bugün
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması7
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- tememda kenka nalaka11
- dune5
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı57
- çingeneyle sevişmek5
- nervio10
- istanbul un çok pahalı olması7
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu4
- kasiyer kızdan hoşlanmak9
- oğuzhan uğur13
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- allah başımızdan erdoğan'ı eksik etmesin7
- trt'nin devre arası konserini göstermemesi2
- zamanbaba mokv dir6
- uyku bozukluğu2
- messi uzaylı panpa goat amk2
- eski eşin hesabı3
- karaağaç meydanında çuçulara dikala diye bağırmak3
- sözlüğe fake nickle gelip yazarlara hakaret etmek5
- bot'un feyki olması2
- canim benim cok tatlisin4
- üç cisim problemi2
- arkadaşlar görüşürüz2
- truenun yetkili olması7
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak7
- düşünüyorum2
- 2990 tl tutan rakama düz 3000 çek demek2
- gammazlık8
- gonulden bagli5
- ülfet2
- dhalsim9
- kitap okumak2
- bulgara kumara gitmek2
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak7
- kız görünce karakter değiştiren erkek2
- arjantin'in 90 dakikada tek şutunun olmaması6
- sigaranın son fırtını alırken ağzın yanması3
- true nickli yazar16
- hoşlanıp da söyleyememek2
- 15 mayıs gecesi3
- epimiz edirneliyiz ba2
- oyna kızım şıkşıkı şık şık zıpla kızım2
- edirneli olmak2
- bir yıldız duruyordu aniden hareket edip gitti3
- lamine yamal3
- true nickli namussuz kadın düşkünü5
- artı oy artışı2
- odyssey3
- muslettin amca3
yoğun bir duygusallık ve paylaşım eşliğinde sevişmek.
bir kere gördüğün birine duyulan özlemdir. onu aklında yok etmeye çalışırken ona daha fazla bağlanmaktır. karşılıksız sevmektir. bu dünyada bir daha asla kavuşamayacağını bilip yine de onu sevmekten vazgeçmemektir.
Yunan mitolojisinde dafni ile apollon arasında geçen olay, şöyle ki efenim;
http://tr.wikipedia.org/wiki/Apollon_ve_Dafni
Aşk bundan ibarettir gerisi hormonal ve psikolojiktir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Apollon_ve_Dafni
Aşk bundan ibarettir gerisi hormonal ve psikolojiktir.
kıça bile sürülmeyecek kadar pis bir şeydir.
aşkları da devr alırmı kalp nakli yaptıranlar?
aşk kültürün dışa vurumudur. Kültürün olmadığı bir yerde , kültürden yoksun biri aşkın olanca güzelliğinden de faydalanamaz. Geriye sadece o ilkel ve bedensel zevk kalır.
off çekerken arada ahh sesi de çıkartır aşk.
aşk ayaktaki nasır gibidir, ya acı çeke çeke üzerine basacaksın, ya da acı çeke çeke söküp atacaksın.
(bkz: hadi bakalım buna ne diyosunuz)
(bkz: hadi bakalım buna ne diyosunuz)
''aşk insana kendini çizgi film karakteri sandırır. kafana kaya düşse, üzerinden tren geçse bişey olmaz sanırsın... ama sadece sanırsın''
zehir, zıkkım.
ortaliga dokulmus, sacilmis kutsal duygu.
degeri sifirlanmis, agizlara peseleng olmus.
gunumuzde hakki cogunlukla verilemeyen.
degeri sifirlanmis, agizlara peseleng olmus.
gunumuzde hakki cogunlukla verilemeyen.
para üstü gibi;
çiğnenmese de sakız aldırtan.
çiğnenmese de sakız aldırtan.
hakkında onbin küsür giri girilen ve hala ne boka yaradığı belli olmayan nöronsal etkileşim. *
hakkında bu kadar tanım yapılmasına şaşırdığımdır, zira aşkın belli bir tanımı yoktur.
bazı duygular kelimelere sığmaz...
o kadar duyguyu kendisinde eritmiş kelime.
o kadar duyguyu kendisinde eritmiş kelime.
çağın ruhuyla konuşmak gerekirse galiba aşk x'tir.
ask...
üç nokta konulduktan sonra etkileyici sözler getirilmesi beklenen kavram.
üç nokta konulduktan sonra etkileyici sözler getirilmesi beklenen kavram.
gündüzleri uyanmayı, gece uyumayı anlamlı hale getiren his.
Aptal, şaşkın ve kazma kelimelerinin baş harflerinden oluşur.
ağlamak, şaşırmak ve kızamamak kelimelerinin baş harflerinden oluşur.
Aşk,
Kabenin siyah örtüsüne yüz sürenin gözünden dökülen...
Aşk,
Mecnun leyla' ya sen de kimsin dediğinde maralların gırtlağına tıkanan...
Aşk,
Hesap günü kargaşasında, anaya yavrusunu unutturan neyse, herkesi ve herşeyi öyle unutturan...
Aşk, Yangın yeri...
Aşk, talan...
Aşk, dağları yürüten...
Bir gece ayı sol, güneşi sağ eline verseler de vazgeçilmez olan...
Aşk,
damda deve aratan,balıklara iğnesini getirten,
ebu bekir adında birini yoldaş eden...
Aşk,
fatıma' nın paklığı, zeynep'in cesareti, vahşi'nin keşkesi...
Aşk,
meryem...
Tahta atların üzerinde anakaralar aşıran, kağıt gemilerle okyanusları bitiren...
Oyuncak kılıçlarla haramileri düşüren...
Aşk,
ikindi...
Aşk, şimdi...
Aşk,
bekleyen...
Aşk,
hatice...
Kimsenin kimseye hayrının olmadığı yerde, yine akla ilk gelen...
Sonsuz karanlıkların ortasında vurgun yemiş bir çığlıkla çerağlar yakan...
Aşk,
sefa ile merve arasında olmak...
Aşk, ağlamayı en çok kendisine yakıştırmak...
Aşk,
ummak...
Koşmak... Koşmak... Koşmak...
Aşk,
hacer...
Bir aba... Bir hırka...
Bir nefeste kırkbin defa da adını söyletebilen...
Aşk,
mevlana...
Bütün evliyaların gizlediği... Bütün abdalların izlediği... Bütün dervişlerin içlerinden geldiği gibi...
Aşk,
en çok isa'ya yakışan...
Sabr ise eyüb'e yazılan...
Merhametse nebi'ye inen...
Denizler tutuşturulduğunda,
Dağlar yürütüldüğünde,
yıldızlar semadan bir bir döküldüğünde...
Herkesin herşeyi, herkesin herşeyi unuttuğu o günde...
Aşk,
unutmamak...
Aşk,
gözü kranlık,
aşk, yalnızlık...
Aşk,
öksüz şehirlerin kapısında... Bağdat'ta, gazze'de, kandehar'da, istanbul'da...
Isırdıkça kanayan dudaklardan dökülen sözlerle,
havanın nasıl,
saatin kaç olduğunu sormak...
Aşk,
hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar sevmemesi...
Yağmurun incire, zeytinin bala söylediği...
Anla işte...
Aşk,
onbir yaşındaki muhammed
'in annesi...
Aşk,
eylem...
Dünyanın en güzel başkaldırması...
En güzeli ile dünyanın...
Bir hırkadan yazılmış en güzel şiiri bulup çıkarmak...
Aşk,
hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar beklememesi...
ibrahim sadri...
Kabenin siyah örtüsüne yüz sürenin gözünden dökülen...
Aşk,
Mecnun leyla' ya sen de kimsin dediğinde maralların gırtlağına tıkanan...
Aşk,
Hesap günü kargaşasında, anaya yavrusunu unutturan neyse, herkesi ve herşeyi öyle unutturan...
Aşk, Yangın yeri...
Aşk, talan...
Aşk, dağları yürüten...
Bir gece ayı sol, güneşi sağ eline verseler de vazgeçilmez olan...
Aşk,
damda deve aratan,balıklara iğnesini getirten,
ebu bekir adında birini yoldaş eden...
Aşk,
fatıma' nın paklığı, zeynep'in cesareti, vahşi'nin keşkesi...
Aşk,
meryem...
Tahta atların üzerinde anakaralar aşıran, kağıt gemilerle okyanusları bitiren...
Oyuncak kılıçlarla haramileri düşüren...
Aşk,
ikindi...
Aşk, şimdi...
Aşk,
bekleyen...
Aşk,
hatice...
Kimsenin kimseye hayrının olmadığı yerde, yine akla ilk gelen...
Sonsuz karanlıkların ortasında vurgun yemiş bir çığlıkla çerağlar yakan...
Aşk,
sefa ile merve arasında olmak...
Aşk, ağlamayı en çok kendisine yakıştırmak...
Aşk,
ummak...
Koşmak... Koşmak... Koşmak...
Aşk,
hacer...
Bir aba... Bir hırka...
Bir nefeste kırkbin defa da adını söyletebilen...
Aşk,
mevlana...
Bütün evliyaların gizlediği... Bütün abdalların izlediği... Bütün dervişlerin içlerinden geldiği gibi...
Aşk,
en çok isa'ya yakışan...
Sabr ise eyüb'e yazılan...
Merhametse nebi'ye inen...
Denizler tutuşturulduğunda,
Dağlar yürütüldüğünde,
yıldızlar semadan bir bir döküldüğünde...
Herkesin herşeyi, herkesin herşeyi unuttuğu o günde...
Aşk,
unutmamak...
Aşk,
gözü kranlık,
aşk, yalnızlık...
Aşk,
öksüz şehirlerin kapısında... Bağdat'ta, gazze'de, kandehar'da, istanbul'da...
Isırdıkça kanayan dudaklardan dökülen sözlerle,
havanın nasıl,
saatin kaç olduğunu sormak...
Aşk,
hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar sevmemesi...
Yağmurun incire, zeytinin bala söylediği...
Anla işte...
Aşk,
onbir yaşındaki muhammed
'in annesi...
Aşk,
eylem...
Dünyanın en güzel başkaldırması...
En güzeli ile dünyanın...
Bir hırkadan yazılmış en güzel şiiri bulup çıkarmak...
Aşk,
hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar beklememesi...
ibrahim sadri...
(bkz: inanmayın öyle şeylere)
gereksiz mantığı yok eden saçma sapan bir şey ama insanın elinden bir şey gelmiyor işte gidip en olmayacak birine aşık olup acı çekiyorsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar