bugün
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak15
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- mutlu günleri beklemek15
- en lezzetli balık12
- porsche4
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- yerde para bulmak8
- sözlüğe hareket getirecek şey6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması4
- kedimin yatağıma kusması6
- motorsiklet4
- yeni evli çift aktiviteleri12
- benyamin netenyahu2
- vajinaya dil atmak16
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması4
- para kazanmak6
- sözlük kızlarının çorapları11
- gece gece canın cips çekmesi2
- ahmet kaya2
- ıspartalıları sevmemek8
- nervio abla15
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz6
- pürüzsüz bir ama olmak3
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- kimsenin sizi sevmemesi16
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- ismail kartal19
- from gold from dust36
- mersin10
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- en son ne aldınız13
- güney kore34
- ümit kocasakal19
- seks hikayesi yazan trajedi yazarı6
- 2026'nın yaşayan en seksi erkeği6
- okumuş kültürlü insandan nefret eden tip6
- gecenin şiiri3
- instagram da artan erotizm sebebi10
- 1986 yılında miami geceleri4
- canım anam yazılı gül dövmesi3
- ne kadar yaşlısın4
- sözlüğün kezban yazarı5
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
Melaike... Gerçekte Hz. ibrahim'e gelen üç melek... Rus dindarlığının bilincindeyse teslis'in sembolü... üçlemenin...
ikona geleneğinin devrimci teşebbüslerinden...
Bir 15. yüzyıl duyarlılığı...
Mütevazi ve fakat kararlı...
Ne istediğini bilen bir iradenin eseri.
Ne anlatmak istediğini bilen bir iradenin...
Bu nedenle de Moskova'da Galeri Tretyakov'un en seçkin yapıtlarından...
istanbul süslemeciliğinin naif işçiliğine hâkim o derviş ızdırabını duymamak mümkün mü?
Andrei Rublev'in ızdırabını...
Yitip gitmez bir hüzün saçar çevresine bu yüzden.
Melaikeye ne de yakışır o mavi!
Lapis Lazuli'nin o hüzünlü ışıltısı.
Dikkatli bakıldığında ancak görülebilecek olan siyah, beyaz, gri kırçıllarıyla görkemini hiç kaybetmeyen Lapis Lazuli!
Çizgileri boşverin, acemi perspektif denemelerini de...
Siz asıl renklere bakın!
ikona demek renk demektir çünkü.
Renk ve ışık.
istanbul, bir zamanlar rengin ve ışığın yurduydu.
Bizans biraz da ışık ve renktir. Lütfen ışığını Bizans'tan, yani istanbul'dan alan o Venedikli ustaları hatırlayınız. Tiziano'yu, Tintoretto'yu, Verones'i...
Bir yanda Venedik rutubeti, öte yanda coşkun renkleriyle neşeyi de hüznü de birleştiren istanbul'un ışığı.
Göğün, denizin ve gözlerin mavisi...
ilk baharda koynuna kırmızıları da alarak mora çalmaktan çekinmeyen çiçeklerin mavisi...
Rum usta Theophanes'in ekibinde çalışan bir sanatçıydı Andrei Rublev.
Bir ressam, bir nakkaş, bir derviş...
Kendisi gibi bir dervişin hayretle açılmış gözlerinden seyredilmeyi hakeden bir derviş...
"Olsun, ben maviyi herkesten daha iyi görüyorum."
Ustası Andrei Rublev'in, "Sen herşeyi bildiğini düşünüyorsun, sana artık bir şey öğretemem" şeklindeki sitemine böyle cevap verir huysuz çırak Foma.
istidadının çabayla kemâline ereceğini akıl edemez. Çabayla, yani alçak gönüllülükle...
Bir zamanlar bizde "cehl-i mürekkeb" denirdi bilgisizliğin böylesine.
iki katmanlı bilgisizlik. Hem bilmemek, hem bilmediğini bilmemek.
Başka bir deyişle cehalet değil, gaflet. Yani kişinin kendinden habersiz olması.
Bilmediğini bilmeyene ne öğretilebilir?
Hiç.
Andrei Rublev (1966), tartışmasız Tarkovsky'nin opus magnumudur.
Bir şah-eser.
Sanata dair bir şah-eser.
Sanatın gereksindiği özgürlüğe dair.
Yasaklanır bu yüzden.
Henüz ikinci filmidir.
Ne Stalker, ne Solaris, ne Nostalgia, ne Zerkalo, ne Offret...
Bütün eserlerinin zirvesinde Andrei Rublev yer alır.
Tarkovsky'nin ufku her yeni adımında yukarılara yükselmez sanıldığı gibi, bilâkis adım adım aşağıya iner. Genişler. Ovaya yayılır.
Tohumun ağaca dönüşmesi gibi büyür içgörüleri. Ağaç tohumda saklıdır.
"insanlara insan olduklarını daha çok hatırlatmalıyız" der Tarkovsky.
Sanat işbu duyarlılığın bir gerecidir.
Filmleri de insana insan olduğunu daha çok hatırlatmanın bir aracı.
Filmin en önemli karakterlerinden biri de ivan Lapikov'un canlandırdığı Kirill.
Gerçekte Judas'ın ta kendisi. Yahuda'nın.
Hasedin yiyip bitirdiği adam.
Miloş Forman'ın ünlü yapıtı Amadeus'un (1984) baş karakteri Antonio Salieri'nin selefi.
Aradaki fark, Kirill bir Rus gibi pişman olur. itirafı da Rusçadır.
Salieri gibi istidad yoksunluğuna dayanamaz bir türlü. istidadı, kabiliyeti olmadığı için sonunda bir hiç olacağına inanır. Tanrı'yla başı belâya girer. Adaletinden kuşkuya düşer çünkü.
istidada sahip olmak için önce inanması gerektiğini bilemez.
Kime? Neye?
Kendi dışında bir noktaya sadece. Dışında ve üstünde...
Andrei Rublev gibi.
O önce derviştir. Sanatın ilk koşulunun sanatçının özgürlüğü olduğuna inanır
Özgür ruhların işidir sanat. Tıpkı dervişlik gibi.
Masumdur. Bir bebek kadar.
Bu yüzden kirlendiğini hisseder her defasında. Günahlarını...
"Bir insan sadece yalnızken mi iyidir?"
Yanlış soru.
iyilik aslâ yalnızlıktan hoşlanmaz. Kalabalığa ihtiyacı vardır. Günaha. Şehre. Çarşıya.
Korunmaya muhtaç görünecek denli saf ve masum ruhlara, zannedildiği gibi, zırhsız dolaştıkları için değil, zırha ihtiyaç duymadıkları için kötülük bir zarar veremez.
Ne zaman korunmaya muhtaç olduklarını anlarlar ve zırhlarını kuşanırlarsa, işte o zaman kötülük okları bedenlerine saplanmaya başlar.
Düşmanın gözü, tabiatı gereği, çıplak bedenleri değil, parlak zırhları hedef seçer kendisine.
Aklı-sıra korunanları.
Hayrın ve şerrin sahibinden sakınanları.
Hal böyleyken ey talib, nasıl oluyor da maviyi herkesten daha iyi gördüğünü iddia edebiliyorsun.
Sen günahı tanımazsın ki!
dücane cündioğlu
ikona geleneğinin devrimci teşebbüslerinden...
Bir 15. yüzyıl duyarlılığı...
Mütevazi ve fakat kararlı...
Ne istediğini bilen bir iradenin eseri.
Ne anlatmak istediğini bilen bir iradenin...
Bu nedenle de Moskova'da Galeri Tretyakov'un en seçkin yapıtlarından...
istanbul süslemeciliğinin naif işçiliğine hâkim o derviş ızdırabını duymamak mümkün mü?
Andrei Rublev'in ızdırabını...
Yitip gitmez bir hüzün saçar çevresine bu yüzden.
Melaikeye ne de yakışır o mavi!
Lapis Lazuli'nin o hüzünlü ışıltısı.
Dikkatli bakıldığında ancak görülebilecek olan siyah, beyaz, gri kırçıllarıyla görkemini hiç kaybetmeyen Lapis Lazuli!
Çizgileri boşverin, acemi perspektif denemelerini de...
Siz asıl renklere bakın!
ikona demek renk demektir çünkü.
Renk ve ışık.
istanbul, bir zamanlar rengin ve ışığın yurduydu.
Bizans biraz da ışık ve renktir. Lütfen ışığını Bizans'tan, yani istanbul'dan alan o Venedikli ustaları hatırlayınız. Tiziano'yu, Tintoretto'yu, Verones'i...
Bir yanda Venedik rutubeti, öte yanda coşkun renkleriyle neşeyi de hüznü de birleştiren istanbul'un ışığı.
Göğün, denizin ve gözlerin mavisi...
ilk baharda koynuna kırmızıları da alarak mora çalmaktan çekinmeyen çiçeklerin mavisi...
Rum usta Theophanes'in ekibinde çalışan bir sanatçıydı Andrei Rublev.
Bir ressam, bir nakkaş, bir derviş...
Kendisi gibi bir dervişin hayretle açılmış gözlerinden seyredilmeyi hakeden bir derviş...
"Olsun, ben maviyi herkesten daha iyi görüyorum."
Ustası Andrei Rublev'in, "Sen herşeyi bildiğini düşünüyorsun, sana artık bir şey öğretemem" şeklindeki sitemine böyle cevap verir huysuz çırak Foma.
istidadının çabayla kemâline ereceğini akıl edemez. Çabayla, yani alçak gönüllülükle...
Bir zamanlar bizde "cehl-i mürekkeb" denirdi bilgisizliğin böylesine.
iki katmanlı bilgisizlik. Hem bilmemek, hem bilmediğini bilmemek.
Başka bir deyişle cehalet değil, gaflet. Yani kişinin kendinden habersiz olması.
Bilmediğini bilmeyene ne öğretilebilir?
Hiç.
Andrei Rublev (1966), tartışmasız Tarkovsky'nin opus magnumudur.
Bir şah-eser.
Sanata dair bir şah-eser.
Sanatın gereksindiği özgürlüğe dair.
Yasaklanır bu yüzden.
Henüz ikinci filmidir.
Ne Stalker, ne Solaris, ne Nostalgia, ne Zerkalo, ne Offret...
Bütün eserlerinin zirvesinde Andrei Rublev yer alır.
Tarkovsky'nin ufku her yeni adımında yukarılara yükselmez sanıldığı gibi, bilâkis adım adım aşağıya iner. Genişler. Ovaya yayılır.
Tohumun ağaca dönüşmesi gibi büyür içgörüleri. Ağaç tohumda saklıdır.
"insanlara insan olduklarını daha çok hatırlatmalıyız" der Tarkovsky.
Sanat işbu duyarlılığın bir gerecidir.
Filmleri de insana insan olduğunu daha çok hatırlatmanın bir aracı.
Filmin en önemli karakterlerinden biri de ivan Lapikov'un canlandırdığı Kirill.
Gerçekte Judas'ın ta kendisi. Yahuda'nın.
Hasedin yiyip bitirdiği adam.
Miloş Forman'ın ünlü yapıtı Amadeus'un (1984) baş karakteri Antonio Salieri'nin selefi.
Aradaki fark, Kirill bir Rus gibi pişman olur. itirafı da Rusçadır.
Salieri gibi istidad yoksunluğuna dayanamaz bir türlü. istidadı, kabiliyeti olmadığı için sonunda bir hiç olacağına inanır. Tanrı'yla başı belâya girer. Adaletinden kuşkuya düşer çünkü.
istidada sahip olmak için önce inanması gerektiğini bilemez.
Kime? Neye?
Kendi dışında bir noktaya sadece. Dışında ve üstünde...
Andrei Rublev gibi.
O önce derviştir. Sanatın ilk koşulunun sanatçının özgürlüğü olduğuna inanır
Özgür ruhların işidir sanat. Tıpkı dervişlik gibi.
Masumdur. Bir bebek kadar.
Bu yüzden kirlendiğini hisseder her defasında. Günahlarını...
"Bir insan sadece yalnızken mi iyidir?"
Yanlış soru.
iyilik aslâ yalnızlıktan hoşlanmaz. Kalabalığa ihtiyacı vardır. Günaha. Şehre. Çarşıya.
Korunmaya muhtaç görünecek denli saf ve masum ruhlara, zannedildiği gibi, zırhsız dolaştıkları için değil, zırha ihtiyaç duymadıkları için kötülük bir zarar veremez.
Ne zaman korunmaya muhtaç olduklarını anlarlar ve zırhlarını kuşanırlarsa, işte o zaman kötülük okları bedenlerine saplanmaya başlar.
Düşmanın gözü, tabiatı gereği, çıplak bedenleri değil, parlak zırhları hedef seçer kendisine.
Aklı-sıra korunanları.
Hayrın ve şerrin sahibinden sakınanları.
Hal böyleyken ey talib, nasıl oluyor da maviyi herkesten daha iyi gördüğünü iddia edebiliyorsun.
Sen günahı tanımazsın ki!
dücane cündioğlu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar