bugün

/636
var olduğundan şüphe edilen şeydir.
sözün kısası budur işte (#10061326)
bir kere yaşarsın ,bin kere sanırsın.
yaşamasını bilene değeri biçilmez güzelliktedir ama insanı hem güldürür hem süründürür.
şimdi bi yola çıkıyorsun, her tarafta yön işaretleri var ama. böyle garip bir yol..
yukarı mı çıksam?
yok la iyi böyle.
aşağı mı gitsem,
aman ne gerek var düz devam et,
sağ? sol? oldum olası karıştırırım zaten of!
öylece düşünürken mal gibi kalırsın ortada...
sonra hiç iplemezsin işaretleri,
takılırsın kafana göre,
bu sefer de gelir ormanda biri bulur seni, sırf yönünü kaybet diye!
takılırsın işte, kaybedersin, bu da umrunda olmaz.
ya da takarsın kafayı o işaretlere,
ardından gidersin,
gördüğün her işaretin ardından!
yapacak bir şey yok, beklersin bulmak için doğru yolu,
bir zifir çöker üzerine ,
geçmesini beklersin,
sonra beklersin,
beklersin öyle.
beklersin.
öyle...

böyle garip bir yoldasın hala,
bir ses duyarsın, sakın inanma!
ne derse desin dönüp bakma bile.
ilerlersin, ilerlersin ama bir yere varmaz.
dönersin, sağın solun önün arkan sobe, saklanmayan ebe...
ebe yine sensin!
yok işte sonu çabalaman boşuna.
kaybolacaksın o girdiğin yolda.
bulup bulup kaybedeceksin ki adı aşk olsun!
sevip sevip yitireceksin ki aşık desinler arkandan,
ağlamaktan halsiz düşeceksin ki aşk hastalığına tutulmuş olasın.
sen yaşadıkça o var olacak,
sen mahvolacaksın o şad olacak!
ve sonunda;

sen kaybolacaksın o aşk olacak...
eski bir acı ilkel bir ağrı. sanki bambaşka bir evrenden gelmiş ızdırap dolu bir hediye.
sevmekle karıştırılan duygu. aşk karanlıktır, sevgi şeffaf.
şehvet ,cesaret, tutku, mutluluk, hüzün, kavga, umutsuzluk,tükeniş ve sonunda hep hüsran;bunları almışlar hepsini bir kutunun içime hapsetmişler
ve adınada güya aşk demişler..aşkı iyi birşey zannederek ustune şiirler şarkılar yazmışlar,ahmaklıklarından utanmayıp aşkı dillendirip ego larının bir parcası
yapmıslar hayatın gectiğinin ise çooook sonradan farkına varmıslar..günümüzde aşk ahmakların başıboşların amacsızların zaman öldürme isteginden baska birşey değil...gerçek aşk başka birşey olsa gerek,anlatılamayan olsa gerek.
aşk; gönül bir sinektir hep gider boka konar gerçeğini hatırlatan olgu.

not: anadolu'da bir halk deyimidir. mecazi bir anlam olarak ifade edilmiştir. asla küfür-hakaret olarak algılanmamalı. bazı örnekler vermek gerekir ise; kadınlar tarafından, lan kelimesinin eşine seslenme ifadesi olarak kullanılması gibi.
seks dürtüsünün (bkz: libido) bahanesi aşktır niye seks olmadan aşk olmaz çünkü. aşık olursun çünkü toplum sana öyle dayatmıştır sosyal yapı doğa kanunlarını bu şekilde yontmuştur.aşk için karşı cinsi durudulmayacak şekilde isteme arzu etme hali dersek bunun sonu zaten sekstir.
başka açıdan bakacak olursak aşk olmadan seks olur birtakım medya için bu haber kötüdür tabiki ama bu bir gerçektir adını ne koyarsak koyalım bu varolan bir gerçektir.daha detaylı bilgi edinmek için bireyin gözlem yapması her yaşadığından pay çıkarması ve en güzeli doğayı izlemesi önerilir.

umutsuz aşka tutulup intihar eden tek gudik canlı insandır.
namusun beyindeki lokalizasyonu. *
herhangi bir bedene, hayal ettiğin ruhu yerleştirme isteği.
çükün akıldan ayrıldığı an.
kalbin asimilasyonu.
(bkz: o)
bazı ihtiyaçları bedavaya getirme arzusunu maskeleyecek uydurmaca diyorlar inanmasam da..
sarı lacivert çubuklu formanın diğer adı.
hipotalamustan hipotalamusa değişen olaydır.
aşıksanız acı çekiyorsunuzdur, acı çekiyorsanız yaşıyorsunuz demektir.
aşk imkansızı istemek ve senin oluncaya kadar geçen süreçtir. *
bu gün seni tesadüfen görmenin verdiği...beni şu an mutluluklarla boğan...ancak yaşayanların anlayacağı ve anlatamayacağı garip duygular seli...
aşk bencilliktir. cok üzülürsün cok üzersin ama uyuşturucu gibidir işte aşk. günlerca aylarca acı ceksende onunla gecirdiğin bir saniye herşeyi tüm acıları yok eder. aşk ağlamaktan bitkin düşmene rağmen ondan gelen bir kelimeyle yine gülebilmektir. aşk yaşanmadan anlanılacak birşey değildir. aşk yorar, üzer, ağlatır ama aşk insanı besler, hayallerini besler. en güzel aşkta zamanla sevgiye dönendir. bir insana deliler gibi aşkık olup sonunda onunla sevgi ile yaşamak aşkın en güzel ilerlemiş halidir.

kötü olan şey ise aşk'ın bu kadar zor olmasıdır.*
o'nun kirpiklerini yavaşça öpmek... soluğundan öpmek...
(bkz: soluğundan öptüm seni)
çılgınlıktır. çılgınlık ise "anlayış" ile "düşünüş"ün bozulmuşluk ve yıpranmışlığından başka bir şey değildir. oysa sevgi tırmanışının doruğunda, beyin ötesini aşar, anlamayı ve düşünmeyi de yerden çekip, doğuşun yüksek doruğuna götürür.

aşk, sevgilide içinin çektiği güzellikleri yaratır. oysa sevgi, içinin çektiği güzellikleri sevgilide görür, bulur. aşk, büyük güçlü bir kandırmacadır. oysa sevgi; sonsuz, salt, dosdoğru, içten bir doğruluktur. aşk, denizin içinde boğulmaktır. oysa sevgi, denizin içinde yüzmektir. aşk, görme duyumunu alır, oysa sevgi, verir.

aşk, kabadır, şiddetlidir. bununla birlikte dayanıksız, güvensizdir. oysa sevgi, tatlıdır, yumuşaktır. bunun yanı sıra dayanıklı, güven içindedir.

aşk hep kuşkuyla bulunur. oysa sevgi, baştan başa kesin inançlıdır. kuşkuya yer vermez. aşktan içtikçe kanarız, sevgiden içtikçe susarız. aşk korundukça eskir. oysa sevgi yenilenir.

aşk ve sevgi.../ali şeriati
en az harf ile en derin manayı ifade edebilmiş dilimizin esrarengiz kelimesi...
söylendikçe eskimeyen, aksine daha çok inanılan bir yalandır. kendimizi kandırırız hep.
© copyright 2005 - 2026