bugün
- habire1231
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği11
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- velvet14
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi3
- incelikli erkek4
- türkiye islamcı kemalist kavgasıyla vakit kaybetti7
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- özgür özel'in chp de veda konuşması8
- kabataş olayı görüntüleri27
- şaka maka true'nun 60 ında da kaldıracak olması5
- nargilenin hint icadı olması3
- hangi manifest kızısın12
- istanbul un çok pahalı olması27
- molped kızları vs manifest kızları2
- her şeyin üst üste gelmesi8
- 22 yaş3
- morria'nın ayaklarına aşık olmak2
- kürde kürt demenin ırkçılık olduğu ülke3
- lahmacun yiyecek kadar düşmek8
- chpye oy vermeyi bırakmak3
- selo cu olup pkk lı olmamak3
- kürtler5
- karı kıza para yedirir misiniz5
- en sevilmeyen ev işleri14
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması7
- safran7
- başını alıp gitmek isteyen insan5
- 30 kasım 2007 ısparta uçak kazası3
- meyveli lahmacun7
- chp'lilerin 13 sene atatürk düşmanına oy vermesi2
- 6 oku görünce dayanamadım2
- bentley reklamında ki sarışın2
- ocak çakmağıyla sigara yakmak3
- vaatlerinin tam tersi olduğu halde iktidarda olmak6
- cumhuriyet halk partisi3
- mehdiyete dair hayalleriniz7
- gönül almaya çalışan erkek11
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- diyetteyken zihin yorucu aktivite yapmak3
- arkadaşlar ne oldu size böyle7
- gocu24
- şimdi herkes su içsin5
- volkswagen beetle5
- küçük prens'in aslında bir distopya olması3
- mehdi 29 yaşında mı başa geçmeli 40 mı6
- annesi dışarı çıkmasına izin vermeyen çocuk4
- sanayi tipi kavurmalı tost5
- çalışan kadın tercih etme sebepleri3
Melaike... Gerçekte Hz. ibrahim'e gelen üç melek... Rus dindarlığının bilincindeyse teslis'in sembolü... üçlemenin...
ikona geleneğinin devrimci teşebbüslerinden...
Bir 15. yüzyıl duyarlılığı...
Mütevazi ve fakat kararlı...
Ne istediğini bilen bir iradenin eseri.
Ne anlatmak istediğini bilen bir iradenin...
Bu nedenle de Moskova'da Galeri Tretyakov'un en seçkin yapıtlarından...
istanbul süslemeciliğinin naif işçiliğine hâkim o derviş ızdırabını duymamak mümkün mü?
Andrei Rublev'in ızdırabını...
Yitip gitmez bir hüzün saçar çevresine bu yüzden.
Melaikeye ne de yakışır o mavi!
Lapis Lazuli'nin o hüzünlü ışıltısı.
Dikkatli bakıldığında ancak görülebilecek olan siyah, beyaz, gri kırçıllarıyla görkemini hiç kaybetmeyen Lapis Lazuli!
Çizgileri boşverin, acemi perspektif denemelerini de...
Siz asıl renklere bakın!
ikona demek renk demektir çünkü.
Renk ve ışık.
istanbul, bir zamanlar rengin ve ışığın yurduydu.
Bizans biraz da ışık ve renktir. Lütfen ışığını Bizans'tan, yani istanbul'dan alan o Venedikli ustaları hatırlayınız. Tiziano'yu, Tintoretto'yu, Verones'i...
Bir yanda Venedik rutubeti, öte yanda coşkun renkleriyle neşeyi de hüznü de birleştiren istanbul'un ışığı.
Göğün, denizin ve gözlerin mavisi...
ilk baharda koynuna kırmızıları da alarak mora çalmaktan çekinmeyen çiçeklerin mavisi...
Rum usta Theophanes'in ekibinde çalışan bir sanatçıydı Andrei Rublev.
Bir ressam, bir nakkaş, bir derviş...
Kendisi gibi bir dervişin hayretle açılmış gözlerinden seyredilmeyi hakeden bir derviş...
"Olsun, ben maviyi herkesten daha iyi görüyorum."
Ustası Andrei Rublev'in, "Sen herşeyi bildiğini düşünüyorsun, sana artık bir şey öğretemem" şeklindeki sitemine böyle cevap verir huysuz çırak Foma.
istidadının çabayla kemâline ereceğini akıl edemez. Çabayla, yani alçak gönüllülükle...
Bir zamanlar bizde "cehl-i mürekkeb" denirdi bilgisizliğin böylesine.
iki katmanlı bilgisizlik. Hem bilmemek, hem bilmediğini bilmemek.
Başka bir deyişle cehalet değil, gaflet. Yani kişinin kendinden habersiz olması.
Bilmediğini bilmeyene ne öğretilebilir?
Hiç.
Andrei Rublev (1966), tartışmasız Tarkovsky'nin opus magnumudur.
Bir şah-eser.
Sanata dair bir şah-eser.
Sanatın gereksindiği özgürlüğe dair.
Yasaklanır bu yüzden.
Henüz ikinci filmidir.
Ne Stalker, ne Solaris, ne Nostalgia, ne Zerkalo, ne Offret...
Bütün eserlerinin zirvesinde Andrei Rublev yer alır.
Tarkovsky'nin ufku her yeni adımında yukarılara yükselmez sanıldığı gibi, bilâkis adım adım aşağıya iner. Genişler. Ovaya yayılır.
Tohumun ağaca dönüşmesi gibi büyür içgörüleri. Ağaç tohumda saklıdır.
"insanlara insan olduklarını daha çok hatırlatmalıyız" der Tarkovsky.
Sanat işbu duyarlılığın bir gerecidir.
Filmleri de insana insan olduğunu daha çok hatırlatmanın bir aracı.
Filmin en önemli karakterlerinden biri de ivan Lapikov'un canlandırdığı Kirill.
Gerçekte Judas'ın ta kendisi. Yahuda'nın.
Hasedin yiyip bitirdiği adam.
Miloş Forman'ın ünlü yapıtı Amadeus'un (1984) baş karakteri Antonio Salieri'nin selefi.
Aradaki fark, Kirill bir Rus gibi pişman olur. itirafı da Rusçadır.
Salieri gibi istidad yoksunluğuna dayanamaz bir türlü. istidadı, kabiliyeti olmadığı için sonunda bir hiç olacağına inanır. Tanrı'yla başı belâya girer. Adaletinden kuşkuya düşer çünkü.
istidada sahip olmak için önce inanması gerektiğini bilemez.
Kime? Neye?
Kendi dışında bir noktaya sadece. Dışında ve üstünde...
Andrei Rublev gibi.
O önce derviştir. Sanatın ilk koşulunun sanatçının özgürlüğü olduğuna inanır
Özgür ruhların işidir sanat. Tıpkı dervişlik gibi.
Masumdur. Bir bebek kadar.
Bu yüzden kirlendiğini hisseder her defasında. Günahlarını...
"Bir insan sadece yalnızken mi iyidir?"
Yanlış soru.
iyilik aslâ yalnızlıktan hoşlanmaz. Kalabalığa ihtiyacı vardır. Günaha. Şehre. Çarşıya.
Korunmaya muhtaç görünecek denli saf ve masum ruhlara, zannedildiği gibi, zırhsız dolaştıkları için değil, zırha ihtiyaç duymadıkları için kötülük bir zarar veremez.
Ne zaman korunmaya muhtaç olduklarını anlarlar ve zırhlarını kuşanırlarsa, işte o zaman kötülük okları bedenlerine saplanmaya başlar.
Düşmanın gözü, tabiatı gereği, çıplak bedenleri değil, parlak zırhları hedef seçer kendisine.
Aklı-sıra korunanları.
Hayrın ve şerrin sahibinden sakınanları.
Hal böyleyken ey talib, nasıl oluyor da maviyi herkesten daha iyi gördüğünü iddia edebiliyorsun.
Sen günahı tanımazsın ki!
dücane cündioğlu
ikona geleneğinin devrimci teşebbüslerinden...
Bir 15. yüzyıl duyarlılığı...
Mütevazi ve fakat kararlı...
Ne istediğini bilen bir iradenin eseri.
Ne anlatmak istediğini bilen bir iradenin...
Bu nedenle de Moskova'da Galeri Tretyakov'un en seçkin yapıtlarından...
istanbul süslemeciliğinin naif işçiliğine hâkim o derviş ızdırabını duymamak mümkün mü?
Andrei Rublev'in ızdırabını...
Yitip gitmez bir hüzün saçar çevresine bu yüzden.
Melaikeye ne de yakışır o mavi!
Lapis Lazuli'nin o hüzünlü ışıltısı.
Dikkatli bakıldığında ancak görülebilecek olan siyah, beyaz, gri kırçıllarıyla görkemini hiç kaybetmeyen Lapis Lazuli!
Çizgileri boşverin, acemi perspektif denemelerini de...
Siz asıl renklere bakın!
ikona demek renk demektir çünkü.
Renk ve ışık.
istanbul, bir zamanlar rengin ve ışığın yurduydu.
Bizans biraz da ışık ve renktir. Lütfen ışığını Bizans'tan, yani istanbul'dan alan o Venedikli ustaları hatırlayınız. Tiziano'yu, Tintoretto'yu, Verones'i...
Bir yanda Venedik rutubeti, öte yanda coşkun renkleriyle neşeyi de hüznü de birleştiren istanbul'un ışığı.
Göğün, denizin ve gözlerin mavisi...
ilk baharda koynuna kırmızıları da alarak mora çalmaktan çekinmeyen çiçeklerin mavisi...
Rum usta Theophanes'in ekibinde çalışan bir sanatçıydı Andrei Rublev.
Bir ressam, bir nakkaş, bir derviş...
Kendisi gibi bir dervişin hayretle açılmış gözlerinden seyredilmeyi hakeden bir derviş...
"Olsun, ben maviyi herkesten daha iyi görüyorum."
Ustası Andrei Rublev'in, "Sen herşeyi bildiğini düşünüyorsun, sana artık bir şey öğretemem" şeklindeki sitemine böyle cevap verir huysuz çırak Foma.
istidadının çabayla kemâline ereceğini akıl edemez. Çabayla, yani alçak gönüllülükle...
Bir zamanlar bizde "cehl-i mürekkeb" denirdi bilgisizliğin böylesine.
iki katmanlı bilgisizlik. Hem bilmemek, hem bilmediğini bilmemek.
Başka bir deyişle cehalet değil, gaflet. Yani kişinin kendinden habersiz olması.
Bilmediğini bilmeyene ne öğretilebilir?
Hiç.
Andrei Rublev (1966), tartışmasız Tarkovsky'nin opus magnumudur.
Bir şah-eser.
Sanata dair bir şah-eser.
Sanatın gereksindiği özgürlüğe dair.
Yasaklanır bu yüzden.
Henüz ikinci filmidir.
Ne Stalker, ne Solaris, ne Nostalgia, ne Zerkalo, ne Offret...
Bütün eserlerinin zirvesinde Andrei Rublev yer alır.
Tarkovsky'nin ufku her yeni adımında yukarılara yükselmez sanıldığı gibi, bilâkis adım adım aşağıya iner. Genişler. Ovaya yayılır.
Tohumun ağaca dönüşmesi gibi büyür içgörüleri. Ağaç tohumda saklıdır.
"insanlara insan olduklarını daha çok hatırlatmalıyız" der Tarkovsky.
Sanat işbu duyarlılığın bir gerecidir.
Filmleri de insana insan olduğunu daha çok hatırlatmanın bir aracı.
Filmin en önemli karakterlerinden biri de ivan Lapikov'un canlandırdığı Kirill.
Gerçekte Judas'ın ta kendisi. Yahuda'nın.
Hasedin yiyip bitirdiği adam.
Miloş Forman'ın ünlü yapıtı Amadeus'un (1984) baş karakteri Antonio Salieri'nin selefi.
Aradaki fark, Kirill bir Rus gibi pişman olur. itirafı da Rusçadır.
Salieri gibi istidad yoksunluğuna dayanamaz bir türlü. istidadı, kabiliyeti olmadığı için sonunda bir hiç olacağına inanır. Tanrı'yla başı belâya girer. Adaletinden kuşkuya düşer çünkü.
istidada sahip olmak için önce inanması gerektiğini bilemez.
Kime? Neye?
Kendi dışında bir noktaya sadece. Dışında ve üstünde...
Andrei Rublev gibi.
O önce derviştir. Sanatın ilk koşulunun sanatçının özgürlüğü olduğuna inanır
Özgür ruhların işidir sanat. Tıpkı dervişlik gibi.
Masumdur. Bir bebek kadar.
Bu yüzden kirlendiğini hisseder her defasında. Günahlarını...
"Bir insan sadece yalnızken mi iyidir?"
Yanlış soru.
iyilik aslâ yalnızlıktan hoşlanmaz. Kalabalığa ihtiyacı vardır. Günaha. Şehre. Çarşıya.
Korunmaya muhtaç görünecek denli saf ve masum ruhlara, zannedildiği gibi, zırhsız dolaştıkları için değil, zırha ihtiyaç duymadıkları için kötülük bir zarar veremez.
Ne zaman korunmaya muhtaç olduklarını anlarlar ve zırhlarını kuşanırlarsa, işte o zaman kötülük okları bedenlerine saplanmaya başlar.
Düşmanın gözü, tabiatı gereği, çıplak bedenleri değil, parlak zırhları hedef seçer kendisine.
Aklı-sıra korunanları.
Hayrın ve şerrin sahibinden sakınanları.
Hal böyleyken ey talib, nasıl oluyor da maviyi herkesten daha iyi gördüğünü iddia edebiliyorsun.
Sen günahı tanımazsın ki!
dücane cündioğlu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar