bugün
- dünya39
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- sözlüğün en güzel kadını16
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- amerika birleşik devletleri29
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak10
- israil10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- pis hissettiren şeyler3
- en medeni ortadoğulular6
- norveç9
- ali şekeroğlu2
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- öğrencilerin bu ne işimize yarayacak sorusu3
- mustafa kemal atatürk10
- taş gibi kalçası olan kadın8
- evanjelist9
- telegram5
- ismail yüksek4
- türk rock grupları8
- fransa6
- yazılımcıların flört edememesi8
- ahmet cem ersever2
- sosyal medya ve internetin ardında deccal var3
- hewal ebo12
- sözlükte yeni yeni bıdıkların ortaya çıkması4
- ali tarakcı hakkında soruşturma başlatılması2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- isveç5
- cuma akşam evde kalan yazarlar5
- kırk yaş üstünü sözlükten göndermek3
- george washington2
- balgam atar gibi konuşmak3
- avrupa5
- simko314
- orospu çocuğu abdullah öcalan7
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
- akaretler3
- almanya4
- 25 eylül 2026 italya belçika maçı4
- 25 eylül 2026 macaristan ukrayna maçı3
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- dikili bir ağacının olmaması6
- şuan dinlediğin şarkı4
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
alkole en fazla ihtiyacınız olduğu anda, söz verdiğiniz için alkol tüketmemektir.
aşk denen çiçeğin gümresi paradır. *
insan vücudundaki tüm dengeyi bozan bağımlılık yaratan bütün duyguları dorukta yaşatan çok sık görülen hastalık.
aşk bana tekrar gelmezse ruhunu kaybetmiş gibi olacağım ve saçmalamaya başlayacağım..işte bundan korkuyorum..bihter gibi mutsuz olup saçmalamaya başlamaktan, ruhumu kaybetmekten korkuyorum..aniden gelip kalbimi tekrar ısıtsın diye dua ediyorum.
bir yerde okumuştum, eğer 'o aramassa ben de aramam' demektir aşk diyordu. ben de ekliyorum: 'o aramassa ben de aramam' demek ama her defasında da aramaktır aşk.
aşk, karşıdakini bulunmaz hint kumaşı sanmanla, sersemin teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır.
kışıma yorgan olan.
tanım yapmaktan tiksinmişimdir aşk denilince. tam karşılayan duygu bu evet. tiksinmek, belki biraz da nefret.
yok aşk dalın rüzgara vurulmasıymış hede höde. basit şeyler bunlar hem de aşkın tüm ciddiyetine rağmen. basit insanlar bir tanım yapar aşk için. bazıları da yaşar ya da arzular. bu kadar.
yok aşk dalın rüzgara vurulmasıymış hede höde. basit şeyler bunlar hem de aşkın tüm ciddiyetine rağmen. basit insanlar bir tanım yapar aşk için. bazıları da yaşar ya da arzular. bu kadar.
üç harfli yalnızlık.
Aşk: beynin bedenden ayrılmasıdır.
çiçeğin yalancı bahara aldanmasıdır,açması gereken mevsimde açamamasıdır...tamamen bir yanılsamadır aşk...
"aşk da yoruyor şimdi
ama geçer bu duygu sabaha.."
ama geçer bu duygu sabaha.."
yeniden...
şey bu şey?! şey işte aslında her şey ama hiçbir şey.
tekamül basamaklarının aşılması için çekilmesi gereken çiledir.ancak usulunce çekilmezse(susulması gereken yerde konuşulur,konuşulması gereken yerde susulur ise) insanı pişirmeden yakar ve tekamül geriye sarar.
"ateşten bir nehri mumdan kayıklarla geçmek"tir. *
var olup sürekli yokluğuna alıştırılandır.
delilik, körlük, sağırlık halinin bir arada olması durumu; ama hastalık değil. gönüllü sonsuz teslimiyet.
yüksek doz alsak da mutlu ölmemizi sağlamayan şey.
mutlu ölmek ne demek şimdi ona takıldı kafam. kaç kere ölmüştüm ki? tamam hatırladım, beni sevmediğini düşündüğüm her nefes alışımda.
mutlu ölmek ne demek şimdi ona takıldı kafam. kaç kere ölmüştüm ki? tamam hatırladım, beni sevmediğini düşündüğüm her nefes alışımda.
aşk bile bile tutsaklıktır.. (bkz: privacy)
aylar sonra ilk defa karşılaşmışsınızdır. önce benzettiğinizi düşünür sonra inanamazsanız o olduğuna. bu kadarı sadece türk filmlerinde olur ya hani, öyle inanmışsınızdır ya hani...
gülümsemekle gülümsememek arasındayken,size hep hissettirdiği araftayken, dolan gözlerinize engel olmaya çalışırken, yutkunmakta zorluk çekerken bir anda çıkıverir ağzınızdan merhaba. nasıl olduğunuzu sorar. cevabını bilmediğiniz,bilemediğiniz.
iiyim demeyi alışkanlık haline getiren o ağızdan bilmiyorum kelimesi çıkar. sonra aynı ses içinizde yankılanır "nasıl olduğumu bilmiyorum". gidişi, ondan sonra yaşadığınız hayat, ondan nefret ettiğiniz anlar, özlediğiniz zamanlar... hepsini bir çırpıda hatırlarsınz unuttuğunuza inandırmışken kendinizi.
doğru olduğuna inandırdığım her şeyi unut der. şaşırır anlamazsınız önce. kafanızı önünüze eğip düşünürsünüz. doğrular... doğrularımız..
sahi neydi onlar? özlemek, güvenmek, bağlanmak, en önemlisi de çok sevmek yok. kimsenin sana ait olduğuna ve senin birilerine ait olabileceğine inanamak yok. bunlar ne kadar azsa hayat o kadar acısız. bunlar ne kadar yoksa sen o kadar özgürsün bu dünyada ve dünya o zaman çok daha büyük. yıllar önce durmadan doğru olduğuna inandırıldıklarını unutman istenir senden. ondan öğreneceğin son şey öğrendiklerini unutman gerektiğidir. unut onları tekrar eski sen ol der. neden ister böyle bir şeyi bu kadar zaman sonra sizden. sebebini soramazsınız. kim öğretmişti acaba ona bunları. saçmadır ama kıskınırsınız o'nu. tıpkı şimdi yanlış dediği doğruları öğreten o'nu kıskandığınız gibi.
biliyor musun diye başlarsınız konuşmaya o sorudan cesaret alır gibi. onun bilmediği her şeyden cesaret aldığınızı hissedersiniz bir an.
biliyor musun senden sonra her ağladığımda aklıma sen geldin. dizimi bi yere çarptığımda, annemle tartıştığımda, hayat ters gittiğinde, birini kaybettiğimde,tanrıdan bir şey dilediğimde, senden sonra aşık olduğumu düşündüğüm insan tarafından incitildiğimde,... her seferinde aklıma gelen ilk şey sen oldun. bazen işkence gibi geldi bu, bazen içimde umutlar yeşermesine sebep oldu, bazen ise sadece pişmanlıktan ibaretti benim için. pişmanlık... neden birinin yaptığı bi şey için ağlanırken başka biri hatırlanır? aşktan mı?
cevabı bu başlıkta var mıdır? bilemedim şimdi ben. aşk dediğimiz şey canımızı acıtan insanları hayatımızda tutma çabası mıdır? türlü tanımını yaparken aşkın, olmadığına inanır mı insan bir gecede? ya da ne bileyim hep geçmişte aramak mıdır geri getiremeyeceğini bildiğin için. sana ait ama onda olanları geri istemek midir?
koşmak değil sadece yürümek midir? bazen ona doğru bazen ise sırtını dönerek yürümek midir? sadece yürümek...
gülümsemekle gülümsememek arasındayken,size hep hissettirdiği araftayken, dolan gözlerinize engel olmaya çalışırken, yutkunmakta zorluk çekerken bir anda çıkıverir ağzınızdan merhaba. nasıl olduğunuzu sorar. cevabını bilmediğiniz,bilemediğiniz.
iiyim demeyi alışkanlık haline getiren o ağızdan bilmiyorum kelimesi çıkar. sonra aynı ses içinizde yankılanır "nasıl olduğumu bilmiyorum". gidişi, ondan sonra yaşadığınız hayat, ondan nefret ettiğiniz anlar, özlediğiniz zamanlar... hepsini bir çırpıda hatırlarsınz unuttuğunuza inandırmışken kendinizi.
doğru olduğuna inandırdığım her şeyi unut der. şaşırır anlamazsınız önce. kafanızı önünüze eğip düşünürsünüz. doğrular... doğrularımız..
sahi neydi onlar? özlemek, güvenmek, bağlanmak, en önemlisi de çok sevmek yok. kimsenin sana ait olduğuna ve senin birilerine ait olabileceğine inanamak yok. bunlar ne kadar azsa hayat o kadar acısız. bunlar ne kadar yoksa sen o kadar özgürsün bu dünyada ve dünya o zaman çok daha büyük. yıllar önce durmadan doğru olduğuna inandırıldıklarını unutman istenir senden. ondan öğreneceğin son şey öğrendiklerini unutman gerektiğidir. unut onları tekrar eski sen ol der. neden ister böyle bir şeyi bu kadar zaman sonra sizden. sebebini soramazsınız. kim öğretmişti acaba ona bunları. saçmadır ama kıskınırsınız o'nu. tıpkı şimdi yanlış dediği doğruları öğreten o'nu kıskandığınız gibi.
biliyor musun diye başlarsınız konuşmaya o sorudan cesaret alır gibi. onun bilmediği her şeyden cesaret aldığınızı hissedersiniz bir an.
biliyor musun senden sonra her ağladığımda aklıma sen geldin. dizimi bi yere çarptığımda, annemle tartıştığımda, hayat ters gittiğinde, birini kaybettiğimde,tanrıdan bir şey dilediğimde, senden sonra aşık olduğumu düşündüğüm insan tarafından incitildiğimde,... her seferinde aklıma gelen ilk şey sen oldun. bazen işkence gibi geldi bu, bazen içimde umutlar yeşermesine sebep oldu, bazen ise sadece pişmanlıktan ibaretti benim için. pişmanlık... neden birinin yaptığı bi şey için ağlanırken başka biri hatırlanır? aşktan mı?
cevabı bu başlıkta var mıdır? bilemedim şimdi ben. aşk dediğimiz şey canımızı acıtan insanları hayatımızda tutma çabası mıdır? türlü tanımını yaparken aşkın, olmadığına inanır mı insan bir gecede? ya da ne bileyim hep geçmişte aramak mıdır geri getiremeyeceğini bildiğin için. sana ait ama onda olanları geri istemek midir?
koşmak değil sadece yürümek midir? bazen ona doğru bazen ise sırtını dönerek yürümek midir? sadece yürümek...
hüzünlü bir şarkıda sigara yaktıran duygu kümesi.
aynı fotoğrafa bıkmadan, usanmadan, doya doya ama asla doyamadan bakmaktır.
bilmem böyle bi ...
hani tarhana çorbası çok biberli olur.
hüp diye içince adamın içine bir sıcaklık basarya ...
işte karşıma oturmuyor mu ? içime öyle bir sıcaklık basıyor.
üfff kötü oluyorum.
kemal sunal
(bkz: bekçiler kralı)
hani tarhana çorbası çok biberli olur.
hüp diye içince adamın içine bir sıcaklık basarya ...
işte karşıma oturmuyor mu ? içime öyle bir sıcaklık basıyor.
üfff kötü oluyorum.
kemal sunal
(bkz: bekçiler kralı)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar