bugün
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat35
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- dincilere laf anlatmakta çalışmak16
- hakkı bulut3
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı3
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- burhan çaçan ın burhan çaçan olduğu yıllar3
- galatasaray vs akp12
- testo taylan'ın ziyaret edebileceği sözlük yazarı2
- günün büyüsü2
- travis bickle gibi bir insan olmak2
- dyson airwrap2
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- ormana gidip gorillerle yaşamak2
- euro truck simulator 22
- muslettin amca tarzı entry girmek5
- kaçak çay18
- fon vurgunu54
- borsa istanbul19
- atatürkçü insanların genelde zafer partili olması4
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- yıl 2026 olmuşken halen konuşulabilinecek şeyler3
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- cinler2
- şabat şalom5
- taksiciyimbebegim5
- ismet gurbuz 20247
- from gold from dust34
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- bu başlıkta kılıçdarist gibi davranıyoruz3
- çilekli pasta yiyen erkek7
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- sidikli somara2
- tırcı sevgili yapmak3
- çilekli süt içen sözlük erkeği4
- kız kulesi4
- aleyna kalaycıoğlu'nun hapisten çıkması3
- yazarların kulaklık markaları5
- en iyi çakmak markası10
- uyumak istemek2
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik2
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler5
- nervio bayan6
- iltica20
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz6
araplar hain millettir.
peygamberimiz bile bunu kabullenmiş ve "ben arabım, arap benden değil" demiştir.
ümmet kardeşimiz(!) dediğimiz bu arapların bize ihanetleri anlatmakla bitmez.
pek bilinmeyen bir tanesini anlatmaya çalışacağım.
elinde filistin bayrağı ile dolaşan ak kefenliler iyi okusunlar...
eylül 1918, suriye cephesi...
19 Eylül 1918 Nablus bozgununda , şimdiki Ürdün topraklarında konuşlu Mersinli Cemal Paşa komutasındaki 4. Ordumuz , ana saldırıdan daha önce başlayan Emir Faysal ve Lawrence komutasındaki Bedevilerin saldırılarına maruz kalsa da ilk günlerde bütünlüğünü korumuştu.
fakat, Filistin'deki birliklerimiz Şeria nehrinin batısına çekilince ordunun arkadan çevrilme tehlikesi başgösterdi.
bunun üzerine 22 Eylül'den itibaren 4.Ordu birlikleri de geri çekilmeye başladılar.
25 Eylül 1918'de Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri 4.Ordu'nun savunduğu şimdiki Ürdün'ün başkenti Amman'a girdiler.
Bu arada 200 km güneyde, Ma'an'da bulunan 2.Kolordu birliklerimiz de kuzey'e doğru geri çekilmeye başlarlar.
Amaçları Amman üzerinden demiryolu hattı ile daha kuzeye gidebilmektir.
Ancak Amman'ın düşman eline(anzaklar) geçmesiyle 4.Ordu'nun diğer unsurlarıyla bağlantıları kesilmiştir.
Amman'ı ele geçiren Yeni Zelandalı General Chaytor güneyden yaklaşık 5000 kişilik bir Türk kuvvetinin gelmekte olduğunu öğrenince hazırlıkları yapar.
Avustralya 1. ve 2. Hafif Süvari birlikleri Amman yolunu kapatır.
Su kaynakları tutulur.
Daha kuzeye geçiş imkansız hale getirilir.
Hava keşifleri Türk kuvvetlerinin şimdiki Amman Havalimanı'na yakın Hicaz Demiryolu istasyonu Ziza'ya geldikleri bildirir.
Türk birliklerinin üzerine havadan bildiri atılır. Akşama kadar teslim olmadıkları takdirde bombalanacakları yazmaktadır. Ancak başka bir gelişme işin rengini değiştirir...
Beni Sakr kabilesine mensup 10.000'den fazla Bedevi Ziza'da 2.Kolorduyu çevirmiştir.
Çevrelerinde gezerek, bağırıp çağırıp havaya ateş açarak gösteri yapmaktadırlar.
Bedevilerin saldırması demek çölün ortasında soyularak, işkence edilerek ölümden başka bir şey değildir.
anzak komutanlığı da bu durumun farkındadır.
Bu arada Teğmen Cameron komutasındaki 200 kişilik Avustralyalı süvari grubu Türk tarafının karşısına çıkar.
Komutan Ali Vehbi Bey, Cameron'a "silahlarını teslim ederse Bedevilere karşı savunmasız kalacaklarını, kendilerini koruyabilecek yeterince güçlü bir ingiliz birliği gelmediği müddetçe teslim olmayacaklarını" belirtir.
Cameron'da durumu geriden gelen diğer grubun komutanı Albay Ryrie'e bildirir.
Bedeviler saldırıya hazırlanmaktadır. Durum kritiktir...
Albay Ryrie, Türklere silah bıraktırırsa bu kadar kuvvete karşı koruyamayacağını anlamıştır.
Önce Bedevi şeyhlerle görüşür.
bedevilerin ileri gelenlerinden iki kişiyi yanına alarak Türklerin kampına girer.
akabinde, Ani bir kararla bu "iki bedeviyi rehin aldığını" bildirir.
ileri gelenleri rehin alınınca Beni Sakrlar harekete geçemezler.
27 Eylül 1918 gecesi Türk askerleri ile Avustralyalılar birlikte elde silah beklerler. Yemekler birlikte yenir. Türk askerlerinden 8 e 1 daha az olmalarına rağmen Avustralyalılarla bir sürtüşme yaşanmaz.
Sabah Yeni Zelanda Tugayı Ziza'ya varır.
2.Kolordu'nun 5000 Türk askeri silahlarını bırakarak teslim olurlar.
türk askerlerini katledemeyen Bedeviler hayal kırıklığı içerisindedirler...
Ne yazık ki aynı tarihlerde özellikle Deraa-Şam arasında dağınık bir şekilde çekilenler bu kadar şanslı değildir.
işte bu Ziza olayı'da Nablus yenilgisinin pek bilinmeyen acı hatıralarından biridir.
allah düşmanın bile mertini versin.
biz bu avustralya ve yeni zelandalılar ile çanakkale'de dövüşerek seviştik adeta.
bir yanda düşmanımız anzaklar, diğer yanda ümmet kardeşimiz(!) yavşak araplar.
araplar akbaba gibi çölde türk askerini katletmek için fırsay kolluyor, ama düşmanımız olan anzaklar askerliğin ve savaş sanatının gereğini yerine getirip bu katliama müsade etmiyorlar...
peygamberimiz bile bunu kabullenmiş ve "ben arabım, arap benden değil" demiştir.
ümmet kardeşimiz(!) dediğimiz bu arapların bize ihanetleri anlatmakla bitmez.
pek bilinmeyen bir tanesini anlatmaya çalışacağım.
elinde filistin bayrağı ile dolaşan ak kefenliler iyi okusunlar...
eylül 1918, suriye cephesi...
19 Eylül 1918 Nablus bozgununda , şimdiki Ürdün topraklarında konuşlu Mersinli Cemal Paşa komutasındaki 4. Ordumuz , ana saldırıdan daha önce başlayan Emir Faysal ve Lawrence komutasındaki Bedevilerin saldırılarına maruz kalsa da ilk günlerde bütünlüğünü korumuştu.
fakat, Filistin'deki birliklerimiz Şeria nehrinin batısına çekilince ordunun arkadan çevrilme tehlikesi başgösterdi.
bunun üzerine 22 Eylül'den itibaren 4.Ordu birlikleri de geri çekilmeye başladılar.
25 Eylül 1918'de Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri 4.Ordu'nun savunduğu şimdiki Ürdün'ün başkenti Amman'a girdiler.
Bu arada 200 km güneyde, Ma'an'da bulunan 2.Kolordu birliklerimiz de kuzey'e doğru geri çekilmeye başlarlar.
Amaçları Amman üzerinden demiryolu hattı ile daha kuzeye gidebilmektir.
Ancak Amman'ın düşman eline(anzaklar) geçmesiyle 4.Ordu'nun diğer unsurlarıyla bağlantıları kesilmiştir.
Amman'ı ele geçiren Yeni Zelandalı General Chaytor güneyden yaklaşık 5000 kişilik bir Türk kuvvetinin gelmekte olduğunu öğrenince hazırlıkları yapar.
Avustralya 1. ve 2. Hafif Süvari birlikleri Amman yolunu kapatır.
Su kaynakları tutulur.
Daha kuzeye geçiş imkansız hale getirilir.
Hava keşifleri Türk kuvvetlerinin şimdiki Amman Havalimanı'na yakın Hicaz Demiryolu istasyonu Ziza'ya geldikleri bildirir.
Türk birliklerinin üzerine havadan bildiri atılır. Akşama kadar teslim olmadıkları takdirde bombalanacakları yazmaktadır. Ancak başka bir gelişme işin rengini değiştirir...
Beni Sakr kabilesine mensup 10.000'den fazla Bedevi Ziza'da 2.Kolorduyu çevirmiştir.
Çevrelerinde gezerek, bağırıp çağırıp havaya ateş açarak gösteri yapmaktadırlar.
Bedevilerin saldırması demek çölün ortasında soyularak, işkence edilerek ölümden başka bir şey değildir.
anzak komutanlığı da bu durumun farkındadır.
Bu arada Teğmen Cameron komutasındaki 200 kişilik Avustralyalı süvari grubu Türk tarafının karşısına çıkar.
Komutan Ali Vehbi Bey, Cameron'a "silahlarını teslim ederse Bedevilere karşı savunmasız kalacaklarını, kendilerini koruyabilecek yeterince güçlü bir ingiliz birliği gelmediği müddetçe teslim olmayacaklarını" belirtir.
Cameron'da durumu geriden gelen diğer grubun komutanı Albay Ryrie'e bildirir.
Bedeviler saldırıya hazırlanmaktadır. Durum kritiktir...
Albay Ryrie, Türklere silah bıraktırırsa bu kadar kuvvete karşı koruyamayacağını anlamıştır.
Önce Bedevi şeyhlerle görüşür.
bedevilerin ileri gelenlerinden iki kişiyi yanına alarak Türklerin kampına girer.
akabinde, Ani bir kararla bu "iki bedeviyi rehin aldığını" bildirir.
ileri gelenleri rehin alınınca Beni Sakrlar harekete geçemezler.
27 Eylül 1918 gecesi Türk askerleri ile Avustralyalılar birlikte elde silah beklerler. Yemekler birlikte yenir. Türk askerlerinden 8 e 1 daha az olmalarına rağmen Avustralyalılarla bir sürtüşme yaşanmaz.
Sabah Yeni Zelanda Tugayı Ziza'ya varır.
2.Kolordu'nun 5000 Türk askeri silahlarını bırakarak teslim olurlar.
türk askerlerini katledemeyen Bedeviler hayal kırıklığı içerisindedirler...
Ne yazık ki aynı tarihlerde özellikle Deraa-Şam arasında dağınık bir şekilde çekilenler bu kadar şanslı değildir.
işte bu Ziza olayı'da Nablus yenilgisinin pek bilinmeyen acı hatıralarından biridir.
allah düşmanın bile mertini versin.
biz bu avustralya ve yeni zelandalılar ile çanakkale'de dövüşerek seviştik adeta.
bir yanda düşmanımız anzaklar, diğer yanda ümmet kardeşimiz(!) yavşak araplar.
araplar akbaba gibi çölde türk askerini katletmek için fırsay kolluyor, ama düşmanımız olan anzaklar askerliğin ve savaş sanatının gereğini yerine getirip bu katliama müsade etmiyorlar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar