bugün
- habire1230
- velvet17
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği11
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- özgür özel'in chp de veda konuşması9
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi4
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- türkiye islamcı kemalist kavgasıyla vakit kaybetti7
- küfür etkisi yaratan ama küfür olamayan cümleler2
- incelikli erkek4
- kabataş olayı görüntüleri27
- hangi manifest kızısın12
- istanbul un çok pahalı olması27
- şaka maka true'nun 60 ında da kaldıracak olması5
- bebeği gibi sevip düşmanı gibi siken erkek2
- bot beğeni2
- her şeyin üst üste gelmesi8
- nargilenin hint icadı olması3
- lahmacun yiyecek kadar düşmek8
- 22 yaş3
- kürde kürt demenin ırkçılık olduğu ülke3
- molped kızları vs manifest kızları2
- en sevilmeyen ev işleri14
- morria'nın ayaklarına aşık olmak2
- kürtler5
- chpye oy vermeyi bırakmak3
- selo cu olup pkk lı olmamak3
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması7
- safran7
- meyveli lahmacun7
- başını alıp gitmek isteyen insan5
- gönül almaya çalışan erkek11
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- mehdiyete dair hayalleriniz7
- vaatlerinin tam tersi olduğu halde iktidarda olmak6
- arkadaşlar ne oldu size böyle7
- 30 kasım 2007 ısparta uçak kazası3
- gocu23
- ocak çakmağıyla sigara yakmak3
- cumhuriyet halk partisi3
- diyetteyken zihin yorucu aktivite yapmak3
- chp'lilerin 13 sene atatürk düşmanına oy vermesi2
- 6 oku görünce dayanamadım2
- bentley reklamında ki sarışın2
- şimdi herkes su içsin5
- volkswagen beetle5
- mehdi 29 yaşında mı başa geçmeli 40 mı6
- sanayi tipi kavurmalı tost5
- kara sevdaya tutulan kalmaması7
aylar sonra ilk defa karşılaşmışsınızdır. önce benzettiğinizi düşünür sonra inanamazsanız o olduğuna. bu kadarı sadece türk filmlerinde olur ya hani, öyle inanmışsınızdır ya hani...
gülümsemekle gülümsememek arasındayken,size hep hissettirdiği araftayken, dolan gözlerinize engel olmaya çalışırken, yutkunmakta zorluk çekerken bir anda çıkıverir ağzınızdan merhaba. nasıl olduğunuzu sorar. cevabını bilmediğiniz,bilemediğiniz.
iiyim demeyi alışkanlık haline getiren o ağızdan bilmiyorum kelimesi çıkar. sonra aynı ses içinizde yankılanır "nasıl olduğumu bilmiyorum". gidişi, ondan sonra yaşadığınız hayat, ondan nefret ettiğiniz anlar, özlediğiniz zamanlar... hepsini bir çırpıda hatırlarsınz unuttuğunuza inandırmışken kendinizi.
doğru olduğuna inandırdığım her şeyi unut der. şaşırır anlamazsınız önce. kafanızı önünüze eğip düşünürsünüz. doğrular... doğrularımız..
sahi neydi onlar? özlemek, güvenmek, bağlanmak, en önemlisi de çok sevmek yok. kimsenin sana ait olduğuna ve senin birilerine ait olabileceğine inanamak yok. bunlar ne kadar azsa hayat o kadar acısız. bunlar ne kadar yoksa sen o kadar özgürsün bu dünyada ve dünya o zaman çok daha büyük. yıllar önce durmadan doğru olduğuna inandırıldıklarını unutman istenir senden. ondan öğreneceğin son şey öğrendiklerini unutman gerektiğidir. unut onları tekrar eski sen ol der. neden ister böyle bir şeyi bu kadar zaman sonra sizden. sebebini soramazsınız. kim öğretmişti acaba ona bunları. saçmadır ama kıskınırsınız o'nu. tıpkı şimdi yanlış dediği doğruları öğreten o'nu kıskandığınız gibi.
biliyor musun diye başlarsınız konuşmaya o sorudan cesaret alır gibi. onun bilmediği her şeyden cesaret aldığınızı hissedersiniz bir an.
biliyor musun senden sonra her ağladığımda aklıma sen geldin. dizimi bi yere çarptığımda, annemle tartıştığımda, hayat ters gittiğinde, birini kaybettiğimde,tanrıdan bir şey dilediğimde, senden sonra aşık olduğumu düşündüğüm insan tarafından incitildiğimde,... her seferinde aklıma gelen ilk şey sen oldun. bazen işkence gibi geldi bu, bazen içimde umutlar yeşermesine sebep oldu, bazen ise sadece pişmanlıktan ibaretti benim için. pişmanlık... neden birinin yaptığı bi şey için ağlanırken başka biri hatırlanır? aşktan mı?
cevabı bu başlıkta var mıdır? bilemedim şimdi ben. aşk dediğimiz şey canımızı acıtan insanları hayatımızda tutma çabası mıdır? türlü tanımını yaparken aşkın, olmadığına inanır mı insan bir gecede? ya da ne bileyim hep geçmişte aramak mıdır geri getiremeyeceğini bildiğin için. sana ait ama onda olanları geri istemek midir?
koşmak değil sadece yürümek midir? bazen ona doğru bazen ise sırtını dönerek yürümek midir? sadece yürümek...
gülümsemekle gülümsememek arasındayken,size hep hissettirdiği araftayken, dolan gözlerinize engel olmaya çalışırken, yutkunmakta zorluk çekerken bir anda çıkıverir ağzınızdan merhaba. nasıl olduğunuzu sorar. cevabını bilmediğiniz,bilemediğiniz.
iiyim demeyi alışkanlık haline getiren o ağızdan bilmiyorum kelimesi çıkar. sonra aynı ses içinizde yankılanır "nasıl olduğumu bilmiyorum". gidişi, ondan sonra yaşadığınız hayat, ondan nefret ettiğiniz anlar, özlediğiniz zamanlar... hepsini bir çırpıda hatırlarsınz unuttuğunuza inandırmışken kendinizi.
doğru olduğuna inandırdığım her şeyi unut der. şaşırır anlamazsınız önce. kafanızı önünüze eğip düşünürsünüz. doğrular... doğrularımız..
sahi neydi onlar? özlemek, güvenmek, bağlanmak, en önemlisi de çok sevmek yok. kimsenin sana ait olduğuna ve senin birilerine ait olabileceğine inanamak yok. bunlar ne kadar azsa hayat o kadar acısız. bunlar ne kadar yoksa sen o kadar özgürsün bu dünyada ve dünya o zaman çok daha büyük. yıllar önce durmadan doğru olduğuna inandırıldıklarını unutman istenir senden. ondan öğreneceğin son şey öğrendiklerini unutman gerektiğidir. unut onları tekrar eski sen ol der. neden ister böyle bir şeyi bu kadar zaman sonra sizden. sebebini soramazsınız. kim öğretmişti acaba ona bunları. saçmadır ama kıskınırsınız o'nu. tıpkı şimdi yanlış dediği doğruları öğreten o'nu kıskandığınız gibi.
biliyor musun diye başlarsınız konuşmaya o sorudan cesaret alır gibi. onun bilmediği her şeyden cesaret aldığınızı hissedersiniz bir an.
biliyor musun senden sonra her ağladığımda aklıma sen geldin. dizimi bi yere çarptığımda, annemle tartıştığımda, hayat ters gittiğinde, birini kaybettiğimde,tanrıdan bir şey dilediğimde, senden sonra aşık olduğumu düşündüğüm insan tarafından incitildiğimde,... her seferinde aklıma gelen ilk şey sen oldun. bazen işkence gibi geldi bu, bazen içimde umutlar yeşermesine sebep oldu, bazen ise sadece pişmanlıktan ibaretti benim için. pişmanlık... neden birinin yaptığı bi şey için ağlanırken başka biri hatırlanır? aşktan mı?
cevabı bu başlıkta var mıdır? bilemedim şimdi ben. aşk dediğimiz şey canımızı acıtan insanları hayatımızda tutma çabası mıdır? türlü tanımını yaparken aşkın, olmadığına inanır mı insan bir gecede? ya da ne bileyim hep geçmişte aramak mıdır geri getiremeyeceğini bildiğin için. sana ait ama onda olanları geri istemek midir?
koşmak değil sadece yürümek midir? bazen ona doğru bazen ise sırtını dönerek yürümek midir? sadece yürümek...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar