bugün
- şükretmeyen insan7
- su bardağında çay içmek10
- alttaki yazara bir şey söyle20
- cenazede gülmek5
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı4
- pudingi çay kaşığıyla yemek4
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- insanın düşüncelerinden utanması6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı23
- ayılmak için yapılabilecekler2
- cumartesi günleri yalnızlığın daha beter olması2
- cumartesi saat 11 de sözlükte takılan kızın amacı2
- cumartesi saat 2 de buluşalım mı diyen bir mesaj2
- geceden balıkla yenilmiş soğan4
- galiba hamileyim5
- usul adab erkan4
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- tuvalette ilham gelmesi2
- devrimci kız götü3
- firavun ahenaton2
- vazektomi3
- hayvanların konuşmaya başlaması3
- parcalandim toparlanamiyorum321
- yüksek enflasyon7
- bilmiyorum diyebilmek2
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- muhabbet kuşunun insanına boncuk adını koyması3
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- bol kaşarlı tost3
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- insanın yaşamadığı olaydan ders çıkarması2
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- beyoğlu nda taksiye çarpan otomobil kazası2
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- erkek hapşırması2
- ölümsüzlüğün sıkıcı bir şey olması2
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- nefret edilen hitap şekilleri11
- entry formatına hakim olmayan eski nesil yazar2
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- sözlük çeteleri11
- cuma akşamı etkinlikleri8
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- yogartiksen12
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- hangi yazarla çift olursunuz28
2 oscar ödüllü yarın akşam atv de oynayacak helen hunt ın oynadıgı konusu güzel film.
akılalmaz yetenekte bir köpeğin de rol aldığı enfes bir film.
(bkz: benden bu kadar)
jack nicholson'a en iyi erkek oyuncu, helen hunt'a da en iyi kadın oyuncu oscarını getiren film. jack nicholson oyunculuğuyla beni yarmış ve kendisine tapmama sebebiyet vermiştir.
obsesif kompülsif bir yazar ile çocuğunu hayatın tüm zorlukları karşısında büyütmeye kararlı bir garsonun aşkını konu alan drama. jack nicholson ve helen hunt' un tatlı sert ilişki yaşayan ayrı dünyaların insanlarını başarıyla canlandırdığı, hüzünlü filmde robert downey jr yazarın eşcinsel komşusunu canlandırmıştı.
tanıştırma sahnesinde "carol the waitress, simon the fag" (garson carol, .pne simon) repliği ile yarmış, iltifat sahnesinde "You make me want to be a better man" (benim daha iyi bir adam olmak istememi sağlıyorsun) repliği ile koparmış, aldığı ödülleri fazlasıyla haketmiş, helen hunt ve jack nicholson'ın devleşen oyunculukları ile sinema tarihinin en iyi romantik komedilerinden biri olarak mutlaka izlenmesi gereken bir filmdir.
Ayrıca gay simon (bkz: Greg Kinnear) 'ın sanat simsarı rolünde Cuba Gooding Jr ın oyunculuğu da görmeye değerdir. *
Ayrıca gay simon (bkz: Greg Kinnear) 'ın sanat simsarı rolünde Cuba Gooding Jr ın oyunculuğu da görmeye değerdir. *
romantik komedi dalında çekilmiş en iyi filmlerden birisi. en iyi erkek ve en iyi kadın oscarlarını sonuna kadar hak eden bir yapımdır.
jack nicholson'ın ne kadar başarılı bir aktör olduğunun kanıtı niteliğinde olan film. öyle sanıyorum tekrar tekrar izlense dahi bıkılmayacak filmlerden biridir bu film. ki ben üçüncü kez izliyorum inanın tık yok. her sahnesini hala yeni izliyormuşçasına keyifle takip ediyorsam eminim bunda mükemmel oyunculukların payı epey fazla. lakin film hakkında bir rahatsızlığımda yok değil. filmin künyesine baktığımda bir eksiklik hakim. en az jack nicholson ve helen hunt kadar başarılı olan ve göz dolduran biri daha vardır kanımca. o da şirin köpek verdell! bu kadar mı uyumlu olunur, bu kadar akıllı. bu köpek insana eğitim başka şey yahu dedirttirir. ve evet yeri gelmişken; eğitim şart azizim. baksanıza bir köpek dahi nasılda iyi rol kesiyor. neyse, verdell'in hakkını verdikten sonra şu şahane oyuncu jack nicholsan'a dönmek istiyorum. bir kere o saplantılı, takıntılı ve hastalık derecesindeki bir adamı mükemmel oynamış. helen hunt da öyle. yani iyi oyunculuk nedir bu filmde rahatlıkla görülebilir. farklı bir yapım, iyi bir james l. brooks rejisi, hoş bir romantik komedi.
dikkat dikkat; bundan sonra yazacaklarım fena halde spoiler içermektedir. ondan sonra kalkıp vay efendim bilmiyordum, vay efendim görmedim demeyiniz.
--spoiler--
filmde gerçekten iyi diyaloglar hakim. lakin biridir beni epeyce güldüren. O da carol'ın melvin'e dönüp şunu "gönül rahatlığı" ile söylemesiydi.
-melvin, seni ilk gördüğümde yakışıklı bir adam olduğunu düşünmüştüm, ama sonra konuştun.
bunun dışında bir de melvin'in muazzam tarafları tanıştırma stili vardır ki takdire şayandır. şöyle der;
-bu garson carol, bu da eşcinsel simon.
ve evet kabul ediyorum, melvin'in carol'a olan iltifatı bir kadını duymak isteyeceği en güzel şeylerden biridir.
--spoiler--
bu film için arada bir söylediğim şeyi söylemiyorum. bazen "yapılacak daha iyi bir şeyler yoksa izlenebilir" dediklerimden değil bu defa. bırakın işi gücü, kendinize bir iki saat ayırın doya doya gülmek için.
dikkat dikkat; bundan sonra yazacaklarım fena halde spoiler içermektedir. ondan sonra kalkıp vay efendim bilmiyordum, vay efendim görmedim demeyiniz.
--spoiler--
filmde gerçekten iyi diyaloglar hakim. lakin biridir beni epeyce güldüren. O da carol'ın melvin'e dönüp şunu "gönül rahatlığı" ile söylemesiydi.
-melvin, seni ilk gördüğümde yakışıklı bir adam olduğunu düşünmüştüm, ama sonra konuştun.
bunun dışında bir de melvin'in muazzam tarafları tanıştırma stili vardır ki takdire şayandır. şöyle der;
-bu garson carol, bu da eşcinsel simon.
ve evet kabul ediyorum, melvin'in carol'a olan iltifatı bir kadını duymak isteyeceği en güzel şeylerden biridir.
--spoiler--
bu film için arada bir söylediğim şeyi söylemiyorum. bazen "yapılacak daha iyi bir şeyler yoksa izlenebilir" dediklerimden değil bu defa. bırakın işi gücü, kendinize bir iki saat ayırın doya doya gülmek için.
--spoiler--
melvin - Sana güzel bir iltifatım var ve gerçek.
carol + Korkarım kötü bir şeydir.
- Karamsar olma. Tamam söylüyorum. Şu rahatsızlığım... Doktorum, gittiğim psikolog, "Vakaların hepsinde haplar işe yarar" diyor. Hapları sevmem. Haplardan nefret ederim. iltifatım şu: Bana gece gelip 'asla' dediğin zaman... Yani biliyorsun, söylediğini. iltifatım şu: Ertesi sabah haplara başladım.
+ Bu nasıl bir iltifat?
- Daha iyi bir insan olmayı istetiyorsun bana!
--spoiler--
(bkz: You make me want to be a better man)
melvin - Sana güzel bir iltifatım var ve gerçek.
carol + Korkarım kötü bir şeydir.
- Karamsar olma. Tamam söylüyorum. Şu rahatsızlığım... Doktorum, gittiğim psikolog, "Vakaların hepsinde haplar işe yarar" diyor. Hapları sevmem. Haplardan nefret ederim. iltifatım şu: Bana gece gelip 'asla' dediğin zaman... Yani biliyorsun, söylediğini. iltifatım şu: Ertesi sabah haplara başladım.
+ Bu nasıl bir iltifat?
- Daha iyi bir insan olmayı istetiyorsun bana!
--spoiler--
(bkz: You make me want to be a better man)
melvin'in telefonu her açışındaki öksürüşüyle seyirciyi yaran film.
-öhehheem... hello?
-öhehheem... hello?
asla unutamayacağım şu repliğe sahip film;
ünlü bir aşk romanı yazarı olan melvin'e kıkırdak ve aptal ve bir o kadar da sarışın olan sekreter hayranı sorar;
-kadınlar hakkında nasıl bu kadar güzel yazıyorsunuz?
melvin de cevap verir;
- erkeği düşünüyorum ve sonra bundan "sebep" ve "sorumluluğu" çıkarıyorum.*
ünlü bir aşk romanı yazarı olan melvin'e kıkırdak ve aptal ve bir o kadar da sarışın olan sekreter hayranı sorar;
-kadınlar hakkında nasıl bu kadar güzel yazıyorsunuz?
melvin de cevap verir;
- erkeği düşünüyorum ve sonra bundan "sebep" ve "sorumluluğu" çıkarıyorum.*
cok tatli bir filmdir. jack nicholson obsesif kompulsif nevrozlu bir adami oldukca basarili canlandirmistir.
--spoiler--
hatirladigim kadariyla o meshur iltifat sahnesinin anafikri soyleydi:
+bana iltifat borcun vardi
-yirmi yildir gunde 3 ilac icmem gerekiyor senle tanisana kadar hic birini kullanmamistim
+ne demek bu
-daha iyi bir adam olmayi istememe sebep oluyosun
--spoiler--
(bkz: adim hidir elimden gelen budur)
--spoiler--
hatirladigim kadariyla o meshur iltifat sahnesinin anafikri soyleydi:
+bana iltifat borcun vardi
-yirmi yildir gunde 3 ilac icmem gerekiyor senle tanisana kadar hic birini kullanmamistim
+ne demek bu
-daha iyi bir adam olmayi istememe sebep oluyosun
--spoiler--
(bkz: adim hidir elimden gelen budur)
piskoloji notunda ismini gördükten sonra izlediğim unutamayacağım filmlerden.
jack nicholson'ın neden dünyanın en iyi aktörlerinden biri olduğunun kanıtı.
jack nicholson'ın neden dünyanın en iyi aktörlerinden biri olduğunun kanıtı.
Obsesif bir kişilik olan Melvin ( Jack Nicholson ) bir aşk yazarıdır ve her gün aynı yerde büyük bir titizlikle kahvaltısını yapar ve orda çalışan Carol ( Helen Hunt ) ona hergün tahammül etmektedir. Eşcinsel olan komşusu Simon ( Greg Kinnear ) ise yetenekli bir ressamdır. Bu üç kişi daha sonra birlikte bir maceranın içinde bulurlar.
romantik komedi dalında başı çeken bir film.
+nasıl oluyorda kadınları bu kadar iyi yazabiliyorsunuz?
-bir erkeği düşünüyorum... sonra da mantık ve sorumlulğu çıkartıyorum.
aklımı aldın gene jack
-bir erkeği düşünüyorum... sonra da mantık ve sorumlulğu çıkartıyorum.
aklımı aldın gene jack
daha iyisi yapılana kadar, uzak ara en iyi romantik komedidir.
sizi jack nicholson bağımlısı yapabilecek, hayranlıkla izleyeceğiniz bir komedi filmi. jack nicholson bu filmde obsesif kompulsif hastasıdır ve rolünün hakkını da oldukça iyi vermiştir.
-seni ilk gördüğümde yakışıklı biri olduğunu düşünmüştüm. sonra konuştun tabi...
hep tam tersinin olmasını hayal etmişimdir.
-seni ilk gördüğümde tipsizin teki olduğunu düşünmüştüm. sonra konuştun tabi...*
hep tam tersinin olmasını hayal etmişimdir.
-seni ilk gördüğümde tipsizin teki olduğunu düşünmüştüm. sonra konuştun tabi...*
iltifatların havada uçuştuğu romantik komedi filmi. o iltifatların arasında da hayata dair çok şey anlatıyor aslında. yemekteki iltifat ve o carol un evinin merdivenlerindeki replikler ayrı bir güzel. hele helen hunt un o bal suratı falan aman. izleyin.
çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlarla ilgili bir şarkı sözünü hatırlatan baş karaktere sahip filmdir.
bir kullandığı sabunu bir daha kullanmayan ve kaldırım çizgilerine basmama gibi takıntıları olan bir yazarın aşk ile değişen komik hikayesi. tam benden bu kadar dediğinde kendinden daha fazla ödün veren bir yazar desek daha doğru.
filmde bir de köpek vardır ki hayvanları tekrar sevme sebebiniz olur. adı verdell olan bu köpek de, bir oscarı haketmiştir dedirtecek duygusal hareketleriyle sizi kendine hayran bırakır.
mutlu bir film. eğer canınız çok sıkılmışsa, kararında eğlenmek adına hoş bir yapıt.
filmde bir de köpek vardır ki hayvanları tekrar sevme sebebiniz olur. adı verdell olan bu köpek de, bir oscarı haketmiştir dedirtecek duygusal hareketleriyle sizi kendine hayran bırakır.
mutlu bir film. eğer canınız çok sıkılmışsa, kararında eğlenmek adına hoş bir yapıt.
akılda yer eder.. o kadar etkileyici sahne ve replikleri olan film..
tek beğenmediğim yönü eş cinselliği meşrulaştırmasıydı..
tek beğenmediğim yönü eş cinselliği meşrulaştırmasıydı..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar