bugün
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek7
- era7capone ve antipanik aşkı6
- fatma betül sayan kaya57
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması5
- sözlüğün iyice camiye dönmesi3
- almanyadan gelecek akrabadan istenecekler11
- kendisiyle övünen insanlar15
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi9
- ai otomatik silmenin ayet silmesi3
- salyangoz2
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- risale'i nurları neşretmek3
- türkiye33
- verdiği sözü tutamayan insan4
- türk esnafı2
- türk kızlarının genel özellikleri3
- futbol18
- yağmurdan sonra beliren korkusuz salyangoz sürüsü3
- amerika da köleliği kaldıran başkan5
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- ne kadar yaşlısın16
- biraderi koşu bandında koşturmak2
- habersiz gelen misafir4
- ismet biraderin birader olması2
- stanley termos5
- queen ravenna adlı yazar10
- vermio'nun ağzına vermek2
- mütemadiyen silkelenen halk2
- uefa uluslar ligi8
- m r b'i r'a d'e r2
- tayt3
- düzenin bozulması2
- bir derdim var4
- zengin yapar çapkın olur fakir yapar abaza olur2
- karton toplayan çocuğa cin kabilesi göndermek5
- trt tarafsız olmalı13
- dişi cine musallat olan sözlük erkeği4
- arkadaşlar kahve fotolarımdan ne istiyorsunuz3
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- yıldızlar2
- boşnak isimleri2
- nokia 3310 denince akla gelenler10
- simge sağın2
- alım gücü2
- asrın soygunu21
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- yağmur yağarken boş sokaklarda yürümek3
- ismet gurbuz4
- haftanın günleri2
- italya15
1947 brezilya doğumlu şarkı sözü yazarlığı da yapmış dünyaca ünlü yazar.simyacı,piedra ırmağının kıyısında oturdum agladım,beşinci dag veronika ölmek istiyor şeytan ve genç kadın adlı romanları ve ışığın savaşçısının elkitabı isimli denemelerden oluşan kitabıülkemizde can yayınları tarafından basılmıştır.manevi konuları işlemesi ve evrende herşeyin insanlığın hayrına işlediğini vurgulamasıyla tanınır.
1947 yılında brezilya da doğdu.yazarlığa başlamadan önce ülkesinde tanınan bir şarkı sözü yazarıydı.bir süre gazeticilik yapan yazar 1986 yılında hristiyanların batı avrupa dan başlayıp ispanya da santiago da sona eren geleneksel hac yolculuğunu yapan kişi.
inançlılığıyla tanınan kaliteli yazar.
..yoksul olan asıl sensin-zamannı kontrol edemiyorsun,istediğini yapamıyorsun,senin koymadığın ve anlamadığın kurallara uymaya zorlanıyorsun...... satırlarına sahip takdir edilesi,her kitabı okunası yazar.
dünyanın çeşitli ülkelerindeki,kaliteli sayılan haftalık dergilerde,haftalık yazıları yayımlanan,yanlış hatırlanmıyorsa 2003-2004 sezonunda da ülkemizde aktüel dergisinde yazıları çıkan,dünyanın en başarılı yazarları arasında yer alan ödüllü brezilyalı yazar.
'kelimelerin ne kadar da yüreğimden geçmişcesine tanıdık' dedirtebilen yazarlardan biri.
simyacı kitabıyla daha tanınmış ve oldukça iyi para kazanmış yazardır. okunmaya değer yazarlardandır.
"unutmak insanlara verilen en buyuk lutuftur." diyen yazar.
simyacı kitabıyla bütün okuyuculara hayatlarını gözden geçirme gereği duyurmuş bilge yazar.
the pilgrimage(hac), veronika ölmek istiyor, simyacı, brida, ağladım ve valkürlerin brezilyalı yazarı.simyacı 42 ilkede yayınlandı, 26 dile çevrildi.bu kitap, coelhoyu gabriel marquezin arkasından en çok okunan latin ammerkalı yazarlardan biri konumuna getirdi.
can yayınları ndan cıkan son kitabı "Hac". 1986 da Santiago Yolu nu yürümüs.Pireneler den Santiago de Compostela ya uzanan bu yolda yasananları, hikmetleri, RAM egzersizleri filan iceriyor.
kisisel gelisimi laf kalabalıgıyla degil, olaylarla yapan, takip edilesi bir yazar.
kisisel gelisimi laf kalabalıgıyla degil, olaylarla yapan, takip edilesi bir yazar.
(bkz: savasci asksiz bir hictir)
son olarak "hac" isimli kitabıyla adı tekrar duyulan , çizdiği şahsi portresi ile "acaba gerçekten bu seyahati yaptı mi?" diye düşündüren aşmış yazar.
simyacı, ışığın savaşçısı vb. gibi kitaplarıyla büyük hayaller kurmamı sağlamış yazar.
(bkz: veronika ölmek istiyor)*
yazarlık hayatı 1988 yılında yayınlanan simyacı adlı kitabıyla başlamıştır
birgün yolunuzu kaybederseniz
bir çocuğun gözlerinin içine bakın..
çünkü bir çocuğun bir yetişkine
her zaman öğretebileceği 3 şey vardır;
1- nedensiz yere mutlu olabilmek
2- herzaman meşgul olabilecek birşey bulmak
3- ve elde etmek istediği şey için tüm gücüyle savaşmak.
bir çocuğun gözlerinin içine bakın..
çünkü bir çocuğun bir yetişkine
her zaman öğretebileceği 3 şey vardır;
1- nedensiz yere mutlu olabilmek
2- herzaman meşgul olabilecek birşey bulmak
3- ve elde etmek istediği şey için tüm gücüyle savaşmak.
Kurşunkalem
Çocuk, büyükbabasınin mektup yazısını izliyordu. Birden sordu :
"Bizim başımızdan geçen bir olayı mi yazıyorsun ? Benimle ilgili bir
hikâye olma ihtimali var mı ? "
Büyükbaba yazmayi kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi :
"Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandıgım kurşun kalem yazdığım
kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi sen de
seversin."
Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.
"iyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden hiç farklı
degil ki ! "
"Bu tamamen nesnelere nasıl baktğinla ilgili. Bu kalemin beş önemli
özelliği var ve sen de bu özellikleri kendinde benimseyebilirsen hep
dünyayla barişik bir insan olursun."
"Birinci özellik : Harika şeyler yapabilirsin ama attiğin adımları
yönlendiren bir el oldugunu asla unutma. Bizim için bu el Tanri'dır ve
her zaman kendi kudretiyle bizi o yönlendirir."
"ikinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemimin
ucunu açmam gerekir. Bu kaleme biraz acı çektirse de sonuçta daha sivri
olmasini sağlar. Bu yüzden bazi acılara göğüs germeyi öğrenmelisin, bu
acılar seni daha iyi bir insan yapar."
"Üçüncü özellik : Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında bunu bir
silgiyle silmene her zaman olanak tanır. Yaptığimiz bir şeyi sonradan
düzeltmenin kötü bir şey olmadığını anlamalısın, aksine bu bizi adalet
yolunda tutmaya yarayan en önemli şeylerden biridir."
"Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin yapıldığı
ahşabı ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde yer alan
kurşunudur. O yüzden her zaman kendi içine bakmalı, en çok onu korumalısın."
"Beşinci ve son özelliği ise her zaman bir iz birakmasıdır. Aynı
şekilde sen de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmeli
ve her hareketinin farkında olmalısın.
Çocuk, büyükbabasınin mektup yazısını izliyordu. Birden sordu :
"Bizim başımızdan geçen bir olayı mi yazıyorsun ? Benimle ilgili bir
hikâye olma ihtimali var mı ? "
Büyükbaba yazmayi kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi :
"Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandıgım kurşun kalem yazdığım
kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi sen de
seversin."
Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.
"iyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden hiç farklı
degil ki ! "
"Bu tamamen nesnelere nasıl baktğinla ilgili. Bu kalemin beş önemli
özelliği var ve sen de bu özellikleri kendinde benimseyebilirsen hep
dünyayla barişik bir insan olursun."
"Birinci özellik : Harika şeyler yapabilirsin ama attiğin adımları
yönlendiren bir el oldugunu asla unutma. Bizim için bu el Tanri'dır ve
her zaman kendi kudretiyle bizi o yönlendirir."
"ikinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemimin
ucunu açmam gerekir. Bu kaleme biraz acı çektirse de sonuçta daha sivri
olmasini sağlar. Bu yüzden bazi acılara göğüs germeyi öğrenmelisin, bu
acılar seni daha iyi bir insan yapar."
"Üçüncü özellik : Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında bunu bir
silgiyle silmene her zaman olanak tanır. Yaptığimiz bir şeyi sonradan
düzeltmenin kötü bir şey olmadığını anlamalısın, aksine bu bizi adalet
yolunda tutmaya yarayan en önemli şeylerden biridir."
"Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin yapıldığı
ahşabı ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde yer alan
kurşunudur. O yüzden her zaman kendi içine bakmalı, en çok onu korumalısın."
"Beşinci ve son özelliği ise her zaman bir iz birakmasıdır. Aynı
şekilde sen de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmeli
ve her hareketinin farkında olmalısın.
(bkz: humberto coelho)
türkiye'de can yayınları sayesinde şişirildikçe şişirilmiş, popüler edebiyat akımının temsilcilerinden birisi. ahmet altan'ı bir çırpıda okumuş sosyote kokonalarına, kitabı okumak için değil de, trendi takip etmek için okuyanlara hitaben çevirilmiştir zaten türkçe'ye. gelecek nesillere kalacağını pek sanmıyorum. basit ve herkesin anlayabileceği bir polyanna felsefesini empoze etmeye çalışmasıyla yeteri kadar irrite ediyor zaten beni, bilmediğim hiçbir şey sunmuyor aksine "hayat ne güzel di mi be abi" gibi sululuklar, yavşaklıklar gözüme gözüme giriyor. paulo coelho çok iyi bir yazar değildir, "avam olan, kaliteli olmayan okuyucuya hitap eden bir tüccardır" iyi para kazanır kitaplarından.
ölmeden önce tanışmak istenen kişiler listesinde olan gizemli yazar.
(bkz: savasci asksiz bir hictir)
bir yazar eğer "on numara yazar" sıfatını hak ediyorsa, kaliteli bir kitleye hitap etmeyen iyi bir tüccar demektir. paulo coelho da bir şeyler anlatmaktan ziyade, dinlenecek şeyleri anlatıp ticaret yapar.
yazar dediğin eğer "usta dehşet yazıyor bir okusan var ya manyak şeyler ya aklın hayalin durur, on numara hacı on numara, bir sevişme sahneleri anlatıyor sanki oradasın he, manyak anlatıyor usta, dehşet bişi hacı" yorumlarını alıyorsa, o yazar lümpen bir kesime hitap ediyor demektir. lümpenden kasıt zenginlik fakirlik değil, bildiğin salt lümpenlik, gelir ayrımı fark etmeden. paulo coelho da avam tabakasına hitap eden sıradan bir yazardır. bildiğin tüccardır yazardan da öte.
yazar dediğin eğer "usta dehşet yazıyor bir okusan var ya manyak şeyler ya aklın hayalin durur, on numara hacı on numara, bir sevişme sahneleri anlatıyor sanki oradasın he, manyak anlatıyor usta, dehşet bişi hacı" yorumlarını alıyorsa, o yazar lümpen bir kesime hitap ediyor demektir. lümpenden kasıt zenginlik fakirlik değil, bildiğin salt lümpenlik, gelir ayrımı fark etmeden. paulo coelho da avam tabakasına hitap eden sıradan bir yazardır. bildiğin tüccardır yazardan da öte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar