bugün
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak10
- velvet55
- yazarların favori giyim markası14
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim10
- sözlüğün en harbi kızı8
- ölmedeyiz uludağ sözlük6
- inanılmaz sıkıcısınız ya6
- sözlük yazarlarının 2027 kararları6
- seninle sevişirken ölmek istiyorum7
- migros'a sorulacak tek soru24
- sözlüğün en harbi erkeği7
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar9
- israile atom bombası atmak8
- sözlüğün en cool erkek yazarı6
- osuruktan şiirler61
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar9
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- 2026 ekonomik krizi17
- insan olmaya ceyrek kala15
- okul zorunluluğu2
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler4
- kendi klanına laf edilince hoplamak6
- hayattaki en değerli şeyler8
- michel foucault3
- geceye bir şarkı bırak10
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- spor ayakkabı5
- friedrich hegel la bi cay icek12
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması5
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- aleksey batrakov28
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- tadej pogacar2
- manyak olmaya karar verdim3
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- victor osimhen20
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı4
- evde soğuk kahve yapımı7
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- kadın2
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- mutlu ama uzak olsun12
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- alparslan kuytul15
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz3
- bilinçaltı algılama6
bugün son sekiz yılın en sıcak gününü geçirmiş şehirdir; yine de sevilendir.
içinde yaşayanların belli bir süre sonra yabancılaştıkları şehir. Keçiören'den oran veya incek tarafına gidenin yada çay yolundan mamak'a gidenin "vay anasını ankarada buralarda mı varmış?" deyip, dumura uğrar.*
Ön yargıların şehridir...
Ön yargıların şehridir...
tren garında beklerken raylardaki b.klardan kusabilirsiniz...
soğunu özlediğim şehir...
her allahın günü sayıp sövdüğüm, sıkıntıdan beni öldüren ama birkaç gün uzak kalınca da burnumda tüten garip bir şehirdir. ne istanbul gibi bir boğaz manzarası vardır ne de izmir gibi kordonu. ama özlenir işte memlekettir, gariptir.
resmiyet ve bürokrasi kokar her taraf sade bir şehirdir. bu güzelim ülkenin temelleri de burada atılmışır. çok eski bir tarihi yoktur fakat mütevazilikler şehridir işte buna da pek ihtiyaç duymaz bu yüzden kanımca.
yakında merkez bankasının yanında anitkabir, ataküle ve meclisin de istanbula taşınacağı haberleriyle çalkalanmaktadır, gülünüp eğlenilmektedir.
resmiyet ve bürokrasi kokar her taraf sade bir şehirdir. bu güzelim ülkenin temelleri de burada atılmışır. çok eski bir tarihi yoktur fakat mütevazilikler şehridir işte buna da pek ihtiyaç duymaz bu yüzden kanımca.
yakında merkez bankasının yanında anitkabir, ataküle ve meclisin de istanbula taşınacağı haberleriyle çalkalanmaktadır, gülünüp eğlenilmektedir.
en sıkıcı en boğucu şehirdir.hele izmir veya istanbul'dan gidilirse insanda kasvet yaratır.
yalnız bazı duygular o şehri yaşanır kılar ve oraya gitmeniz için elinizden gelen her şeyi yapmanız için uğraşmanızı sağlar.
(bkz: sevgili icin sehir sehir dolasmak)
yalnız bazı duygular o şehri yaşanır kılar ve oraya gitmeniz için elinizden gelen her şeyi yapmanız için uğraşmanızı sağlar.
(bkz: sevgili icin sehir sehir dolasmak)
tamamı için: ankara IV
hoparlorlerinde halı ve mevlithan
gri gözlerinde zararsız kırlangıçlar,
alnaçlarının ardında kirli kan ,
önündeyse temiz ve vurulandan akan
bugünün şarkısıdır ama yarın için
çıkan her kursun patlayan silahlardan ,
katılaş dur yukarda katılaştığın kadar
artık özel ad oldun ey duman !
Kooperatif evlerinin sözleri boğazlarında: Çimento!
alüminyum mırıldanıyor zorluyor güçsüz belleğini,
adakale sokak ta ilhan berk 'i görür gibi oluyorum
bir kentin tarihinde şairlerin ayak izleri.
Şöylemi derdi ilhan berk:
"sevdiğim kadınlar yaşlandınız hepiiz
ama, inanın, yine de özlediğim sizlersiniz"
Salah birsel bu dizeleri şöyle geliştirirdi:
"isterseniz ilkyazın gazinosuna
hep birlikte garson girebilirsiniz"
aldı cahit sıtkı
"özgürlümün bir parçası oldun artık
hangi kuytuya düşsen hemen yapraklanırsın orda"
cahit külebi:
"o ozanlar var ya büyük ozanlar
biz yanarken çıkardığımız dumanlar"
evet mehmet kemal, yılmaz gruda, orhan veli,
şimdi hepsi dipte , hepsi birer yeraltı suyu gibi .
sevgilim bilemem sesimi duyuyor musun
bir gökkuşağıyladoldurmak istiyorum içini
ve hasan şimşek, cahit sıtkı kasabalısı,
ve içtiği rakı kadar bembeyaz şahap sıtkı ki
inanılmaz biçimde bu kentten gittiydi.
tam ataç sokak'tan pazaryerine dönüyorum ki
bir sürü giysiyi üst üste almış omuzlarına
terzi çırakları pat pat düşüyorlar ortaya
rengarenk kır çiçekleri gibi
-Şair arkadaş ,
bir derdin mi var
bir şeyler çıkarmak mı istiyorsun derdinden
ankara'ya gelmelisin.
cemal süreya *
hoparlorlerinde halı ve mevlithan
gri gözlerinde zararsız kırlangıçlar,
alnaçlarının ardında kirli kan ,
önündeyse temiz ve vurulandan akan
bugünün şarkısıdır ama yarın için
çıkan her kursun patlayan silahlardan ,
katılaş dur yukarda katılaştığın kadar
artık özel ad oldun ey duman !
Kooperatif evlerinin sözleri boğazlarında: Çimento!
alüminyum mırıldanıyor zorluyor güçsüz belleğini,
adakale sokak ta ilhan berk 'i görür gibi oluyorum
bir kentin tarihinde şairlerin ayak izleri.
Şöylemi derdi ilhan berk:
"sevdiğim kadınlar yaşlandınız hepiiz
ama, inanın, yine de özlediğim sizlersiniz"
Salah birsel bu dizeleri şöyle geliştirirdi:
"isterseniz ilkyazın gazinosuna
hep birlikte garson girebilirsiniz"
aldı cahit sıtkı
"özgürlümün bir parçası oldun artık
hangi kuytuya düşsen hemen yapraklanırsın orda"
cahit külebi:
"o ozanlar var ya büyük ozanlar
biz yanarken çıkardığımız dumanlar"
evet mehmet kemal, yılmaz gruda, orhan veli,
şimdi hepsi dipte , hepsi birer yeraltı suyu gibi .
sevgilim bilemem sesimi duyuyor musun
bir gökkuşağıyladoldurmak istiyorum içini
ve hasan şimşek, cahit sıtkı kasabalısı,
ve içtiği rakı kadar bembeyaz şahap sıtkı ki
inanılmaz biçimde bu kentten gittiydi.
tam ataç sokak'tan pazaryerine dönüyorum ki
bir sürü giysiyi üst üste almış omuzlarına
terzi çırakları pat pat düşüyorlar ortaya
rengarenk kır çiçekleri gibi
-Şair arkadaş ,
bir derdin mi var
bir şeyler çıkarmak mı istiyorsun derdinden
ankara'ya gelmelisin.
cemal süreya *
.....
şair arkadaş
bir derdin mi var
bir şeyler çıkarmak mı istiyorsun derdinden
ankara 'ya gelmelisin .
cemal süreya *
şair arkadaş
bir derdin mi var
bir şeyler çıkarmak mı istiyorsun derdinden
ankara 'ya gelmelisin .
cemal süreya *
tez vakitte kurtulmak istenilen şehir.
uzaktayken özlenen, ama gelindiğinde sıkıntıdan patlatan bir şehir.
barajlarda ki doluluk oranı % 1.5 olan başkent, kışları ayrı bi güzel kent.
edit: suyu ben mi boşalttım lan ne eksiliyorsun?
edit: suyu ben mi boşalttım lan ne eksiliyorsun?
bir adım yaklaşana on adım gelen. hafif geri çekilenden koşarak uzaklaşan. boğa burcu bence. sadece bir şehir değil.
her bünyenin kaldıramadığı şehir. melankolik, yalnız şehir...
anılarınıza aşina,hayatınıza bir yerden tanıdık olabilme potansiyeli yüksek şehir.Bir sabah tanıdık bir şehre girerken;Hüzünlü, tuhaf şeyler düşünür insan.Sadece o şehrin değil,Kendisinin de değiştiği duygusundan...
Sonsuz kareli bir film gibi,Yaşamım geçiyor belleğimden,Tekrar etmek duygusu.Her şeyi yeniden, yeniden...
*
Sonsuz kareli bir film gibi,Yaşamım geçiyor belleğimden,Tekrar etmek duygusu.Her şeyi yeniden, yeniden...
*
Her ne kadar gezmek için çok fazla seçeneği ve denizi olmazsa da, insanları buzdan daha soğuk ve tepkisiz olsalar da içinde yaşamaktan çok mutlu olduğum şehrim.
üstüme, üstüme gelen şehir anladım ki denizsiz yaşayamıyorum ben.
seveni bir başka sever, nefret edeni ise adını anmak istemez. soğuk bürokrasinin susuz kentidir. eskiden memur kentiydi, şimdi ise memurların yaşama şansı kalmadığı, hayatın artık pahalı olduğu şehir.
mütevazi şehir..
aslında; mecburen mütevazi şehir..
iyidir, iyidir..
aslında; mecburen mütevazi şehir..
iyidir, iyidir..
izmir ardindan gelen bir ankara bir deprem kargasasi yaratiyoru insanda. ankara panik veriyor insana, surekli bir acele etme durumu. kordonda yaptigin o uzun, yavas yuruyusler ankarada adeta bir maraton havasina burunuyor. otobuse yetismek hic bu kadar zor olmamisti oysa sana. yabanci bir yuz ankara, anlasamiyorsun bir turlu, tek yaptigin insan dalgasina kendini birakip gundelik islere devam edip zamanin gecmesini beklemek.
ankara geriye bakinca tek bir guzellik birakiyor insanda; dostlar ve anilarin. gerisi cabuk gecen yillardan baska bir sey degil.
ankara geriye bakinca tek bir guzellik birakiyor insanda; dostlar ve anilarin. gerisi cabuk gecen yillardan baska bir sey degil.
ankara gri bir şehirdi benim için ve gri bir şehir şu anda da. 3 senedir yaşıyorum , her mekanına girip çıktım ve her cenahına .ama herhangi bir metropolde olması gereken o pastel ışıkları hiç bir zaman göremedim. güneş bile soluk vurdu alnıma körüklü otobüslerde giderken ve o koşuşturmada hiç bir zaman road runner gibi eğlencelisi de görülmedi memur kentinde. ankara'ya yağmur bile çamurları temizlemek için yağdı . yağmurda yürürken ve hızlandığında o çucuksu kaçışlarımızı hiç yapamadık . zaten şehrin meydanı kızılayda bile doğru düzgün kaldırım taşları yoktu , belki de bu yüzden ankara'nın hiç tarzı olamadı.
anıtkabir'de aslanlı yolun taşlarla donatılmış olmasına dair , yolda yürürken takılmamanız için başınızı eğmeniz gerektiğinden bahsedilirdi. oysa biz her gün ve her yerde saygımızı melih'e gösterircesine yürüdük. ankara'da gece bile gün bitsin diye çöktü üstümüze. 9 oldu mi sen ben o , 11 'de etraf sessiz.
ankara'da eğlenilemedi 4. katta bulunan ve paspallığı kendinden menkul cafe-pub larda ve okunamadı olgunlarda pazarlık edilmeden .
o ankara'nın bütün bu karmaşası içinde herkes yolunu buluyordu şaşırtıcı şekilde ya da bazıları bir yolunu . ankara aşkların parklarda yaşandığı yerdi. ilk defa parklarda öpüşürdünüz ve ilk defa parklarda sizden para isterdi memleketten yeni geldim kardeş diyenler. ve ankara'da kardeş olurdunuz birileriyle her nasıl bir yerde hacı bir yerde abi ve herhangi bir memlekette başka şekilde hitap görürken , gariptir.
ankara'da iken siyasi görüşleri çatıştığını gördük , siyahla beyazın bitip tükenmez hengamesinde , ankara'da iken insanlar sokaklarda ütopya diye dergiler dağıtıp bağırdı ve işte o ankara'da iken her yer özlenirdi. ve herkes. ve herşey. işte bu yüzden , ankara gri bir şehirdi..
anıtkabir'de aslanlı yolun taşlarla donatılmış olmasına dair , yolda yürürken takılmamanız için başınızı eğmeniz gerektiğinden bahsedilirdi. oysa biz her gün ve her yerde saygımızı melih'e gösterircesine yürüdük. ankara'da gece bile gün bitsin diye çöktü üstümüze. 9 oldu mi sen ben o , 11 'de etraf sessiz.
ankara'da eğlenilemedi 4. katta bulunan ve paspallığı kendinden menkul cafe-pub larda ve okunamadı olgunlarda pazarlık edilmeden .
o ankara'nın bütün bu karmaşası içinde herkes yolunu buluyordu şaşırtıcı şekilde ya da bazıları bir yolunu . ankara aşkların parklarda yaşandığı yerdi. ilk defa parklarda öpüşürdünüz ve ilk defa parklarda sizden para isterdi memleketten yeni geldim kardeş diyenler. ve ankara'da kardeş olurdunuz birileriyle her nasıl bir yerde hacı bir yerde abi ve herhangi bir memlekette başka şekilde hitap görürken , gariptir.
ankara'da iken siyasi görüşleri çatıştığını gördük , siyahla beyazın bitip tükenmez hengamesinde , ankara'da iken insanlar sokaklarda ütopya diye dergiler dağıtıp bağırdı ve işte o ankara'da iken her yer özlenirdi. ve herkes. ve herşey. işte bu yüzden , ankara gri bir şehirdi..
yaşamak için hayaller kurup o hayallerimin yerine gelmemesinden dolayı içimde ukte kalan şehir. hala özlenendir.
Esiyor başımda kavak yeli
Kızılayda kalabalık insan seli
Kimi leyla, kimi mecnun
Kimi akıllı, kimi deli
Kimi alim, kimi veli
Esiyor başımda kavak yeli
Ankaram sen farklısın sen
Ankaram sen canımsın sen
Kızılayda kalabalık insan seli
Kimi leyla, kimi mecnun
Kimi akıllı, kimi deli
Kimi alim, kimi veli
Esiyor başımda kavak yeli
Ankaram sen farklısın sen
Ankaram sen canımsın sen
bırakıp giderken henüz uçmayı öğrenemeden yuvadan düşen yavru kuş gibi hissettiren şehir. ah be...
Gündemdeki Haberler