bugün
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- paranın devrinin bitmesi7
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- özgürlük vs eşitlik5
- futbol13
- sarma saramayan kız10
- osmanlı'nın yıkılma sebepleri5
- eski sevgilinin saçmalıkları5
- türkiye28
- true'nun çaylak olması7
- italya12
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- online listesinin yine gelmesi6
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- izmir'i yönetemeyip ülkeyi yöneteceğini sanan tip6
- 2090 yılında hepimiz ölmüş olacağız4
- belçika10
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- fatma betül sayan kaya42
- asrın soygunu12
- selamın aleyküm arkadaşlar4
- pazartesi4
- rapunzel'in bitli bir çingene olması4
- hamburger4
- gece vakti sözlüğe girenler3
- bir sözlük erkeğine sarma sarmak6
- altay bayındır6
- amına koyduğumun orospusu4
- yağmurlu gece6
- abberline ın yeni hesabı11
- orkun kökçü6
- borsada bacılar dolar der allah2
- kürtçülerin köfteci yusuf boykotu3
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- platon un mağara alegorisi7
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak5
- romanya53
- barış alper yılmaz6
- online sayısından utanıp entry sayısını siklememek2
- sözlük erkeğine açılmak4
- placebo2
- hala mehdiye deccale inanan insanların olması6
- hepinizi yazdım bir kenara8
1947 brezilya doğumlu şarkı sözü yazarlığı da yapmış dünyaca ünlü yazar.simyacı,piedra ırmağının kıyısında oturdum agladım,beşinci dag veronika ölmek istiyor şeytan ve genç kadın adlı romanları ve ışığın savaşçısının elkitabı isimli denemelerden oluşan kitabıülkemizde can yayınları tarafından basılmıştır.manevi konuları işlemesi ve evrende herşeyin insanlığın hayrına işlediğini vurgulamasıyla tanınır.
1947 yılında brezilya da doğdu.yazarlığa başlamadan önce ülkesinde tanınan bir şarkı sözü yazarıydı.bir süre gazeticilik yapan yazar 1986 yılında hristiyanların batı avrupa dan başlayıp ispanya da santiago da sona eren geleneksel hac yolculuğunu yapan kişi.
inançlılığıyla tanınan kaliteli yazar.
..yoksul olan asıl sensin-zamannı kontrol edemiyorsun,istediğini yapamıyorsun,senin koymadığın ve anlamadığın kurallara uymaya zorlanıyorsun...... satırlarına sahip takdir edilesi,her kitabı okunası yazar.
dünyanın çeşitli ülkelerindeki,kaliteli sayılan haftalık dergilerde,haftalık yazıları yayımlanan,yanlış hatırlanmıyorsa 2003-2004 sezonunda da ülkemizde aktüel dergisinde yazıları çıkan,dünyanın en başarılı yazarları arasında yer alan ödüllü brezilyalı yazar.
'kelimelerin ne kadar da yüreğimden geçmişcesine tanıdık' dedirtebilen yazarlardan biri.
simyacı kitabıyla daha tanınmış ve oldukça iyi para kazanmış yazardır. okunmaya değer yazarlardandır.
"unutmak insanlara verilen en buyuk lutuftur." diyen yazar.
simyacı kitabıyla bütün okuyuculara hayatlarını gözden geçirme gereği duyurmuş bilge yazar.
the pilgrimage(hac), veronika ölmek istiyor, simyacı, brida, ağladım ve valkürlerin brezilyalı yazarı.simyacı 42 ilkede yayınlandı, 26 dile çevrildi.bu kitap, coelhoyu gabriel marquezin arkasından en çok okunan latin ammerkalı yazarlardan biri konumuna getirdi.
can yayınları ndan cıkan son kitabı "Hac". 1986 da Santiago Yolu nu yürümüs.Pireneler den Santiago de Compostela ya uzanan bu yolda yasananları, hikmetleri, RAM egzersizleri filan iceriyor.
kisisel gelisimi laf kalabalıgıyla degil, olaylarla yapan, takip edilesi bir yazar.
kisisel gelisimi laf kalabalıgıyla degil, olaylarla yapan, takip edilesi bir yazar.
(bkz: savasci asksiz bir hictir)
son olarak "hac" isimli kitabıyla adı tekrar duyulan , çizdiği şahsi portresi ile "acaba gerçekten bu seyahati yaptı mi?" diye düşündüren aşmış yazar.
simyacı, ışığın savaşçısı vb. gibi kitaplarıyla büyük hayaller kurmamı sağlamış yazar.
(bkz: veronika ölmek istiyor)*
yazarlık hayatı 1988 yılında yayınlanan simyacı adlı kitabıyla başlamıştır
birgün yolunuzu kaybederseniz
bir çocuğun gözlerinin içine bakın..
çünkü bir çocuğun bir yetişkine
her zaman öğretebileceği 3 şey vardır;
1- nedensiz yere mutlu olabilmek
2- herzaman meşgul olabilecek birşey bulmak
3- ve elde etmek istediği şey için tüm gücüyle savaşmak.
bir çocuğun gözlerinin içine bakın..
çünkü bir çocuğun bir yetişkine
her zaman öğretebileceği 3 şey vardır;
1- nedensiz yere mutlu olabilmek
2- herzaman meşgul olabilecek birşey bulmak
3- ve elde etmek istediği şey için tüm gücüyle savaşmak.
Kurşunkalem
Çocuk, büyükbabasınin mektup yazısını izliyordu. Birden sordu :
"Bizim başımızdan geçen bir olayı mi yazıyorsun ? Benimle ilgili bir
hikâye olma ihtimali var mı ? "
Büyükbaba yazmayi kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi :
"Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandıgım kurşun kalem yazdığım
kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi sen de
seversin."
Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.
"iyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden hiç farklı
degil ki ! "
"Bu tamamen nesnelere nasıl baktğinla ilgili. Bu kalemin beş önemli
özelliği var ve sen de bu özellikleri kendinde benimseyebilirsen hep
dünyayla barişik bir insan olursun."
"Birinci özellik : Harika şeyler yapabilirsin ama attiğin adımları
yönlendiren bir el oldugunu asla unutma. Bizim için bu el Tanri'dır ve
her zaman kendi kudretiyle bizi o yönlendirir."
"ikinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemimin
ucunu açmam gerekir. Bu kaleme biraz acı çektirse de sonuçta daha sivri
olmasini sağlar. Bu yüzden bazi acılara göğüs germeyi öğrenmelisin, bu
acılar seni daha iyi bir insan yapar."
"Üçüncü özellik : Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında bunu bir
silgiyle silmene her zaman olanak tanır. Yaptığimiz bir şeyi sonradan
düzeltmenin kötü bir şey olmadığını anlamalısın, aksine bu bizi adalet
yolunda tutmaya yarayan en önemli şeylerden biridir."
"Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin yapıldığı
ahşabı ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde yer alan
kurşunudur. O yüzden her zaman kendi içine bakmalı, en çok onu korumalısın."
"Beşinci ve son özelliği ise her zaman bir iz birakmasıdır. Aynı
şekilde sen de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmeli
ve her hareketinin farkında olmalısın.
Çocuk, büyükbabasınin mektup yazısını izliyordu. Birden sordu :
"Bizim başımızdan geçen bir olayı mi yazıyorsun ? Benimle ilgili bir
hikâye olma ihtimali var mı ? "
Büyükbaba yazmayi kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi :
"Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandıgım kurşun kalem yazdığım
kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi sen de
seversin."
Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.
"iyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden hiç farklı
degil ki ! "
"Bu tamamen nesnelere nasıl baktğinla ilgili. Bu kalemin beş önemli
özelliği var ve sen de bu özellikleri kendinde benimseyebilirsen hep
dünyayla barişik bir insan olursun."
"Birinci özellik : Harika şeyler yapabilirsin ama attiğin adımları
yönlendiren bir el oldugunu asla unutma. Bizim için bu el Tanri'dır ve
her zaman kendi kudretiyle bizi o yönlendirir."
"ikinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemimin
ucunu açmam gerekir. Bu kaleme biraz acı çektirse de sonuçta daha sivri
olmasini sağlar. Bu yüzden bazi acılara göğüs germeyi öğrenmelisin, bu
acılar seni daha iyi bir insan yapar."
"Üçüncü özellik : Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında bunu bir
silgiyle silmene her zaman olanak tanır. Yaptığimiz bir şeyi sonradan
düzeltmenin kötü bir şey olmadığını anlamalısın, aksine bu bizi adalet
yolunda tutmaya yarayan en önemli şeylerden biridir."
"Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin yapıldığı
ahşabı ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde yer alan
kurşunudur. O yüzden her zaman kendi içine bakmalı, en çok onu korumalısın."
"Beşinci ve son özelliği ise her zaman bir iz birakmasıdır. Aynı
şekilde sen de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmeli
ve her hareketinin farkında olmalısın.
(bkz: humberto coelho)
türkiye'de can yayınları sayesinde şişirildikçe şişirilmiş, popüler edebiyat akımının temsilcilerinden birisi. ahmet altan'ı bir çırpıda okumuş sosyote kokonalarına, kitabı okumak için değil de, trendi takip etmek için okuyanlara hitaben çevirilmiştir zaten türkçe'ye. gelecek nesillere kalacağını pek sanmıyorum. basit ve herkesin anlayabileceği bir polyanna felsefesini empoze etmeye çalışmasıyla yeteri kadar irrite ediyor zaten beni, bilmediğim hiçbir şey sunmuyor aksine "hayat ne güzel di mi be abi" gibi sululuklar, yavşaklıklar gözüme gözüme giriyor. paulo coelho çok iyi bir yazar değildir, "avam olan, kaliteli olmayan okuyucuya hitap eden bir tüccardır" iyi para kazanır kitaplarından.
ölmeden önce tanışmak istenen kişiler listesinde olan gizemli yazar.
(bkz: savasci asksiz bir hictir)
bir yazar eğer "on numara yazar" sıfatını hak ediyorsa, kaliteli bir kitleye hitap etmeyen iyi bir tüccar demektir. paulo coelho da bir şeyler anlatmaktan ziyade, dinlenecek şeyleri anlatıp ticaret yapar.
yazar dediğin eğer "usta dehşet yazıyor bir okusan var ya manyak şeyler ya aklın hayalin durur, on numara hacı on numara, bir sevişme sahneleri anlatıyor sanki oradasın he, manyak anlatıyor usta, dehşet bişi hacı" yorumlarını alıyorsa, o yazar lümpen bir kesime hitap ediyor demektir. lümpenden kasıt zenginlik fakirlik değil, bildiğin salt lümpenlik, gelir ayrımı fark etmeden. paulo coelho da avam tabakasına hitap eden sıradan bir yazardır. bildiğin tüccardır yazardan da öte.
yazar dediğin eğer "usta dehşet yazıyor bir okusan var ya manyak şeyler ya aklın hayalin durur, on numara hacı on numara, bir sevişme sahneleri anlatıyor sanki oradasın he, manyak anlatıyor usta, dehşet bişi hacı" yorumlarını alıyorsa, o yazar lümpen bir kesime hitap ediyor demektir. lümpenden kasıt zenginlik fakirlik değil, bildiğin salt lümpenlik, gelir ayrımı fark etmeden. paulo coelho da avam tabakasına hitap eden sıradan bir yazardır. bildiğin tüccardır yazardan da öte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar