bugün
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek12
- velvet vs nervio19
- sözlük kızlarının kombinleri19
- velvet12
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması6
- nervio11
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor3
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- 1 saatte 10 bira içmek8
- özgünlüğün faydasız olması5
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı59
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması11
- slavko vincic15
- ben sana vurgunum3
- sevilince şımaran kızlar2
- chp'ye oy vermiş yazarlar4
- cinni uyanış2
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- enişte senin dobloyu naptın sattınız mı4
- dana kuzu kıyma döner2
- vurgun yemek3
- true hanın gazabı9
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması12
- playstation 13
- 6 aydan uzun üyelerin çaylak olmaması5
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- siyah taytlı bacakları okşarken meme emmek2
- çağla idi2
- hayran olunan yazarin entrylerini takip etmek3
- domuz eti3
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- bumble2
- bit pazarı2
- tememda kenka nalaka10
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- yazarların adına başlık açılması3
- cv ye uludağ sözlük yazarı yazmak3
- yazık oldu yarınlara2
- bana yalan söylediler2
- tarla bellemek3
- bugün sözlük b k gibi3
- bilgi içerikli entry girmeyen siktirsin gitsin3
- saraca finch house4
- dune6
- silinmesi gereken yazar varsa buyurun4
- çingeneyle sevişmek6
- bimden tatlı almak2
- istanbul un çok pahalı olması7
- yarrrrraaaak2
- true vs tuvalet terliği3
10025 tane tanımı bulunan konu. Bir de aşkın tarifi yok derler!!.
"Aşk bir kız için dünyadaki bütün kızlardan vazgeçmek ve bundan zerre kadar pişman olmamaktır."
polis ve ambulansa benzer. ihtiyacın olmadığında sürekli görürsün, ihtiyacın olduğunda ararsın açan olmaz.
O...
en heyecanlı yerinde yarım kalan filmler, dinlemeye doyamamışken biten şarkılar...
hiç bitmesin dediğimiz, sanki o anda atmosferin en üst katmanında, tüm her şeyden uzakta en mutlu insan olduğunuzu düşündüğünüz, hissettiğimiz zamanlar...
tüm olumsuzluklara nasılsa geçer, nasılsa birazdan eskisi gibi devam eder, nasılsa mutlulukla geçirdiğimiz dakikaların tekrarı başlar diye umduğumuz anlar...
o ümitle bekleyerek, yarım kalan, onsuz kalan hayatımızın s'onsuzlaşması. içimizde bir yerlerde kalmış uktelerin yarattığı burukluğun bir şekilde silinebileceği düşüncesi...
oysaki hiç silinmemesi, unutulmaması...
eksildiğini yada sona doğru yaklaştığını düşünürken, tadının azaldığını sandığımız o kekremsi acının,
beklenmedik zamanlarda, beklenmedik anlarda tekrardan belirivermesi, ben gitmedim hep burdaydım, buradayım diye karşınıza dikilivermesi...
kalbinizin tam ortasında yaktığını bildiğiniz halde orada durmasına izin verdiğiniz ateş...
üstelik söndürebilecek iradeniz varken en başında, bile bile yakmasına, tüm bünyenizi sarmasına usul usul izin verişiniz...
bir yandan aptallık bu derken, diğer yandan bu aptallığın sizi yakışını hiçbir şey yapmadan gülümseyerek mutlu olacağınızı ümit ederek seyretmeniz...
bir tanımı olmalıydı.
belki de milyarlarca...
milyarlarca insanın yaptığı, milyarlarca tanıma uyan,
adıysa hep aynı olan...
o...
o hep aynıydı, her ne kadar girdiği bünyeye göre şekil değiştiren bir virüs gibi hareket etse de...
http://www.youtube.com/...
en heyecanlı yerinde yarım kalan filmler, dinlemeye doyamamışken biten şarkılar...
hiç bitmesin dediğimiz, sanki o anda atmosferin en üst katmanında, tüm her şeyden uzakta en mutlu insan olduğunuzu düşündüğünüz, hissettiğimiz zamanlar...
tüm olumsuzluklara nasılsa geçer, nasılsa birazdan eskisi gibi devam eder, nasılsa mutlulukla geçirdiğimiz dakikaların tekrarı başlar diye umduğumuz anlar...
o ümitle bekleyerek, yarım kalan, onsuz kalan hayatımızın s'onsuzlaşması. içimizde bir yerlerde kalmış uktelerin yarattığı burukluğun bir şekilde silinebileceği düşüncesi...
oysaki hiç silinmemesi, unutulmaması...
eksildiğini yada sona doğru yaklaştığını düşünürken, tadının azaldığını sandığımız o kekremsi acının,
beklenmedik zamanlarda, beklenmedik anlarda tekrardan belirivermesi, ben gitmedim hep burdaydım, buradayım diye karşınıza dikilivermesi...
kalbinizin tam ortasında yaktığını bildiğiniz halde orada durmasına izin verdiğiniz ateş...
üstelik söndürebilecek iradeniz varken en başında, bile bile yakmasına, tüm bünyenizi sarmasına usul usul izin verişiniz...
bir yandan aptallık bu derken, diğer yandan bu aptallığın sizi yakışını hiçbir şey yapmadan gülümseyerek mutlu olacağınızı ümit ederek seyretmeniz...
bir tanımı olmalıydı.
belki de milyarlarca...
milyarlarca insanın yaptığı, milyarlarca tanıma uyan,
adıysa hep aynı olan...
o...
o hep aynıydı, her ne kadar girdiği bünyeye göre şekil değiştiren bir virüs gibi hareket etse de...
http://www.youtube.com/...
aşk ikinci bir şansı vermektir.
olaya hangi açıdan baktığımızla ilgilidir. ben şu an eksi yönünden bakıyorum mesela. aşk, kötü sonu bilerek, inatla devam etme isteğidir.
birini kendinden daha üstün görmektir. her yaptığı mantıklıdır; tıpkı her söylediği gibi. o gülüyorsa komiktir bir espri. o bakıyorsa yakışıklısın-güzelsindir.
vesselam...
vesselam...
insanı aptallaştırır. hani sarhoş olursunuz da kendinizden geçersiniz ya işte aşk öyledir. adeta sarhoşsunuzdur ve hiç kendinizden beklenmedik şeyler yaparsınız ve buna ne yazık ki çare bulamazsınız. bir tuhaf aşk bazen olmamış bir meyve gibi apacı; bazen de baldan daha tatlı...
günümüzde değeri bilinmiyen yüce ve saygı duyulması gereken bir duygu.
20 ekime kadar inanmadığım ama o tarihten sonra tüm benliğimle hissettiğim, artık uğruna herşeyimi feda edebileceğim tarifi olmayan, anlatılmaz yaşanır bir his.
hormonal bir duygudur tamamen. hormonlar ile uyarıldığında o kişiye kalıcı bir his yaşanır. alışılmış gibidir bir kez salgılanır sürekli devam eder.
tamam ulan yeter bu kadarı da fazla benimki de can sevmeyeceğim deyip her seferinde yenik düştüğümüz en büyük zaafımız aşk. olsa aşk için ilaç emin olun kansere care bulunmuş kadar büyük mutluluk yaşar şu insanlar.
yıllardır insanların anlatmaya çalıştığı ancak anlatamadığı duygu.
mantığını hep en ön planda tutan insanın bile kaçamadığı gerçektir. er ya da geç başa gelir, çekilir.
solcu bir okulda sağcı kalabilmektir.
kalabalik bir ortamda yanlis anlama sonucu ' bisey mi dedin? ' sorusuna ' seni seviyorum dedim ' demektir. halbuki bisey dememistim.
kendinde onu onda kendini görmektir. biz olmaktır.
çok sıkıntılı iştir. aşık olursun ama sevilmemesi gereken bir insan olduğunu anlarsın. ama olmaz unutamazsın, hayatın kayıp gider ellerinden onu düşünmekten. zordur.
onu gördüğünde duyulan kalp çarpıntısı,heyecan,utanma yüzüne bakamamadır. baktığında öyle bir bakış atar ki eriyip bitersin bi insan nasıl bu kadar tatlı olabilir diye. gün ışığım olsun istersin. gözlerine baktığında geleceğini gördüğündür aşk. yemek yiyemezsin rahat olamazsın ne demeliyim diye bin kez düşünür ve hiç bişey diyemezsin. sesin titrer ellerin terler. aşkı yaşamak lazımmış anlatmakla olmaz.
mustafa topaloğlu diyorya, allah herkesi birbiri için yaratmış ama kimi kim için yaratmış belli değil. belli olana kadar aranılan.
ama aşk bence bir insanın en samimi duasıdır ya.
ama aşk deyince illi o aşk değil hatta o aşk bile tertışılır.
tarlada pamuk toplayan kadın ve erkeğin aşkını değil lüks bir mekanda yemeğe çıkan dayatılmış bir aşkı yaşamak.
bence pemuk toplayanların aşkı daha gerçek ve güzel.
ama aşk bence bir insanın en samimi duasıdır ya.
ama aşk deyince illi o aşk değil hatta o aşk bile tertışılır.
tarlada pamuk toplayan kadın ve erkeğin aşkını değil lüks bir mekanda yemeğe çıkan dayatılmış bir aşkı yaşamak.
bence pemuk toplayanların aşkı daha gerçek ve güzel.
sevilen isen pek bir anlamı olmuyor da eğer seviyorsan dünyanın en güzel duygusudur.
sallamayın ya bunu o kadar. ben hep en hayırlısını isterim allah tan çünkü her işte bir hayır vardır. kuran da dediği gibi, sizin istediğiniz şey sizin için hayırlı olmayabilir ama istemediğiniz şey hayırlı olabilir bunu siz bilemezsniz ancak allah bilir.
evet her şeyin hayırlısı olsun yeter.
evet her şeyin hayırlısı olsun yeter.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar