bugün

/400
uzunca bir müddet yaşadığım. tömbekisini, nedjimasını, tenedosunu özlediğim şehirdir. en son üniversite yıllarımda flört ettiğim sabah ayazında dolmuş bekleyip beşevlerinde fink attığım şehirdir.solosunda arjantine doyamadığım, sınırsız patlamış mısırına yumulduğum şehir. ankara başkadır be sözlük.
bu ara sinsi bi sogugu olan sehir.
eh işte olan şehirdir. baş bi de bu şehir. 2 ayda bir uğradığım, dip bucak gezemediğimdir.
(bkz: selam kızlar) smiley
2 gün önce 1 günlüğüne gitmek nasip oldu. simit sarayından başka bişi yok lan bu şehirde. ahahaha amk fakirleri.
Yasam kalitesi olarak istanbul dan cok ustundur.ulasim cok rahattir. Araba kullanmadan otobus veya metro ile bir cok yere rahat bir sekilde ulaşabilirsiniz. Insan kalitesi olarak da istanbul dan cok üstündür. Ha istanbul daki çeşitliliği burda bulamazsınız. Kış ayları sert geçer. Ama olsundur. Yaşanacak yerdir. Varsın deniz olmasin. Gelmiş burda dudulluda yaşayan adam ankarada deniz yok diye Ankara'yı elestiriyor. Ulan sen istanbul dasin sanki denizi ayda kac defa gorebiliyorsun.
istanbullular'ın başkent olmasını kendilerine yediremediği ve sürekli "çok gri, denizi yok, en sevdiğim yanı istanbul'a dönüşü" gibi ifadelerle hakkında atıp tuttuğu, cnbce dergi tarafından yapılan değerlendirmede son yıllarda üst üste türkiye'de en yaşanabilir kent seçilen büyükşehir.
Ankara geleneksellikle çağdaşlığın buluştuğu yerdir. Anadolu kültürüyle, çağdaş cumhuriyetin ortak paydasıdır. Atatürk'ün düşlediği kenttir. Yoktan var edilmiştir. Geri kalmış küçük bir kasabayken, Atatürk burayı çağdaş bir kent yapmıştır. Bozkırı yeşillendirmiştir. Anadolu'nun küçümsenmemesi gerektiğini göstermiştir. Bunları yaparken de Türklerin öz benliklerinin olduğu Anadolu kültürünü korumuştur.

Bunlardan dolayı Osmanlı özlemi çekenler ile batı özentileri pek beğenmezler bu Anadolu kentini, bu cumhuriyet kentini...
Yolları gene çamur olandır. Hay amk.
ne zaman gitsem, bağımsızlığını ilan etmiş bademciklerimle geri döndüğüm şehir.
bir de o soğukta mini etek giyen ablalar var orada. ben olsam kendimi streç filme sarardım valla.
daha önce de dediğim gibi simit sarayı, simnitçi, simit dünyasından başka bir şey yok koduğumun şehrinde. türkiye'deki tüm fakirler bu şehre mi toplanmış anlamadım. hadi nezih restaurantı geçtim lokanta bile yok amk. varsa yoksa simitçi.
fazlasıyla soğuk, gök gürültüsünün yağmur eşliğiyle verdiği rahatlamayı yaşatan şehir.
kendi memleketimden bile çok sevdiğim şehir. neden bilmem ama dönüp dolaşıp buraya varıyorum hep.

belki de yaşadığım tek aşkı bana hediye etmesindendir. En güzel anları tunalı'da, papazın bağı'nda, mogan'da yaşamış olmamdandır. bilmem, ilgilenmem de. Severim bu gri şehri. Sabah işe giderken duyduğum kesif kömür kokusunu severim. belki de memleketimi; erzurum' u hatırlattığındandır. bilmem, ilgilenmem de.

Ne öyle aşırı kalabalık, boğucu, ürkütücüdür ankara; ne de ıssız bi sahil kasabasının yalnızlığı. Ankara ideal şehirdir.

bakmayın siz "deniz yok yeeaa" diyen yayık ağızlı ergenlere, ben araştırdım kendileri bayburtlu çıktı. ondan hep bunlar.

Gezmek isteyip de "onkoro'do bişöy yok yoo" diyenler mesaj atsınlar valla pazar gününe denk getirip gezdireyim, şu göçebe halimle yapayım bunu.

Bir diğer aptalca sav da; "Ankara'nın nesi güzel? istanbul' a dönüşü.eheheh". E gel dön sürekli öyleyse pezevenk. Madem bu kadar istanbul aşığısın madem bu kadar deniz manyağısın, niye tatile girer girmez soluğu sivas divriği' de alıyorsun? Samimiyetsiz ibne.

Hasılı, güzeldir ankara. Belki aşkı yaşattığından, belki de samimiyet duygusunu çok yoğun yaşattığından... bilmem, hem ilgilenmem de.
allahın cezası şehir.
ceza çünkü bir daha hiç bir şehri o kadar çok sevemeyeceğim. bursa, istanbul, izmir çok güzel şehirler lakin ankara ya bağlanmak var. ankara nın sokaklarında gezerken huzuru bulmak var. havası kötü ama o havayı soluyup mutlu olmak var.
bu farklı, anlatılmaz bir şey. hep oturup ankara ya bir şeyler yazmak ister insan ama yazılmıyor kardeşim. bilenler bilir, metro altını bile özler mi insan, beşevlerden kızılaya mal mal yürümeyi özler mi.
ankara da olanlar, size sesleniyorum, konur sokakta köşedeki büfe salep satar, ordan salep alın için benim için, ama sokakta oturun için. size vasiyetim olsun.öptüm.
laz sözlük'ün komik yazarıdır.
AHMED ARiFiN GRi ŞEHRi
KENDiNi SEVDiRMEK iÇiN HiÇBiRŞEY YAPMAYAN KiMSELERE BENZER ANKARA
AŞIRILIKLARIN OLDUĞU BiR DÜNYADA SIRADAN OLMANIN -VARSA- ZEVKi BU ŞEHiRDEDiR.
suların 48 saat kesilmesidir Ankara.
ana tarafından memleketim. pek bi sevmem bu şehri ömrümü çürüttü. melih başkanı da sayarsak pek bir yaşanır yanı yoktur.
soğuk şehir. ayrıca, cumartesi gününe kadar kalacak yer bulamazsam o soğuğu yiyeceğim yer. ayrıca, allahını seven beni misafir etsin.
severim.
gerek behzat ç. gerek işler güçler olsun.
Türkiye'nin başkenti, Gazi Üniversitesi'nin bulunduğu şehirdir.

Ömrümün 6 senesi orada geçti. ilk başlarda sevemiyor insan bir akdeniz genci olarak ama ayrılınca da fena koyuyor be. Yüzlerce anım var, her ilçesinde mahallesinde durağında.. of of...
iş için taşındığım şehir.
esnafının angaraca dan başka dil bilmediği üniversite şehri. (bkz: beytepe) (bkz: odtü) (bkz: ankara üniversitesi)
son zamanlarda trafiği istanbulu aratmayan güzide şehir.
anıtkabir'i barındıran, uğruna kaliteli müzisyenlerin enstrümanlarını kirlettiği, bambaşka bir tadı olan, müzik hayatının çok canlı ve kaliteli olduğu, kızılay'ında voodoo blues ve jolly joker gibi güzel mekânları olan hatıra dolu bir şehirdir ankara.
bak pezevengin oğlu, bak hurdacının torunu; iki çift lafım var sana.

dedelerim kafkas ulan benim. soğuk pek etkilemez beni o yüzden. babam yazın yatarken sabahtan buzluğa koyduğu 3 tane su şişesinin birini bi' koltuk altına, ikincisini diğer koltuk altına, diğerini de apış arasına koyan, yatmadan önce yatağını havalandırıp yastığını soğusun diye balkona atan, piskopat bir adam.. yazın beş dakikalık koşusunda 1 saatlik koşuyormuş gibi terleyen, vücut ısısı çok yüsek bir adam.

ve ben babamın oğluyum. egeli olmama rağmen soğuk ırgalamaz beni. herkes atkı, şapka, binbir kat ceket giyip dışarı çıkarken ben kışın ortasında bile led zeppelin, kiss tişörtümle caka satarım.

pezevengin oğlu rıfat, neden böylesine bir adama böylesine insanlık dışı bir soğuk yaşatıp bu satırları yazdırmak için buraya getirtiyorsun? lan oğlum, ben sana demedim mi egeliyim, beni kendinden soğutma diye? bak bakayım, demiş miyim dememiş miyim. (#21510418)

seni sevmeye niyetli bir insana neden bu kadar soğuk davranıyorsun ulan, izah et bunu bana! adam olmayacaksın sen anlaşılan, sevdirmeyeceksin kendini. o zaman n'apalım.. bunu söylemekten başka çare bırakmıyorsun bana..

--spoiler--
seni sevmek ölümse, koyim götüne gülümse.
--spoiler--
© copyright 2005 - 2026