bugün
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek23
- dilekçeye nasıl başlanır9
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- açım aç5
- şu an ne isterdin7
- bir beden küçük kıyafet almak5
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat36
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko5
- nas suresini duyunca cinler4
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur8
- ordu borazanı sesi çıkaran kezo3
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- arkadaşlar entry girer misiniz2
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- gündüz uyukunun gelmesi gece gelmemesi3
- rivayetlerin sınırsız bollukla sunulması3
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- birbirinden ilgisiz incil metinleri okumak2
- define videoları izlemek3
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- galatasaray vs akp12
- kaçak çay18
- edep sen ne güzel şeysin2
- fon vurgunu54
- çocukluk arkadaşlığı2
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- mustafa sarıgül pornosu3
- borsa istanbul19
- kürk mantolu madonna6
- kadehi bitirip kedi gibi yieeeaah diye bağırmak2
- from gold from dust34
- hakkı bulut3
- cinler3
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- muslettin amca tarzı entry girmek5
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- burhan çaçan ın burhan çaçan olduğu yıllar3
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- bir adam vardı canı sıkılan2
- abdülkadir selvi2
- şabat şalom5
- atatürkçü insanların genelde zafer partili olması4
- taksiciyimbebegim5
- çilekli pasta yiyen erkek7
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
osmanlı'nın hakettiği sondur. araptan çok arapçı olursan böyle s.kerler seni osmanoğlu....
ne sandınız elin arabı osmanlıya mi itaat edecekti. hayır duyan da arapları zamanında osmanlıya katılırken gönüllü katıldı sonradan arkadan vurup kalleşlik yaptı sanacak.
merkezi otorite zayıflarsa bütün azınlıkların götü başı ayrı oynar. iki iki daha dört. ortada ihanet falan yok zira her başka millet gibi adam kendi ülkesini kurmak isteyecektir. yunana diyomusun lan yunan ihaneti diye.
neyse bide araptan çok arapçı olma iddiası vardır ki o cumhuriyet dönemi tarih yazıcılarının uydurduğu, gerizekalı dimaların da hiç sorgulamadan inandığı bir yalandır efendim.
araptan çok arapçı olmak diye bişey yoktur. islam dini ilk olarak araplara onlardan bütün dünyaya yayıldığı için ister istemez arap kültüründen bir etkilenme vardır.
merkezi otorite zayıflarsa bütün azınlıkların götü başı ayrı oynar. iki iki daha dört. ortada ihanet falan yok zira her başka millet gibi adam kendi ülkesini kurmak isteyecektir. yunana diyomusun lan yunan ihaneti diye.
neyse bide araptan çok arapçı olma iddiası vardır ki o cumhuriyet dönemi tarih yazıcılarının uydurduğu, gerizekalı dimaların da hiç sorgulamadan inandığı bir yalandır efendim.
araptan çok arapçı olmak diye bişey yoktur. islam dini ilk olarak araplara onlardan bütün dünyaya yayıldığı için ister istemez arap kültüründen bir etkilenme vardır.
daha önce defalarca yaptıkları gibi yine yaparlar yapıcaklardır. bir millet karaktersiz olmaya görsün.
(bkz: yahudi ihaneti)
meşhurdur! arapların en sevdiği şeydir ihanet! türk milletini her zaman sırtından vurmuştur. ingilize kutsal saydıkları toprakları peşkeş çekmişlerdir.
peygamberin torununu taht kavgası için öldürmüşlerdir! en az yahudi kadardır!
peygamberin torununu taht kavgası için öldürmüşlerdir! en az yahudi kadardır!
hainlik değil sonuna kadar haklı bir bağımsızlığını kazanma ve başkaldırı olayıdır. geldik çöktük adamların topraklarına zorla. altımıza mı yatacaklardı daha afferin araplara.
bahsedilen çağ osmanlının neredeyse ihanete uğrama yüzyılı olmuş, bir tek araplar mı?
bu, baascıların türkler bizi sömürdü teranesine ne kadar da benziyor değil mi ama?
yunan ya da bulgar ihaneti de var? ama kimse onlara "osmanlıyı arkadan vurdu" falan demiyor hacılar ne iş? sikiniz arap'a mı kalkıyor sadece? ne sikim bir sik bu la?
arapların ileri sürebileceği tek bahane, müslüman azınlıklara verilen hakların araplardan esirgenmesidir. örneğin ilk meclisi mebusanda arapların nüfusa göre rumdan ermeniden daha çok temsil edilmesi beklenirken bu olmamıştır, bürokrasi kademesinde hep gayrimüslimler ağırlıktadır. Gerçi osamnlı bunu hep batıya taviz vererek kurtulma amacıyla yaptı ama sonuçta bu durum araplarıda rencide eder. ama gidipte ingilizle işbirliğ yapmasınıda haklı çıkarmaz.
Arapları aldatarak Osmanlı Devleti aleyhine kışkırtıp isyana sevkeden ingiliz casusu Lawrence, yardımcıları Nuri Said, Faysal ve Şerif Hüseyin ile birlikte Şam'da Türkleri katlettikten sonra şöyle demiştir:
"Evet, Arabları isyan için kışkırtmıştım. Ama böylesine vahşice kan dökeceklerini hiç tahmin etmemiştim. Bazı mahalleleri gezerken, silahsız Türk askerlerinin nasıl öldürüldüklerine bakamadım; tiksindim bu vahşetten..."
"Evet, Arabları isyan için kışkırtmıştım. Ama böylesine vahşice kan dökeceklerini hiç tahmin etmemiştim. Bazı mahalleleri gezerken, silahsız Türk askerlerinin nasıl öldürüldüklerine bakamadım; tiksindim bu vahşetten..."
Lawrence. Bu isim yeterince açıklayıcı galiba.
arabistanlı lawrance işin özetidir.
Abartı.
Bir ingiliz, bir fransız, bir yunan işgali unutulur, bir veya iki aşiretin hatası yüzünde tüm arap çoğrafyasına fatura kesilir.
Sen ingiliz oyunu ile küsmeye devam et, ingiliz de sınır komşundan petrol ticaretine.
Bir ingiliz, bir fransız, bir yunan işgali unutulur, bir veya iki aşiretin hatası yüzünde tüm arap çoğrafyasına fatura kesilir.
Sen ingiliz oyunu ile küsmeye devam et, ingiliz de sınır komşundan petrol ticaretine.
araplar hain millettir.
peygamberimiz bile bunu kabullenmiş ve "ben arabım, arap benden değil" demiştir.
ümmet kardeşimiz(!) dediğimiz bu arapların bize ihanetleri anlatmakla bitmez.
pek bilinmeyen bir tanesini anlatmaya çalışacağım.
elinde filistin bayrağı ile dolaşan ak kefenliler iyi okusunlar...
eylül 1918, suriye cephesi...
19 Eylül 1918 Nablus bozgununda , şimdiki Ürdün topraklarında konuşlu Mersinli Cemal Paşa komutasındaki 4. Ordumuz , ana saldırıdan daha önce başlayan Emir Faysal ve Lawrence komutasındaki Bedevilerin saldırılarına maruz kalsa da ilk günlerde bütünlüğünü korumuştu.
fakat, Filistin'deki birliklerimiz Şeria nehrinin batısına çekilince ordunun arkadan çevrilme tehlikesi başgösterdi.
bunun üzerine 22 Eylül'den itibaren 4.Ordu birlikleri de geri çekilmeye başladılar.
25 Eylül 1918'de Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri 4.Ordu'nun savunduğu şimdiki Ürdün'ün başkenti Amman'a girdiler.
Bu arada 200 km güneyde, Ma'an'da bulunan 2.Kolordu birliklerimiz de kuzey'e doğru geri çekilmeye başlarlar.
Amaçları Amman üzerinden demiryolu hattı ile daha kuzeye gidebilmektir.
