bugün
- beni kaybettin diyen erkek14
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- iç sıkıntısı4
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- tecrübe edilen en korkunç şey3
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- ekşiye gidiyorum ben10
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- aslan burcu3
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- güne almanca bir cümle bırak2
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı12
- sadece filistin'i önemsemek15
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- bir erkeğin wp aile grubuna alınma kriterleri6
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- gecenin korkunç yaratıkları2
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa7
- mazotun litresi 101 lira36
- saddam hüseyin3
- jango fett2
- kadikoy psikolog4
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması3
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- beşiktaş'ın marsilya'yı gol manyağı yapması5
- palpatine2
- kanadalı ünlüler3
- iblis'in sesini duymak11
- hangi şehrin erkeği meşhurdur5
- gocu38
- 2019 da doğmak nedir4
- ona bir şarkı gönder4
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- 28 bine çalışmak8
- bir erkeğe objektif bakma yetisini kaybetmek5
- charlie kirk3
- amerika2
- sevgilinin garanti kapsamı dışında kalması4
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı7
- roblox2
- kürdü sevin10
- henüz hazır değilim3
- allah6
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek3
- yaşlılığı kabullenemeyen insan10
- israil11
- emma watson hala güzelmi3
"banka soymak banka kurup işletmekten daha ahlakidir" demiş olan alman tiyatro kuramcısı ve yönetmeni.
tahterevalli şiirini paylaşacaktım lakin biri yazmış bile, o zaman bana da bu şiirin genco erkal' ın seslendirdiği videosunun linkini paylaşmak düşer.
http://video.uludagsozluk...m/v/bertolt-brecht-90633/
düzeni daha iyi özetleyen bir şiir var mıdır a dostlar?!
http://video.uludagsozluk...m/v/bertolt-brecht-90633/
düzeni daha iyi özetleyen bir şiir var mıdır a dostlar?!
birçokları tarafından almanya'nın nazım hikmet'i olarak görülen tiyatrocu,şair,düşünür. ben de bir şeyler yazdım çizdim.
http://biliyoruzdakonusuy...m-hikmeti-bertolt-brecht/
http://biliyoruzdakonusuy...m-hikmeti-bertolt-brecht/
Buyurunca Hitler Hazretleri
Zararlı fikirlerle dolu kitapların yakılmasını
Halkın önünde, alanlarda,
Öküzler odun yığınlarına araba araba kitap taşıdı.
Gözden düşmüş şairlerden biri,
Hem de en iyilerinden biri,
Şöyle bir göz gezdirdi yakılacak listesine,
Gitti aklı başından
Unutulmuştu kendi adı.
Hemen seğirtti çalışma odasına,
Sanki öfkesinden kanatlanmıştı
O saat bir mektup karaladı zorbalara
"Benimkileri de yakın! " dedi. Benimkileri de!
Yapamazsınız bana bu kötülüğü,
Kenarda bırakamazsınız beni!
Ben de hep gerçeği söylemedim mi kitaplarımda?
Neden davranırsınız bana yalancıymışım gibi?
Yakın benimkileride!
Zararlı fikirlerle dolu kitapların yakılmasını
Halkın önünde, alanlarda,
Öküzler odun yığınlarına araba araba kitap taşıdı.
Gözden düşmüş şairlerden biri,
Hem de en iyilerinden biri,
Şöyle bir göz gezdirdi yakılacak listesine,
Gitti aklı başından
Unutulmuştu kendi adı.
Hemen seğirtti çalışma odasına,
Sanki öfkesinden kanatlanmıştı
O saat bir mektup karaladı zorbalara
"Benimkileri de yakın! " dedi. Benimkileri de!
Yapamazsınız bana bu kötülüğü,
Kenarda bırakamazsınız beni!
Ben de hep gerçeği söylemedim mi kitaplarımda?
Neden davranırsınız bana yalancıymışım gibi?
Yakın benimkileride!
'' ey mutsuzlar! kardeşlerinizi boğazlıyorlar, göz yumuyorsunuz. çığlıklar duyuluyor ama siz susuyorsunuz. aramızda dolaşıp kurbanını seçiyor zorbanın teki, sessiz kalırsak bize dokunmaz diyorsunuz. bok yiyorsunuz! ne tuhaf yer burası, sizler nasıl insanlarsınız! haksızlık varsa bir yerde eğer, ayaklanmalı insan. ayaklanma olmuyorsa batsın o şehir yerin dibine. yansın bitsin, kül olsun karanlıklar basmadan. ''
*
*
eski edebiyat hocamın "bertolt brecht adını gördüğünüz pavyona bile giriniz." sözleriyle övgüyü abarttığı oyun yazarı.
sosyalist gerçekçiliğin en iyi temsilcilerinden biridir... halk için sanat, halkın gerçeğine ve çıkarları doğrultusunda üretilen devrimci sanat.
20.yy'ın belki de en büyük oyun yazarı diyebiliriz kendisi için. Arkasında 11 ciltlik oyunlar serisi bırakmış tiyatronun tüm mantığını ters-yüz etmiş bir insandır kendisi. O zamana kadar kullanılan Stanislavski metoduna alternatif bir yöntem geliştirmiştir. bu yöntem yabancılaştırma tekniği'dir. bu yöntemin iki vechesi vardır: 1. tarihselleştirme 2. geneli özel ve özeli genel gibi gösterme. Brecht tiyatronun bugünden hareket ile okunmasına karşıydı, insanın da tarih içinde şekillenen ve farklı konumlar alabilen, değişip dönüşebilen bir varlık olmasından hareket ile tarihselleştirmeyi yabancılaştırma açısından incelemiştir. çünkü insan sabir bir varolan değildir; sürekli değişip dönüşür ve kendini bir praxis içinde ifade eder.
Bilhass aGalilei'nin Yaşamı'nda bu tarihselleştirmeyi bulabiliriz. Brecht'in rönesans dönemi-ki ortaçağ etkisi ve aristoteles'in fizik alanındaki paradigması hala etkisini kaybetmemiştir-ni mükemmel bir biçimde yansıtmıştır. Fakat mesele de şudur ki, bu oynun içine marksist kavramları çok ince bir şekilde yerleştirir. Galilei'nin iki öğrencisi vardır: birine eğitimi para karşılığı verir; diğerine ise eğitmek istediği için. Bu minvalde para karşılığı ders verdiği ve bir baltaya sap olamaaycak zengin öğrenci "emeğin yabancılaşması"nın tipik örneğidir. Her ne akdar bilimi severek ve isteyerek yapsa da insan bir noktada para kazanmak amacıyla istemediği şeyleri de yapmak zorundadır. Ya da KAfkas Tebeşir Dairesindeki en son sahnede, çocuğun annesinin Azdak tarafından belirlendiği sahnede çocuk emek verenin, çocuğun üzerinde belli bir emeği olanın çaba gösterenin olmuştur; çocuğun mülkiyetine resmi olarak sahip olanın değildir. Bu oynun "oyun içinde "oyun" olması da kolhozda geçen tartışmanın bir sona bağlanması için gereklidir. Hali ile herkes emeği kadar alacaktır.
Bu tarihselleştirme meselesinde, farklı tarihsel koşulların "tarihsel materyalizm" gereği, farklı insan tipleri vardır. Feodalizm, kapitalist toplum ve komünist aşamada olduğu gibi. şuanki kapitalist toplumdaki insanın bütün oyunları kendi bakış açısından okuması ve karakter ile özdeşleşmesi tam Brecht'in yapmak istediği şeyin aleyhinedir. işte karakter ile belli bir mesafe ve eleştirel bakış üzerine kurulmayan herhangi bir ilişki her halükarda onu uyutacaktır[bu arad tüm yabancılaştırma tekniklerini övmediği gibi tüm özdeşleşme tekniklerini de yermez; oyuncunun bir işçi olabileceği ve toplumdaki insanların onun ile özdeşleşme onun yaşadıklarını yaşama durumunda onu daha iyi anlayabileceğini de kabul etmiştir]. Hali ile Cesaret ana ve çocukları isimli oyununda bugünün insanının özdeşleşim ile kurduğu bakış açısı oynun baş karakteri olan "ana"nın yaşadıklarından üzüntü duyma ve onun ile özdeşleşme kurma ve b özdeşleşimin eleştirel bakışın önüne geçme gibi bir tehlikesi vardır. keza tipik kemal sunal filmlerinde ilk seyredişte yaşadığımız temel problem de budur. Brecht'in oyuncusu yönelimli bir oyuncudur. Oyunun sonunu bilmesi ve buna göre belli bir karakteri oynaması gerekmektedir. ilk etapta oynadığı karakterin analizini yapabilmelidir. Bu ise marksist analiz ile olabilecek bir şeydir.
Brecht'in birkaç oyunu hariç hemen hemen hiçbir oyunu doğrudan propaganda niteliği taşımaz. Sanırım onu önemli kılan da biraz bu olsa gerek. Doğu Alman Komünist partisi ile de bu konuda problemler yaşadığı malum. hatta belli oyunlarını da bu minvalde değiştirmiştir. fakat gene de onları tatmin edememiştir. Onun oyunlarına daha derinden bakıldığında ise marksist teorisyenlerin tüm fikirlerinin onun bir çok eserinde ince elenip sık dokunduğu ortaya çıkacaktır. 3. Reich'in Korku ve Sefaleti isimli oyunlar serisinde faşizmin ortaya çıkış sürecini hem dimitrov hem de Gramsci'nin düşünceleri eşliğinde derinden derine ilmik ilmik dokumuştur. Hali ile bunu büyük kapitalist firmaların[Mercedes ya da Opel] gibi firmaların yaptığı baskıya bağlamıştır.
Bilhass aGalilei'nin Yaşamı'nda bu tarihselleştirmeyi bulabiliriz. Brecht'in rönesans dönemi-ki ortaçağ etkisi ve aristoteles'in fizik alanındaki paradigması hala etkisini kaybetmemiştir-ni mükemmel bir biçimde yansıtmıştır. Fakat mesele de şudur ki, bu oynun içine marksist kavramları çok ince bir şekilde yerleştirir. Galilei'nin iki öğrencisi vardır: birine eğitimi para karşılığı verir; diğerine ise eğitmek istediği için. Bu minvalde para karşılığı ders verdiği ve bir baltaya sap olamaaycak zengin öğrenci "emeğin yabancılaşması"nın tipik örneğidir. Her ne akdar bilimi severek ve isteyerek yapsa da insan bir noktada para kazanmak amacıyla istemediği şeyleri de yapmak zorundadır. Ya da KAfkas Tebeşir Dairesindeki en son sahnede, çocuğun annesinin Azdak tarafından belirlendiği sahnede çocuk emek verenin, çocuğun üzerinde belli bir emeği olanın çaba gösterenin olmuştur; çocuğun mülkiyetine resmi olarak sahip olanın değildir. Bu oynun "oyun içinde "oyun" olması da kolhozda geçen tartışmanın bir sona bağlanması için gereklidir. Hali ile herkes emeği kadar alacaktır.
Bu tarihselleştirme meselesinde, farklı tarihsel koşulların "tarihsel materyalizm" gereği, farklı insan tipleri vardır. Feodalizm, kapitalist toplum ve komünist aşamada olduğu gibi. şuanki kapitalist toplumdaki insanın bütün oyunları kendi bakış açısından okuması ve karakter ile özdeşleşmesi tam Brecht'in yapmak istediği şeyin aleyhinedir. işte karakter ile belli bir mesafe ve eleştirel bakış üzerine kurulmayan herhangi bir ilişki her halükarda onu uyutacaktır[bu arad tüm yabancılaştırma tekniklerini övmediği gibi tüm özdeşleşme tekniklerini de yermez; oyuncunun bir işçi olabileceği ve toplumdaki insanların onun ile özdeşleşme onun yaşadıklarını yaşama durumunda onu daha iyi anlayabileceğini de kabul etmiştir]. Hali ile Cesaret ana ve çocukları isimli oyununda bugünün insanının özdeşleşim ile kurduğu bakış açısı oynun baş karakteri olan "ana"nın yaşadıklarından üzüntü duyma ve onun ile özdeşleşme kurma ve b özdeşleşimin eleştirel bakışın önüne geçme gibi bir tehlikesi vardır. keza tipik kemal sunal filmlerinde ilk seyredişte yaşadığımız temel problem de budur. Brecht'in oyuncusu yönelimli bir oyuncudur. Oyunun sonunu bilmesi ve buna göre belli bir karakteri oynaması gerekmektedir. ilk etapta oynadığı karakterin analizini yapabilmelidir. Bu ise marksist analiz ile olabilecek bir şeydir.
Brecht'in birkaç oyunu hariç hemen hemen hiçbir oyunu doğrudan propaganda niteliği taşımaz. Sanırım onu önemli kılan da biraz bu olsa gerek. Doğu Alman Komünist partisi ile de bu konuda problemler yaşadığı malum. hatta belli oyunlarını da bu minvalde değiştirmiştir. fakat gene de onları tatmin edememiştir. Onun oyunlarına daha derinden bakıldığında ise marksist teorisyenlerin tüm fikirlerinin onun bir çok eserinde ince elenip sık dokunduğu ortaya çıkacaktır. 3. Reich'in Korku ve Sefaleti isimli oyunlar serisinde faşizmin ortaya çıkış sürecini hem dimitrov hem de Gramsci'nin düşünceleri eşliğinde derinden derine ilmik ilmik dokumuştur. Hali ile bunu büyük kapitalist firmaların[Mercedes ya da Opel] gibi firmaların yaptığı baskıya bağlamıştır.
"güzel olan eski şeylerden değil, kötü olan yeni şeylerden yola çıkın" demiş epik tiyatro'nun kurucusu yazar, şair.
bir nevi alman nazım hikmet. kullanıcı adımın isim babası.
"Özgürlük neye yarar, yaşarsa bir arada özgürler ile tutsaklar." demiş.
''Ben Bertolt Brecht, kara ormanlardan.
Karnında getirmiş şehre anam beni.
Ama çekip gidene dek ben bu dünyadan
Çıkmayacak ormanların soğuğu içimden.''
Karnında getirmiş şehre anam beni.
Ama çekip gidene dek ben bu dünyadan
Çıkmayacak ormanların soğuğu içimden.''
brecht'in marksizm tartışmalarında çok işlevsel bir konumu var. örneğin lukacs'ın temsil ettiği ortodoks anlayışın otoriter eğilimlerinin karşıtıdır brecht. o dönemde modernizmin etkisiyle ortaya çıkan avant-garde sanat biçimlerini lukacs'ın aksine desteklemiş, hatta onlardan yararlanmıştır da. marksizmin fazla propagandist yöntemlerinden ziyade modernizme daha yakın olan "yabancılaştırma" tekniğini seçmesi de buradan gelir.
tiyatroyu halka taşımıştır. bu alanda yenilikçidir. nasıl ; oyunun akışı esnasında seyircilerden biri, oyundaki duruma müdahale ettiğinde, duruma tepki gösterdiğinde yani kendisini oyunun içinde gördüğünde ( bu bizde, en azından benim gittiğim oyunlarda, olmaz.) , oyuncunun seyirciye cevap vermesi gerektiğini belirtmiştir. ileri derecede komünisttir. *
Yedi gülü var dalın
Altısını yel alır
Biri kalır geriye
O da bana adanır.
Yedi kez çağırırım seni
Altısında gelme kal
Ama yedincisinde söz ver
Tek bir sözcükle gel.
Altısını yel alır
Biri kalır geriye
O da bana adanır.
Yedi kez çağırırım seni
Altısında gelme kal
Ama yedincisinde söz ver
Tek bir sözcükle gel.
"anladık iyisin,
ama neye yarıyor iyiliğin?
seni kimse satın alamaz,
eve düşen yıldırım da
satın alınmaz
anladık dediğin dedik,
ama dediğin ne?
doğrusun, söylersin düşündüğünü,
ama düşündüğün ne?
yüreklisin,
kime karşı?
akıllısın,
yararı kime?
gözetmezsin kendi çıkarını,
peki gözettiğin kiminki?
dostluğuna diyecek yok ya,
dostların kimler?
şimdi bizi iyi dinle:
düşmanımızsın sen bizim
dikeceğiz seni bir duvarın dibine
ama madem bir sürü iyi yönün var
dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
iyi tüfeklerden çıkan
iyi kurşunlarla vuracağız seni
sonra da gömeceğiz
iyi bir kürekle
iyi bir toprağa."
ama neye yarıyor iyiliğin?
seni kimse satın alamaz,
eve düşen yıldırım da
satın alınmaz
anladık dediğin dedik,
ama dediğin ne?
doğrusun, söylersin düşündüğünü,
ama düşündüğün ne?
yüreklisin,
kime karşı?
akıllısın,
yararı kime?
gözetmezsin kendi çıkarını,
peki gözettiğin kiminki?
dostluğuna diyecek yok ya,
dostların kimler?
şimdi bizi iyi dinle:
düşmanımızsın sen bizim
dikeceğiz seni bir duvarın dibine
ama madem bir sürü iyi yönün var
dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
iyi tüfeklerden çıkan
iyi kurşunlarla vuracağız seni
sonra da gömeceğiz
iyi bir kürekle
iyi bir toprağa."
bilge insan. bu şahsın yazdığı şiir ve öykülerden genco erkal bir de oyun uyarlamıstır ki (bkz: ben bertolt brecht) gerçek bir insanlık dersi verir, oyun bittiginde salondaki seyircilere baktıgınızda yanaklarında bir kırmızılık dikkat çeker, utanmışlardır kendilerinden.
"buyuk sicrayisi gerceklestirmek isteyen, birkac adim geriye gitmek zorundadir. bugun, yarina dunle beslenerek yol alir." diyen yazar.
Bugüne kadar gittiğim en iyi tiyatrodur kendileri. Tekrar satışa çıkan biletleriyle yeniden beni kendine çeken, mutlaka gidilmesi gerekendir. Ben bertold brecht ismiyle;
http://www.biletix.com/et...-grup/20273931/TURKIYE/tr
http://www.biletix.com/et...-grup/20273931/TURKIYE/tr
Sofradan en fazla payı alanlar,
'Bize kanaatkar olmayı öğretiyor.'
Karnını doyuranlar,
'Açlara seslenip gelecek güzel günlerden bahsediyor.'
Ülkeyi uçuruma sürükleyenler,
Sıradan insan için ülke idare etmenin zor olduğundan dem vuruyor.
Sözlerinin sahibi müthiş yazar.
'Bize kanaatkar olmayı öğretiyor.'
Karnını doyuranlar,
'Açlara seslenip gelecek güzel günlerden bahsediyor.'
Ülkeyi uçuruma sürükleyenler,
Sıradan insan için ülke idare etmenin zor olduğundan dem vuruyor.
Sözlerinin sahibi müthiş yazar.
me-tinin özdeyişleri kitabıyla tarihi özetleyen devrimci yazar.. yabancılaştırma efektinin yaratıcısı.
Yazarlar, hükümetlerin savaş yaptıkları kadar hızlı yazamazlar, çünkü yazmak düşünmeyi gerektirir.
-bertolt brecht
-bertolt brecht
14 ağustos 1956'da berlin'de vefat etmiştir.
''A diyen B demek zorunda değildir. A'nın yanlış olduğunu da belirtebilir.''
''A diyen B demek zorunda değildir. A'nın yanlış olduğunu da belirtebilir.''
Genco Erkalın eserlerini düzenleyerek Tülay Günalla tiyatro severlere sunduğu oyunu görülmeye değerdir, mevcut düzene karşı sorgulamaya yöneltir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar