bugün

(bkz: şizoşems)
insanı ambele eden filmlerdeki başrolün yaşadığı problem.

(bkz: Fight Club)
(bkz: Secret Window)
(bkz: A Beautiful Mind)
(bkz: naked luch)
(bkz: The Cook the Thief His Wife & Her Lover)
(bkz: mullholland drive)
filmlerde genelde şizofren insanlar gerçekleri görür. başkaları göremediği için deli muamelesi görür. gerçektede böyle olma ihtimali az da olsa vardır.
adı üstünde bazı sınırlarda kendini frenleyemeyen * insanların içerisinde bulunduğu boyut kazandırıcı meziyetlerden.
psikotik hastalıkların başlıcalarından. diğerleri ise;

(bkz: paranoya)

(bkz: bipolar bozukluk)
anlamadım
anlayamazdım

"give me a sign"
demem
doğru olmaz

gereksiz?
hayır;
yetersiz.

bölünmüşüm
sevgim iki bütün
ben bir olamadım.
yok adım,
kaçamadım
kaç adım
bilemedim

işaret ibaret
olsa da
bolsa da...
bu ibarelerin
bana muğlak...
ah o barilerin
bana uğrak.

sevdiğim,
ben kördüğüm bir sicim
ağı ördüğüm ağı
uslar içinde bir piçim
tek yoran şu bağı
seni sevdiğimi bilişim

karmaşam, chaos!

ar maşam yoz!

ben tozdan

yapılmamış bir yapboz

fos, kızım, fos

boz bu hayali.

olmayacak zira;

umudun kelepçesi

güneşle ılınacak,

güneşle yakacak,

ayla serinletecek,

ayla üşütecek.

oldukça umudun kelepçesi,
ben oldukça şizofren.
abs den daha iyi çalışan fren sistemi.
çok tutkulu olurlar. sanat takıntısına sahip olanlar süper eserler yaparlar. mikelanjelo gibi.

eğer akut şizo değillerse aşklarıda çok iyidir.
sanrılarıyla yaşayan insanlardır. aklının oynadıkları oyunlar bazen yoğunlaşır. esir alan bu oyundan kurtulmak isterler bazen. belki de öyle mutludurlar...
ilişkileri herzaman grup halinde gerçekleşmeye mahkum insan modelidir.
(bkz: grup seks)
yaratıcılıkta sınırları zorlayan, dahi insanlardır. sanıldığı gibi aptal insanlar değildirler.

(bkz: stephen king)
(bkz: syd barrett)
çok kötü bir hastalık. yüzde yüz gerçek bir konuşma, yaşanmıştır, taze taze.
--spoiler--
Olum samsunu bilmemde benim fasizm anlayısım yanlıs yapan türkde olsa kürtde olsa yakacan kesecen yani ibretlik bişi ypcanki insanlar korksun bi daha apmasın
yoksa yok kürtmüş lazmıs aleviymiş
ben insanları seviom olum beni yanlıs bilme
Adolf tamamen abartmı
--spoiler--
görsel
cehennemde yanması gereken orospu çocuğudur ,zira yakılmazsa çevresi için çok zararlı olur. hastaneye kapatılmalıdır ya da toplum içerisine salınmamalıdır. aksini idda edenin aklını karışlarım.
hayalinde gördüklerini ya da hissettiklerini gerçekte de yaşıyormuş gibi ve etrafındakilerinde bundan haberi varmış gibi yaşayan kişidir. bunun nedenleri yalnızlık, sosyofatlık gibi nedenler olabilir. çünkü bazı vakalarda kişi kimseyle anlaşamıyordur, hiç arkadaşı yoktur. bu yüzden kendi dünyasında bir arkadaş yaratır bu arkadaşı herkesten çok sever ve bu arkadaş kişinin gerçekte yapamadığı birçok davrnışı ona sergiler.
ya da şöyle de olabilir; kişi sorunlarını gerçek hayatta çözemiyordur oysa ki hayalinde sorunsuz mükemmel bir hayatı ve çevresi vardır. o hayatı düşünerek psikolojisi bozulabilir ve kendisini şizofreni hastalığının içinde bulabilir. fakat belki de insan o durumdayken daha da mutludur. istediği herşeyi kendi dünysında yaşamaktadır. bırakın ötekiler ne yaşarsa yaşasın.
şizofreni hastası olduğumu ömrümün sonuna kadar anlamamak şartıyla severek kabul edebileceğim hastalık, mutluluğun resmi.
kısaca şizo diye çağırabileceğiniz psikolojik delilerdir.**
sağlığının kıymetini bilip bunun değerlendireceğine kimisi bu ağır hastalığa düşmek istiyor.

bu nevi hastalıklar aile yıkar, insanları perişan eder. büyük konuşmamakta fayda vardır.
bu ruhsal sağlık sorunu ile ilgili yazılmış başarılı yapıtlardan biri için; (bkz: sana gül bahçesi vadetmedim)
genellikte gençlik çağında başlayan, gerçeklik ve hayal dünyasına bir çizgi çekmeyi başaramayan kişinin iki dünya arasında gelip-gitmesi halidir.
nedenini bilmiyorum ama bana çok çekici gelen bir hastalıktır.
(bkz: ender gelişen şizofren diyalogları)
bir süredir yalnız otobüs yolculuğu yapmaktan ve otogarda bana eşlik eden, otobüs hareket etmeye başlarken bei uğurlayan kimsenin olmadığından dolayı oynadığım mutluluk oyunudur.
hayır! ben şizofren değilim, sadece bir arkadaşım var. ve onu kimse görmüyor. kör müsünüz? nasıl görmezsinin koskoca insanı, o benim tek dostum bazen bana şaka yapıyor bıçakları çekiyor korkutuyor beni, o yüzden bağırıyorum. küsüyorum ona, tabii biz iyi birer dostuz özür diliyor barışıyoruz. şimdi burda değil o!! bırakıp gitti beni. ama gelecek,belki gelince sinemaya gideriz sonra yemeğe her zaman ki gibi dertleşiriz. ve insanlar hala onun varlığını inkar etmekte direnir... nasıl olmaz, ben hasta mıyım? kendi mi uyduruyorum? bazen çok kavga ediyoruz onunla bağırıp çağırıyoruz, saçımı çekiyor, boğazıma yapışıyor beni öldürecek diye korkuyorum ama o öyle birşey yapmaz ki. o beni en iyi arkadaşım, kavga etsek de ben onu çoook seviyorum. siz inanmayın! ama o var, nasıl ispat ederim bilmiyorum çünkü hepiniz o kadar inanmışınız ki olmadığına ne desem boş...
not: ailemin zoruyla gittiğim psikoloğun koyduğu teşhisin adı şizofreni olduğu için bu başlığın altına girdim entryimi, halbuki sadece benim bir arkadaşım var...
nedendir bilmiyorum bana yakıştırılan rahatsızlık.
(bkz: bir şizofrenin yarattığı karakterim ben)
http://www.facebook.com/p...terim-Ben/161257793922240
© copyright 2005 - 2026