bugün
- herzevekil19
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- türkler ırkçı mıdır10
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı21
- geri zekalı demek hakaret mi21
- gençler iş beğenmiyor13
- üstteki yazarı öv6
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- seni onaracağım diyen kadın16
- norveç11
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek8
- ta ki seni görene kadar6
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız30
- geniş omuzlu kadınlar5
- bir gün son kez entry girecek olmamız4
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- galiba sözlükte şu an kavga var5
- bir kadının ensemi okşaması10
- 2026 dünya kupası29
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- biraderlere laf edenler5
- penis boyu takıntısı14
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- sabah dörtte kalkmak5
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- hayatın anlamsız olduğu gerçeği4
- futbol22
- her şeye sarımsak koyan insan11
- sigarayı azaltmak4
- alexander sörloth3
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak9
- hayatında ilk defa kendini akışa teslim etmek2
- geceye bi şarkı bırak5
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- evlenmek için para biriktirmek9
- marmaris datça yolu10
- izlanda başbakanına türklerden takip patlaması4
- kiraz cicegi kolonyasi45
- israil basınından türkiye itirafı5
- birleşik krallık4
- sözlüğün mal dolması3
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması2
- arjantin milli futbol takımı7
- birader beylerin birader yazarlar olmaları4
- sevgilinin sürekli eski sevgiliyi anlatması7
- sevgilinin sevgilisi ile sevismek4
- köyden kente göçün görünen etkileri5
"Mizahın olmadığı yerde yaşamak zor ama her şeyin mizah olduğu bir yerde de yaşamak olanaksızdır," diyen oyun yazarıdır.
Lan adam cümlenin ikinci bölümünde Türkiye'yi tarif etmiş bro...
Lan adam cümlenin ikinci bölümünde Türkiye'yi tarif etmiş bro...
Burada olduğunda gerekli değildi, gerekli olduğunda burada değildi. Burada değildi ya... Gitmiş de değildi...
Hatalar kötü değil. Onları düzeltmemek bile kötü değil. Kötü olan, onları gizlemektir.
"kundak bezinizin altında yatan kitabı çalanlar
suçluyorlar sizi kültürsüz kişiler diye.
kaldırıma oturmuş ya da torna tezgahının üzerinde
ekmeğinizi yiyorsunuz kara ellerinizle
ve suçluyorlar sizi, kibar sofra kurallarını bilmiyorsunuz diye."
suçluyorlar sizi kültürsüz kişiler diye.
kaldırıma oturmuş ya da torna tezgahının üzerinde
ekmeğinizi yiyorsunuz kara ellerinizle
ve suçluyorlar sizi, kibar sofra kurallarını bilmiyorsunuz diye."
diyalektik tiyatronun kurucusu olan şairdir.
" Kör olsam, seni görmek isterdim
Sen yanımda yol gösterici oldun
Uzun yolun daha yarısı bile aşılmadı
Bir düşün içinde yaşadığımız karanlığı..."
" Kör olsam, seni görmek isterdim
Sen yanımda yol gösterici oldun
Uzun yolun daha yarısı bile aşılmadı
Bir düşün içinde yaşadığımız karanlığı..."
iyi insan şiirini, Ben Berol Brecht oyununda Genco Erkal'ın duayen oyunculuğuyla oynamıştır.Aynı oyunda 'Ben fakir olmasam siz nah zengin olurdunuz' ifadesiyle Brecht farkını gösterir.
tiyatro sanatında, yabancılaşma olgusunu kullanan yazar.
dört aşk şarkısı adlı şiirini pek bir sevdiğim yazar şair düşünür.
tiyatroyu bambaşka bir boyuta taşıyan keşke bir 20 sene daha yaşasaydı neler yapardı dedirten sanatkar. sinema endüstrisine bile yön vermiştir.
Gerçekten karanlık bir çağdır yaşadığım!
Ahmaktır hilesiz söz. Düz bir alın
Vurdum duymazlığa işaret. Gülen
Kötü haberi almamış henüz.
Nasıl bir çağdır bu,
Ağaçlardan bahsetmenin neredeyse suç sayıldığı
Birçok alçaklığa suskun kalışı içerdiğinden.
Yolu kaygısızca karşı karşıya geçen
Ulaşılmazdır artık herhalde
Zorda kalan arkadaşları için.
Doğrudur: geçimimi sağlamaktayım hala
Fakat inanın: bu sadece bir tesadüftür.
Yaptıklarım
Arasında hiçbir şey hak vermiyor karnımı doyurmaya.
Tesadüfen ayaktayım. ( Şansım ters giderse mahvoldum.)
Diyorlar ki: ye ve iç sen! Sevin, neyin varsa!
Fakat nasıl yiyip içeyim ki, yediğim
Bir açın ellerinden kaptığım lokmaysa, bir
Susuzun sorduğu bardak suysa içtiğim?
Ve yine de yiyip içiyorum ben!
Ben de bir bilge olmak isterdim.
Yazıyor eski kitaplar bilgelik nedir:
Dünya kavgalarına uzak durmak ve o kısa zamanı
Korkusuz geçirmek
Şiddete başvurmadan hem
Kötülüğe iyilikle karşılık vermek
Düşlerini gerçekleştirmek değil, unutmak
Bilgelik olarak kabul ediliyor.
Tüm bunları yapamıyorum:
Gerçekten karanlık bir çağdır yaşadığım!
II
Kargaşalık döneminde geldim şehirlere
Açlığın hüküm sürdüğünde.
Girdim insanlar arasına isyan döneminde
Ve öfkelendim onlarla birlikte.
Böyle geçti zamanım
Yeryüzünde verilmiş bana.
Savaşlar ortasında yedim ekmeğimi
Katiller arasında yattım uykuya
Özensiz yaklaştım aşka
Ve doğayı sabırsızlıkla izledim.
Böyle geçti zamanım
Yeryüzünde verilmiş bana.
Yollar bataklığa gidiyordu zamanımda.
Cellada bildiriyordu beni konuştuğum dil.
Çok değildi yapabileceklerim. Fakat iktidardakiler daha
Güvende hissediyorlardı kendilerini bensiz, ümit ediyordum.
Böyle geçti zamanım
Yeryüzünde verilmiş bana.
III
Battığımız dalgalardan
Yükselecek olan sizler
Zaaflarımızdan söz ederken
Unutmayın
Karanlık çağı da
Sizlerin kurtulmuş olduğu.
Yürüdük ya, pabuçlardan çok ülke değiştirerek
Sınıf savaşlarının ortasında, çaresiz
Haksızlığın olup öfkenin olmadığı yerde.
Biliyoruz halbuki:
Aşağılıklara duyulan nefret de
Bozar şeklini yüzün.
Kısar sesi haksızlık karşısındaki
Öfke de. Ah, güleryüzlülüğe
Ortam hazırlamak istemiş bizler
Güleryüzlü olamadık kendimiz.
Sizler fakat, geldiğinde vakit
insan insanın yardımcısı olduğu
Zaman.
Hatırlayın
Hoşgörüyle bizi.
Ahmaktır hilesiz söz. Düz bir alın
Vurdum duymazlığa işaret. Gülen
Kötü haberi almamış henüz.
Nasıl bir çağdır bu,
Ağaçlardan bahsetmenin neredeyse suç sayıldığı
Birçok alçaklığa suskun kalışı içerdiğinden.
Yolu kaygısızca karşı karşıya geçen
Ulaşılmazdır artık herhalde
Zorda kalan arkadaşları için.
Doğrudur: geçimimi sağlamaktayım hala
Fakat inanın: bu sadece bir tesadüftür.
Yaptıklarım
Arasında hiçbir şey hak vermiyor karnımı doyurmaya.
Tesadüfen ayaktayım. ( Şansım ters giderse mahvoldum.)
Diyorlar ki: ye ve iç sen! Sevin, neyin varsa!
Fakat nasıl yiyip içeyim ki, yediğim
Bir açın ellerinden kaptığım lokmaysa, bir
Susuzun sorduğu bardak suysa içtiğim?
Ve yine de yiyip içiyorum ben!
Ben de bir bilge olmak isterdim.
Yazıyor eski kitaplar bilgelik nedir:
Dünya kavgalarına uzak durmak ve o kısa zamanı
Korkusuz geçirmek
Şiddete başvurmadan hem
Kötülüğe iyilikle karşılık vermek
Düşlerini gerçekleştirmek değil, unutmak
Bilgelik olarak kabul ediliyor.
Tüm bunları yapamıyorum:
Gerçekten karanlık bir çağdır yaşadığım!
II
Kargaşalık döneminde geldim şehirlere
Açlığın hüküm sürdüğünde.
Girdim insanlar arasına isyan döneminde
Ve öfkelendim onlarla birlikte.
Böyle geçti zamanım
Yeryüzünde verilmiş bana.
Savaşlar ortasında yedim ekmeğimi
Katiller arasında yattım uykuya
Özensiz yaklaştım aşka
Ve doğayı sabırsızlıkla izledim.
Böyle geçti zamanım
Yeryüzünde verilmiş bana.
Yollar bataklığa gidiyordu zamanımda.
Cellada bildiriyordu beni konuştuğum dil.
Çok değildi yapabileceklerim. Fakat iktidardakiler daha
Güvende hissediyorlardı kendilerini bensiz, ümit ediyordum.
Böyle geçti zamanım
Yeryüzünde verilmiş bana.
III
Battığımız dalgalardan
Yükselecek olan sizler
Zaaflarımızdan söz ederken
Unutmayın
Karanlık çağı da
Sizlerin kurtulmuş olduğu.
Yürüdük ya, pabuçlardan çok ülke değiştirerek
Sınıf savaşlarının ortasında, çaresiz
Haksızlığın olup öfkenin olmadığı yerde.
Biliyoruz halbuki:
Aşağılıklara duyulan nefret de
Bozar şeklini yüzün.
Kısar sesi haksızlık karşısındaki
Öfke de. Ah, güleryüzlülüğe
Ortam hazırlamak istemiş bizler
Güleryüzlü olamadık kendimiz.
Sizler fakat, geldiğinde vakit
insan insanın yardımcısı olduğu
Zaman.
Hatırlayın
Hoşgörüyle bizi.
eserleriyle işçi sınıfını savunmuş, aydındır. ayrıca çok büyük şairdir.
(bkz: okumuş bir işçi soruyor)
(bkz: okumuş bir işçi soruyor)
bertol bıret diye okunur.
işçi sınıfının yanın yer alıp, toplumu kapitalizmin elinde oyuncak olmaktan kurtarmak adına uğraşmış, oyunlarında bilgi verip halkı eğitmeyi neyin doğru neyin yanlış olduğunu göstermeyi, günlük yaşamdaki konuları tiyatroya taşıyıp gündelik olanın bile sorgulanması gerektiğini göstererek halkı düşünmeye sevk etmiş başarılı şair, oyun yazarı ve epik tiyatronun kurucusu güzel insan.
cesaret ana ve çocukları, üç kuruşluk opera gibi ufuk açıcı oyunlarının yanında Bizden Sonra Doğanlara ve tahterevalli gibi düşündüren, eğiten nice efsane şiirlere imza atmıştır.
eğer hala tanışmadıysanız çok şey kaybediyorsunuz demektir. genco erkal'ın ben bertolt brecht ini izlemek brechti anlamak adına iyi bir başlangıç olabilir.
ben bertolt brecht, kara ormanlardan
karnında getirmiş şehre anam beni
ama çekip gidene dek ben bu dünyadan
çıkmayacak ormanların soğuğu içimden...
b.brecht
cesaret ana ve çocukları, üç kuruşluk opera gibi ufuk açıcı oyunlarının yanında Bizden Sonra Doğanlara ve tahterevalli gibi düşündüren, eğiten nice efsane şiirlere imza atmıştır.
eğer hala tanışmadıysanız çok şey kaybediyorsunuz demektir. genco erkal'ın ben bertolt brecht ini izlemek brechti anlamak adına iyi bir başlangıç olabilir.
ben bertolt brecht, kara ormanlardan
karnında getirmiş şehre anam beni
ama çekip gidene dek ben bu dünyadan
çıkmayacak ormanların soğuğu içimden...
b.brecht
berlin şehrinde adının verildiği bir meydan olan yazar.
ayrıca "köpek balıkları insan olsaydı" adlı bir öyküsü de vardır. çok bilinmez.
ayrıca "köpek balıkları insan olsaydı" adlı bir öyküsü de vardır. çok bilinmez.
Asıl korkum şudur ki, girişince araştırmaya
Bir yağlı urganla karşılaşabilirim, çünkü
Yüce efendilerin eli gümüşe değil, urgana boldur
Bizim gibiler için. Nasıl anlarsan anla.
Sofoklesin Antigonesi / Nöbetçi - Bertolt Brecht
Bir yağlı urganla karşılaşabilirim, çünkü
Yüce efendilerin eli gümüşe değil, urgana boldur
Bizim gibiler için. Nasıl anlarsan anla.
Sofoklesin Antigonesi / Nöbetçi - Bertolt Brecht
Önce kumun üzerine kurdum, sonra kayanın.
Hiçbir şeyin üzerine kurmadım artık
çökünce kaya.
Sonra yeniden kurdum sık sık
kum ve kayanın üzerine.
Öğrenmiştim ama.
Kendilerine güvenip de mektubu verdiklerim
çöpe attılar onu.
Ama hiç önemsemediklerim
bulup geri getirdiler bana.
Öğrendim böylece.
Yapılmadı buyurduklarım.
Gelince gördüm ki
yanlışmış.
Yapılmıştı doğru olan.
Bir şey öğrendim bundan da.
Eski yaralar acır
soğuklarda.
Ben sık sık şöyle derim ama:
Yalnız mezarın hiçbir şeyi olmayacak
bana öğretecek.
Hiçbir şeyin üzerine kurmadım artık
çökünce kaya.
Sonra yeniden kurdum sık sık
kum ve kayanın üzerine.
Öğrenmiştim ama.
Kendilerine güvenip de mektubu verdiklerim
çöpe attılar onu.
Ama hiç önemsemediklerim
bulup geri getirdiler bana.
Öğrendim böylece.
Yapılmadı buyurduklarım.
Gelince gördüm ki
yanlışmış.
Yapılmıştı doğru olan.
Bir şey öğrendim bundan da.
Eski yaralar acır
soğuklarda.
Ben sık sık şöyle derim ama:
Yalnız mezarın hiçbir şeyi olmayacak
bana öğretecek.
Parti biziz.
Sen, ben, hepimiz.
Parti senin içinde, kardeş,
Parti kafandaki düşünce.
Sen nerde oturursan orası onun evi.
Nerde sana saldırırlarsa odur karşı koyan orda.
*Bertolt Brecht
Sen, ben, hepimiz.
Parti senin içinde, kardeş,
Parti kafandaki düşünce.
Sen nerde oturursan orası onun evi.
Nerde sana saldırırlarsa odur karşı koyan orda.
*Bertolt Brecht
itiraf ediyorum: hiçbir
Umudum yok.
Körler bir çıkar yoldan söz ediyorlar. Ben
Görüyorum. Yanılgılar tükenince
Oturur son arkadaş olarak
Bir hiç karşımızda.
Bertolt Brecht - Sonra Doğan
Umudum yok.
Körler bir çıkar yoldan söz ediyorlar. Ben
Görüyorum. Yanılgılar tükenince
Oturur son arkadaş olarak
Bir hiç karşımızda.
Bertolt Brecht - Sonra Doğan
Sanatın apolitik olması, egemenlerle işbirliği yaptığı anlamına gelir.
"Buyurunca Hitler Hazretleri
Zararlı fikirlerle dolu kitapların yakılmasını
Halkın önünde, alanlarda,
Öküzler odun yığınlarına araba araba kitap taşıdı.
Gözden düşmüş şairlerden biri,
Hem de en iyilerinden biri,
Şöyle bir göz gezdirdi yakılacak listesine,
Gitti aklı başından:
Unutulmuştu kendi adı.
Hemen seğirtti çalışma odasına,
Sanki öfkesinden kanatlanmıştı.
O saat bir mektup karaladı zorbalara:
Benimkileri de yakın! dedi. Benimkileri de!
Yapamazsınız bana bu kötülüğü,
Kenarda bırakamazsınız beni!
Ben de hep gerçeği söylemedim mi kitaplarımda?
Neden davranırsınız bana yalancıymışım gibi?
Yakın benimkileride!"
Zararlı fikirlerle dolu kitapların yakılmasını
Halkın önünde, alanlarda,
Öküzler odun yığınlarına araba araba kitap taşıdı.
Gözden düşmüş şairlerden biri,
Hem de en iyilerinden biri,
Şöyle bir göz gezdirdi yakılacak listesine,
Gitti aklı başından:
Unutulmuştu kendi adı.
Hemen seğirtti çalışma odasına,
Sanki öfkesinden kanatlanmıştı.
O saat bir mektup karaladı zorbalara:
Benimkileri de yakın! dedi. Benimkileri de!
Yapamazsınız bana bu kötülüğü,
Kenarda bırakamazsınız beni!
Ben de hep gerçeği söylemedim mi kitaplarımda?
Neden davranırsınız bana yalancıymışım gibi?
Yakın benimkileride!"
o, sevdiğim bana dedi ki
sen bana lazımsın.
bu nedenle
kendimi kolluyorum.
yoluma dikkat ediyorum ve
korkuyorum her yağmur damlasından,
beni ezecek diye...
sen bana lazımsın.
bu nedenle
kendimi kolluyorum.
yoluma dikkat ediyorum ve
korkuyorum her yağmur damlasından,
beni ezecek diye...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar