bugün
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- rafine zevkleri olan erkek12
- cengiz kurtoğlu şarkılarından bir söz bırak4
- salon erkeği10
- ekşi sözlük9
- giysi fiyatlarının uçması7
- insan aklıyla açıklanamayan konular4
- lüks araba istemeyen erkek9
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- gece 23 de demlenen çay2
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- üniversiteli kızlar6
- mesajlaşırken noktalama işareti kullanmak4
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı2
- emeviler3
- ilker başbuğ6
- erecto tehafütüt tehafüt'ü okudu mu sorunsalı2
- sözlükte kız olduğunu sanan mal5
- 2008 ekonomik krizi7
- bir kıza saklama kabı hediye etmek5
- beyaz pasta7
- ruffles ketçaplı7
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- yeter be yeter ulan3
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler2
- anın fotoğrafı3
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- bir kadın tarafından domine edilmek5
- anın görüntüsü10
- ilişkide lider olmayı seven kadın5
- izlenmiş bir filmi tekrar izlemek6
- sıcak su torbası getirecek beyler4
- miss universe 20262
- çok iyi dans eden erkek2
- kuki gel oğlum3
- jeffrey epstein2
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk4
- ne yesek2
- giresunlu olmanın zorlukları9
- lüks araba isteyen türk kızları4
- orta sınıfın yok olduğu an3
- amedspor9
- yallah arabistan a diyen tip11
- hayattaki en kötü duygu4
- trabzonspor17
- ölmeden önce son isteğiniz sorulsa4
- şeker hastalığı3
Familia.
La familia es todo.
La familia es todo.
Eskiden anne, baba, çocuğun olduğu yapı, aile olarak adlandırılırdı. Fakat şimdi anne-çocuk, baba-çocuk, kadın-adam, adam-adam, kadın-kadın, kadın/adam-kedi/köpek, nine/dede-çocuk ikilileri de aile diye adlandırılır. Aile olmak için evli olmak, genetik yapıdan benzer olmak, aynı soydan gelmek gerekmez. Güven, sevgi, saygı vb. karşılıklı olduğu sürece ve duygusal "bağ" olduğu sürece aile olarak tanımlanır.
Ayrıca toplumun en küçük yapı birimidir diye tanımı küçültemeyiz. Toplum, aile ve bireylerden oluşur. Böylesine büyük bir toplumu oluşturan yapıya en küçük birim diyemezsiniz.
En önemli etken bağdır. Bağ olduğu sürece arkadaş-arkadaş da bir ailedir.
Ayrıca toplumun en küçük yapı birimidir diye tanımı küçültemeyiz. Toplum, aile ve bireylerden oluşur. Böylesine büyük bir toplumu oluşturan yapıya en küçük birim diyemezsiniz.
En önemli etken bağdır. Bağ olduğu sürece arkadaş-arkadaş da bir ailedir.
Hakkında ne zaman fikirlerimin kesinleştiğini düşünsem, o fikirleri kelimelere dökeceğim zaman girdaplanıp beni de içinde boğan bir yapı.
Aile birbirine koşulsuz destek olan insanların oluşturduğu, toplumun en küçük kurumudur.
Fakat destek olmak kavramının yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Kişi zor ve zaman gerektiren bir sürecin sonundaki başarıyı arzu ettiğinde ona; "bu kadar kendini üzdüğüne değmez" demek destek olmak değildir, yükünü biraz olsun omuzlarından almak, belki de o yolda kendisiyle bir adım atmak, taşıdığı taşı bir parça daha o hedefe yaklaştırmaktır.
Maraton koşmak isteyen insanı dinlenmeye teşvik etmek yerine sabah erken kaldırıp idmana göndermektir destek olmak!
Hayatlarımızın müstakil olduğunu kabullenip tecrübe edilmesi gereken konularda karışmamaktır, öğrenmesinin önüne geçmemektir.
Bir aile ferdimizin rahatını düşündüğümüzde onu rahat ettirecek değil; zorlukları aşmayı öğretecek bir tutum ile yanında olmalıyız ki bir dahaki sefer o zorlukları kendisi aşabilsin ve bunu yapabildiği için mutlu olabilsin. En sevdiğimizi iddia ettiğimiz insanlardan bunu çalmamalıyız.
Velhasıl kelam; günümüz hazırcılığı ve kabalığı ile bir arada tutulması çok zor olan kıymetli bir kurumdur.
Aile birbirine koşulsuz destek olan insanların oluşturduğu, toplumun en küçük kurumudur.
Fakat destek olmak kavramının yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Kişi zor ve zaman gerektiren bir sürecin sonundaki başarıyı arzu ettiğinde ona; "bu kadar kendini üzdüğüne değmez" demek destek olmak değildir, yükünü biraz olsun omuzlarından almak, belki de o yolda kendisiyle bir adım atmak, taşıdığı taşı bir parça daha o hedefe yaklaştırmaktır.
Maraton koşmak isteyen insanı dinlenmeye teşvik etmek yerine sabah erken kaldırıp idmana göndermektir destek olmak!
Hayatlarımızın müstakil olduğunu kabullenip tecrübe edilmesi gereken konularda karışmamaktır, öğrenmesinin önüne geçmemektir.
Bir aile ferdimizin rahatını düşündüğümüzde onu rahat ettirecek değil; zorlukları aşmayı öğretecek bir tutum ile yanında olmalıyız ki bir dahaki sefer o zorlukları kendisi aşabilsin ve bunu yapabildiği için mutlu olabilsin. En sevdiğimizi iddia ettiğimiz insanlardan bunu çalmamalıyız.
Velhasıl kelam; günümüz hazırcılığı ve kabalığı ile bir arada tutulması çok zor olan kıymetli bir kurumdur.
(bkz: #40197255) şu entryme ek olarak aile başlığına devam.
-anne yarın ben erkenden çıkacağım haberin olsun?
-hayırdır nereye?
-ales sınavı var.
-ne ile ilgili bu sınav? amaaan neyse boşver. kazanamayacaksın zaten?
gel de bu moralle sınava gir.
-anne yarın ben erkenden çıkacağım haberin olsun?
-hayırdır nereye?
-ales sınavı var.
-ne ile ilgili bu sınav? amaaan neyse boşver. kazanamayacaksın zaten?
gel de bu moralle sınava gir.
(bkz: familya)
maalesef benimki pek diğer aileler gibi değil.
28 yaşımdayım mimarım. işsizim güçsüzüm. aileme destek olmak için mezuniyetten sonra anadolunun boktan bir ilinde kalıyorum. 1 yıldır kariyer.net'te mimarlık alanında iş ilanı verilmeyecek kadar boktan bir yer. ek olarak işsizliğim yüzünden ailem hep yüzüme laf tokatı yapıştırırlar. lise mezunu kız kardeşim bir giyim mağazasında 2.000 tl maaşlı bir işte. o bile benle alay ediyor. "o kadar okudun boşuna, senden fazla kazanıyorum" diyor.
yeter artık. yarın gidip askerlik için kredi çekeceğim, sonra 21 günlük askerlik için bekleyeceğim. ondan sonra bu adam gitti gider. bir daha bu boktan şehre dönmemek üzere elvada edeceğim.
https://www.youtube.com/watch?v=HgczkwlDQ7s
28 yaşımdayım mimarım. işsizim güçsüzüm. aileme destek olmak için mezuniyetten sonra anadolunun boktan bir ilinde kalıyorum. 1 yıldır kariyer.net'te mimarlık alanında iş ilanı verilmeyecek kadar boktan bir yer. ek olarak işsizliğim yüzünden ailem hep yüzüme laf tokatı yapıştırırlar. lise mezunu kız kardeşim bir giyim mağazasında 2.000 tl maaşlı bir işte. o bile benle alay ediyor. "o kadar okudun boşuna, senden fazla kazanıyorum" diyor.
yeter artık. yarın gidip askerlik için kredi çekeceğim, sonra 21 günlük askerlik için bekleyeceğim. ondan sonra bu adam gitti gider. bir daha bu boktan şehre dönmemek üzere elvada edeceğim.
https://www.youtube.com/watch?v=HgczkwlDQ7s
Hayatımız boyunca edindiğimiz tüm davranış biçimlerinin yaklaşık % 70'ini 0-6 yaş dönemde kazanırız. Bilinçli aile çok önemli.
kişinin ailesini seçememesi kadar kötü bir şey yoktur.
insanın başına gelebilecek en şanslı şey güçlü, bağlı ve sevgi üzerine kurulu bir aileye gelmek galiba. böyle bir aileye doğmamış olabilirsiniz, ama böyle bi aile yaratabilirsiniz.
insanın koşulsuzca sevilmesi, desteklenmesi, paylaşması hayatı ilerleten en sağlam güç. hepimiz düşüyoruz, inciniyoruz. düşünce nasıl kalkacağını sana öğreten insanlar sayesinde hayatın içinden yorulmadan, yıpranmadan geçip gidiyoruz.
bütün çocuklar huzurlu ailelere doğsa keşke.
insanın koşulsuzca sevilmesi, desteklenmesi, paylaşması hayatı ilerleten en sağlam güç. hepimiz düşüyoruz, inciniyoruz. düşünce nasıl kalkacağını sana öğreten insanlar sayesinde hayatın içinden yorulmadan, yıpranmadan geçip gidiyoruz.
bütün çocuklar huzurlu ailelere doğsa keşke.
Yakışıklı Serdar’ın söylediği gibi en büyük yalan.
anne baba cocuktan olusan seye aile denir.
Anne baba ve çocuklardan oluşan bir yuva.
ismen var olan. En azından benim için.
en büyük imtihandır.
en değerli neyse onunla imtihan ediliyoruz. tamam çok değerli, tamam en büyük servet. ama çevirelim madalyonu, en büyük çaresizlik aynı zamanda. kendin seçmediğin bir sürü travma. başkalarının hataları, başkalarının yüzleşmediği ne varsa, senin de boynunda. bunu bir nevi sigorta olarak algılıyor insanlık sanıyorum. şimdi ben onları idare ediyorum, onların yerine acı çekiyorum, zamanı gelince onlar da benim için acı çekecek, beni kollayacak diyor herhalde. fena halde yanılıyor.
gerçekte şu oluyor: hepimiz özümüzde kimsek ona göre davranıyoruz. kardeşlerden biri bencilse, ömür boyu onun hataları kollanıyor. onun yaraları sarılıyor. o hayatının sorumluluklarını size yıkıyor. anneyi babayı en çok o üzüyor, siz tedavi için parçalanıyorsunuz. o yuvasını kuruyor, çocuklarına siz bakıyorsunuz. annenizi maddi manevi sömürüyor, siz sessiz kalıyorsunuz. her hatayı yapma hakkını kendinde görüyor, pişman olmuyor, oluyorsa da asla söylemiyor. eşit olarak sizin de ebeveyniniz olan insanlarla olan iletişiminizi yaralıyor, ama onunla iletişimi kesemiyorsunuz. hassas oluyor, uyaramıyorsunuz, uyaracak olsanız anneniz önünüze geçiyor. ömrünüz idare etmekle, yaptıklarına hem öfkelenip hem üzülmekle geçiyor.
ve bingo! ne çekerseniz çekin, neye katlanırsanız katlanın kimseden takdir almıyorsunuz. çektiklerinizi görmek bir yana, daha fazla nasıl yük yüklerim diye uğraşıyor insanlar. sonra?
-o mu? o ne yaptı ki aile için? ay hep kendi keyfine gezdi tozdu, deyiveriyorlar bir de
işte böyle bakıyor dünyaya bir de. insan bencil bir aile üyesiyle çok ciddi imtihan edilir.
bu zamana kadar kendi ailesini kuramamış bir başarısızı dinlediniz, şayet dinlediyseniz.
esen kalınız.
en değerli neyse onunla imtihan ediliyoruz. tamam çok değerli, tamam en büyük servet. ama çevirelim madalyonu, en büyük çaresizlik aynı zamanda. kendin seçmediğin bir sürü travma. başkalarının hataları, başkalarının yüzleşmediği ne varsa, senin de boynunda. bunu bir nevi sigorta olarak algılıyor insanlık sanıyorum. şimdi ben onları idare ediyorum, onların yerine acı çekiyorum, zamanı gelince onlar da benim için acı çekecek, beni kollayacak diyor herhalde. fena halde yanılıyor.
gerçekte şu oluyor: hepimiz özümüzde kimsek ona göre davranıyoruz. kardeşlerden biri bencilse, ömür boyu onun hataları kollanıyor. onun yaraları sarılıyor. o hayatının sorumluluklarını size yıkıyor. anneyi babayı en çok o üzüyor, siz tedavi için parçalanıyorsunuz. o yuvasını kuruyor, çocuklarına siz bakıyorsunuz. annenizi maddi manevi sömürüyor, siz sessiz kalıyorsunuz. her hatayı yapma hakkını kendinde görüyor, pişman olmuyor, oluyorsa da asla söylemiyor. eşit olarak sizin de ebeveyniniz olan insanlarla olan iletişiminizi yaralıyor, ama onunla iletişimi kesemiyorsunuz. hassas oluyor, uyaramıyorsunuz, uyaracak olsanız anneniz önünüze geçiyor. ömrünüz idare etmekle, yaptıklarına hem öfkelenip hem üzülmekle geçiyor.
ve bingo! ne çekerseniz çekin, neye katlanırsanız katlanın kimseden takdir almıyorsunuz. çektiklerinizi görmek bir yana, daha fazla nasıl yük yüklerim diye uğraşıyor insanlar. sonra?
-o mu? o ne yaptı ki aile için? ay hep kendi keyfine gezdi tozdu, deyiveriyorlar bir de
işte böyle bakıyor dünyaya bir de. insan bencil bir aile üyesiyle çok ciddi imtihan edilir.
bu zamana kadar kendi ailesini kuramamış bir başarısızı dinlediniz, şayet dinlediyseniz.
esen kalınız.
"Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik."
Şeklinde bir tdk tanımı mevcut olan kavramdır.
Akla gelen ilk anlamı budur fakat bana göre yetersiz bir tanım. Bu insanları bir arada tutan güç tam olarak kan bağı değil, kalpleri arasında kurulmuş olan köprülerin sağlamlıgıdır.
Şeklinde bir tdk tanımı mevcut olan kavramdır.
Akla gelen ilk anlamı budur fakat bana göre yetersiz bir tanım. Bu insanları bir arada tutan güç tam olarak kan bağı değil, kalpleri arasında kurulmuş olan köprülerin sağlamlıgıdır.
iyisiyle kötüsüyle kabul etme mecburiyeti olan bir topluluktur. Atsan atılmaz, satsan satılmaz lafı tam da burada geçerlidir. iyisine denk geldiyseniz bence bu dünyanın gerçek anlamda en şanslı insanı sizsiniz, kıymetini bilin.
Bana zarar veren oluşum. Seviyorum orası ayrı.
3 hafta önce bugün bu saatlerde sabahın 4nde öksürükten uyuyamıyordum. Annem çay getirdi, zencefil falan. Sabah 6 da yola çıkacaktık. Sabah babamla iptal ettiler gece ben uyuyamadım, araba kullanacağız diye 9 da çıktık.
Şimdi yine uyumuyorum. Bu defa hastanede annemin bana ihtiyacı var. Bu defa ben ona bakıyorum. Ve o üzülüyor. Onun yüzünden uyuyamadım diye.
bense annem babam ailemle olan o 3 hafta önceki son gecemizi düşünüp ağlıyorum. Nerden bilebilirdim ki ertesi gün benim için kıyametin kopacağını.
Aile bu hayatta insanı anlamlı kılan şeymiş meğer. Yaşama amacı motivasyonuymuş. Birisi eksilince anlıyorsun.
Şimdi yine uyumuyorum. Bu defa hastanede annemin bana ihtiyacı var. Bu defa ben ona bakıyorum. Ve o üzülüyor. Onun yüzünden uyuyamadım diye.
bense annem babam ailemle olan o 3 hafta önceki son gecemizi düşünüp ağlıyorum. Nerden bilebilirdim ki ertesi gün benim için kıyametin kopacağını.
Aile bu hayatta insanı anlamlı kılan şeymiş meğer. Yaşama amacı motivasyonuymuş. Birisi eksilince anlıyorsun.
kızım ve ben...
çok şeydir, akşam yemeğinde edilen o sohbet, yemekten sonra içilen çay, uzakta iken yapılan o görüntülü aramanın verdiği üzüntüyle karışık huzur, sırtını dayayabileceğin pürüzsüz bir duvar anlayacağınız aile çok şeydir aile olmayı becerirseniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar