bugün
- ciğer yiyen midesizler10
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- fatma betül sayan kaya63
- ciğer yemediği için evde kalan kız5
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması11
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- ciğer vs kokoreç6
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanmaması3
- yarın yataktan kalkamayacak yazar5
- mony tontana2
- yulaf yiyen insan5
- sözlük gammazları2
- cadı büyücü tipli kadınlar3
- boşanmaların artma sebebi4
- dinci ahlaksızlığı20
- nervio için ciğer yemekten vazgeçmek5
- yunan adalarına gitmek20
- karton abi2
- gönlü götü geniş sözlük yazarı8
- yüz görünümlüğü5
- yunan aşığı tip15
- rüyada nervio yu görmek9
- linç yiyeceğin bir şey söyle7
- nervio benimle evlenir misin5
- 34 yaşındayım noldu ki2
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- çocukların duyduğu her şeyi ulu orta söylemesi2
- ismet gürbüz'ü çarmıha germek3
- nazım hikmet ruzi nazar görüşmesi3
- truesuz sözlük11
- akıl2
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması4
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- ismet gürbüz'ü denize atmak3
- insanlar size bakınca ilk ne ilgilerini çeker5
- en lezzetli balık6
- nervio yu ciğer tavasına atmak3
- korkulan ölüm şekli5
- morkstar8
- ciğer sevmemek cahillik mi3
- israil satanist bir devlettir2
- ölmeyecek gibi yaşıyor millet5
- arjantinli erkekler6
- ahmet2
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- sexting4
- turşu suyu içen bayan4
- rujlu erkekle öpüşmek14
1947 brezilya doğumlu şarkı sözü yazarlığı da yapmış dünyaca ünlü yazar.simyacı,piedra ırmağının kıyısında oturdum agladım,beşinci dag veronika ölmek istiyor şeytan ve genç kadın adlı romanları ve ışığın savaşçısının elkitabı isimli denemelerden oluşan kitabıülkemizde can yayınları tarafından basılmıştır.manevi konuları işlemesi ve evrende herşeyin insanlığın hayrına işlediğini vurgulamasıyla tanınır.
1947 yılında brezilya da doğdu.yazarlığa başlamadan önce ülkesinde tanınan bir şarkı sözü yazarıydı.bir süre gazeticilik yapan yazar 1986 yılında hristiyanların batı avrupa dan başlayıp ispanya da santiago da sona eren geleneksel hac yolculuğunu yapan kişi.
inançlılığıyla tanınan kaliteli yazar.
..yoksul olan asıl sensin-zamannı kontrol edemiyorsun,istediğini yapamıyorsun,senin koymadığın ve anlamadığın kurallara uymaya zorlanıyorsun...... satırlarına sahip takdir edilesi,her kitabı okunası yazar.
dünyanın çeşitli ülkelerindeki,kaliteli sayılan haftalık dergilerde,haftalık yazıları yayımlanan,yanlış hatırlanmıyorsa 2003-2004 sezonunda da ülkemizde aktüel dergisinde yazıları çıkan,dünyanın en başarılı yazarları arasında yer alan ödüllü brezilyalı yazar.
'kelimelerin ne kadar da yüreğimden geçmişcesine tanıdık' dedirtebilen yazarlardan biri.
simyacı kitabıyla daha tanınmış ve oldukça iyi para kazanmış yazardır. okunmaya değer yazarlardandır.
"unutmak insanlara verilen en buyuk lutuftur." diyen yazar.
simyacı kitabıyla bütün okuyuculara hayatlarını gözden geçirme gereği duyurmuş bilge yazar.
the pilgrimage(hac), veronika ölmek istiyor, simyacı, brida, ağladım ve valkürlerin brezilyalı yazarı.simyacı 42 ilkede yayınlandı, 26 dile çevrildi.bu kitap, coelhoyu gabriel marquezin arkasından en çok okunan latin ammerkalı yazarlardan biri konumuna getirdi.
can yayınları ndan cıkan son kitabı "Hac". 1986 da Santiago Yolu nu yürümüs.Pireneler den Santiago de Compostela ya uzanan bu yolda yasananları, hikmetleri, RAM egzersizleri filan iceriyor.
kisisel gelisimi laf kalabalıgıyla degil, olaylarla yapan, takip edilesi bir yazar.
kisisel gelisimi laf kalabalıgıyla degil, olaylarla yapan, takip edilesi bir yazar.
(bkz: savasci asksiz bir hictir)
son olarak "hac" isimli kitabıyla adı tekrar duyulan , çizdiği şahsi portresi ile "acaba gerçekten bu seyahati yaptı mi?" diye düşündüren aşmış yazar.
simyacı, ışığın savaşçısı vb. gibi kitaplarıyla büyük hayaller kurmamı sağlamış yazar.
(bkz: veronika ölmek istiyor)*
yazarlık hayatı 1988 yılında yayınlanan simyacı adlı kitabıyla başlamıştır
birgün yolunuzu kaybederseniz
bir çocuğun gözlerinin içine bakın..
çünkü bir çocuğun bir yetişkine
her zaman öğretebileceği 3 şey vardır;
1- nedensiz yere mutlu olabilmek
2- herzaman meşgul olabilecek birşey bulmak
3- ve elde etmek istediği şey için tüm gücüyle savaşmak.
bir çocuğun gözlerinin içine bakın..
çünkü bir çocuğun bir yetişkine
her zaman öğretebileceği 3 şey vardır;
1- nedensiz yere mutlu olabilmek
2- herzaman meşgul olabilecek birşey bulmak
3- ve elde etmek istediği şey için tüm gücüyle savaşmak.
Kurşunkalem
Çocuk, büyükbabasınin mektup yazısını izliyordu. Birden sordu :
"Bizim başımızdan geçen bir olayı mi yazıyorsun ? Benimle ilgili bir
hikâye olma ihtimali var mı ? "
Büyükbaba yazmayi kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi :
"Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandıgım kurşun kalem yazdığım
kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi sen de
seversin."
Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.
"iyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden hiç farklı
degil ki ! "
"Bu tamamen nesnelere nasıl baktğinla ilgili. Bu kalemin beş önemli
özelliği var ve sen de bu özellikleri kendinde benimseyebilirsen hep
dünyayla barişik bir insan olursun."
"Birinci özellik : Harika şeyler yapabilirsin ama attiğin adımları
yönlendiren bir el oldugunu asla unutma. Bizim için bu el Tanri'dır ve
her zaman kendi kudretiyle bizi o yönlendirir."
"ikinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemimin
ucunu açmam gerekir. Bu kaleme biraz acı çektirse de sonuçta daha sivri
olmasini sağlar. Bu yüzden bazi acılara göğüs germeyi öğrenmelisin, bu
acılar seni daha iyi bir insan yapar."
"Üçüncü özellik : Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında bunu bir
silgiyle silmene her zaman olanak tanır. Yaptığimiz bir şeyi sonradan
düzeltmenin kötü bir şey olmadığını anlamalısın, aksine bu bizi adalet
yolunda tutmaya yarayan en önemli şeylerden biridir."
"Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin yapıldığı
ahşabı ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde yer alan
kurşunudur. O yüzden her zaman kendi içine bakmalı, en çok onu korumalısın."
"Beşinci ve son özelliği ise her zaman bir iz birakmasıdır. Aynı
şekilde sen de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmeli
ve her hareketinin farkında olmalısın.
Çocuk, büyükbabasınin mektup yazısını izliyordu. Birden sordu :
"Bizim başımızdan geçen bir olayı mi yazıyorsun ? Benimle ilgili bir
hikâye olma ihtimali var mı ? "
Büyükbaba yazmayi kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi :
"Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandıgım kurşun kalem yazdığım
kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi sen de
seversin."
Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.
"iyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden hiç farklı
degil ki ! "
"Bu tamamen nesnelere nasıl baktğinla ilgili. Bu kalemin beş önemli
özelliği var ve sen de bu özellikleri kendinde benimseyebilirsen hep
dünyayla barişik bir insan olursun."
"Birinci özellik : Harika şeyler yapabilirsin ama attiğin adımları
yönlendiren bir el oldugunu asla unutma. Bizim için bu el Tanri'dır ve
her zaman kendi kudretiyle bizi o yönlendirir."
"ikinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemimin
ucunu açmam gerekir. Bu kaleme biraz acı çektirse de sonuçta daha sivri
olmasini sağlar. Bu yüzden bazi acılara göğüs germeyi öğrenmelisin, bu
acılar seni daha iyi bir insan yapar."
"Üçüncü özellik : Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında bunu bir
silgiyle silmene her zaman olanak tanır. Yaptığimiz bir şeyi sonradan
düzeltmenin kötü bir şey olmadığını anlamalısın, aksine bu bizi adalet
yolunda tutmaya yarayan en önemli şeylerden biridir."
"Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin yapıldığı
ahşabı ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde yer alan
kurşunudur. O yüzden her zaman kendi içine bakmalı, en çok onu korumalısın."
"Beşinci ve son özelliği ise her zaman bir iz birakmasıdır. Aynı
şekilde sen de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmeli
ve her hareketinin farkında olmalısın.
(bkz: humberto coelho)
türkiye'de can yayınları sayesinde şişirildikçe şişirilmiş, popüler edebiyat akımının temsilcilerinden birisi. ahmet altan'ı bir çırpıda okumuş sosyote kokonalarına, kitabı okumak için değil de, trendi takip etmek için okuyanlara hitaben çevirilmiştir zaten türkçe'ye. gelecek nesillere kalacağını pek sanmıyorum. basit ve herkesin anlayabileceği bir polyanna felsefesini empoze etmeye çalışmasıyla yeteri kadar irrite ediyor zaten beni, bilmediğim hiçbir şey sunmuyor aksine "hayat ne güzel di mi be abi" gibi sululuklar, yavşaklıklar gözüme gözüme giriyor. paulo coelho çok iyi bir yazar değildir, "avam olan, kaliteli olmayan okuyucuya hitap eden bir tüccardır" iyi para kazanır kitaplarından.
ölmeden önce tanışmak istenen kişiler listesinde olan gizemli yazar.
(bkz: savasci asksiz bir hictir)
bir yazar eğer "on numara yazar" sıfatını hak ediyorsa, kaliteli bir kitleye hitap etmeyen iyi bir tüccar demektir. paulo coelho da bir şeyler anlatmaktan ziyade, dinlenecek şeyleri anlatıp ticaret yapar.
yazar dediğin eğer "usta dehşet yazıyor bir okusan var ya manyak şeyler ya aklın hayalin durur, on numara hacı on numara, bir sevişme sahneleri anlatıyor sanki oradasın he, manyak anlatıyor usta, dehşet bişi hacı" yorumlarını alıyorsa, o yazar lümpen bir kesime hitap ediyor demektir. lümpenden kasıt zenginlik fakirlik değil, bildiğin salt lümpenlik, gelir ayrımı fark etmeden. paulo coelho da avam tabakasına hitap eden sıradan bir yazardır. bildiğin tüccardır yazardan da öte.
yazar dediğin eğer "usta dehşet yazıyor bir okusan var ya manyak şeyler ya aklın hayalin durur, on numara hacı on numara, bir sevişme sahneleri anlatıyor sanki oradasın he, manyak anlatıyor usta, dehşet bişi hacı" yorumlarını alıyorsa, o yazar lümpen bir kesime hitap ediyor demektir. lümpenden kasıt zenginlik fakirlik değil, bildiğin salt lümpenlik, gelir ayrımı fark etmeden. paulo coelho da avam tabakasına hitap eden sıradan bir yazardır. bildiğin tüccardır yazardan da öte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar