aşk

şimdi bi yola çıkıyorsun, her tarafta yön işaretleri var ama. böyle garip bir yol..
yukarı mı çıksam?
yok la iyi böyle.
aşağı mı gitsem,
aman ne gerek var düz devam et,
sağ? sol? oldum olası karıştırırım zaten of!
öylece düşünürken mal gibi kalırsın ortada...
sonra hiç iplemezsin işaretleri,
takılırsın kafana göre,
bu sefer de gelir ormanda biri bulur seni, sırf yönünü kaybet diye!
takılırsın işte, kaybedersin, bu da umrunda olmaz.
ya da takarsın kafayı o işaretlere,
ardından gidersin,
gördüğün her işaretin ardından!
yapacak bir şey yok, beklersin bulmak için doğru yolu,
bir zifir çöker üzerine ,
geçmesini beklersin,
sonra beklersin,
beklersin öyle.
beklersin.
öyle...

böyle garip bir yoldasın hala,
bir ses duyarsın, sakın inanma!
ne derse desin dönüp bakma bile.
ilerlersin, ilerlersin ama bir yere varmaz.
dönersin, sağın solun önün arkan sobe, saklanmayan ebe...
ebe yine sensin!
yok işte sonu çabalaman boşuna.
kaybolacaksın o girdiğin yolda.
bulup bulup kaybedeceksin ki adı aşk olsun!
sevip sevip yitireceksin ki aşık desinler arkandan,
ağlamaktan halsiz düşeceksin ki aşk hastalığına tutulmuş olasın.
sen yaşadıkça o var olacak,
sen mahvolacaksın o şad olacak!
ve sonunda;

sen kaybolacaksın o aşk olacak...
© copyright 2005 - 2026