engellenen , efendi futbolcudur.
kendi ülkesinin çocuklarını ezdirmedi diye ırkçılıkla suçlanan kocaman adam. kendi memleketinde hor görülen gençlere el vermek ne zamandan beri ırkçılık oldu?

isminin sonunda souza yok diye görmezden gelinen yeteneklerimiz aykut hoca gibi değerler sayesinde hakettikleri yere gelecektir. bu nedenle aykut hoca'ya sahip çıkmak gerek.
doğru adamdır yanlış iş yapmaz yanlış yere haber olmaz .
galatasaray'ın başında görmek istediğim yegane yerli antrenördür.
(bkz: nasil koydu aykut kocaman)
fener taraftarının, her gs ve ts maçlarında yâdettiği günümüz teknik direktör şahsiyeti.
hocada bilemezdi isminin bu durumda kullanılacağını, bu kadar nefret ettiği küfrün yakasına yapışacağını.. (bkz: nasil koydu aykut kocaman)
gs neysede ts'nin ki pek bi manidardır.
adamların kucağından almıştır kupayı ve maç sonrasında da türkiyede ki bi kaç, adam gibi adamından biri olacağının sinyali olan açıklamasını yapmıştır
kesinlikle ama kesinlikle hakkında konuşmadan önce barış tut'un kocaman bir adam kitabının okunması şart olan adam, teknik direktör.

not: hakkında kapsamlı bir entryi daha sonra gireceğim.
aykut kocaman, türkiye futbol çölünün ortasında bir vaha adeta. yaptıklarıyla, söyledikleriyle, kişiliğiyle...

soyadını sonuna kadar hak ediyor kısacası: kocaman bir şövalye o!

malum trabzon maçından sonraki demeci ve akabinde fener'den uzaklaştırılması... istanbulspor'daki günleri, türkiye'nin ilk futbolcu - antrenör oluşu, sonrasında malatyaspor, konyaspor tercihleri. konya'dayken anelka'nın eliyle attığı golü akabinde "bırakıyorum" açıklaması yapması ancak bırak(a)maması. sonrasında ilginç bir şekilde i. melih gökçek'in takımının başına geçmesi ve bir süre sonra bırakması, altı aylık bir periyotta hiçbir takımı çalıştırmayıp bir sonraki sene gene anlaşması...

bu kadar kolay değil işte kariyeri!

barış tut'un yazdığı "kocaman bir adam" kitabında yedi aylık bir süreçte istanbulspor'daki günlerinin anlatıldığı aykut kocaman açıkcası o'nun hakkındaki görüşlerimi bir anda değiştirdi.

daha önceleri fener'e karşı asla hırs yapmadığını iddia ederdim, takımları sürekli az oyuncuyla idare etmesini eleştirirdim.

bu kitap belki az oyuncuyla idare etmesi durumuna açıklık getirmedi ama aykut kocaman fener'e karşı ne yapıyorsa bütün takımlara karşı da yapıyor, bunu fark ettim. takımları analizi, maç öncesi konuşmaları, sonrasındaki demeçleri, hakemlere yaklaşımları...

burada bir parantez açalım; hakkının bariz yendiği iki maç var kitaptaki yedi aylık süreçte; biri bir penaltısının, bir golünün iptal edildiği 3-0'lık trabzonspor yenilgisi, diğeri de korner verilen pozisyonun gol kararıyla değiştirildiği 1-0'lık konya mağlubiyeti. ve 3-0'lık maçtan sonra diyor ki aykut kocaman; "kuddusi müftüoğlu'nun genç ve gelecek vaad eden bir hakem olduğunu düşünüyordum ancak sene başından beri o ve onun gibiler o kadar çok hakkımızı gasp ettiler ki! kendisine nacizane bir tavsiyem olacak lütfen o ve onun gibiler hakemliği bıraksınlar. bizi üzmeye ne onların ne mhk'nın, hiçkimsenin hakkı yok. sadece bizi daha çok üzmemelerini istiyorum"

aykut kocaman öyle bir teknik direktör ki, 2 - 0'lık mağlubiyetle kapattıkları maçın ilk yarısından sonra oyuncularına diyor ki; "şov yapın. en kötü ihtimalle 4 - 0 bitecek, en azından oyununuzu oynayın gücünüzü gösterin."

uche ile ilgili söyledikleri de gayet ilginç aykut kocaman'ın; kariyerini sıralıyor uche'nin ve diyor ki; "ben artık o'na oyna veya oynama diyemem o belirler oynayıp oynamayacağını..."

hem takımdan arkadaşı, sonrasında da öğrencisi olan petkov'u, oyun düzenini bozmak uğruna sırf istanbulspor'u dar boğazdan bir nebze olsun çıkarmak uğruna fener'e satışı ve akabindeki hüznü de bir hayli dokunaklı doğrusu!

"istanbulspor'un oynamak istediğini biliyorlar. ve oynatmamanın yollarını bulmak için son derece tecrübeliler." diyerek ligimizin kanayan yarasına parmak basıyor genç hoca.

milli takımı çalıştırmak istememe sebebini de basit bir şekilde açıklıyor; "düzenli bir ligi yok", ayrıca başka bir söyleşide de "eskişehirspor mu, milli takım mı deseler tereddütsüz eskişehirspor'u seçerim; taraftarı müthiş ve kentte büyük bir potansiyel var." dediğini de belirtelim.

ancak talihsizlik, 8 maçta kazanamayan aykut kocaman ankaraspor'u bıraktı. istanbulspor yıllarında belirttiği sözünü burada tuttu; altı aylık süreçte başka takım çalıştırmadı. bir sonraki sezonda yeniden anlaşan aykut kocaman bu kez de melih gökçek'in gölgesinde kaldı; birleşme iddialarının sardığı takımda bu virajı aşamayarak iyi kapattığı ilk yarıya nazaran felaket denebilecek bir performans sürdürmeye başladı.

iki buçuk yıllık ankara macerasındaki satırbaşları ise; iyi oynamasına rağmen sattığı petrous, hakan arıkan ve wederson'un neden satıldığıdır; takıma oturan bir yabancıyı - de nigris'i - kiralatıp da takıma oturup oturmayacağı bilinmeyen yabancıları almasıdır; jaba'yı, tita'yı, mehmet yılmaz'ı elinde tutamayışıdır; hakkında çıkan ırkçılık iddialarıdır...

dürüst bir şekilde söylediği nice sözün yanı sıra futbol romantiklerinin kalbini feth edecek "istanbul'a kar yağınca türkiye'ye kış geliyor" sözüyle de türk futbolunun içler acısı halini ortaya koymuştur.

hakkında çıkan ırkçılık iddiaları ise bir parantezi hak ediyor; ankaraspor'un meksikalısı de nigris'in bir meksika gazetesinde yer alan sözüydü, ancak de nigris bir basın açıklamasıyla bunu yalanladı. takımın senegalli golcüsü madiou konate'ye sorduğum kadarıyla kendisi de hiçbir ırkçı davranış görmemiş genç hocasından.

bütün her şeyin yanısıra, türk futboluna oyuncu kazandırmasıyla da takdiri hak ediyor aykut kocaman; pini balili'ye gösterdiği anlayış ve sabırla o'nun önünü açmasının yanı sıra, saidou'yu ısrarla oynata oynata türkiye ligi'ne alıştırmıştır. malatyaspor'dayken bilal kısa'yı ısındırıp ankaraspor'a geldiğinde transfer ettirip iyice performansını yükselttirmiştir. genç oyunculara verdiği değer kesinlikle o'nu yaşıtlarından da "büyük"lerinden de ayırıyor.

oynattığı oyun izlenmeyi hak ediyor; o ise belki birileri duyar ümidiyle kötü oynadığı maçlardan sonra da yiğidin hakkını yiğide veriyor; "top bizi sevdi". elle gol atıp kazandıkları maçtan sonra (istanbulspor - elazığ) "böyle olmamalıydı" diyerek gönlümüzü titretmiştir.

şimdi mazide kalmıştır güngören yahya baş stadı'ndaki beş parasız mücadelesi, beraberlik rekortmeni ünvanlı melih gökçek'in burjuvazî - siyasi karışımı ankaraspor'undadır artık. ankarasporundur.

neden böyle bir tercih yapmıştır, umalım ki ileride bizi aydınlatsın...

ha, böyle bile sevilir; o bücür sakaryalı.
nihayet bekleneni yaparak seneye ankaraspor'un başında olmayacağını açıklayan teknik direktör.
2009-2010 türkcell süper liginde fenerbahçe'nin ya teknik direktörü ya da menaceri olarak göreceğimiz futbol adamı, eski büyük golcü...