Ancak Amman'ın düşman eline(anzaklar) geçmesiyle 4.Ordu'nun diğer unsurlarıyla bağlantıları kesilmiştir.
Amman'ı ele geçiren Yeni Zelandalı General Chaytor güneyden yaklaşık 5000 kişilik bir Türk kuvvetinin gelmekte olduğunu öğrenince hazırlıkları yapar.
Avustralya 1. ve 2. Hafif Süvari birlikleri Amman yolunu kapatır.
Su kaynakları tutulur.
Daha kuzeye geçiş imkansız hale getirilir.
Hava keşifleri Türk kuvvetlerinin şimdiki Amman Havalimanı'na yakın Hicaz Demiryolu istasyonu Ziza'ya geldikleri bildirir.
Türk birliklerinin üzerine havadan bildiri atılır. Akşama kadar teslim olmadıkları takdirde bombalanacakları yazmaktadır. Ancak başka bir gelişme işin rengini değiştirir...
Beni Sakr kabilesine mensup 10.000'den fazla Bedevi Ziza'da 2.Kolorduyu çevirmiştir.
Çevrelerinde gezerek, bağırıp çağırıp havaya ateş açarak gösteri yapmaktadırlar.
Bedevilerin saldırması demek çölün ortasında soyularak, işkence edilerek ölümden başka bir şey değildir.
anzak komutanlığı da bu durumun farkındadır.
Bu arada Teğmen Cameron komutasındaki 200 kişilik Avustralyalı süvari grubu Türk tarafının karşısına çıkar.
Komutan Ali Vehbi Bey, Cameron'a "silahlarını teslim ederse Bedevilere karşı savunmasız kalacaklarını, kendilerini koruyabilecek yeterince güçlü bir ingiliz birliği gelmediği müddetçe teslim olmayacaklarını" belirtir.
Cameron'da durumu geriden gelen diğer grubun komutanı Albay Ryrie'e bildirir.
Bedeviler saldırıya hazırlanmaktadır. Durum kritiktir...
Albay Ryrie, Türklere silah bıraktırırsa bu kadar kuvvete karşı koruyamayacağını anlamıştır.
Önce Bedevi şeyhlerle görüşür.
bedevilerin ileri gelenlerinden iki kişiyi yanına alarak Türklerin kampına girer.
akabinde, Ani bir kararla bu "iki bedeviyi rehin aldığını" bildirir.
ileri gelenleri rehin alınınca Beni Sakrlar harekete geçemezler.
27 Eylül 1918 gecesi Türk askerleri ile Avustralyalılar birlikte elde silah beklerler. Yemekler birlikte yenir. Türk askerlerinden 8 e 1 daha az olmalarına rağmen Avustralyalılarla bir sürtüşme yaşanmaz.
Sabah Yeni Zelanda Tugayı Ziza'ya varır.
2.Kolordu'nun 5000 Türk askeri silahlarını bırakarak teslim olurlar.
türk askerlerini katledemeyen Bedeviler hayal kırıklığı içerisindedirler...
Ne yazık ki aynı tarihlerde özellikle Deraa-Şam arasında dağınık bir şekilde çekilenler bu kadar şanslı değildir.
işte bu Ziza olayı'da Nablus yenilgisinin pek bilinmeyen acı hatıralarından biridir.
allah düşmanın bile mertini versin.
biz bu avustralya ve yeni zelandalılar ile çanakkale'de dövüşerek seviştik adeta.
bir yanda düşmanımız anzaklar, diğer yanda ümmet kardeşimiz(!) yavşak araplar.
araplar akbaba gibi çölde türk askerini katletmek için fırsay kolluyor, ama düşmanımız olan anzaklar askerliğin ve savaş sanatının gereğini yerine getirip bu katliama müsade etmiyorlar...
peygamberimiz bile bunu kabullenmiş ve "ben arabım, arap benden değil" demiştir.
ümmet kardeşimiz(!) dediğimiz bu arapların bize ihanetleri anlatmakla bitmez.
pek bilinmeyen bir tanesini anlatmaya çalışacağım.
elinde filistin bayrağı ile dolaşan ak kefenliler iyi okusunlar...
eylül 1918, suriye cephesi...
19 Eylül 1918 Nablus bozgununda , şimdiki Ürdün topraklarında konuşlu Mersinli Cemal Paşa komutasındaki 4. Ordumuz , ana saldırıdan daha önce başlayan Emir Faysal ve Lawrence komutasındaki Bedevilerin saldırılarına maruz kalsa da ilk günlerde bütünlüğünü korumuştu.
fakat, Filistin'deki birliklerimiz Şeria nehrinin batısına çekilince ordunun arkadan çevrilme tehlikesi başgösterdi.
bunun üzerine 22 Eylül'den itibaren 4.Ordu birlikleri de geri çekilmeye başladılar.
25 Eylül 1918'de Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri 4.Ordu'nun savunduğu şimdiki Ürdün'ün başkenti Amman'a girdiler.
Bu arada 200 km güneyde, Ma'an'da bulunan 2.Kolordu birliklerimiz de kuzey'e doğru geri çekilmeye başlarlar.
Amaçları Amman üzerinden demiryolu hattı ile daha kuzeye gidebilmektir.
Ancak Amman'ın düşman eline(anzaklar) geçmesiyle 4.Ordu'nun diğer unsurlarıyla bağlantıları kesilmiştir.
Amman'ı ele geçiren Yeni Zelandalı General Chaytor güneyden yaklaşık 5000 kişilik bir Türk kuvvetinin gelmekte olduğunu öğrenince hazırlıkları yapar.
Avustralya 1. ve 2. Hafif Süvari birlikleri Amman yolunu kapatır.
Su kaynakları tutulur.
Daha kuzeye geçiş imkansız hale getirilir.
Hava keşifleri Türk kuvvetlerinin şimdiki Amman Havalimanı'na yakın Hicaz Demiryolu istasyonu Ziza'ya geldikleri bildirir.
Türk birliklerinin üzerine havadan bildiri atılır. Akşama kadar teslim olmadıkları takdirde bombalanacakları yazmaktadır. Ancak başka bir gelişme işin rengini değiştirir...
Beni Sakr kabilesine mensup 10.000'den fazla Bedevi Ziza'da 2.Kolorduyu çevirmiştir.
Çevrelerinde gezerek, bağırıp çağırıp havaya ateş açarak gösteri yapmaktadırlar.
Bedevilerin saldırması demek çölün ortasında soyularak, işkence edilerek ölümden başka bir şey değildir.
anzak komutanlığı da bu durumun farkındadır.
Bu arada Teğmen Cameron komutasındaki 200 kişilik Avustralyalı süvari grubu Türk tarafının karşısına çıkar.
Komutan Ali Vehbi Bey, Cameron'a "silahlarını teslim ederse Bedevilere karşı savunmasız kalacaklarını, kendilerini koruyabilecek yeterince güçlü bir ingiliz birliği gelmediği müddetçe teslim olmayacaklarını" belirtir.
Cameron'da durumu geriden gelen diğer grubun komutanı Albay Ryrie'e bildirir.
Bedeviler saldırıya hazırlanmaktadır. Durum kritiktir...
Albay Ryrie, Türklere silah bıraktırırsa bu kadar kuvvete karşı koruyamayacağını anlamıştır.
Önce Bedevi şeyhlerle görüşür.
bedevilerin ileri gelenlerinden iki kişiyi yanına alarak Türklerin kampına girer.
akabinde, Ani bir kararla bu "iki bedeviyi rehin aldığını" bildirir.
ileri gelenleri rehin alınınca Beni Sakrlar harekete geçemezler.
27 Eylül 1918 gecesi Türk askerleri ile Avustralyalılar birlikte elde silah beklerler. Yemekler birlikte yenir. Türk askerlerinden 8 e 1 daha az olmalarına rağmen Avustralyalılarla bir sürtüşme yaşanmaz.
Sabah Yeni Zelanda Tugayı Ziza'ya varır.
2.Kolordu'nun 5000 Türk askeri silahlarını bırakarak teslim olurlar.
türk askerlerini katledemeyen Bedeviler hayal kırıklığı içerisindedirler...
Ne yazık ki aynı tarihlerde özellikle Deraa-Şam arasında dağınık bir şekilde çekilenler bu kadar şanslı değildir.
işte bu Ziza olayı'da Nablus yenilgisinin pek bilinmeyen acı hatıralarından biridir.
allah düşmanın bile mertini versin.
biz bu avustralya ve yeni zelandalılar ile çanakkale'de dövüşerek seviştik adeta.
bir yanda düşmanımız anzaklar, diğer yanda ümmet kardeşimiz(!) yavşak araplar.
araplar akbaba gibi çölde türk askerini katletmek için fırsay kolluyor, ama düşmanımız olan anzaklar askerliğin ve savaş sanatının gereğini yerine getirip bu katliama müsade etmiyorlar...
görsel
1913 ile 1919 yılları arasında Türk'ün en büyük düşmanları Loyd Georges'lar (ingilizler) ya da Wilson'lar (Amerikalılar) ve Clemenceau'lar (Fransızlar) ve benzeri değil, Araplardı: ibn Suud'lar, Mekke Şerifi Hüseyin'ler ve Emir Faysallar ve benzeri...
ilhan Arsel, Arap Milliyetçiliği ve Türkler.
1913 ile 1919 yılları arasında Türk'ün en büyük düşmanları Loyd Georges'lar (ingilizler) ya da Wilson'lar (Amerikalılar) ve Clemenceau'lar (Fransızlar) ve benzeri değil, Araplardı: ibn Suud'lar, Mekke Şerifi Hüseyin'ler ve Emir Faysallar ve benzeri...
ilhan Arsel, Arap Milliyetçiliği ve Türkler.
Pek çok olmakla birlikte islam tarihindeki en acı ihanetleri; hicaz emiri hüseyin ile mısır'ın ingiliz valisi mac mahon'un bağımsız bir arap krallığı karşılığında birinci dünya savaşı'nda ingilizlerle birlikte osmanlı'ya karşı birlikte savaşmayı vaad ettikleri anlaşmadır.
(bkz: mac mahon antlaşması)
(bkz: mac mahon antlaşması)
görsel
" Allenby'nin karma ordusunun takibi altında Türk birlikleri Suriye’yi boşaltıp Halep’e doğru çekilirken, Faysal ve Lawrence, aç, susuz, hatta çıplak Türk erlerini izlediler. Havadan ingiliz tayyareleri ricat halindeki Türk askerinin üzerine bomba ve çivi atıyordu.
Şam yakınlarında bir boğazdan geçen büyük bir Türk birliğinin Faysal ve Lawrence kumandasındaki Araplar tarafından geçidin iki tarafındaki dağlardan makaslama ağır makineli tüfek ateşine alınarak çoğunun şehit edilmesi, sonraki yıllarda yeni Türkiye Cumhuriyeti ile Arap alemi arasında gereken yaklaşmayı engelleyen en mühim hadisedir.
Bu bozgunda binlerce askerin Araplarca şehit edildiğini gören ve sonra Cumhuriyet Türkiyesi'nin kuruluşunda mühim görevlere gelen Türk subayları, Ekim 1918’de geçen bu olayı hayatlarının sonuna kadar unutmamışlardır. Zira Türk askeri o topraklarda islam’ın şerefini savunuyordu.
Yoksa Türk devleti olmasaydı o Arap ülkeleri müstakil devlet olacak değillerdi. O tarihte tek müstakil Arap devleti yoktu. Osmanlı imparatorluğu'na dahil olmayan bütün Arap ülkeleri ingiltere, Fransa ve italya sömürgesi idi. Nitekim Osmanlı'dan koparılan o ülkeler müstakil olmadı, ingiliz ve Fransız sömürgesi oldu. Üstelik Türk askeri artık o ülkeden Anadolu’ya çekiliyordu.
Ama ingiliz altınının cazibesi, devlet, din, iman, millet, halife, padişah, bayrak, namus, şeref gibi bütün mefhumların üzerinde idi.."
Yılmaz Öztuna, Türkler, Araplar, Yahudiler
https://www.facebook.com/...6/posts/3685055188205603/
" Allenby'nin karma ordusunun takibi altında Türk birlikleri Suriye’yi boşaltıp Halep’e doğru çekilirken, Faysal ve Lawrence, aç, susuz, hatta çıplak Türk erlerini izlediler. Havadan ingiliz tayyareleri ricat halindeki Türk askerinin üzerine bomba ve çivi atıyordu.
Şam yakınlarında bir boğazdan geçen büyük bir Türk birliğinin Faysal ve Lawrence kumandasındaki Araplar tarafından geçidin iki tarafındaki dağlardan makaslama ağır makineli tüfek ateşine alınarak çoğunun şehit edilmesi, sonraki yıllarda yeni Türkiye Cumhuriyeti ile Arap alemi arasında gereken yaklaşmayı engelleyen en mühim hadisedir.
Bu bozgunda binlerce askerin Araplarca şehit edildiğini gören ve sonra Cumhuriyet Türkiyesi'nin kuruluşunda mühim görevlere gelen Türk subayları, Ekim 1918’de geçen bu olayı hayatlarının sonuna kadar unutmamışlardır. Zira Türk askeri o topraklarda islam’ın şerefini savunuyordu.
Yoksa Türk devleti olmasaydı o Arap ülkeleri müstakil devlet olacak değillerdi. O tarihte tek müstakil Arap devleti yoktu. Osmanlı imparatorluğu'na dahil olmayan bütün Arap ülkeleri ingiltere, Fransa ve italya sömürgesi idi. Nitekim Osmanlı'dan koparılan o ülkeler müstakil olmadı, ingiliz ve Fransız sömürgesi oldu. Üstelik Türk askeri artık o ülkeden Anadolu’ya çekiliyordu.
Ama ingiliz altınının cazibesi, devlet, din, iman, millet, halife, padişah, bayrak, namus, şeref gibi bütün mefhumların üzerinde idi.."
Yılmaz Öztuna, Türkler, Araplar, Yahudiler
https://www.facebook.com/...6/posts/3685055188205603/
Selçuklu'dan tutun cumhuriyet zamanına kadar bu insanların ihanetleriyle doludur tarihimiz. Hep de şöyle olmuştur. Biz gidip orayı zalimlerin elinden alıp mamur ederiz bu pislik nankörler ingiliz ve diğer itlerle işbirliği yaparlar vaad olarakta bağımsızlık derler. Bizi arkamızdan vururlar ama bağımsız da olamazlar.
Edit:kastedilen yerler Arap devletleridir.
Edit:kastedilen yerler Arap devletleridir.
yahudilerin adı çıkmış, yeryüzünde araplar kadar toksik bir topluluk yok.
Yahudiler, arapların aksine tarihte bize bir katliamda bulunmadılar. Yahudiler, osmanlının ve 2. Dünya savaşı sırasında soykırımdan geçirilirken kendilerine kucak açan genç cumhuriyetin dini hoşgörüsünü minnetle hatırlarlar. Araplar gibi nankör oçe değiller.
Yahudiler, arapların aksine tarihte bize bir katliamda bulunmadılar. Yahudiler, osmanlının ve 2. Dünya savaşı sırasında soykırımdan geçirilirken kendilerine kucak açan genç cumhuriyetin dini hoşgörüsünü minnetle hatırlarlar. Araplar gibi nankör oçe değiller.
Yoktur. Adamlar vatanlarını savundular.
işte o yüzden, doğru soruyu sormak lazım: “senin Arabistan’da ne işin vardı?”
işte o yüzden, doğru soruyu sormak lazım: “senin Arabistan’da ne işin vardı?”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar