bugün
- sözlük kürdü40
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam6
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum8
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler20
- sözlükteki çiftçi yazarlar3
- aç uyumak6
- millette manyak para var2
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir7
- başkomutan recep tayyip erdoğan4
- hangi ülke de doğmak isterdin16
- osman pamukoğlu6
- simko323
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- sabahları nefret edilen şeyler2
- etnik köken20
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn6
- giresun'un trabzon'a komşu olması2
- ırkçılık yapmayın12
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği3
- ermenilerin kürtleri katlettiği gerçeği10
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar10
- doğu da bir evet git açım de9
- sevgi vs aşk5
- ctrlx6
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif11
- nervio24
- sigara6
- kürtlüğü gündeme getirerek dikkat çekmek6
- kürt kızına baban terörist mi demek6
- en iyi çizgi filmler9
- hangi yazara aşıksınız8
- kürt olayının özeti5
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar7
- sözlükteki zengin yazarlar9
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü6
- türkçe yazıp okuyabilmek ama anlayamamak3
- amedspor22
- güçlü türkiye için ak parti diyoruz4
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- dünyadaki en kolay meslek7
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı8
- hepimiz türkiyeliyiz4
- ismail kartal vs okan buruk2
- anın görüntüsü26
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- sen ümit özdağ editleri izlesene3
- türk kürt kardeş değildr kürt de türklüğe dahildir3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- müzik haram mıdır7
bir süre yakınlarıma uğramamasını arzu ettiğim duygu.
Bir yerlerden özlemek lazım diye baskıda bulunulan bir istek gibi düşünmeye başladım artık onu, bilmiyorum belki de hayatta özlemi yitirmekte nasip oluyormuş. Şaka maka içine girdiğinde seni mahveden ve senin özlediğin kişinin özlemesini istediğin halde olmayan duygu durumudur.
neyi özlediysen ona susamaktır özlem.
Bir sömürgedir özlem
Ayrılığın, zamanın ve anıların
işgalinde...
kendine has bir kokusu
vardır halbuki
kendine özgü bir tadı...
tadının acılığı
ayrılıktan gelir
burukluk, geçen zamandan...
ve en tatlı kısmı
anılardandır...
Bir karmaşadır özlem
Yüreği işgal eden...
savaşır galip gelmek için
ayrılığın acısı, mutluluğu anıların
ve geçen zamanın hüznü...
bir yüreğin fetret devridir özlem...
Ayrılığın, zamanın ve anıların
işgalinde...
kendine has bir kokusu
vardır halbuki
kendine özgü bir tadı...
tadının acılığı
ayrılıktan gelir
burukluk, geçen zamandan...
ve en tatlı kısmı
anılardandır...
Bir karmaşadır özlem
Yüreği işgal eden...
savaşır galip gelmek için
ayrılığın acısı, mutluluğu anıların
ve geçen zamanın hüznü...
bir yüreğin fetret devridir özlem...
asıl özlem bitmeyen ama vazgeçilmeyen özlemdir; yani 'imkansız'a duyulan. diğerleri süslenmiş laf kalabalığı.
+ merhaba abi
- merhaba gençler.
+ abi içerde özlem vardı, hemen çekip çıkacağız
- türküsüz alamıyoruz gençler
çekilmesi ve baş etmesi zor duygudur.
- merhaba gençler.
+ abi içerde özlem vardı, hemen çekip çıkacağız
- türküsüz alamıyoruz gençler
çekilmesi ve baş etmesi zor duygudur.
dost özlemi var birde. bazen de insanda oluşan, hiç görmediği insanlara karşı duyduğu özlem var. bu apayrı ve çok tatlı bir özlem. her ne kadar imkansız gibi görünse de. var işte bu özlem...
bir insanın özlem duyabileceği kişiler,aile fertleri ve sevdiği insandır.şöyledirki naz bu kişilere geçer ha evet özlem nazın geçmediği sevgiliyede olur.naz geçmediği için özlem duyulurya neyse o bambaşka bir olay.ama hasıl olan aile bireyleridir...
şimdi, her şeyden öte bir özlem vardır. birileri dediği zamanlar pek kulak asmazsınız. ama klişe de olsa acı bir gerçek olan kaybedince anlama olayı fena acıtır. bir ay bitti. çok tuhaf hissettiriyor, eve geldiğinizde neşeli bir sesle "hoşgelmiş benim küçük kuzum" diyen bir kadının olmaması.
evet, şimdi onun da dediği gibi bakmam gereken çocuğumsu bir adam ve düzene sokmam gereken bir geleceğim, eğitim hayatım var. kabul edebildiğim bir şey değil maalesef yokluğu. duygusuz bir insandım her zaman. hala öyleyim. hiç ağlamadım diyebileceğim kadar az göz yaşı döktüm. diğerlerinin aksine sevgimi göz yaşıyla ölçmediğim içindir belki, bilemiyorum. ama en büyük sorun, bunun şu an daha fazla acıtması..
bir şekilde alışmak zorunda olduğum gerçeği hala canımı sıkıyor. deli gibi özlediğimi hissettiğim her boşlukta gözlerimin dolmasından rahatsızım. hiç bir şeyin onun suçu olmamasına rağmen kızgınım birazcık. o varken hiç konuşmama gerek kalmayan, çok zor seni seviyorum dediğim babamla baş başa birbirimize eziyet çektiriyoruz şimdi. komik. annemi özledim. çok fazla. okulda canım sıkıldığında arayıp naber kanka diyebildiğim insan onun benle konuşamadığı bir yerde beni dinliyor sadece.
her neyse. anlatamadım istediğim gibi. o zaman saçma gelen her şey, şimdi mantık saçıyor denebilir. kokusunu bile özledim.
evet, şimdi onun da dediği gibi bakmam gereken çocuğumsu bir adam ve düzene sokmam gereken bir geleceğim, eğitim hayatım var. kabul edebildiğim bir şey değil maalesef yokluğu. duygusuz bir insandım her zaman. hala öyleyim. hiç ağlamadım diyebileceğim kadar az göz yaşı döktüm. diğerlerinin aksine sevgimi göz yaşıyla ölçmediğim içindir belki, bilemiyorum. ama en büyük sorun, bunun şu an daha fazla acıtması..
bir şekilde alışmak zorunda olduğum gerçeği hala canımı sıkıyor. deli gibi özlediğimi hissettiğim her boşlukta gözlerimin dolmasından rahatsızım. hiç bir şeyin onun suçu olmamasına rağmen kızgınım birazcık. o varken hiç konuşmama gerek kalmayan, çok zor seni seviyorum dediğim babamla baş başa birbirimize eziyet çektiriyoruz şimdi. komik. annemi özledim. çok fazla. okulda canım sıkıldığında arayıp naber kanka diyebildiğim insan onun benle konuşamadığı bir yerde beni dinliyor sadece.
her neyse. anlatamadım istediğim gibi. o zaman saçma gelen her şey, şimdi mantık saçıyor denebilir. kokusunu bile özledim.
benim kelimelerim güçsüz gibi görünür, aslında senden cesurdur anlamları. seni anlatmak nasıl güçsüzlük olur, nasıl yılgın olur cümlelerim bana verdiğin mavilik dururken? ben yeşillere dayayabiliyorum sırtımı, gün geliyor saatlerce okuyorum. bazen bir şarkı dinlerken roman yazdıracak kadar güçlü ilham geliyor ama ihanet etmiyorum şarkıya, dinliyorum. diyorum ya sana, benim kelimelerim güçsüz görünür, aslında senden cesurdur anlamları. kafamı zorla öne eğmeye çalışan onca utanmışlığa rağmen öpebiliyorum seni, yanaklarından olsa da, dile kolay.
hiç anlamadığım dilde bir şarkı dinlerken tahmin edebiliyorum sözleri, her duygunun ayrı notası var. benim kalbim en çok mi'den atıyor, şarkı re'ye vurdukça buğulanıyor gözlerim.
yine de en çok ritmi yüksek şarkıları dinlerken heyecanlanıyorum, marşlarda mesela. evet evet, marşlarda buluyorum seni. naci en palestina dinlerken aklıma gelen de sensin biliyorum. bakma öyle şaşkın şaşkın yüzüme? en mutlu anıma da kederden geberdiğim zamana da seni koyuyorsam her şarkıda da seni düşünmem neden garip olsun ki?
anlamamakta ısrar edenler var, kör taklidi yapanlar ya da kör edenler var. bizi düşman belleyip şarkılarımızı yasaklayanlar, ellerimizi bağlayanlar, kör karanlığa hapsedenler var. ben görüyorum onları, tek tek biliyorum adreslerini. ne yapmalı? dün dedim ki kendime " git, yap elinden geleni. kaybedecek hiçbir şeyin olmadığı için değil, kaybedecek çok şeyin olduğu için git. git ki kaybetme." dün dedim bunu kendime, bugün tekrarladım.
yapmadım sanıyorlar ya da bir şey yapmanın her zaman somut olması gerektiğini. oysa ben onları dün kötü ilan ettim. on beşini yalnız, yirmi yedisini bomboş bıraktım. en kötüsünü de kalan yüz ikiye yaptım; onlar gibi olanların önüne saldım onları. dönüp arkama bakmadım bile. oturduğum yerden, tek başıma yaptım bunu ben. onlar hala farkında değil ama ben onları dün kötü ilan ettim, hala bir şey yapmanın illa somut olması gerektiğinden bahsediyorlar.
bıraktım onları ben. sen de bırak.
ki sen benim yüreğimdesin,
söksem onu alsam, öpsem,
kan bulaşmaz ellerime.
ama dokunsan onlara kan kokusu.
sen benim yüreğimdesin,
söksem onu alsam, öpsem,
kan bulaşmaz ya ellerime,
işte o yüzden benimsin.
hiç anlamadığım dilde bir şarkı dinlerken tahmin edebiliyorum sözleri, her duygunun ayrı notası var. benim kalbim en çok mi'den atıyor, şarkı re'ye vurdukça buğulanıyor gözlerim.
yine de en çok ritmi yüksek şarkıları dinlerken heyecanlanıyorum, marşlarda mesela. evet evet, marşlarda buluyorum seni. naci en palestina dinlerken aklıma gelen de sensin biliyorum. bakma öyle şaşkın şaşkın yüzüme? en mutlu anıma da kederden geberdiğim zamana da seni koyuyorsam her şarkıda da seni düşünmem neden garip olsun ki?
anlamamakta ısrar edenler var, kör taklidi yapanlar ya da kör edenler var. bizi düşman belleyip şarkılarımızı yasaklayanlar, ellerimizi bağlayanlar, kör karanlığa hapsedenler var. ben görüyorum onları, tek tek biliyorum adreslerini. ne yapmalı? dün dedim ki kendime " git, yap elinden geleni. kaybedecek hiçbir şeyin olmadığı için değil, kaybedecek çok şeyin olduğu için git. git ki kaybetme." dün dedim bunu kendime, bugün tekrarladım.
yapmadım sanıyorlar ya da bir şey yapmanın her zaman somut olması gerektiğini. oysa ben onları dün kötü ilan ettim. on beşini yalnız, yirmi yedisini bomboş bıraktım. en kötüsünü de kalan yüz ikiye yaptım; onlar gibi olanların önüne saldım onları. dönüp arkama bakmadım bile. oturduğum yerden, tek başıma yaptım bunu ben. onlar hala farkında değil ama ben onları dün kötü ilan ettim, hala bir şey yapmanın illa somut olması gerektiğinden bahsediyorlar.
bıraktım onları ben. sen de bırak.
ki sen benim yüreğimdesin,
söksem onu alsam, öpsem,
kan bulaşmaz ellerime.
ama dokunsan onlara kan kokusu.
sen benim yüreğimdesin,
söksem onu alsam, öpsem,
kan bulaşmaz ya ellerime,
işte o yüzden benimsin.
hiç aç susuz yaşamadım ki
hiç parasız pulsuz kalmadım ki
hiç aşksız sevgisiz olmadım ki
neden neye kime bu özlem...
hiç parasız pulsuz kalmadım ki
hiç aşksız sevgisiz olmadım ki
neden neye kime bu özlem...
sanki çocukken anneden ayrı geçen gece gibi. boğazına saplanmış kalmış hiç gitmeyen o kütle yanısıra yanlız, kimsesiz, çaresiz, hiç geçmeyen ara ara yoklayan bir bıçak gibi bu duygu... acaba bu guyguyu tattığımda, gözlerimin dolmadığı içimin acımadığı kalbimin ağrımadığı, insanların anlattığı gibi, tebessüm ettirdiği bir an olucak mı ozaman bu kelimeyle barışabilirim sanrım...
uzaktır. bir o kadar da yakın. gözünü kapayıp açtığın an görmek istermişcesine daha çok göz kırpışlarına sahip olmaktır...
kalbin elinin kolunun bağlı olmasıdır. isteyip de yapamamak, görmek isteyip görememek, hayallerle yetinmeye çalışmaktır. bir sonraki buluşmayı iple çekmek, son buluşmada yaşanan güzellikleri düşünerek teselli olmaktır.
Karanlık zindanların,
Benliğime işlendiği bir anda,
Hasretin,buram buram
Koktuğu bir anda,
Çiçeğe özlem,bahara özlem,
Kısacası bir tanem,
Varlığına,tenine,kokuna
Özlem duyduğum,bir anda
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin...
Bir ürpertinin,
Vücudumu sardığı bir anda,
Yalnızlığın yüreğime,
Saplandığı bir anda,
Sana özlem,sesine özlem
Sevgine özlem,
Kısacası bir tanem,
Deniz mavisi gözlerine *
Özlem duyduğum bir anda,
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin...
Anlamsız duyguların,
Beynimi kemirdiği bir anda,
Hayatın katlanmaz olduğuna,
inandığım bir anda,
Toprağa özlem,güneşe özlem,
Yağmura özlem,
Kısacası bir tanem,
Ölüme,ölüme özlem duyduğum bir anda
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin... * * *
Benliğime işlendiği bir anda,
Hasretin,buram buram
Koktuğu bir anda,
Çiçeğe özlem,bahara özlem,
Kısacası bir tanem,
Varlığına,tenine,kokuna
Özlem duyduğum,bir anda
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin...
Bir ürpertinin,
Vücudumu sardığı bir anda,
Yalnızlığın yüreğime,
Saplandığı bir anda,
Sana özlem,sesine özlem
Sevgine özlem,
Kısacası bir tanem,
Deniz mavisi gözlerine *
Özlem duyduğum bir anda,
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin...
Anlamsız duyguların,
Beynimi kemirdiği bir anda,
Hayatın katlanmaz olduğuna,
inandığım bir anda,
Toprağa özlem,güneşe özlem,
Yağmura özlem,
Kısacası bir tanem,
Ölüme,ölüme özlem duyduğum bir anda
Gel ki;
Seni unutmaya,
Asla gücüm yetmesin... * * *
memlekete ,aileye ,sevgiliye uzak kalındıkça hissedilen duygudur .uzun sürerse yaşlandırır ,erkekleri bile ağlatır.
''sevdiğim cemalin çünki göremem
çıkmasın hayalin dil-i şeydadan
hak-i paye çünki yüzler süremem
alayım peyamın bad-ı sabadan'' *
(sevdiğim! güzelliğini madem ki göremiyorum, hayalin çılgın gönülden çıkmasın; toprağına madem ki yüzler süremiyorum, tan yelinden haberini alayım)
çıkmasın hayalin dil-i şeydadan
hak-i paye çünki yüzler süremem
alayım peyamın bad-ı sabadan'' *
(sevdiğim! güzelliğini madem ki göremiyorum, hayalin çılgın gönülden çıkmasın; toprağına madem ki yüzler süremiyorum, tan yelinden haberini alayım)
aynı ismi taşıyanların yoğunlukla yaşadığı iddia edilen ruh hali.
iki dizedir
bir daha vursa idi
nefesim nefesine.
bir daha vursa idi
nefesim nefesine.
Ö ZLEM DEYiNCE DiLLERE DESTAN
Z EVKi SEFA iLE ARKANA YASLAN
L ALE DEĞiL Ki ŞÖYLE KOKLA DA HiSLEN
E LLERiNDE BÜYÜDÜM AŞKI ÖĞRENDiM
M IZMIZLANAN KEDiYDiM OLDUM BiR ASLAN...
*** ZAMANINDA iSMiME YAZILMIŞ OLAN AKROSTiŞ ŞiiRi... YAZANIN ELiNE SAĞLIK ALLAH SELAMET VERSiN. SEViYORUM iSMiMi...
Z EVKi SEFA iLE ARKANA YASLAN
L ALE DEĞiL Ki ŞÖYLE KOKLA DA HiSLEN
E LLERiNDE BÜYÜDÜM AŞKI ÖĞRENDiM
M IZMIZLANAN KEDiYDiM OLDUM BiR ASLAN...
*** ZAMANINDA iSMiME YAZILMIŞ OLAN AKROSTiŞ ŞiiRi... YAZANIN ELiNE SAĞLIK ALLAH SELAMET VERSiN. SEViYORUM iSMiMi...
insanın karnında bir kurt vardır da kemirir durur. özlem budur. kendisini öylesine çok beğenen, kibirli insanın zavallılığıdır. kemiklerini ağrıtan bir ızdırapla çaresizliği yaşamaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar