bugün

/636
aşk bir çeşit şuur bozuklugudur. ben demiyorum ünlü birisiydi kimdi hatırlamıyorum amaaan boşverin.
(bkz: Aşk Üzerine (Montaigne))

Kitapları bir yana bırakır da dobra dobra konuşursak, aşk dediğimiz şey, arzulanan bir varlıkta bulacağımız tada susamaktan başka bir şey değildir, gibi geliyor bana. Venüs'ün bize verdiği şey sonunda bir boşalma hazzı değil mi? Tıpkı doğanın başka taraflarımızın boşalmasına kattığı haz gibi. Bu haz ölçüsüzlük yahut hayasızlık yüzünden kötülük haline geliyor. Sokrates'e göre aşk, güzelliğin aracılığıyla çoğalma arzusudur. Ama nedir, bu hazzın insana verdiği o acayip gıdıklama, Zenon'u, Kratippos'u düşürdüğü o delice, budalaca, saçma sapan haller, bizi sürüklediği o uygunsuz azgınlık, aşkın en tatlı anında o alev saçan, kudurmuş, zalim surat, sonra nedir o birden kabarıp böbürlenme, bu kadar çılgınca bir işin içinde o ciddileşip kendinden geçme? Hem ne diye hazlarımızla pisliklerimizi sarmaş dolaş edip hep bir yere koymuşlar? Ne diye insan hazzın son kertesinde acı çeker gibi, ölecek gibi inlemekli oluyor? Bunlara bakınca, Platon'un dediği gibi, tanrıların insanı kendilerine oyuncak diye yarattıklarına inanasım geliyor. insanların bu en bulanık, en karışık işinin en ortak işleri olması da doğanın bir cilvesidir, diyorum. Böylelikle bizi denkleştirmek, akıllılarla delileri, insanlarla hayvanlarıbirleştirmek istemiş. insanların en ağırbaşlısını o bilinen hal içinde bir düşündüm mü, bütün ağırbaşlılığı bir yapmacık oluverir. Tavus kuşuna haddini bildiren ayaklarıdır.
Yapılan araştırmalar sonucunda pek çok psikolog aşka ilişkin farklı teoriler geliştirdi. Bu teorilerin bir kısmı aşkın türleri üzerineydi. Bunlardan en popüler olanlarından biri Hendrick ve Hendrick’in (1989) teorisidir. Buna göre 6 çeşit aşk vardır (Djikic & Oatley, 2004’de yer aldığı şekliyle):

1. Eros: Tutkulu aşk diyebileceğimiz, ilişkide tatminle ve ilişkinin sürmesiyle doğrudan bağlantılı olduğu düşünülen bir aşk tipidir. Eros tipi aşıklar ilişkide risk almaya, kendilerini olduğu gibi ilişkilerine adamaya meyillidirler. Bu nedenle güçlü bir egoya sahip olmaları gerekir.

2. Ludus: Aşkı iki kişi arasında oynanan bir oyun olarak görür. Ve bu oyunun kuralları arasında monogami kesinlikle yoktur. Bu tür âşıklar için ilişkiler pek derin bir anlam taşımaz. Bu nedenle bu tip, ilişki tatminiyle ters orantı içindedir.

3. Storge: Ayakları yere basan bir aşk tipidir. Midedeki kelebeklerden çok arkadaşlığa önem verir. Bu nedenle gelişmesi, Eros’un tersine, zamana ihtiyaç duyar.

4. Pragma: Aşka büyük ölçüde mantıksal olarak yaklaşır. Önemli olan, karşıdaki insanın nitelikleridir. Bu aşık tipleri için en önemli olan şey kafalarında tasarladıkları insanı bulabilmektir. Tutku gibi Eros’u hatırlatan özelliklere odaklanmazlar. Pragma tipi aşk, uzun süreli ilişkilerde tatmin ile ilişkilidir.

5. Mania: Bağımlı aşık tipine işaret eder. Özgüveni genelde düşük olduğundan karşıdaki insana büyük ölçüde bağımlılık geliştirir (bağlılık değil, bağımlılık!). Bu aşıklar ilişkide duygusal açılıma çok açıktırlar. Mania tipi, ilişki tatminiyle ters orantılıdır.

6. Agape: Karşılık beklemeyen, taleplerde bulunmayan aşık tipidir. Sadakat, özgecilik, idealizm gibi kavramlarla özdeşleştirilir. Partnerini kendisinin önüne koyar. “O mutlu olmadıkça ben mutlu olamam” ya da “O acı çekeceğine ben çekeyim daha iyi” gibi düşünce yapıları bu aşık tipine örnek gösterilebilir.

Bu teori üzerine yapılan araştırmalar, partnerlerin özellikle Eros, Storge, Mania ve Agape tiplerinde uyumlu olduklarını göstermiş (Livermore, 1993). Ancak bu demek değildir ki siz ve partneriniz farklı tiplerdeyseniz ilişki yürümeyecektir.
insanı sadece kısa sürede mutlu eden, uzun sürede düşünüldüğünde ise, bu hisse kapılan insanların %99'una acı çektiren duygu.

geri kalan %1 ne kadar da şanslıdır. allah bozmasın.

diyeceğim odur ki; dayak buldun ye, aşk buldun kaç!
hissedemiyorum. öyleyse yok muyum ?
önceleri yazmaya kıyamadığınız, kenarlarına renkli kalemlerle çizgi çekip çiçekler çizdiğiniz tertemiz defterinizdir.

sonrası mı? eğer korumayı başaramadıysanız en kallavi küfürlerinizi tüm özensizliğinizle yazdığınız bir paçavra. ve usanmadan yeni ve temiz defterler arama merakı...
yine kendi gibi üç harfli gibi bi kelimeyle çok benzeşir.
kötü bir şaka.
Ansızın gelendir.
(bkz: aşka sahip çıkalım)
kişinin kendi kendine yarattığı bir duygudur. aşık olunan kişiyle hiçbir ilgisi yoktur aşkın. o sadece boş bir tuvaldir.
her şey den ote yaratilanin yaratana olan aşkı paha biçilemez. ama bu kimde vardır tartışilir. gerçek aşk sonsuz sonsuzlukta ancak yaratan da olduğu için. en hakiki aşk Allah'a (c.c) olan aşktir.
Eski bir yalan, Adem'le Havva'dan kalan...
tuhaf birşey anlaşılamayan tıpkı ölüm gibi ne zaman geleceği belli olmayan...
ne olduğu unutulursa iflahı siker, ortada çırılçıplak kalırsınız.
er yada geç bitecek olan ruh halidir.kalıcı olan sevgidir.
geçtiğimiz aylarda, bir sabah uyandığımda, arkadaşımdan şöyle bir mesaj almıştım.

"enurchem ya ben ne zaman hayatımın aşkını bulacağım?
benden daha bilgili ama artistlik taslamayan,
yakışıklı, zengin,
hafif kalın kaşlı,*
güler yüzlü,
uzun boylu,
çok eğlenceli ve dindar,
babamı görünce saygılı ve beyefendi,
benimle beraberken gayet duygusal ve şımarık,
benimle uğraşmayı seven, bu dünya kadar ahireti düşünüp yatırım yapan,
bana her an yeni bir şey öğreten, eğlenmeyi gerçekten seven,
benim dostlarıma benim kadar değer veren,
beni gerçekten çok seven ve bana her an yeniden aşık olan,
benimle gezmeyi seven birini istiyorum hayatımda. çok mu şey istiyorum?"

tabi ki ben bu mesajı sabah sabah okuduğumda önce amansız bir gülme krizine tutuldum. ardından beynimde çakan bir kaç şimşekle hemen defterimin başına koştum. amacım bu mesajı karikatürize etmek ve arkadaşımın ne istediğini ona en doğru şekilde anlatabilmekti. karikatürleri çizerken şıpsevdi sakızlarındaki "aşk bazen..." lerden kopya çektiğimi belirtmek isterim.

karikatürleri burada yayınlayamayacağımdan bir kaç örnek senaryo ile karikatürlerin kafanızda şekil bulmasını sağlayacağım. umarım başarılı olur.

kızımın adı park*:p
oğlumuzun adı rukh: r

aşk bazen... hayatının aşkını aramaktır.

--spoiler--
p: nerede bu hayatımın aşkı nerede?
enurchem: sabırlı olmalısın. çok yakında çıkacaktır karşına.
r: merhaba. ben rukh hayatının aşkı olabilri miyim?
p: yuh bu kadar çabuk mu? evet, evet,evet!
enurchem: yuh ya.
--spoiler--

aşk bazen... yakışıklı, zengin, hafif kalın kaşlı birine vurulmaktır.

--spoiler--
P: rukh çok yakışıklısın.
r: yapma lütfen, rica ederim.
p: ve zengin...
r: beni utandırıyorsun.
p: ve kalın kaşlı...
r: kalın kaşlı mı? hacı ne dedin sen?
p: e şey... ocakta yemeğim var gitmeliyim.
--spoiler--

aşk bazen...babanı gördüğünde saygılı ve beyefendi biriyle olmaktır.

--spoiler--
park ın babası: kim bu kalın kaşlı, çekik gözlü?
r: adım rukh efendim. kızınıza talibim.
park ın babası: benim sana verecek kızım yok, zibidi!
r: saygılar efendim, hürmetler. ancak kızınız seviyorum ben.
park ın babası:bu beyefendi tavırlarınla mı boyadın kızımın gözünü, zibidi?
r: estağfurullah efendim.
park ın babası: zibidi!
--spoiler--

aşk bazen... bu dünya kadar ahireti düşünüp o gün için yatırım yapan birini sevmektir.

--spoiler--
p: o elindeki nedir rukh?
r: bu gün ikimiz için mezar yeri aldım aşkım.
p: ahirete yatırım yapmak deyince sen bunu mu anlıyorsun?
r: ya ne anlamalıyım?
p: tartışmak istemiyorum.
r: ?!
--spoiler--

aşk bazen... sana her an yeni bir şey öğretmesidir.

--spoiler--
r: bir fili üç hamlede dolaba nasıl sokarsın?
p: nasıl?
r: dolabın kapısını açarsın, fili dolaba sokarsın, kapıyı kapatırsın.
p: rukh hep böyle misin, yoksa bu güne mi özel?
r: peki zürafayı dört hamlede dolaba sokarsın?
p: rukh kes şunu!
r: dolabın kapısını açarsın, fili çıkarırsın, zürafayı sokarsın, kapıyı kapatırsın.
p: rukh karnın mı aç?

--spoiler--

aşk bazen... seninle gezmekten zevk duymasıdır.

--spoiler--
r: bak aşkım amasya!
p: muhteşem!

r: burası hindistan aşkım, bak tac mahal.
p: olağanüstü.

r: kız kulesi
p: bayılırım kız kulesine!

r: aşkım bak, karayolu.
p: rukh gezmeyi severim derken her yeri kastetmemiştim.
r: ben seninle her yeri gezerim aşkım.
p: rukh yoruldum, susadım, acıktım anlıyor musun?
r: bak aşkım elektrik direği!
p: rukh bazen beynine oksijen gitmediğini düşünüyorum.
r: ormana mı gidelim aşkım?
p: sen insanı mezara götürürsün.
r: oraya da gidelim tabi.
--spoiler--

evet bir kaç tane örnek senaryoyu sansürledim, hepsini paylaşmadım.
bu senaryolarla çizdiğim karikatürlerdeki amacım, aşkın ısmarlama olamayacağını esprili bir dille yermekti.

aşk ısmarlama olmaz. kaşı şöyle olsun, huyu böyle olsun, yemek yapsın, gezmeyi sevsin...
ne kadar çok isteğin olursa olsun, aşık olduğun kişi asla tam manasıyla istediğin gibi biri olmaz. zaten güzelliği de buradadır. onu her haliyle sevebilmek, istemediğin yönlerine bile katlana bilmektir.

öte yandan, bir dönem öğretmenlik yaptığım eski okulumda, okul müdürüm bana aşk ne olursa olsun vazgeçmemek olduğunu söylemişti. yani eğer birine aşık olmuşsan ondan vazgeçemezmişsin. eğer vazgeçmişsen, bu aşk olmazmış. ki bu ayrı bir tartışma konusudur.
gönlüme dokunmadan uzaklarımdan geçen hissiyat.
Hiç görmediğin halde 131 yaşındaki bir adamı sevmektir.
aşk ne kadar mutlu ederse seni, o kadar çok üzüyor, yıkıyor ve gidiyor.
kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel ve özel duygudur.
insanı içten içe bitirme özelliğine sahiptir. ayrıca bir çeşit takıntıdır.
aşk bir savaştır aslında hem sevginle savaşırsın hem kendinle savaşırsın. genelde içinde bol bol gözyaşı vardır hüzün vardır ve engel... ama bazen herşey yolunda gider sanırsın bir bakmışsın bir mesaj ''bitsin artık'' diye. bu saatten sonra ne yaparsan yap eskisi gibi olmaz. ama şu bir gerçek ki bağlanırsan eğer acısı büyük olur...
alnıma yazılmış bu kara yazı,
kader böyle imiş ağlarım bazı.

ahanda bu!
kendi yalnızlığına babalık yapamayanı aşk kılığında gelen bir üvey anne öldürür demişti bir arkadaşım elinde boş olan dokuzuncu bomonti şişesini içmeye çalışırken, hayatının maruz kaldığı terkedilişinin ardından maç sonrası futbolcu beyanatları gibi konuşurken söylemişti bunu, evet.

çoğu zaman bambaşka eksikliklerimiz yüzünden duygularımızı aşk kılıfına sokarak saçmaladığımız anlar bir yana, her insanın gerçeğinin tadına bakmasını istediğim hadisedir.

ve kiminin söylediği gibi mutlu insanların güzel hikayeleri yoktur.
© copyright 2005 - 2026