/636
uludağ sözlük'te 250 sayfa boyunca yazılmış bir saçmalıktır, herkes yaşadığını sanmıştır falan filan. hadi şimdi s.ktirin gidin.

not: hatta birgün ben de tanım girerim. eheh. hepimiz böyle değil miyiz? hadi s.ktirip gittim.
elimizde kalmadı ama isterseniz depoya bi bakalım.
acaba cidden bu aralar bana gülümsüyor mu diye tereddüt ettiğim.

böyle bir şey çünkü. gülümsediğinde bile emin olamıyorsun ki. o kadar yavşak bir şey yani bu. dönek falan. bir gün güler, bir gün sırtından bıçaklar.
buram buram içiniz kıpır kıpırdır.onu görmek bir yana adını anmak yüzünüzü kızartmaya yeterlidir.sanki hayat mod değiştirir, güzel olmasının yanısıra ufak bir lafa üstünüzden otomobil geçmiş etkisi yaratilecek kadar eziyet verici bir hale gelebilen iki ucu dikenli iğnedir.
şimdilerde mutlu beraberliklerin adına da aşk diyorlar ya, en çok o koyuyor..
ergen karın ağrısı.
Aşk:düşündeki ruhu bir bedende bulmaktır.Acemiliktir,sevdiğini söyleyememektir,bir çift gözden korkmaktır.Asiliktir,köhneleşmiş düzene inat,yalnızca sevmektir.

Postmodern Aşk:Beğendiğin bedene düşlediğin ruhu koymaktır.Sıradanlıktır,alışık olduğu için her önüne gelene 'seni seviyorum' demektir,göze değil başka yerlere bakmaktır.Sinmişliktir,inandığını yaşamak değil,yaşanılana inanmaktır.
vakadır.
dünyadaki en lüzümsuz, aynı zamanda en gerekli olan duygu. kimi insanı tutunacak hiçbirşeyi yokken yaşama bağlar aşk. kimini öldürür...
-bence en iyisi aşık olmamayı becerebilmektir. hem var mıdır böyle birisi?
(bkz: kendi kendine yetebilmeyi öğrenmek)
yokluğunda hep bir şeylerin eksik olduğu his.
en sevdiğin yemeği yesen bile tadı tam değildir,
en sevdiğin şarkıyı dinlerken ruhuna aldığın gıda tam değildir,
sevdiğin bir filmi izlerken aldığın keyif tam değildir,
sabah uyandığında, akşam yastığa başını koyduğunda kısacası yokluğunun her dakikasında hep vir şeyler eksik, mutluluklar hep yarımmış duygusunu yaşatan bir his...
korkulması gereken, sonunda mutlaka zarar verecek olan, ansızın karşınıza çıkabilecek 3 harflidir.

aşkından ayrılsan bi türlü
ayrılmak zorunda kalsan bi türlü
aşkın hayattayken ölsen bi türlü
sen hayattayken aşkının ölmesi bi türlü*
ihanete uğramak bi türlü...

haa, "sonunu düşünen kahraman olamaz", "ben bunlara dayanırım" diyorsanız da kendi tercihinizdir. zira sonunda ne kadar üzecekse, *yaşandığı her anda da bir o kadar mutlu edecektir.
''Bir tek senin görebileceğin bir yerden
sana gülümsüyorum
onların duydukları kahkahalarım değil
aşkı tarif gerekirse sana
anlatayım
aşk ne biliyor musun
benim sana yaşadığım,
senin durmadan üstüne bastığın''.

der Ceyhun YILMAZ.
Üç harfli beladır,ne öldürür,ne yaşatır,hepde haketmeyene duyulan bi duygudur ne hikmetse.
(bkz: ön sevişme)
artık sıkan bir başlık konusu. binlerce entry girilmiş işte daha ne yazarsınız anlamam ki? demek ki ifade edilmeyecek sadece yaşanınca anlanabilecek bir konu.
pis, çok pis bir şey. *
aşkınlık
şaşkınlk
kakofoniklik

hali
ne olduğunu anlayamama halidir.
(bkz: mücbir sebep)
sadece 3 harften oluşur ama manevi hissiyatı tüm duygulardan ötedir.
genel bir tanım bulunamayacağını bilindiği halde üzerinde tanımlamalar yapılan müthiş duygu.
acını yaşadım hep kalbim de,
şarkılarda buldum kaybettiğim seni,
kalmadı artık benden geriye bir ben.
(bkz: çocuk öncesi ateşi)
Onunla doğru bildiğin yolda olduğunu anlamakla farklı yönlere gittiğini anlamak arasında geçen süredir ; Aşk.
(bkz: yanılsama)
© copyright 2005 - 2026