bugün

/638
bazıları için lanetle kuşatılmıştır. dikenli tellerle çevrilidir. ulaşmak istersen sadece yaranla, kanınla kalırsın. ötesi yok.
iki rayı gibiyiz
bir tren yolunun
yakın olması
neyi değiştirir
son istasyonun.

Sunay Akın
--spoiler--
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
--spoiler--

Özdemir Asaf
görsel
Geceleri azıyorum ben ya.
Doya doya sevişsek.
görsel
Azıyorum fena geceleri.
"... Tanrı'nın çılgın âşığının, hayatını bir buseye feda edebileceğini düşünmekten büyük zevk alıyordu."
sanırım benden giderek uzaklaşan şey. aşık olamıyorum. kimse de bana olmuyor. keşiş olacağım mağaralara kapanıp meditasyon yapacağım. iffet yemini de ederim.
“Aşk gibi sonsuz umutlar ve beklentilerle başlayan ve hiç şaşmadan yıkılan bir yatırım ya da faaliyet bulmak güçtür” demiş fromm abimiz.

Kızılötesi ve yaralı müzesi ile.
Bu saatten sonra karşı tarafın bu lafına asla inanmam. Çünkü inandık ve hayat belli süre ile karanlığa büründü.
Cioran' ın da dediği gibi, bir suç ortağının teri içinde boğulmaktan fazlası değildir.

"üstelik, kendinde beyhude yere aradığını öteki'nde bulduracak kadar diri bir yanılsama kimde vardır ki? bize tüm evrenin sunamadığını, bağırsaklardaki bir sıcaklık mı sunacaktır? oysaki o yaygın -ve tabiatüstü- anormalliğin temeli de tam budur: bütün muammaları iki kişi çözmek -ve daha ziyade, askıya almak-; bir sahtekârlığın lütfuyla, hayatın içinde yüzdüğü o kurguyu unutmak; genel ıssızlığı ikili bir cıvıldaşmayla doldurmak; sonunda da -ki vecdin karikatürüdür bu- herhangi bir suç ortağının teri içinde boğulmak..."
karşılıksız olanı insanın canını çok yakar şüphesiz..
"Tanrı'nın çılgın âşığı bir buseye feda eder hayatını."
“acı çekmemek için aşkı reddetmek gerekiyordu. bu da hayattaki kötülükleri görmemek için kendi gözlerini çıkarmak gibi bir şeydi."
Paulo Coelho

Ne bu aşk, nasıl hissettiriyor da insanlar bu denli üzerinde durup bambaşka fikirlere ayrışmışlar diye düşünüyor insan.
aşk, ışıktır... aşk, vermek, karşılıksız vermek, karşılığında kendini kaybetmek ve bu kaybetmekte tarifsiz olan benini bulmaktır...
aşkı bilmek lazım; bilmek başka, bildiğini sandığını bilmek başka!...

salih mirzabeyoğlu - tilki günlüğü 2. cilt- sf:32
beşerin kalbindeki ilahi kuvvet.

insanda olup iblis'te olmayan tek özellik.
bazı insanlar için karşılıklı yazılmamış anlaşılan. yoksa herkes mutlu olur, bazıları mutlu olup bazıları sürünmezdi. ben bunu anladım.
benim için aşk öfke ve kalp kırıklığı anlamına geliyor. çiftlere gıcık oluyorum hep. kadınlara da biraz öfkeliyim.
Aşk yoktur racon vardır
Aşık olan adamın raconu olmaz
Raconu olan adamın aşkı olmaz
Aşk öldürür racon öldürmez.
''i don't understand a God who would let us meet, if there's no way we could ever be together''

(bkz: City of angels)
Onun içinde kendini kaybetmektir, yok olmaktır bir nevi. Tıpkı pervanenin muma olan aşkı gibi yaklaştıkça yanarsin, yandıkça daha çok yaklaşırsın. nereye kadar ?? sende kor olup ölene kadar.
bensizleşip bizleşmektir.
YOKTUR.
Bir aşekadır âdeta. Sizi ilk zamanlarda sarıp iyi hissettirebilir ancak sardıkça kurutan bir sarmaşıktır
aslında aşk.

Sardığı yerlere gün ışığı dâhi gelmez, Karanlığa mahkûm kalırsınız.
Hastalıklıdır, ölümlüdür aşk.
(img:#2299365)
belki bir zamanlar yaşanmıştır bir yerlerde ama günümüzde sadece hikaye, masal, hayal olmuştur.
aşkta kavuşulunca aşk biter.
kavuşulmayınca da ömür boyu ağlanır. ikisi de teselliden uzak..

salih mirzabeyoğlu
Aşk yoktur racon vardır
Aşık olan adamın raconu olmaz
Raconu olan adamın aşkı olmaz
Aşk öldürür racon öldürmez.
© copyright 2005 - 2026