bugün
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması3
- apartmanda tadilat yapan komşu terbiyesizliği3
- doa5
- regular show2
- herzevekil19
- uludağ sözlükte debe olmaması2
- düzgün erkeklerin hepsinin kapılmış olması3
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- hayatında ilk defa kendini akışa teslim etmek3
- iran'ın körfez'deki abd üslerine saldırısı2
- iran'ın abd üslerine saldırısı2
- geri zekalı demek hakaret mi21
- türkler ırkçı mıdır10
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- seni onaracağım diyen kadın16
- gençler iş beğenmiyor13
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı21
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız30
- anın görüntüsü15
- askere gitmenin sanılanın aksine keyifli olması2
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- yalnız insanın karpuz yiyememesi sorunsalı2
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- üstteki yazarı öv6
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- penis boyu takıntısı14
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek8
- bir kadının ensemi okşaması10
- ta ki seni görene kadar6
- 2026 dünya kupası29
- her şeye sarımsak koyan insan11
- kiraz cicegi kolonyasi45
- norveç11
- geniş omuzlu kadınlar5
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- galiba sözlükte şu an kavga var5
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı12
- biraderlere laf edenler5
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak9
- kendinle aran nasıl2
- sabah dörtte kalkmak5
- bir gün son kez entry girecek olmamız4
- futbol22
- marmaris datça yolu10
- evlenmek için para biriktirmek9
- hayatın anlamsız olduğu gerçeği4
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
epik tiyatronun efsanevi kurucusu.
dünya tiyatrosu tarihine adını kazımış yüce alman oyun yazarıdır.aforizmaları ve şiirleri de en az oyunları kadar güzeldir.
dünya tiyatrosu tarihine adını kazımış yüce alman oyun yazarıdır.aforizmaları ve şiirleri de en az oyunları kadar güzeldir.
Bertolt brecht 'in ''kafkas tebeşir dairesi'' nde aynı cocuğun annesi olduğunu iddaa eden iki kadın vardır.yargıç kadınları dinledikten sonra hangisinin gercek anne olduğuna karar veremez ve aklına bir fikir gelir.yere bir daire cizdirip cocuğu dairenin içine koyar kadınlara cocuğun kollarından cekmelerini söyler kim cocuğu cekip dairenin içinden cıkarırsa cocuğu o alacaktır.
kadınlar cocuğun kollarından tutup çekmeye başlarlar.
sonunda cocuk birinin elinde kalır, yargıç cocuğun gercek annesini bulmuştur cocuğunun kolu incinmesin diye erkenden bırakan kadın gercek annedir..
kadınlar cocuğun kollarından tutup çekmeye başlarlar.
sonunda cocuk birinin elinde kalır, yargıç cocuğun gercek annesini bulmuştur cocuğunun kolu incinmesin diye erkenden bırakan kadın gercek annedir..
" istiyorum gideyim sevdiğimle
istiyorum boş vereyim sonu ne olacak
istiyorum düsünmeyeyim iyi mi kötü mü
istiyorum bilmeyeyim beni seviyormu . "
istiyorum boş vereyim sonu ne olacak
istiyorum düsünmeyeyim iyi mi kötü mü
istiyorum bilmeyeyim beni seviyormu . "
iyilik neye yarar,
Öldürülürse iyiler çarçabuk,
ya da iyilik görenler?
Özgürlük neye yarar,
yaşarsa bir arada
özgürlerle tutsaklar?
Akılsız olmak madem ekmek sağlar herkese,
akıl neye yarar?
iyi insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
iyilik beklenmesin!
Özgür insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
kavuşsun özgürlüğe herkes,
özgürlük sevgisi geçersiz olsun!
Akıllı insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
akılsızlık zararlı olsun!
Öldürülürse iyiler çarçabuk,
ya da iyilik görenler?
Özgürlük neye yarar,
yaşarsa bir arada
özgürlerle tutsaklar?
Akılsız olmak madem ekmek sağlar herkese,
akıl neye yarar?
iyi insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
iyilik beklenmesin!
Özgür insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
kavuşsun özgürlüğe herkes,
özgürlük sevgisi geçersiz olsun!
Akıllı insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
akılsızlık zararlı olsun!
insan dediğin nice işler görür, generalim,
Bilir uçurmasını, öldürmesini, insan dediğin.
Ama bir kusurcuğu var;
Bilir düşünmesini de...
Bilir uçurmasını, öldürmesini, insan dediğin.
Ama bir kusurcuğu var;
Bilir düşünmesini de...
gelen savaş
bu gelen savaş ilk değil.
çok savaş oldu bundan önce.
bittiği gün en son savaş,
bir yanda yenilenler vardı gene,
bir yanda yenenler vardı.
yenilenlerin yanında
kırılıyordu halk açlıktan.
yenenlerin yanında
halk açlıktan kırılıyordu.
bu gelen savaş ilk değil.
çok savaş oldu bundan önce.
bittiği gün en son savaş,
bir yanda yenilenler vardı gene,
bir yanda yenenler vardı.
yenilenlerin yanında
kırılıyordu halk açlıktan.
yenenlerin yanında
halk açlıktan kırılıyordu.
aristoteles dramaturgisinin tam karşıtı anlamda bir tiyatro kuramı geliştiren yüce tiyatro insanıdır.
tiyatroda yabancılaştırma efektini ortaya koyan kişidir. seyirciyi dramatik etkiden çıkararak akıl/duygu çatışmasına neden olur. bu sayede seyircinin aklına ve düşüncesine seslenir.
tiyatroda yabancılaştırma efektini ortaya koyan kişidir. seyirciyi dramatik etkiden çıkararak akıl/duygu çatışmasına neden olur. bu sayede seyircinin aklına ve düşüncesine seslenir.
(bkz: das leben der anderen)
epik tiyatronun kurucusudur.
temel demirer'in ''Postmodern Müdahale Ve Başkaldırı imkânı Brecht 'Bitti' Futbol Verelim!'' isimli kitabında son derece güzel tahlil ettiği,modern çağın nesnelci don kişotu.
"yazıklar olsun kurtarıcı bekleyenlere" sözünün sahibidir.
"Yaşlı bir kadınım ben.
Almanya uyandığında
Devlet yardımı azaldı.
Çocuklarım verirlerdi bana
Arada sırada birkaç kuruş,
Ama pek öyle bir şeyler alamıyorum gene de.
Bu yüzden daha az gider oldum
Eskiden her gün alışveriş yaptığım dükkanlara.
Sonra aklımı başıma topladım günün birinde
Ve eski bir müşteri olarak her gün
Gitmeye başladım fırına, manava yeniden.
ihtiyacım olan şeyleri seçerdim bir bir,
Her zamankinden ne daha çok alırdım, ne daha az,
Peksimetler de koyardım ekmeğin yanına,
Lahananın yanına da pırasa,
Ama hesabı çıkarttıkları vakit çekerdim içimi,
Karıştırıp küçük para kesemi tutuk parmaklarımla,
Yeterince param yok, derdim, başımı sallayarak,
Bunları ödeyecek,
Ve tüm müşterilerin gözleri önünde
Çıkardım dükkandan gene başımı sallayarak.
Ve şöyle diyorum kendi kendime:
Hiçbir şeyi olmayan bizler gibiler
Yiyecek satılan yerlerde görünmezlerse bundan böyle
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok sanabilirler,
Ama buraya gelir de hiçbir şey satın alamazsak eğer
Haberleri olur hiç değilse. "
Almanya uyandığında
Devlet yardımı azaldı.
Çocuklarım verirlerdi bana
Arada sırada birkaç kuruş,
Ama pek öyle bir şeyler alamıyorum gene de.
Bu yüzden daha az gider oldum
Eskiden her gün alışveriş yaptığım dükkanlara.
Sonra aklımı başıma topladım günün birinde
Ve eski bir müşteri olarak her gün
Gitmeye başladım fırına, manava yeniden.
ihtiyacım olan şeyleri seçerdim bir bir,
Her zamankinden ne daha çok alırdım, ne daha az,
Peksimetler de koyardım ekmeğin yanına,
Lahananın yanına da pırasa,
Ama hesabı çıkarttıkları vakit çekerdim içimi,
Karıştırıp küçük para kesemi tutuk parmaklarımla,
Yeterince param yok, derdim, başımı sallayarak,
Bunları ödeyecek,
Ve tüm müşterilerin gözleri önünde
Çıkardım dükkandan gene başımı sallayarak.
Ve şöyle diyorum kendi kendime:
Hiçbir şeyi olmayan bizler gibiler
Yiyecek satılan yerlerde görünmezlerse bundan böyle
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok sanabilirler,
Ama buraya gelir de hiçbir şey satın alamazsak eğer
Haberleri olur hiç değilse. "
--spoiler--
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bertolt_Brecht
--spoiler--
aresinden hakkında çok geniş bilgi alabileceniz yazar.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bertolt_Brecht
--spoiler--
aresinden hakkında çok geniş bilgi alabileceniz yazar.
oyunlarında akılla duygunun çelişmesini anlatan, (bkz: cesaret ana ve çocukları) tezi ve antitezi sunan sentezi seyirciye bırakan tiyatro adamı.
kendisinin yazdığı bir oyunu oynama fırsatı bulduğum için kendimi şanslı hissettiğim epik tiyatro kuramcısı.
"insan, ancak onu düşünen hiç kimse kalmadığı zaman gerçekten ölür."
hakkında güzelinden bir yazı:
http://www.istanbulfilmho...page=ayinkonusu&id=64
http://www.istanbulfilmho...page=ayinkonusu&id=64
kucaklıyoruz birbirimizi.
benim ellerim zengin kumaşa değiyor,
seninkilerse abaya.
kucaklaşmamız telaşlı
sen gidiyorsun iyi bir yemeğe
benim peşimde celladın adamları
havadan sudan söz ediyoruz
ve süren dostluğumuzdan.
iyi ki baska bir şeyden sözetmedik
yoksa çok tatsız olurdu.
bertolt brecht
benim ellerim zengin kumaşa değiyor,
seninkilerse abaya.
kucaklaşmamız telaşlı
sen gidiyorsun iyi bir yemeğe
benim peşimde celladın adamları
havadan sudan söz ediyoruz
ve süren dostluğumuzdan.
iyi ki baska bir şeyden sözetmedik
yoksa çok tatsız olurdu.
bertolt brecht
epik tiyatronun yaratıcısı, devrimci bir kişiliktir.
BiR iŞÇiNiN HEKiME ÇEKTiĞi SÖYLEV adlı şiiri yazmıştır:
Biliriz nedir bizi hasta eden!
Söylenir bizi senin iyileştireceğin
hastalandığımız zaman.
Diyorlar ki, sen, tam on yılda
öğrenmişsin hastalar iyi etmesini
halkın parası ile yapılan
güzel okullarda.
Dünyanın parasını dökmüşsün
olmak için bilgi sahibi.
Senin elinde öyleyse iyileştirmek bizi.
Ne dersin, elinde mi?
Seni gelince görmeye,
çıkartıyorlar üstümüzdekileri,
zor değil hastalığımızın nedenini anlamak,
şöyle bir bak üstümüze başımıza,
o saat öğrenirsin her şeyi.
Çünkü elbisemizi yıpratan neyse,
odur vücutlarımızı da yıpratan.
Rutubetten diyorsun, vücudumuzdaki ağrı.
Duvarlarımızda ki leke de ondan.
Söyle öyleyse bize:
Rutubet neden?
Ezdi bitirdi bizi
çok çalışmak, az yemek.
Sense öğüt verirsin,
dersin, kanlı canlı olun!
Suda büyüyen kamışa
demeye benzer bu:
çık başka yerde yaşa.
Ne kadar vakit ayırırsın bizim için?
Baksana, evinde bir halın var,
en azından beş bin muayene eder.
Haklı çıkarmak için kendini
bunda benim suçum yok
diyeceksin ister istemez.
Bizim evin duvarındaki
ıslak lekeye git sor:
o da bundan başka bir şey demez.
BiR iŞÇiNiN HEKiME ÇEKTiĞi SÖYLEV adlı şiiri yazmıştır:
Biliriz nedir bizi hasta eden!
Söylenir bizi senin iyileştireceğin
hastalandığımız zaman.
Diyorlar ki, sen, tam on yılda
öğrenmişsin hastalar iyi etmesini
halkın parası ile yapılan
güzel okullarda.
Dünyanın parasını dökmüşsün
olmak için bilgi sahibi.
Senin elinde öyleyse iyileştirmek bizi.
Ne dersin, elinde mi?
Seni gelince görmeye,
çıkartıyorlar üstümüzdekileri,
zor değil hastalığımızın nedenini anlamak,
şöyle bir bak üstümüze başımıza,
o saat öğrenirsin her şeyi.
Çünkü elbisemizi yıpratan neyse,
odur vücutlarımızı da yıpratan.
Rutubetten diyorsun, vücudumuzdaki ağrı.
Duvarlarımızda ki leke de ondan.
Söyle öyleyse bize:
Rutubet neden?
Ezdi bitirdi bizi
çok çalışmak, az yemek.
Sense öğüt verirsin,
dersin, kanlı canlı olun!
Suda büyüyen kamışa
demeye benzer bu:
çık başka yerde yaşa.
Ne kadar vakit ayırırsın bizim için?
Baksana, evinde bir halın var,
en azından beş bin muayene eder.
Haklı çıkarmak için kendini
bunda benim suçum yok
diyeceksin ister istemez.
Bizim evin duvarındaki
ıslak lekeye git sor:
o da bundan başka bir şey demez.
zulümler yağmur gibi yağmaya başlayınca
"dur!" diyen olmaz artık,
cinayetler üst üste yığılmaya başlayınca görülmez
oluverirler
çekilen acılar dayanılmaz olunca duyulmaz artık
hiçbir çığlık.
çığlıklar da yaz yağmuru gibi yağar.
bertolt brecht
"dur!" diyen olmaz artık,
cinayetler üst üste yığılmaya başlayınca görülmez
oluverirler
çekilen acılar dayanılmaz olunca duyulmaz artık
hiçbir çığlık.
çığlıklar da yaz yağmuru gibi yağar.
bertolt brecht
(bkz: işçinin sınıf cephesi)
"insan insan olduğundan,
acıkan karnı doymalıdır.
boş laflarla karın doymaz,
yiyecek ekmek olmadan.
marş sol ki üç,
marş sol ki üç,
arkadaş yerini bil,
işçinin sınıf cephesine gir;
çünkü sende bir işçisin."
bertolt brecht (işçinin sınıf cephesi isimli şiirinden alıntı)
acıkan karnı doymalıdır.
boş laflarla karın doymaz,
yiyecek ekmek olmadan.
marş sol ki üç,
marş sol ki üç,
arkadaş yerini bil,
işçinin sınıf cephesine gir;
çünkü sende bir işçisin."
bertolt brecht (işçinin sınıf cephesi isimli şiirinden alıntı)
kar başlıyor yağmaya
burada kimler kalacak?
eskisi gibi gene
taşlarla yoksullar.
bertolt brecht
burada kimler kalacak?
eskisi gibi gene
taşlarla yoksullar.
bertolt brecht
"yabancılaşma " kuramını tiyatroya uyarlayan marksist alman tiyatro yazarı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar