bugün
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- sarapci koala72
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı7
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın13
- silver ile evlenecek erkek43
- evgeny grinko3
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- cop316
- teomancalmasur8
- sözlükteki akepeliler2
- dut çayı2
- uludağ sözlüğün müzikal yapısı4
- düşen insana gülmek3
- pazartesi diyete başlamak4
- dünün en beğenilen entry leri3
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar8
- carrefour2
- sözlükteki bot yazarlar3
- el chadaille bitshiabu9
- ellerim bos gonlum hos29
- aşk-ı memnu4
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın7
- rica etsem beni linçler misiniz14
- apartmanda ayakkabılarını kapı önüne bırakmak2
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- sabahları nefret edilen şeyler15
- yüzüklerin efendisi6
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- sürü zekası8
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- avukat sevgili8
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- parayla saadet olması18
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- nervio hamferdi10
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- günün sözü25
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- amedspor19
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- ortama girince herkesin susması11
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- katatespizartmasi16
entry'ler (1080)
sen en çok sesindin benim için.
ona tutulmuştum, ona tutunmuştum.
sesin...
en son onu da esirgemiştin.
şimdi duysam da bir duymasam da bir.
ona tutulmuştum, ona tutunmuştum.
sesin...
en son onu da esirgemiştin.
şimdi duysam da bir duymasam da bir.
"throw me to the wolves and i'll come back leading the pack"
beni kurtların arasına sal ve gör; sürüye liderlik ederek döndüğümü.
beni kurtların arasına sal ve gör; sürüye liderlik ederek döndüğümü.
"Ben yoluna toprak oldum
Sen öşürün derdindesin"
iki satır, düşün dur.
Sen öşürün derdindesin"
iki satır, düşün dur.
geçer.
nihai ve kaçınılmaz özelliği.
"gün de gelir dem de geçer
gam karar eyleyemez, hande-i hürrem de geçer"
aslolan o ki, geçerken senden götürmesine izin vermeyesin.
şu kelimeleri yanyana getirme gayretim bile anlamak için, götürmüş mü benden geçerken yazabilme halimi.
benden geçerken...
sahi, ne kastediyorum bununla?
yanımdan geçip giderken? beni ezip geçerken? yoksa bu beden hakikatte varolan bir şey değil de ruhumdan mı geçiyorsun?
senden saklayabilmiş olmalıyım, senden artırabilmiş, biriktirebilmiş;
hep daha çok, daha öte, daha ziyade sevebilme yetimi.
"bir seviyi anlamak, bir yaşam harcamaktır, harcayacaksın"
yeterince harcadım. doğru olana biriksin diye. fazla mı oldu yoksa? ne ironi, ne çetrefil.
herkesten en kıymetlisini alıp götürüyorsun, yerine bir buruk tat bırak anca, hiçbir şeyin tadını eskisi gibi alamayalım diye.
yok, onca harpten sonra çok derine sakladım ben onu, bulup da götüremediğine emin olduğum.
ve senden öğrendiğim yegane şey belki; 'bırak, o derinliğe dalmayı o'nun gözü kessin, o bulup çıkarsın, sen gümüş tepside sunma, o'ndan bile sakın sevgini, hatta en çok o'ndan'.
nihai ve kaçınılmaz özelliği.
"gün de gelir dem de geçer
gam karar eyleyemez, hande-i hürrem de geçer"
aslolan o ki, geçerken senden götürmesine izin vermeyesin.
şu kelimeleri yanyana getirme gayretim bile anlamak için, götürmüş mü benden geçerken yazabilme halimi.
benden geçerken...
sahi, ne kastediyorum bununla?
yanımdan geçip giderken? beni ezip geçerken? yoksa bu beden hakikatte varolan bir şey değil de ruhumdan mı geçiyorsun?
senden saklayabilmiş olmalıyım, senden artırabilmiş, biriktirebilmiş;
hep daha çok, daha öte, daha ziyade sevebilme yetimi.
"bir seviyi anlamak, bir yaşam harcamaktır, harcayacaksın"
yeterince harcadım. doğru olana biriksin diye. fazla mı oldu yoksa? ne ironi, ne çetrefil.
herkesten en kıymetlisini alıp götürüyorsun, yerine bir buruk tat bırak anca, hiçbir şeyin tadını eskisi gibi alamayalım diye.
yok, onca harpten sonra çok derine sakladım ben onu, bulup da götüremediğine emin olduğum.
ve senden öğrendiğim yegane şey belki; 'bırak, o derinliğe dalmayı o'nun gözü kessin, o bulup çıkarsın, sen gümüş tepside sunma, o'ndan bile sakın sevgini, hatta en çok o'ndan'.
"Zeki insan öncelikle acısızlığa, kötü muameleye maruz kalmamayı, dinginliği ve boş zamanı erek edinecektir. Bunun sonucunda, sessiz, mütevazi, ama olabildiğince rahat bırakıldığı bir yaşam arayacak, buna uygun olarak da, sözüm ona insanlarla birkaç tanışıklıktan sonra yalnızlığı, hatta büyük bir zeka sözkonusu ise inzivayı seçecektir. Çünkü kişi bizzat kendinde ne denli çok şeye sahipse, dışarıdan da o denli az şeye gereksinim duyar ve diğer insanlar da ona o denli az şey ifade edebilirler." Schopenhauer
Nimettir.
geçmişten kalma korkuların üstesinden geldim zannedersin, kaçmamışsındır, üstlerine gitmişsindir çünkü kendi canına okumak pahasına ama yine de bir gün bir yerde karşına tekrar dikiliverirler. anlarsın, aşmak diye bir şey varsa o da sadece haddiniymiş.
geçmişten kalma korkuların üstesinden geldim zannedersin, kaçmamışsındır, üstlerine gitmişsindir çünkü kendi canına okumak pahasına ama yine de bir gün bir yerde karşına tekrar dikiliverirler. anlarsın, aşmak diye bir şey varsa o da sadece haddiniymiş.
"Kaderini çizerken cetvel kullanamazsın."
"Arkadaşlıklarda, dostluklarda, sevgilerde karşısındakini ele geçirilecek bir ülke gibi görenler vardır. Tedirgin eder beni böyleleri.
Buna karşılık, karşısındakini tanımak isteyen, karşılıklılık gözeterek biribirilerini biribirilerine açan, veren insanların yakınlıkları, destek görmelidir; hiç değilse, benden...
Bir de pattadak çıkagelenler vardır, senden istediğini senin rızanla alan, seni kendine bağlamasını başaranlar vardır… Günün birinde geldikleri gibi giderler… Ya alacaklarını aldıkları, bu da kendilerine yettiği için... Tabii, bu durumda, ilk öbektekiler gibi davranmış olurlar: Yağma bitmiştir… Ya da sen onlara, kabul etmek istemedikleri bir ölçüde bağlandığın için. Yani ‘başkası yağmalanır ama ben, başkasının kullanabileceği bir toprak değilim,’ türünden bir tutum... Senden uzaklaşırken senin ne düşündüğünü hiç merak etmezler..."
Bilge Karasu
Buna karşılık, karşısındakini tanımak isteyen, karşılıklılık gözeterek biribirilerini biribirilerine açan, veren insanların yakınlıkları, destek görmelidir; hiç değilse, benden...
Bir de pattadak çıkagelenler vardır, senden istediğini senin rızanla alan, seni kendine bağlamasını başaranlar vardır… Günün birinde geldikleri gibi giderler… Ya alacaklarını aldıkları, bu da kendilerine yettiği için... Tabii, bu durumda, ilk öbektekiler gibi davranmış olurlar: Yağma bitmiştir… Ya da sen onlara, kabul etmek istemedikleri bir ölçüde bağlandığın için. Yani ‘başkası yağmalanır ama ben, başkasının kullanabileceği bir toprak değilim,’ türünden bir tutum... Senden uzaklaşırken senin ne düşündüğünü hiç merak etmezler..."
Bilge Karasu
Eskiden daha fazla gece sabaha bağlanırdı kendisiyle. Şimdi cumartesileri pazara bağlarken rastlaşabiliyoruz.
Dokuz altı ve türevi yolların gözü kör olsun diyeceğim de olmasın yine de. işimiz gücümüz olmasa yekten koparırız gerçek hayatla bağları.
Her gün güneş doğar'ın simgesi güzelim kuş.
Kim demiş o kanatlar uçmaya yaramıyor diye.
Dokuz altı ve türevi yolların gözü kör olsun diyeceğim de olmasın yine de. işimiz gücümüz olmasa yekten koparırız gerçek hayatla bağları.
Her gün güneş doğar'ın simgesi güzelim kuş.
Kim demiş o kanatlar uçmaya yaramıyor diye.
Çevirinin aslında o metni hedef dilde yeniden yazmak olduğunu ve bu hedef dil Türkçe ise "türkçeleştirmek" kavramının bambaşka bir şey olduğunu bilmeyenlerin mükemmel bulduğu yazılım.
Dil bu, "insan" konuşursa mümkün ancak.
Dil bu, "insan" konuşursa mümkün ancak.
Bazen üstüne gitmek gerekir.
Dalıp, alt üst benliklerini sarsıp, ötesine geçmek gerekir.
Tabii bunun için de biraz yüzleşme kabiliyeti ve buldukların sebebiyle, hep başkalarında aradığın suçların sende de olabileceğini görme ihtimalini göze alma cesareti gerekir.
Kolay değil insanın tilki kurnazlığıyla kurguladığı savunma mekanizmalarının yerle yeksan olması.
Hacıyatmazlığa alışmış iken.
Dalıp, alt üst benliklerini sarsıp, ötesine geçmek gerekir.
Tabii bunun için de biraz yüzleşme kabiliyeti ve buldukların sebebiyle, hep başkalarında aradığın suçların sende de olabileceğini görme ihtimalini göze alma cesareti gerekir.
Kolay değil insanın tilki kurnazlığıyla kurguladığı savunma mekanizmalarının yerle yeksan olması.
Hacıyatmazlığa alışmış iken.
Çok şükür hala yaşayan insandır.
Duası kabul olunan bir kul olunduğu öğrenildi sayesinde. Sağ olsun. iyi olsun...
Kelimelerin her mânâsı ile.
Duası kabul olunan bir kul olunduğu öğrenildi sayesinde. Sağ olsun. iyi olsun...
Kelimelerin her mânâsı ile.
"Acıdığım yere dokunduğun zaman
Bana iyi geliyorsun
Ama her zaman değil
Seni beklemektense
Oraya taze bir yaprak koyarım daha iyi."
Bana iyi geliyorsun
Ama her zaman değil
Seni beklemektense
Oraya taze bir yaprak koyarım daha iyi."
Duygularını kontrol edebilmeye başladığını farkettiği an.
Oysa ne güzel doludizgin yaşardık sevdamızı da acımızı da.
Eskiden zırhımızda bir delik açıldığında kanardık oluk oluk, insandık hala.
Şimdi sadece bir süre izleyip serinkanlı gözlerle sarmaya başlıyoruz yaramızı önce kendimiz diye, yarı donuk ama kristalize bir şuur ile.
hatta karşı hamlenin peşine düşüyoruz, o an artık düşman bellediğimiz insana çok değil sadece bir zaman önce aşık olduğumuzu unutarak.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya.
Oysa ne güzel doludizgin yaşardık sevdamızı da acımızı da.
Eskiden zırhımızda bir delik açıldığında kanardık oluk oluk, insandık hala.
Şimdi sadece bir süre izleyip serinkanlı gözlerle sarmaya başlıyoruz yaramızı önce kendimiz diye, yarı donuk ama kristalize bir şuur ile.
hatta karşı hamlenin peşine düşüyoruz, o an artık düşman bellediğimiz insana çok değil sadece bir zaman önce aşık olduğumuzu unutarak.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya.
Miralay hayrullah bey
Her canlandırdığı karakter başka bir güzelliktir de en çok bu nedense.
Açıp öğütlerini dinleyesim geliyor.
Vefatından önceki son hallerinden.
Mekanı cennet olsun.
Her canlandırdığı karakter başka bir güzelliktir de en çok bu nedense.
Açıp öğütlerini dinleyesim geliyor.
Vefatından önceki son hallerinden.
Mekanı cennet olsun.
yufka yüreğimizden kıymalı börek yaptı bunu diyenler.
Ergenlerle günde 8 saat geçiriyor bu bünye, mazur görülsün.
Ergenlerle günde 8 saat geçiriyor bu bünye, mazur görülsün.
"Ne de olsa sonu bahardır" diye diye atlatıldı nicesi.
O kadar çok üşüttü ki; boşuna değil, içimiz ısınıverdiğinde çiçeğe durmamız.
Oysa açmamak lazım içini, emin olmadan.
Koca kış özünde koruduğun asıl bahar soğuğunda donup kalır.
O kadar çok üşüttü ki; boşuna değil, içimiz ısınıverdiğinde çiçeğe durmamız.
Oysa açmamak lazım içini, emin olmadan.
Koca kış özünde koruduğun asıl bahar soğuğunda donup kalır.
O insanın yokluğunda kutlananı nadir bir acı biçimidir.