bugün
- tır şoförü olmayı istemek11
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek10
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u5
- kim kimi neden sevmiyor14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bik bik'in mutfağına konuk olmak21
- evi ev yapan şeyler5
- yogartiksen40
- benim maaşım benimdir kocamın maaşı evindir3
- aşk12
- vatan için savaşmayacağını söyleyen genç adam4
- ona bir şey söyle6
- bobby frontispiece2
- 6 ayda bir yıkanmak4
- fon olayında spk'nın ihmalinin olmaması3
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- diyanetin fona para yatırması4
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun3
- kolye24
- azerbaycan3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- 17 ekim 2026 erzurumspor eyüpspor maçı4
- azerilerce tokatlanan akpli8
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
- nick değiştirilse alınacak nickler3
- adana hava durumu5
- 11 ocak 1812 napolyon'un rusya seferi2
- yogartiksen'in mod olması4
- nervio adlı yazara uyarı11
- dincileri niçin öldürmeliyiz5
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- atom bombası atılacak sıradaki ülke2
- 1 55 boya sahip kızlardaki özgüven kaynağı3
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- her buluşmaya rezalet kombinlerle gitmek4
- sözlük çirkinlerinin fotoğrafları3
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- türküm doğruyum çalışkanım5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- queen ravenna büyücülük okulu20
- anın görüntüsü23
- can sıkıntısından yapılan en garip şeyler2
- antipanik5
- burçlara göre insan yargılamak2
- sevgi iyileştirir mi2
- ev kızı olmak3
entry'ler (1080)
sen en çok sesindin benim için.
ona tutulmuştum, ona tutunmuştum.
sesin...
en son onu da esirgemiştin.
şimdi duysam da bir duymasam da bir.
ona tutulmuştum, ona tutunmuştum.
sesin...
en son onu da esirgemiştin.
şimdi duysam da bir duymasam da bir.
"throw me to the wolves and i'll come back leading the pack"
beni kurtların arasına sal ve gör; sürüye liderlik ederek döndüğümü.
beni kurtların arasına sal ve gör; sürüye liderlik ederek döndüğümü.
"Ben yoluna toprak oldum
Sen öşürün derdindesin"
iki satır, düşün dur.
Sen öşürün derdindesin"
iki satır, düşün dur.
geçer.
nihai ve kaçınılmaz özelliği.
"gün de gelir dem de geçer
gam karar eyleyemez, hande-i hürrem de geçer"
aslolan o ki, geçerken senden götürmesine izin vermeyesin.
şu kelimeleri yanyana getirme gayretim bile anlamak için, götürmüş mü benden geçerken yazabilme halimi.
benden geçerken...
sahi, ne kastediyorum bununla?
yanımdan geçip giderken? beni ezip geçerken? yoksa bu beden hakikatte varolan bir şey değil de ruhumdan mı geçiyorsun?
senden saklayabilmiş olmalıyım, senden artırabilmiş, biriktirebilmiş;
hep daha çok, daha öte, daha ziyade sevebilme yetimi.
"bir seviyi anlamak, bir yaşam harcamaktır, harcayacaksın"
yeterince harcadım. doğru olana biriksin diye. fazla mı oldu yoksa? ne ironi, ne çetrefil.
herkesten en kıymetlisini alıp götürüyorsun, yerine bir buruk tat bırak anca, hiçbir şeyin tadını eskisi gibi alamayalım diye.
yok, onca harpten sonra çok derine sakladım ben onu, bulup da götüremediğine emin olduğum.
ve senden öğrendiğim yegane şey belki; 'bırak, o derinliğe dalmayı o'nun gözü kessin, o bulup çıkarsın, sen gümüş tepside sunma, o'ndan bile sakın sevgini, hatta en çok o'ndan'.
nihai ve kaçınılmaz özelliği.
"gün de gelir dem de geçer
gam karar eyleyemez, hande-i hürrem de geçer"
aslolan o ki, geçerken senden götürmesine izin vermeyesin.
şu kelimeleri yanyana getirme gayretim bile anlamak için, götürmüş mü benden geçerken yazabilme halimi.
benden geçerken...
sahi, ne kastediyorum bununla?
yanımdan geçip giderken? beni ezip geçerken? yoksa bu beden hakikatte varolan bir şey değil de ruhumdan mı geçiyorsun?
senden saklayabilmiş olmalıyım, senden artırabilmiş, biriktirebilmiş;
hep daha çok, daha öte, daha ziyade sevebilme yetimi.
"bir seviyi anlamak, bir yaşam harcamaktır, harcayacaksın"
yeterince harcadım. doğru olana biriksin diye. fazla mı oldu yoksa? ne ironi, ne çetrefil.
herkesten en kıymetlisini alıp götürüyorsun, yerine bir buruk tat bırak anca, hiçbir şeyin tadını eskisi gibi alamayalım diye.
yok, onca harpten sonra çok derine sakladım ben onu, bulup da götüremediğine emin olduğum.
ve senden öğrendiğim yegane şey belki; 'bırak, o derinliğe dalmayı o'nun gözü kessin, o bulup çıkarsın, sen gümüş tepside sunma, o'ndan bile sakın sevgini, hatta en çok o'ndan'.
"Zeki insan öncelikle acısızlığa, kötü muameleye maruz kalmamayı, dinginliği ve boş zamanı erek edinecektir. Bunun sonucunda, sessiz, mütevazi, ama olabildiğince rahat bırakıldığı bir yaşam arayacak, buna uygun olarak da, sözüm ona insanlarla birkaç tanışıklıktan sonra yalnızlığı, hatta büyük bir zeka sözkonusu ise inzivayı seçecektir. Çünkü kişi bizzat kendinde ne denli çok şeye sahipse, dışarıdan da o denli az şeye gereksinim duyar ve diğer insanlar da ona o denli az şey ifade edebilirler." Schopenhauer
Nimettir.
geçmişten kalma korkuların üstesinden geldim zannedersin, kaçmamışsındır, üstlerine gitmişsindir çünkü kendi canına okumak pahasına ama yine de bir gün bir yerde karşına tekrar dikiliverirler. anlarsın, aşmak diye bir şey varsa o da sadece haddiniymiş.
geçmişten kalma korkuların üstesinden geldim zannedersin, kaçmamışsındır, üstlerine gitmişsindir çünkü kendi canına okumak pahasına ama yine de bir gün bir yerde karşına tekrar dikiliverirler. anlarsın, aşmak diye bir şey varsa o da sadece haddiniymiş.
"Kaderini çizerken cetvel kullanamazsın."
"Arkadaşlıklarda, dostluklarda, sevgilerde karşısındakini ele geçirilecek bir ülke gibi görenler vardır. Tedirgin eder beni böyleleri.
Buna karşılık, karşısındakini tanımak isteyen, karşılıklılık gözeterek biribirilerini biribirilerine açan, veren insanların yakınlıkları, destek görmelidir; hiç değilse, benden...
Bir de pattadak çıkagelenler vardır, senden istediğini senin rızanla alan, seni kendine bağlamasını başaranlar vardır… Günün birinde geldikleri gibi giderler… Ya alacaklarını aldıkları, bu da kendilerine yettiği için... Tabii, bu durumda, ilk öbektekiler gibi davranmış olurlar: Yağma bitmiştir… Ya da sen onlara, kabul etmek istemedikleri bir ölçüde bağlandığın için. Yani ‘başkası yağmalanır ama ben, başkasının kullanabileceği bir toprak değilim,’ türünden bir tutum... Senden uzaklaşırken senin ne düşündüğünü hiç merak etmezler..."
Bilge Karasu
Buna karşılık, karşısındakini tanımak isteyen, karşılıklılık gözeterek biribirilerini biribirilerine açan, veren insanların yakınlıkları, destek görmelidir; hiç değilse, benden...
Bir de pattadak çıkagelenler vardır, senden istediğini senin rızanla alan, seni kendine bağlamasını başaranlar vardır… Günün birinde geldikleri gibi giderler… Ya alacaklarını aldıkları, bu da kendilerine yettiği için... Tabii, bu durumda, ilk öbektekiler gibi davranmış olurlar: Yağma bitmiştir… Ya da sen onlara, kabul etmek istemedikleri bir ölçüde bağlandığın için. Yani ‘başkası yağmalanır ama ben, başkasının kullanabileceği bir toprak değilim,’ türünden bir tutum... Senden uzaklaşırken senin ne düşündüğünü hiç merak etmezler..."
Bilge Karasu
Eskiden daha fazla gece sabaha bağlanırdı kendisiyle. Şimdi cumartesileri pazara bağlarken rastlaşabiliyoruz.
Dokuz altı ve türevi yolların gözü kör olsun diyeceğim de olmasın yine de. işimiz gücümüz olmasa yekten koparırız gerçek hayatla bağları.
Her gün güneş doğar'ın simgesi güzelim kuş.
Kim demiş o kanatlar uçmaya yaramıyor diye.
Dokuz altı ve türevi yolların gözü kör olsun diyeceğim de olmasın yine de. işimiz gücümüz olmasa yekten koparırız gerçek hayatla bağları.
Her gün güneş doğar'ın simgesi güzelim kuş.
Kim demiş o kanatlar uçmaya yaramıyor diye.
Çevirinin aslında o metni hedef dilde yeniden yazmak olduğunu ve bu hedef dil Türkçe ise "türkçeleştirmek" kavramının bambaşka bir şey olduğunu bilmeyenlerin mükemmel bulduğu yazılım.
Dil bu, "insan" konuşursa mümkün ancak.
Dil bu, "insan" konuşursa mümkün ancak.
Bazen üstüne gitmek gerekir.
Dalıp, alt üst benliklerini sarsıp, ötesine geçmek gerekir.
Tabii bunun için de biraz yüzleşme kabiliyeti ve buldukların sebebiyle, hep başkalarında aradığın suçların sende de olabileceğini görme ihtimalini göze alma cesareti gerekir.
Kolay değil insanın tilki kurnazlığıyla kurguladığı savunma mekanizmalarının yerle yeksan olması.
Hacıyatmazlığa alışmış iken.
Dalıp, alt üst benliklerini sarsıp, ötesine geçmek gerekir.
Tabii bunun için de biraz yüzleşme kabiliyeti ve buldukların sebebiyle, hep başkalarında aradığın suçların sende de olabileceğini görme ihtimalini göze alma cesareti gerekir.
Kolay değil insanın tilki kurnazlığıyla kurguladığı savunma mekanizmalarının yerle yeksan olması.
Hacıyatmazlığa alışmış iken.
Çok şükür hala yaşayan insandır.
Duası kabul olunan bir kul olunduğu öğrenildi sayesinde. Sağ olsun. iyi olsun...
Kelimelerin her mânâsı ile.
Duası kabul olunan bir kul olunduğu öğrenildi sayesinde. Sağ olsun. iyi olsun...
Kelimelerin her mânâsı ile.
"Acıdığım yere dokunduğun zaman
Bana iyi geliyorsun
Ama her zaman değil
Seni beklemektense
Oraya taze bir yaprak koyarım daha iyi."
Bana iyi geliyorsun
Ama her zaman değil
Seni beklemektense
Oraya taze bir yaprak koyarım daha iyi."
Duygularını kontrol edebilmeye başladığını farkettiği an.
Oysa ne güzel doludizgin yaşardık sevdamızı da acımızı da.
Eskiden zırhımızda bir delik açıldığında kanardık oluk oluk, insandık hala.
Şimdi sadece bir süre izleyip serinkanlı gözlerle sarmaya başlıyoruz yaramızı önce kendimiz diye, yarı donuk ama kristalize bir şuur ile.
hatta karşı hamlenin peşine düşüyoruz, o an artık düşman bellediğimiz insana çok değil sadece bir zaman önce aşık olduğumuzu unutarak.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya.
Oysa ne güzel doludizgin yaşardık sevdamızı da acımızı da.
Eskiden zırhımızda bir delik açıldığında kanardık oluk oluk, insandık hala.
Şimdi sadece bir süre izleyip serinkanlı gözlerle sarmaya başlıyoruz yaramızı önce kendimiz diye, yarı donuk ama kristalize bir şuur ile.
hatta karşı hamlenin peşine düşüyoruz, o an artık düşman bellediğimiz insana çok değil sadece bir zaman önce aşık olduğumuzu unutarak.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya.
Miralay hayrullah bey
Her canlandırdığı karakter başka bir güzelliktir de en çok bu nedense.
Açıp öğütlerini dinleyesim geliyor.
Vefatından önceki son hallerinden.
Mekanı cennet olsun.
Her canlandırdığı karakter başka bir güzelliktir de en çok bu nedense.
Açıp öğütlerini dinleyesim geliyor.
Vefatından önceki son hallerinden.
Mekanı cennet olsun.
yufka yüreğimizden kıymalı börek yaptı bunu diyenler.
Ergenlerle günde 8 saat geçiriyor bu bünye, mazur görülsün.
Ergenlerle günde 8 saat geçiriyor bu bünye, mazur görülsün.
"Ne de olsa sonu bahardır" diye diye atlatıldı nicesi.
O kadar çok üşüttü ki; boşuna değil, içimiz ısınıverdiğinde çiçeğe durmamız.
Oysa açmamak lazım içini, emin olmadan.
Koca kış özünde koruduğun asıl bahar soğuğunda donup kalır.
O kadar çok üşüttü ki; boşuna değil, içimiz ısınıverdiğinde çiçeğe durmamız.
Oysa açmamak lazım içini, emin olmadan.
Koca kış özünde koruduğun asıl bahar soğuğunda donup kalır.
O insanın yokluğunda kutlananı nadir bir acı biçimidir.